Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Blog von Erdal Güngör
Neueste Posts

Yakınlaşamama !

4. April 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

Şubat ayında Avusturya'nın başkenti Viyana'da yapılan Ultras Toplantısının yankıları kesilmedi.Yararlı oldu mu ? Sorusuna değişik cevaplar farklı görüşler ortaya atılıyor.Toplantıya Toplum psikologlarından tutun,Emniyet temsilcileri,FİFA,UEFA,bazı Ülkelerin Federasyon yetkilileri  ve Avrupa'dan Ultras oluşumları katıldı."Yakınlaşma" adı altında Kongre amaçlı yapılan toplantıyı AB komitesi ile Avusturya içişleri Bakanlığı düzenlemişti,hepsi bir kenara işin garip yanı çevre ülkelerden taraftar oluşumları davet edildi ama Avusturya'dan bir tane oluşum çağırılmadı! "Biz geniş yelpazeye bakmak istedik" diyor içişleri bakanı,hoş benim derdimi İtalyan,Alman,İspanyol taraftarlarımı anlatacak?


Toplantıdan bahsetmiştim  Yakınlaşma fazla detayına girmek istemiyorum,dikkat çekmek istediğim noktalar Polis ve Taraftarın yakınlaşması,Meşale konusunda olumlu ilerlemeler,Güvenlik güçlerinin ULTRAS oluşumlarını Holiganlar ile aynı kefeye koyulmaması yönünde önemli gelişmeler sağlandı.Araştırmacı  Prof.Gunther Pilz'in sunduğu raporun bu gelişmelerde büyük rol oynadığını unutmamak lazım,rapor yukarıda verdiğim linkin içinde var.Bazı konularda pozitif yakınlaşmaları görmek güzel,yalnız FİFA ve UEFA'nın Uluslararası müsabakalarda statların koltuklu olmasını şart koşmasında maalesef bir adım geriye atmadığı görüldü.Heysel ve Hillsborough faciaları yüzünden güçlü Taylor lobisi maalesef taviz vermiyor!


Geçmişte yaşanan trajedilerin hala günümüzde geçerliğini korumasını bir türlü anlamıyorum. Lafa gelince teknolojik çağda yaşadığımızı öne sürerek futbol kurallarını değiştirmeye kalkanlar,tribün ve taraftar konusuna gelince 25 sene öncesini örnek gösteriyor.Yaşanan acı olayların tamamen organizasyon hatasından kaynaklandığını ,Heysel'de taraftarları yeterli mesafede tutamayan güvenlik güçlerinin de  faciada kabahati büyük olduğunu bilmeyen yok.Benzeri Hillsborough'da yaşanmıştı,stat kapasitesi üzeri seyirci alındı ve tribünler çöktü,açıkçası ben orada yaşanan olayların bir "tesadüf" olduğuna inanmıyorum! Artık  benzer faciaları tanık olacağımız gün gittikçe ortadan kalkıyor.İlk başta insanların değiştiğini görüyoruz,en son teknolojik donanıma sahip yeni inşa edilen modern statlarda Heysel ve Hillsborough gibi faciaların yaşanmasını imkansız hale getirdi.En somut örneği Almanya,kale arkası tribünler lig maçlarında ayakta seyredilmesine müsaade veriliyor,Allaha şükür şimdiye kadar kimsenin kılına zarar gelmedi.Sahi,Aslantepeye stat yapıyoruz hiç yönetimle oturup bu konu görüşüldü mü? Sade merak ettiğim için soruyorum.


Toplantılar,kongreler güzel hoş da,Taraftar ve Tribün kültürünü bitirme faaliyetleri hızla sürüyor.Bu sezon İtalya tribünlerine yönelik yürürlüğe konulan yasalar etkisini gösterdi.Viyana'da düzenlenen toplantıya  katılanların arasında önemli kişilerde vardı,bunlardan birisi İtalya Spor Müsabakaları Gözlemci Komitesi Başkanı (Osservatorio Nazionale sulle Manifestazioni Sportive) Roberto Massuci. İtalya'da tribünleri nasıl kontrol altına aldıklarını ballesterer dergisine anlatırken bir soru üzerine verdiği çarpıcı cevabı iyi okuyun !


Soru:  Statlarda Davulları,Pankartları ve Megafonları yasaklamanın amacı nedir ?


Cevap:  Biz Ultras hareketinin  insanların kafasında oluşturduğu mantığı yıkmak istiyoruz.Maçla alakası olmayan yazılı Pankartlardan,davullar eşliğinde elinde megafonla kitleleri yönlendirenlerin sergiledikleri Militan duruşlarınla özdeşleşiyor ve onlardan güç alıyorlar.Ama bunlar gün geçtikçe azalıyor,azalması içinde elimizden geleni yapacağız!


Bana inanmıyorsanız buyurun kaynağı >> link


Tehlikenin hangi boyutlara ulaştığının farkında değilsiniz,sahi hiç umursadınız mı? Siz böyle birbirinizi yok etmek için yarışmaya devam edin,kendinizi bitirmeye ramak kaldı.Ama üzülmeyin,6 Nisan Salı akşamı Tayfun ağabeyiniz ile çözüm yolu bulursunuz,bir ata sözü var "Yönetmesini bilmiyorsan YÖNETİLİRSİN!"

 

                                           LIBERTA PER GLI ULTRAS !

Weiterlesen

Seçme Hakkın Olsaydı ?

3. April 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

matrix

Weiterlesen

Kol Kırılır Yen İçinde Kalır !

2. April 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

Galatasaray'ımızın özelliğini ortaya çıkaran bir sözdür,ama ne yazık ki şimdi hiç değeri kalmadı.Yıllardır buna inanır,bununla yaşardık.Özel şahsi sorunlarımızı camiamızı yıpratmadan çözerdik,ne oldu bize? Defalarca buraya yazdım,yazmaktan da bıkmayacağım.Büyük kulüpler Taraftarlarınla büyüktür,kazandıkları başarıları maddi güçleri gayri menkulleri ile değil.Onlar zaten olması gereken şeylerdir,ama Taraftar şarttır eğer seni seven bir kitlen yoksa müzede ki kupaların,deniz kıyılarında arazilerin kıymetli olsa ne yazar? Şimdi taraftar yaralı,malum kulübün sarsılması kaçınılmaz oldu.


Galatasaray sevgisini tutkusunu,klişe olacak ama,kelimeler ile anlatmak mümkün değil.Sade kendi içimde olan tutkuyu şöyle tarif ettiğimde aklıma hep 106 yıl öncesi bir teneffüs esnasında bir araya gelen o kutsal insanlar aklıma gelir.Düşünün bir avuç lise talebesi futbol takımı kurmaya karar veriyor ve kurdukları takımın bugünlere gelişi,heyecan vermeye yetmez mi? Sırf Ekim 1905 ile 17 Mayıs 2000 arası geçen süre ve ondan sonrası bile,bu güzel kulübe aşık olmaya değer. Ali Sami Yenler,Kınalı kuzular,Nihat Bekdikler,Baba Gündüz,Metin Oktay ve daha niceleri.Henüz Bonus,Mobile,GSTV,mor formalar türememişken.Onlar marka değerini düşüren patates tarlalarında var güçleriyle mücadele ederek yeteneklerini sergilediler ve milyonlarca insana Galatasaray sevgisi yanında futbol ve spor aşkını aşıladılar.Bazıları bu kutsal değerleri şimdi ayaklarının altına aldı eziyor,ama sanmayın bu yüzyıllı aşmış yüce çınar kolay yıkılacak,nelere göğüs gerdiğine hayal gücünüz yetmez.


Bir derbi kaybettik ne kol kaldı,nede yen.Bu konuda fazla yazmak istemiyorum,söyleyeceğimi TD'de söyledim.Bir insana yarım yamalak bilgilerle iftira atılmasına,kişilere olan şahsi kinlerini Taraftar oluşumu ve  liderleri üzerinden politika yaparak zan altında bırakılmasına,şiddet uygulayarak yapmadığı şeyleri zorla azmettirilmesine bizzat şahidim,çünkü bir sene öncesi yaşadıklarımı bir Allah birde ben bilirim. Şükür önceden olacakları başından sezdim ve Ailemle paylaştım,yoksa daha kötü felaketlerle karşı,karşıya kalabilir yuvam yıkılabilirdi.Şimdi yine aynı şahıslar,dolaylı yollardan bir zamanlar alet ettikleri,onların haberi olmadan başkalarına baskı uyguladıkları,lafa gelince biricik liderlerine öyle bir kulp taktılar ki koskoca camia sarsıldı.Başınız göğe erdi mi? Yıllarını,hayatını Galatasaray'a,Tribünlere adayan insanları bir kalemde silebiliriz mi sandınız? Bittiler okeye dönüyor dedirtiniz ele güne,yakında all in gelirse şaşmayın.Varsa gücünüz görürsünüz yoksa fazla gölge etmeyin!


Biliyorum benim yazdıklarımdan rahatsız olan bir kaç kişi var,şimdi maskeniz düştü ellinizden geleni ardına koymayın,sizden hiç korkmadım korkmayacağım da.Ömrüm ve gücüm yettiği süre sizlere karşı mücadele vereceğim.Allaha bir can borcum var,bu dünya olmadı ama öbür dünya da iki elim yakanızda.Ama yinede kızamıyorum,kimseye kinim yok çünkü Galatasaraylısınız benim gibi,bir Galatasaraylı başka Galatasaraylıya ne olursa olsun kızması yakışmaz.Sizi hala seviyorum hatta gün gittikçe bu sevgim artıyor,neden diye soracak olursanız?


 KÖTÜLÜĞE KARŞI TEK SİLAH SEVGİDİR ! 

Weiterlesen

Muamma !

1. April 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

Yine Kızarıyor Sigarımın Ucu
Görünmüyor Hayallerimin Ucu Bucu
Haydi Ver Sevinci Hüznü Bir Bebek Gibi Kollarıma
Sular Dök Beni Bekleyen Yollarıma Ben Birazdan Yolcuyum
Yeditepenin Etrafı Miski Anber Rayihası
Yanımda Güzeller Güzelinin Has Salihası
Şu İçimde Yılların Bıraktığı Atıklar
Ve Bana Eşlik Eden Binlerce Ses Var Kısılmasınlar Onlar
Ey Yolcu Dostum Ayakların Rehberindir
Senin Dostun Soğuk Esen Yellerdir
Tüm İnsalık Senin Gözünde Eldir
İçecek Suyun Gözlerinden Taşan Seldir
Bu Ödenecek Bedeldir
Gücümün Yettiğince Öcümün Ağarlığınca Sözümün Kuvvetince Çabalarım
Gidilebilecek En Uzun Yollara Kendimi Hazırlarım
Bu Mecazilerden Geçip En Hakikiye Gidelim
Cemalibar kemale seyredelim.

Ortalarında Bir Yerlerdeyim Ömrün Bana Göre
Belki Yarına Varmam Mucize
Şu Anın Değeri Varya
Diğerlerinin Değersizliğini Anlatmam angarya
Zamana Göre Değişir Değişmeyeceğini Sandığın
Oyun Gibi Sanki Hiç Sona Ermeyecek Sandığın
Aynı Ilık Çorbaydı Oysa Ekmeğine Bandığın
Durdukça Soğur Herşey,Soğudukça Ölür Ateş
Kovdukça Varışa Şeytan Vardıkça Kişner Küheylan
Ve Son Baharda Ölmekte Kış Canlanırken
Ve İlk Baharda Terk Etmekte Yaz Efillenirken
Biri Ağlayarak Başlar Hayata Rahmetlen
Biri Veda Eder Gülmeyi Öğrenmeden
Bu Aciz Benzetmelerde Olmasa Bakacak Aynam Olmazdı
Kendini Görebileceğin Başka Bir Yer Varmıydı Söyle?
İnsan Kadar Kendini Güvenen Bir Aciz Görmedim
İnsan Kadar Nankörünü Bahsettiğiniz Kedilerde Bile Görmedim
Ben Hayatı Terazimde Tarttım Arazimde Güneşe Yüzümü Dönüp Yattım
Oysa Güneşi Bile Söndürdü Üzüntüler
Neyse Boşver Deyip Arkalarına Bakmadan Yürüdüler....

Weiterlesen

Eskidendi...

30. März 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

Hani herkes arkadaş
Hani oyunlar sürerken
Kimse bize ihanet etmemiş
Biz kimseyi aldatmamışken
Hani biz kimseye küsmemiş
Hani hiç kimse ölmemişken
Eskidendi, çok eskiden
.....

Weiterlesen

Ohne Glanz: Galatasaray – Fenerbahce 0:1

28. März 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

Im Vorfeld als Welt derby betitelt,aber auf dem Spielfeld leider ohne Niveau.Spielerisch blieb die 361. Partie zwischen beide Tradition Klubs Glanzlos von Anschaulichkeit ganz zu schweigen.Aber fair war's,Fenerbahce wurde zum ersten mal in Ali Sami Yen Stadion von Galatasaray Anhängern mit Applaus begrüßt.Ungewöhnlich,vielleicht trug der Spruchband mit dem die Fenerbahce Spieler aufliefen sein teil dazu bei.Auf dem wurde die Trauer bekundet,für den unter der Woche verstorbenen ehemaligen Vorsitzenden von Galatasaray Özhan Canaydin. Bilder wie wir sie aus der Premier League kennen,ist zwar gut gemeint,ehrlich gesagt hat das meiner Meinung nach nicht bei solch einem derby zu suchen. Fußball ist eben ein Kampfsport und kein Ballett,doch in der Heutigen Zeit sind derartige Trolligkeiten von „Zuschauern“ bei den Medien gern gesehen.

canaydin

 

Kommen wir zum Spiel,Galatasaray erwischte einen guten Start und hatte bereits in der 10.Sekunde eine Riesen Chance die Mustafa Sarp nicht verwerten konnte.Danach überließen Sie Fenerbahce das Mittelfeld und versuchten den Gegner zu Kontrollieren.Unverständlich aus Sicht ihrer Anhänger,den Sie wussten das heute für Galatasaray sehr viel auf dem Spiel stand. Die Gelb Blauen hatten in dieser Periode mehr Spielanteile,aber konnten sich keine nennenswerte Torchancen heraus spielen. Durch viele Fehlpässe von beiden Mannschaften wurde das Spiel sehr zerfahren,man sollte noch erwähnen das beide Abwehrreihen zu diesem Zeitpunkt wenig Spielraum für die Stürmer zu ließen.Wer heute ein Ansturm von Galatasaray erwartet hatte wurde Enttäuscht,selbst die so gefürchteten Anhänger hielten sich sehr zurück,und waren keine Stütze für ihre Mannschaft.Ohne Konzept im Spielaufbau blieben die Schützlinge von Frank Rijkaard harmlos,der versuch mit hohen Bällen die Fener Abwehr zu knacken blieb bis zur Pause ohne Erfolg. Auch die Gäste enttäuschten in der ersten Halbzeit,Sie Kämpften zwar sehr viel,hatten aber wenig Linie in ihrem Spiel.Und von ihren Mittelfeld Star Alex De Sousa war bis dahin wenig zu sehen.

joe

 

Galatasaray in der zweiten Halbzeit bemüht das Spiel an sich zu reißen,aber wie in Durchgang eins ohne Ideen nach vorne.Ihre Angriffs Bemühungen erstickten meistens schon vor dem gegnerischen Strafraum. Hoffnungsträger wie Keita,Elano und Joao Alves waren heute abgemeldet und trugen wenig zum Spiel bei. Dafür sollte Arda Turan sorgen,er kam in der 54.Minute für Topal. Zwei Minuten später war Galatasaray mit Giovanni Dos Santos dem Führungstreffer sehr nahe,nach einer Vorlage von Caner ging sein Schuss in der 56.Minute knapp am Tor vorbei. Galatasaray wurde zunehmend Stärker,doch gegen das Abwehrbollwerk der Gäste waren Sie meiste Zeit machtlos. Auch die Hereinnahme von Milan Baros brachte nicht die erhoffte wende für die Hausherren. Die Gäste hingegen waren vor allem bemüht in dieser Drangperiode von Galatasaray das eigene Tor sauber zuhalten.Nur mit Kontern versuchten Sie ihren Stürmer Güiza in Position zubringen,doch der Spanier blieb genauso blass wie seine gegnerische Kollegen. Das besorgten aber andere,in der 70.Minute nahm sich Selcuk ein Herz,und schoss aus 35 Metern den Führungstreffer für Fenerbahce.Bei diesem haltbaren Treffer ist Leo Franco nicht ganz unschuldig,wie seine Mannschaftskameraden,Die Selcuk ungehindert gewähren ließen. Galatasaray versuchte diesen gegen Treffer weg zustecken machte mehr druck blieb jedoch ohne Erfolg. In der 86.Minute hatte Keita noch den Ausgleich am Fuß,aber sein spektakulären Volleyschuss konnte Volkan mit einer Glanz tat gerade noch parieren. Es blieb am ende beim glücklichen Sieg für Fenerbahce. Selcuk rettete mit seinem Sonntagschuss nicht nur Daum's Arbeitsplatz,sondern brachte sein Team wieder ins Meisterschaft rennen zurück.

servet

 

Bursaspor bleibt auch nach der Niederlage am Freitag mit 58 Zählern Tabellenführer,Fenerbahce rückt auf rang zwei und ist Punktgleich mit Besiktas,beide 55 Punkte. Galatasaray rutscht nach dieser Niederlage auf den vierten platz und bleibt bei 53 punkten. Jetzt muss man nicht nur alle verbleibenden sieben spiele gewinnen,sondern auch noch auf Fehler der anderen hoffen. Wenn ich ehrlich sein soll,wäre nach dem gestrigen auftritt,und auch die leistungsschwachen Spiele vorher die Meisterschaft eher glücklich als verdient.

 

 

Weiterlesen

Liebe,Hass und Leidenschaft; Galatasaray – Fenerbahçe

27. März 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

Jedes derby hat sein eigenen Charakter und tiefe Bedeutung.Bei Boca-River geht es um Klassenkampf.Celtic-Rangers treten Religiöse Unterschiede in den Vordergrund und bei Barca-Real spielt Regionale Rivalität zweier Volksgruppen die Hauptrolle.Aber was zeichnet Galatasaray und Fenerbahçe als ein Welt derby aus? Es ist die unerklärliche,leidenschaftliche und pure Rivalität zwei gleich gesinnter Klubs.Getrennt nur durch verschiedene Vereinsfarben (Galatasaray GELB-ROT,Fenerbahçe GELB-BLAU) Das in einer heftigen Rivalität von ihren Anhängern ausgetragen wird und 70% Prozent der Bevölkerung in sein Bann zieht wie nirgends wo auf der Welt.Gäbe es nicht Kain und Abel so wären beide der Grund für den unterschied zwischen Hass und Liebe.Hier geht es nicht um Klassenkampf,Konfession oder Rassentrennung.Nein,hier ist etwas anderes im Gange,um es genauer zu beschreiben würde ich zwei Geschwister als Beispiel nehmen die sich manchmal so sehr Hassen,aber kurze zeit später wieder vertragen.Vom Standpunk aus eines Laien ein ganz normaler interner Familien Konflikt.Nur hier kann sehr schnell aus einer harmlosen Rivalität gefährliche Feindschaften entstehen,und Emotionen zum Überkochen bringen das am ende sehr schmerzhafte Spuren hinterlassen kann.!

 

gsfb

 

Am Sonntag ist es wieder soweit,dann steht die zeit für 90 Minuten still,wenn um 18:00 Uhr MEZ in Ali Sami Yen Stadion die 361.Partie angepfiffen wird.17. Januar 1909 standen sich beide Teams zum ersten mal auf der „Priester Weide“(Papazın Çayırı) gegenüber,die Ostseite von Istanbul wo jetzt das Fenerbahçe Stadion steht.Damals gewann Galatasaray 2:0 das erste Tor schoss Emin Bülent Serdaroglu. Fünf Jahre musste Fenerbahçe auf den ersten Sieg und auch auf das erste Tor warten.Am 4. Januar 1914 gewann Fener 4:2 und Hasan Kamil Sporel schoss das erste Tor für die Gelb Blauen.Den Höchsten Sieg errang Galatasaray am 12.Februar 1911 mit 7:0. Im Legendären Match mussten die Gelb-Roten mit nur Sieben Spielern antreten.An jenem Tag wurde der Bosporus wegen starken Sturmböen für den öffentlichen verkehr gesperrt aber sieben Spieler,unter ihnen Ali Sami Yen,nahmen das lebensgefährliche Risiko auf sich,überquerten die Meeres enge mit einem Ruderboot und stellten sich ihrem Gegner. Ihre Strapazen sollten nicht um sonst sein,die Glorreichen sieben brachten den Erzrivalen eine bittere Niederlage bei und gingen als Helden in die Geschichte ein.Den Höchsten Sieg gegen Galatasaray erzielte Fenerbahçe am 6 November 2002,damals unter der Leitung von Werner Lorant gewannen sie mit 6:0.

 

                      

                                              Als der Fußball noch unberührt und die Traditionellen Farben Heilig waren !

galatasarayediscd2.jpg

fb

 

 

In der Hundertjährigen derby Geschichte zwischen beiden Tradition Klubs hat Fenerbahce die Nase vorn.Mit 17 Meisterschaftstiteln sind Galatasaray und Fenerbahce momentan Rekordhalter in der Höchsten Spielklasse,aber im Türkischen Pokal dominiert eindeutig Galatasaray. Im Mai 2005 standen sich beide das letzte mal in solch einem Finale gegenüber,Galatasaray gewann 5:1 und holte zum 11.mal den Pokal.Dieses Spiel war unter anderem auch der Durchbruch von Frank Ribery,er war an diesem Tag der herausragende Spieler und erzielte damals den Führungstreffer.Am Sonntag geht es um alles oder nichts.Ein Unentschieden würde das vorzeitige aus für beide Klubs im rennen um die Meisterschaft bedeuten.Momentan führt Bursaspor mit drei punkten Vorsprung die Tabelle an,doch aus einer Punkteteilung im derby könnte ein Vorteil für sie entstehen,und die 2:1 Niederlage am gestrigen Abend gegen IBB vergessen machen.Möge der bessere gewinnen,für mich ist es ganz klar GALATASARAY ;)

 

 

 

Weiterlesen

Def Poetry

26. März 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör



Weiterlesen

Şiddet Yasası !

25. März 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

1.) STATLARA YASAK MADDE SOKMAK VE KULLANMAK :
3 yıldan 5 yıla kadar müsabakalardan men, 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası.

2.) USULSÜZ BİLET SATIŞI :
2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ve 5 bin liradan 10 bin liraya kadar para cezası. Ayrıca ilgili kulübe 250 bin liradan, 1 milyon 500 bin liraya kadar para cezası...

3.) ÇİRKİN VE KÖTÜ TEZAHURAT :
2 yıldan 4 yıla kadar men, 5 bin liradan 10 bin liraya kadar para cezası.

4.) MAÇLARDA YASAK ALANA GİRMEK :
Tribünlerden oyun alanına giren kişiye 2 yıla kadar müsabakalardan men, oyunun durmasına neden olanlara 3 yıldan 5 yıla kadar müsabakalardan men cezası.

5.) YASAK BEYAN VE DEMEÇ :
100 bin liradan başlayan para cezası...

6.) DİNİ VE ETNİK AYRIMCILIK :
3 yıldan 5 yıla men ve para cezası...

7.) TAHRİK EDİCİ YAYINLAR :
Haber ve yorum yazan medya mensubuna 200 bin, ilgili medya kuruluşuna 500 bin liradan başlayan para cezası...

8.) ŞİKE VE TEŞVİK PRİMİ :
5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası...

9.) ŞİDDET OLAYLARINDA KAVGA EDEN VE YARALANMAYA NEDEN OLANLAR :
3 yıldan 5 yıla kadar men ve 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası...

10.) SPOR ALANLARINA HASAR VERENLER :
1 yıldan 3 yıla kadar müsabakalardan men cezası...
Yukarıda yazılı cezalara çarptırılanlar ve men cezası alanlar sadece o branşa ait değil tüm branşlardan men cezası almış sayılacaklar. Suç işleyen kişiler Adalet Bakanlığının görevlendireceği ceza mahkemeleri, ya da özel ihtisas mahkemelerinde yargılanacak.

(Yanlış anlaşılmasın numaralamayı ben yaptım !)

 

wanted.jpg

Aylardır TFF bu yasanın çıkması için uğraşıyor,sade onlar değil medyanın baskısı da büyük.Malum futbolun yayın haklarına kamyon dolusu para ödeyen yayıncı kuruluş,oyunu kendi tekeline almakla kalmadı,kafalarında oluşturdukları seyirci profilini statlarda görmek istiyor,adeta diretiyorlar.Futbolu Halkın elinden zorla alıp ısrarla zenginlerin eğlencesine çevirdiler,insanları sömürmenin yeni yöntemi,"Tüketim Emperyalizmi".

Yasa tasarımı şimdi Spor Bakanlığında,meclisten geçmesi  kesin gibi,yalnız benim kafamı karıştıran ve yeterli görmediğim bazı maddeler var.Örneğin yukarıda birinci madde,"Statlara yasak madde sokmak ve kullanmak".Meşale,yaralayıcı aletler,demir para,su şişeleri vb. anlıyorum ama "MADDE" kapsamına daha neler giriyor? Bunun geniş açılımı yapılmalı mutlaka,takım sahaya çıkarken konfetilerle karşılamak,pankart asmak,sopalı pankart ve bayraklarda buna dahil mi? Bilindiği gibi Kanun Maddeleri esnek aynı zamanda yorumlara açıktır,şayet hakim o gün ters ayağından kalktıysa pankart,bayrak,konfetiyi  madde kapsamına alıp cezayı kesebilir.Tribünlerin olmazsa,olmazları pankartlar,bayraklar hakaret içerikli olmadığı sürece yasaklanması insanların demokratik hakkı olan ifade özgürlüğüne aykırı.Yayıncı kuruluşun geçmişte sahaya atılan konfetileri ekran kirliliği olarak değerlendirmesi de buna dahil olacak mı muamma,eğer futbolu şov olarak değerlendiriyorsalar Taraftar şovun en önemli parçasıdır.Hatta sezon içinde bir kaç müsabakalarda kontrollü meşale yakılmasını şahsen sakıncalı görmüyorum.


Üçüncü madde de yoruma açık ve kanunu uygulayanların vicdanına kalmış.Kötü Tezahüratın anlamı toplu ve münferit küfürler,peki bunların dışında hangi tezahüratları daha kapsıyor? Taraftarların yaratıcılığı sınır tanımadığını biliyoruz,illa küfür etmeye gerek yok dolaylı yollardan ve esprili biçimde tezahürat yapılacaktır elbette,yoksa tribünleri tamamen mi susturmak istiyorlar? "Sende çok abarttın" demeyin,unutmayalım geçen sene İngiltere'de Middlesbrough kulübü benzer uygulamayı yürürlüğe koymuş,büyük tepki aldıktan sonra vaz geçmişti,bakınız;  Lütfen Susun ! Sürekli İngiltere örneklerini önümüze süren Türk futbolu içindeki kötü zihniyetten bu saatten sonra her şey beklenir.

Yeterli bulmadığım 7.madde "Tahrik edici Yayınlar".Nasıl suç işleyen taraftarlara para ve hapis cezası veriliyorsa,Tahrik edici yayın yapan Gazetecileri de aynı ağır cezalara çarptırılmalı.Şahsen sade para cezasını yeterli ve caydırıcı görmüyorum.Bu şahısların yazma hakkı uzun süre ellerinden alınmalı,statlara giriş yasağı verilmeli ve hapis cezalarına çarptırılmalı.Son yıllarda Türk spor medyası içinde,sporla alakası olmayan garip yaratıklar türedi.Bu kişiler gönül verdikleri renkleri ön plana çıkartıp taraftarları provoke ederek Ülke huzuruna zarar veriyorlar,Türkiye'de tribün olayları artmasının baş sorumlusu MEDYANNIN KENDİSİDİR  !!!


Adalet Mülkün Temeli ise,herkese eşit dağıtılmalı !


noal-Kopie-1.jpg

 

Weiterlesen

Hasta Siempre

24. März 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

el duffo
Tek gerçek Bira,gerisi buharlı hava...


                                                    ULTRAS NO POLİTİCA !
Weiterlesen