Enzo Busiello Ultras Napoli
Geçtiğimiz bahar aylarında avusturyada çıkan ballesterer fm dergisinin Napoli Ultras oluşumu lideri Enzo Busiello ile yaptığı söyleşiyi elimden geldiği kadar
anlaşılır şekilde çevrirmeye çalıştım.
Enzo Busielo kim olduğunu merak edenler için,interneten bulduğum resimi ekliyorum.Resimin en solunda sakallı olan Enzo Busiello

Bold yazılı yerler ballesterer dergisi muhabiri,düz yazılı yerler Enzo Busielo.
ballesterer fm: Şu sıralar Ultraslar manşetlerden düşmüyor,yürürlüğe konulan kanunlar konuşuluyor.İtalyada Ultras hareketinin şimdiki durumunu biraz tarif edermisin?
Enzo Busielo: İtalyadaki ultra hareketi bu durumu değiştirmek istiyorsa önce biraz sükunetli davranmalı sonra bir değil on adım geri atmalı senin anlıcan
tribünlerden çekilmeli.Ama sorun şurada yatıyor,öncelikle her şehir kendini ön plana çıkarma hevesinde ve hepside kendi tarzına göre tepki veriyorlar, bu yüzden birlik ve beraberliği sağlamak
zor.Kanunları uygulamaya koyanların amacı bizi birbirimize düşürerek parçalamak.Çok zor durumdayız,ultra hareketine inananlar kendilerine çeki düzen vermelerinin zamanı geldi.Fakat yinede herkes
kendi kafasına göre hareket ediyor,örneğin milano`da pankart yasağına karşı sürekli deklerasyon yapılıyor,biz hiç bir deklerasyon yapmıyoruz,pankart asmıyoruz ve renklerimizi göstermekten vaz
geçiyoruz.En azından böylece beraberlik sağlıyoruz benim için önemli olanda bu.
Pankart yasağının amacı nedir sence?
Provokasyon olarak görüyorum.Maç bileti alıp statdyuma gittiğimde orada renklerimi göstermeliyim,pankartlarla,bayraklarla coşkumu göstermeliyim.Bugün İtalya
tribünlerine bakarsan hepsi karanlık renkleri yok,boş renksiz,sahadaki oyun bile solmuş vaziyette.Ulkela mahluklar elimizden aletlerimizi alarak şiddeti önleyeceklerini sanıyorlar ama şiddet
megafonları,pankartları,bayrakları yasaklayarak önlenmez.Şiddete statdların dışında önlem alınmalı,haftanın yedi günü şiddete karşı mücadele edilmeli normal yaşamımızın içinde bile.
Konu şiddeten açılmışken,Lazio taraftarı Gabriele Sandrinin ölümü hakkında ne düşünüyorsun?
Gabriele Sandrinin ölümü önceden belliydi çünkü polis ile taraftarlar arasında olan sürtüşmeler çoğalmıştı,son yıllarda artan polis baskısı görünür şekilde ciddi
boyutlar aldı hiç yoktan büyük olaylar çıkıyor.Statdyuma girerken yapılan kontrolerde polis sürekli coplarını çekerek provoke ediyor.Bence geçen sene ölen polis Filipo Raciti`nin intikamını almak
istediler.Fakat Gabriele Sandri olayı ona yönelik yapılmış suikast değil neticede ben veya sıradan bir vatandaşında başına gelebilirdi.Bir kurumun elemanları nasıl kalkıp sade taraftar olduğu
için silahını çekip o insanı öldürür anlamıyorum.
Bu olaydan sonra nelerin değişmesini bekliyorsun?
Hiç bir şey değişmez,ölüm herkes için aynı,polis olsun yada taraftar sonuçta hepsi insan.Ama yinede ortada adaletsizlik var,ateş eden polis serbest
bırakıldı,gabriele geri gelmeyecek.İlk günden bu olayı ultraları futbolun kötü çocukları göstererek kamuoyu önünde kullanılıyor.Her vicdanı olan insan bir taraftarın ölümünden sonra o gün maçı
ertelerdi.Onlar Sandrinin ölümünü bile gizlemediler ve böylece taraftarları provoke ederek olay çıkarmalarını sağladılar.Damarında azıcık kan akan birisi böyle olayda nasıl sakin kalabilir? İşte
böyle olaylar uniformalılara karşı nefreti körüklüyor.
İç işleri bakanı Giuliano Amato`nun sandri ölümünden sonra parlamentoda yaptığı konuşmayı izledim,provokasyon olarak algılıyorum.
Sayın bakan Amato ve spor bakanı Giovanna Melandri statdın havasından anlamazlar,bu yüzden pankart yasağına benzer saçma kanunlar çıkarıyorlar.Biz defalarca
elimizden geldiği kadar sesimizi duyurmaya çalıştık ama kulak vermediler.Onları maç seyretmeye tribüne davet ettik,oradaki havayı solusunlar bizi anlasınlar istedik fakat hala tribündeki terörü
dillerinden düşürmüyorlar.Napolide çocuklar,bayanlar,yetişkinler,yaşlılar Curva'ya geliyor yani onların yansıtığı gibi değil durum.Allah aşkına hiç birimiz sütten çıkmış ak kaşık değiliz,bizimde
kalbimiz ve hisslerimiz var.Biz kalbimize göre hareket ediyoruz onlar kafalarını kullanıp paralarını konuşturuyor,aramızda olan fark işte bu.
Konu Siyaseten açılmışken.Genelkurmay başkanı Antonio Bassolino ve Belediye başkanı Rosa Russo Lervolino`ya karşı protestolarınız gittikçe yoğunlaşıyor.Sizin için siyasetin triündeki
önemi nedir?
Kurumlara karşı olan eleştirilerimizin napoli kulübünün iflazını engelemediklerinden dolayı.Onun dışında napoli tribünlerinde siyasetin yeri yok,siyaseti statdın
dışında tutuyoruz.Aksi taktirde başka mekanizmaların devreye girme tehlikesi doğar.Örneğin livorno`da şehir kızıl,tribünleride kızıl.Ufak kasabalarda siyaset yapmak kolay.Ama napolide güncel
hayat hem politaka ve kültürel olarak yaşanıyor çok şükür buradaki insanlar o tür gerçeklerden uzaktalar.Siyaset içinde olan mekanizmalar bizlerden daha güçlü onlardan uzak durmalıyız.
Tekrar son alınan önlemlere geri dönelim.Deplasmanları yasakladılar,refakatçılar ve taraftar kimlikleri istiyorlar,ne düşünüyorsun bu konu hakkında?
Yeni bir şey değil,İngiltereyi taklit ediyorlar.Ben önce kültürel farka bakarım,biz İngiltereyi yakalamamız için asırlar geçer.Bizim statlarımızda maçlar ayakta
seyredilir,kimse bizi oturmaya zorlayamaz.Bu tamamen kültür farkıdır ve değiştirmek için çok zaman ister.Bende değişiklik istiyorum ama şu anki gelişmeler başka yöne doğru kaymış durumda ve
ultraların geleceği de pek parlak değil.
İngiltere modelinden bahsetin,biraz açarmısın?
İngiltere'de kombineye çok para ödüyorlar ama karşılığına belirli komfor sunuluyor.Napoli'de durum farklı,ihtiyaç giderilecek lavobolar yok,koltuklar kirli,görüntü
kötü.Ben fazla ödemeye razıyım ama onun karşılığında komfor sunulmalı.Hem İngiltere'de görülmek istenenler yansıtılıyor,200 metre statdın dışında millet aynı eskisi gibi birbirini
öldürüyor.Ailelere gelince,İngiltere şartları gibi komfor sunarsan statda gelirler.Napoli'de azıcık yağmur yağsın San Paolo`yu sel götürüyor ve maçı iptal ediyorlar.Ama statda görmek istedikleri
insanlar için biraz komfor sunacakları yerde bütün kabahatı Ultraların üzerine atıyorlar.Ondan sonra kalkıp bu kişilerin tribün terörü yüzünden maçlara gelmediğini öne sürüyorlar.Şu sıralar
şiddet yok,bu tabloyu işlerine geldiği için yansıtıliyor.
Son zamanlarda en sık uygulanan kanun,deplasman tribünü kapama ve deplasman seyehatlarını yasaklamak
Bana Milano'ya gitmemi yasaklarsalar bir yolunu bulur yine giderim,Milano'dan bir dostumu arar bilet aldırırım.Devlet bence mantıksız hareket ediyor,fakat bir gün
gelecek bu yasakları kaldıracaklar.Bizlerle müzakereye girmeleri gerek,ben onlarla çoğu şeyleri idrak etmeleri için konuşmaya hazırım hatta baskılar kalkması için taviz bile veririm.Beni
istedikleri zaman hapise atamazlar,uzaktan komando edemezler.Sonuçta herkesin bir beyni var,düşünüp ve ona göre hareket ediyoruz.Bir noktada birleşmek için çaba göstermeliyiz,gelin şu kanunları
kaldıralım ve temiz sayfa açalım.
Yasaklardan en çok nasibini alan napoli taraftarları,takımın maçlarını seyretmek için tek imkan televizyon kalıyor
Gerçek Ultra kesinlikle maçı televizyonda seyredemez çünkü hiç bir zaman sistematik futbolu kabul etmemiştir.Televizyonda maç bakmak aynı film seyretmeye
benzer,gerçek maçın tutkusu anca tribünde canlı yaşanır.Şu sıralar ben Enzo Busiello, takımımın deplasman maçlarına gidemiyorum onun yerine en yakın karakola gidip imza atmam lazım.Ne kadar
komik,katı baskı uygulanıyor,düşünebiliyormusun bir ultra maç oynandığı süre içinde karakola gidip imza atıyor ama gerçek suçlular dışarda serbest dolaşıyorlar.
Tüm kanun uygulamaları ve statdlardaki değişikliklerden sonra size mağdur diyebilirmiyiz?
Biz zaten mağduruz çünkü hep baskıyı hissediyoruz.İşin kolayına kaçıp acıtasyon yapmıyorum.Eğer suç işlendiyse cezası kesilmelidir fakat biz suçlu değiliz,biz
sistemin mağduruyuz.Ultras demek bazı kötülüklere karşı direnç göstermektir.Güçlüler bu ortamı yaratılar ama biz yılmayacağız,çünkü gerçekler her zaman ortaya çıkıyor.Pes etmek işin kolayına
kaçmak olur,
HAYIR !
Eğer haklıysan ölene kadar mücadele etmelisin.
Liberta per gli ULTRAS...
Erdal Güngör