Hibero-Amerikan
Made in Spain kılıfı,adamlar ne güzel kafalarına göre takılıyorlar.Güney Amerikalı oyuncuları için portföylerini genişletip içine Brezilyalıları da almışlar,sonra çocuğun adını "Hibero-Amerikan Kategorisi" koymuşlar,böylece AB dışında kalan tüm Güney Amerikalı Futbolcular üç sene sonra rahatlıkla AB Vatandaşına geçebiliyor..ohh ne güzel.
İtalyada durum farklı,onların kılıf uydurmak için geçerli bahaneleri yok.Eski kolonileri Libyadan da oyuncu çıkmadığı için ispanyolaların Hibero-Amerikan uydurmasına karşılık mesela "Hibero-Afrikan" fantezisini şapkadan çıkaramıyorlar.Oysa bir kaç yıl önce Gaddafinin oğlunu getirmişlerdi ama oda fos çıktı.İtalya yeni sezona eski kanunla gireceği dün kesinleşti.Geçerli olan kanun AB dışı olan Ülkelerden her takımda sade 2 oyuncu müsade ediyor.Kulüplerbirliği bu sayıyı üçe çıkarmak istiyordu fakat baskılara direnen Futbol Federasyonu eski kanunun geçerliliğini korumasını böylelikle sağladı.Diğer yandan İtalya Futbol Sendikası karardan memnun değil,onlar sınırlamayı tek oyuncuya indirilmesini talep etmişlerdi.Sendikanın ikinci Başkanı Leo Grosso demecinde şöyle konuştu;
"Amacımız yabancı düşmanlığı yapmak değil,biz daha orantılı olmasını istiyoruz.Bosman Kanunu çıkmadan önce italyada AB dışı yabancı sayısı 66 idi şimdi bu rakam 1000'e çıktı yani yüzde % 1800 artış olmuş.Bu gidişle italya şu an ingilterede olan tehlikeyle karşı karşıya kalacak.Oranın liginde milli takım oyuncu yüzdesi %40'a kadar düştü."
İtalyan oyuncular diğer AB ülkelerine göre bu kanunla daha fazla koruma altındalar ama yinede son konfederasyon kupasına bakarsak Milli takımlarında yeterli sayıda genç oyuncuları yok.FİFA'nın ileriki yıllarda çıkaracağı yabancı sınırlaması bu durumda italya ve diğer AB ülkelerini kendi içlerindeki yeteneklerine yöneleceklerini zorunlu kılıyor.
Ama ben bu "Hibero-Amerikan" kelimesine takdım :))))
"Abi nerelesin?"
"Hibero-Amerikanım"
"İçindenmi?"
"Yok üstünden" :)))
Erdal Güngör
Beklentiler
Esas şimdi alt yapıdan gelen oyuncular ve diğer yerli oyuncuların Rijkaardtın beklentilerini nasıl doğru algılayıp uygulayacakları.Türk Futbolcularının oyun zekaları Avrupada yetişen oyuncularınkinden düşük olduğu söyleniyor,buna bende katılıyordum ama meğerse öyle değilmiş.Geçen hafta,bir zamanlar oynadığım Alman takımında antrenörlüğümü yapan Hocamla karşılaştık,kendisi o zamanlar Okulda Spor Öğretmenliğide yapıyordu,şu sıralar Mainz UNİ'sinde öğretim görevliliğine getirilmiş.Onunla bu oyun zekası konusunu tartıştık,ben Türk Futbolcuların oyun zekasının düşük olduğunu ortaya attığımda bana şiddetle karşı çıktı.Hiç bir üstün yetenekli futbolcunun,hangi ülkeden olursa olsun oyun zekası düşük olmadığını aksine çok yüksek olduğunu söyledi.Oyuncunun bunun ilk zamanlar farkında olmadığını ama hocaları bu yeteneğin zekasını düzgün kullanması üzerinde durmalarına dikkat çekti.Futbolcularda olan yeteneklerin zekasından ortaya çıktığını vurgulayan Hocam,dikkate alınacak önemli olan faktör mentalite farkı olduğunu anlattı.Bir Türk Futbolcusunu Avrupalı oyuncular ile aynı kefeye koyarak yanlış yapılıldığını hatta Avrupanın değişik ülkelerinin aralarında olan mentalite farkının olduğunu söylüyor.Yani bir Fransızın ne Almana,Almanın İngilize benzemeyeceği değişik karakterler olduğunu söyledi.Üstün yeteneğe sahip olan futbolcular keşfedilip eğitim altına alındıkları andan itibaren zeka ve yeteneklerini birlikte kullanmalarını sağlayacak eğitimden geçmelerinin önemli olduğunun altını çiziyor.Fizik Kondisyon,top tekniği antremanlarının yanı sıra "Beyin Jimnastiğininde" çok önemli olduğunu söyleyen Hocam,oyunculara verilecek Futbolun dışındaki eğitimin kendilerini geliştirmekte ve böylece üstün yeteneklerinden daha çok faydanlacağını tekrar altını çizdi.

Eski Hocama hak veriyorum,bir zamanlar bizi çalıştırdığında ne kadar Amatör takım olsak da hafta içinde geçen günlük olaylardan sözlü test yapardı.Böylece bizim genel kültürümüzü ölçerek mental durumuzu ortaya çıkarırdı.Yaptırdığı antremanlarda bir o kadar ilginçti.O yıllarda pek üzerine durmazdık ama gerçeğin farkındaydık daha doğrusu hissediyorduk.Örneğin ağır ve sıkıcı geçen kondisyon antremanları bizi yorardı,fakat bizim bu yorgunluğumuz en geç bir saat sonra geçerdi.Ne zaman antremanlar neşeli geçtiğinde hiç farkına varmadan pestilimiz çıkardı ve biz onun tesirini ertesi gün hala vücudumuzda hissederdik,açıkcası akşam eve geldiğimizde yatığımız yeri beğenirdik. :) İşte esas bizleri neşeye boğan antremanlar vücüdumuzda kalıcı etki bırakıyordu.Daha net söylemek gerekirse beynimizin beleklerine işliyordu,vücüda enerji depolamak gibi bir şey olmaz.Enerji Beyin hafızasına kayıt edilir,fizik kondisyon,kas çalışmaları o enerjiyi ortaya çıkarmakta kullanılan araçlardır.Oyun zekası işte bu zaman ortaya çıkar,eğer zeka iyi eğitim almışsa işler bir o kadar kolaylaşır.
Beklentiler çok ama yinede söylmekte fayda var Frank Rijkaard Hocamızın elinde sihirli değnek yok ! Benim beklentilerim yukarıda yazdıklarımın Rijkaard ve ekipi tarafından doğru uygulayacağından yanadır.Yeni antreman tekniklerini en üst seviyede uygulayan hatta geliştiren teknik ekibimiz gerçekten en büyük transferimiz.Galatasaray Futbol takımında aşa yukarı her şey değişim içinde.Malzemeden tutun,alınan gıdaya kadar ne varsa yenileniyor,bunlar çok önemli.Tabii futbolcularda kendilerini yenilemek zorundalar kafa yapılarını değiştirmeliler yoksa tüm çabalar boşa gider.Şunu hepimiz iyi bilmeliyiz,şu an 21. yüz yılın Galatasarayı oluşturuluyor.Zorlu ve sancılı dönemlerden geçiyoruz fakat bunların hepsi geleceğin Galatasaray temelleri sağlam zemin üzerine inşaa edildiğinin belirtisidir.Galatasaray bazıları gibi günlük yaşamaz hep bir adım ileridedir.......
Erdal Güngör
R.İ.P. Michael.....
Ama yapmadıysa?...yapmadıysa,öbür dünyada yakamıza sarılacak ellerden bir çifti daha eklenecek.....
Supporter News #3

Salı akşamı İsviçrede Devlet Güvenlik Güçleri ile Taraftar temsilcileri önümüzdeki sezon Spor müsabakalarına giden seyircilere karşı uygulanacak yaptırımları tartışmak için bir araya geldiler.Düzenlenen toplantıda Taraftar açısından olumlu neticelerin çıkmayacağını Temsilciler biliyordu,yinede orda bulundular ve alınan kararlar onları hiç şaşırtmadı.Gelecek sezon İsviçre statlarında kesinlikle meşale ve pyro tozu yakmak yasak.Bazı kulüplerin geçmişte yakmaya izin vermeleri geleceği bağlamadığını vurgulayan güvenlik yetkilileri,benzer uygulamanın komşu ülke Avusturyada başarılı olmadığını örnek gösteriyor.Alkollü içecekler hakkında önemli sınırlamalar getirleceğini açıklayan yetkililer bu uygulamanın yürürlüğe girmesi için çalışmalar henüz tamamlanmadı.Üçüncü önemli nokta,Taraftar ve polis ilişkileri düzeltilmesine yönelik gelecekte daha çok zaman harcayarak iki tarafın birbirine düşmancı yaklaşımlarını ortadan kaldırmak için çaba gösterilecekleri hedefler arasında.
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
İTALYA-Venedik

Geçen hafta SSC Venezia Ultras oluşumu "VECCHİ ULTRA 1998" bir bildiri yayınlayıp Kulüplerini ve Venedik Belediyesini futbola gerekli ilgiyi göstermediklerinden dolayı açıkca eleştiriyorlar.2005 yılında iflas eden Venedik kulübü yeniden yapılanarak o günden beri italyanın C1 liginde mücadele ediyor.Futbol severler Venedikte gereksiz yere milyonların saçıldığını ama Futbola bir kuruş harcanmadığını yadırgıyorlar.Vecchi Ultra 1998 oluşumunun orjinal bildirisini aynen yayınlıyorum.
"VENEZIA
Tra arte, spettacoli e manifestazioni culturali.
Viaggio nella città’ piu’ lontana all’interesse della comunità!Potrebbe essere la copertina di un libro dedicato alla nostra città, per ora è solo il titolo di un comunicato che punta a sensibilizzare l’opinione pubblica sul tema a noi più caro: il VENEZIAMESTRE.
Mai come in questo momento di difficoltà lo sport veneziano, ed in particolare l’ SSC VENEZIA, ha bisogno di aiuto per sopravvivere e per continuare a far emozionare i propri tifósi!
Abbiamo letto sui quotidiani, i giorni seguenti la salvezza ai Play Out di Sesto S. Giovanni, meritati elogi (anche da parte del sindaco) nei confronti della squadra che; dimostrando professionalità e orgoglio, ha raggiunto l’obiettivo salvezza insperato anche dai più ottimisti.
Beh, senza nulla togliere ai nostri giocatori, crediamo che la costanza e la passione che migliaia di tifosi in questi anni hanno dimostrato nel raggiungere quell’inguardabile impianto sportivo chiamato “STADIO P.L. PENZO”, meriti sicuramente altrettanti riconoscimenti!VENEZIA – l’unico capoluogo di regione a non avere uno stadio che possa definirsi tale.
VENEZIA – l’unica città che si vanta di avere lo stadio più “antico” d’Italia ma che a nessuno interessa veramente, viste le condizioni in cui versa.
VENEZIA - l’unica città che svende impianti sportivi (tra cui lo “storico”, almeno per noi, stadio F. BARACCA) ad imprenditori edili per la demolizione definitiva degli stessi e la costruzione di decine di appartamenti.E logico pensare che una società sportiva in possesso di strutture moderne ed efficienti, in un momento di oggettiva difficoltà come questo, potrebbe attirare maggior interesse su imprenditori o società in genere disposte a rilevarla….ma evidentemente qualcuno ritiene di dover amministrare i nostri soldi in un altro modo.
L’impegno del sindaco nel cercare di “rianimare” la malata SSC VENEZIA è evidente e responsabile, riteniamo però che la soluzione “posticcia” di cedere la società a Mr. GOLBAN non sia (appunto) una soluzione definitiva.
C’è da sperare almeno che questo “anche troppo discreto” personaggio, sia serio e che rispetti gli impegni presi, sarebbe imbarazzante ripetere le figuracce di quest’anno, con la squadra costretta a scioperare minacciando di non scendere in campo!
Come la gestione MARINESE-POLETTI ha purtroppo dimostrato, anche Mr. GOLBAN verrà a Venezia (se verrà a Venezia) solo ed esclusivamente per interessi imprenditoriali non proprio collegati al mondo calcio, una volta esauriti gli interessi “il salvatore della patria” andrà via, che ne sarà della società e dei suoi tifosi?
È giunto il momento che il comune investa anche nello sport!Siamo stanchi di vedere il nostro denaro continuamente destinato in infiniti restauri milionari e opere urbanistiche inutili che creano costantemente disagi alla comunità limitando vergognosamente la libera circolazione in terraferma, basta spendere denaro per “gli altri, per i turisti”, che si incominci a spendere (una volta tanto) anche e soprattutto per veneziani, mestrini e per i loro interessi !!!
VECCHI ULTRA’ 1998"
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Erdal Güngör
Sıkı Denetim
Alman Kulüplerbirliği Başkanı Rauball ve Bayern Münih ikinci Başkanı K.H.Rummenige transfer piyasasında son yaşananlara tepkileri yabana atılacak şekilde değil.Şunuda belirteyim,ne kadar Rummenige Real Madrid'in transfer politikasına karşı çıksada kendi kulübü Bayern,Alman Milli Takımının Santroforu Mario Gomez için VFB Stuttgart kulübüne 30 milyon avro transfer ücreti ödeyerek Alman Futbol tarihiin rekor transferine imza attıklarını herkes biliyor.Önce iğneyi kendilerine batırsaydı Rummenige ama onun maksadı başka.Avrupa Arenasında en büyük rakipleri Real Madrid piyasayı silip süpürmesi Bayern Yöneticilerini baya endişelendirmiş.
Gelelim söz konusu olan sertifakaya.Almanyada yaşayanlar bilir benzer uygulama Türkiyede de var,her iki senede motorlu araçlar trafik muaynesinden geçer.Bu muaynede araçlar tepeden tırnağa çek edilir.Trafik kanunlarının kriterlerini yerine getiren araçlara pul yapıştırılır,uygun olmayanlar eksiklerini giderilmesi için onarıma sevk edilir.Almanların önerdiği uygulama TÜV modeline benziyor.Avrupada tüm kulüpler UEFA'nın sıkı denetimine girmesini isteyen Rummenige,futbolcu maaşlarının kulüp gelirlerinin %50'sini aşmamasını öneriyor.Yani şöyle,bir takım yılda 100 kazanıyorsa,futbolcuların maaşları gelirlerin yarısı olan 50'yi aşmayacak.Eğer kulübün borcu varsa ve gelirinden bir miktarı borcu ödemeye kesiliyorsa mesela 100'den 20,bu sefer arta kalan rakam baz alınarak bu miktarın yarsı maaş olarak ödenecek.Bunu gerçekleştirmek için her kulübün sağlam bütçesi olması gerekiyor.Borçlanmayada sınır getirlmesini isteyen Rauball ve Rummenige,bu kriterlere uymayanlara sertifika verilmeyip Avrupa Kupalarından bir süre men edilmelerini öneriyorlar.
Avrupada hangi kulübün önerilen kriterleri yerine getireceği belirsiz,çoğu borç batağına saplanmış ama yinede çılgınca para harcıyorlar.Bunlardan birisi Real Madrid diğeri Chelsea.Rummenigenin değindiği bir başka nokta,Ronaldo transferinin bir yıl içinde sponsorlar,forma satışları ve bir kaç dostluk maçından elde edilen gelirlerle geri dönmesi ona inandırıcı gelmiyor."Bu işten sanki biz anlamıyoruz" diyor Bayern Münihin ikinci Başkanı.Esas dikkati başka yöne çekmek istiyor,Real Madrid'in borcu 180 mio.avro diğer yandan transfere ayırdığı bütçe 250 mio. avro.Rummenige üstü örtülü demek istediği "bu değimenin suyu nerden geliyor?" Yıllık gelirleri borçlarını karşılayamayan Real Madrid nasıl oluyorda çeyrek milyar avro transfere para buluyor? Real Madrid'in 100.000 yakın üyesi var,kombine satışaları 70.000 civarında,bir kaç yıl önce,ne kadar tartışılır satış olsada,gayri menküllerinden elde ettiği paralar yinede bu miktarların gerçekleşmesine yetmiyor çünkü borçlarının yarısı daha ödenmedi.Yoksa Real=Royal= Kraliyet Mirasınıma ortak?
Chelsea'nin değirmenine gelen su belli "Abramoviç" ama oda bir gün elini çekerse Chelsea tarihin derinlerine gömüleceği kesin,şu an Torres ve Villa'nın hayallerini kuruyorlar.Gerçekten şöyle baktığımızda Rummenige'nin dediği gibi Futbol piyasasında enflasyon patlaması yaşıyoruz.Üst kulüplerin çılgınca harcadığı paralar küçük kulüpleride etkiliyor.Benzerini şu sıralar Ülkemizde görüyoruz,bizim piyasayı kızıştıran yakından tanıdığımız çakma Galactico fenerbahçe.Topuza ödedikleri 9 milyon avro yerli piyasayı alt üst etti.Aziz Yıldırımın bu transferde esas amacı iç piyasada rakiplerini yerli oyunculardan mümkün olduğu kadar uzak tutmak ve bunuda başardı,Sercan Transferi bu yüzden çıkmaza girdi malum Bursaspor oyuncusunu topuza ödenen rakamın altında satma niyetinde değil.Geriye kalan bonservisi elinde bulunan Gökhan Zan gibi oyuncular.Türkiyenin Uluslararası seviyede yetiştirdiği üç defans oyuncularından birisi,diğerleri Servet Çetin ve Emre Aşık,Galatasaray bu durumda çok şanslı gözüküyor.Kimse telaşa kapılmasın,Futbol yıldız transferlerinle gündemde kalmak için bir oyun değil.Kim ne derse desin Futbol her şeyden önce SPOR.....
Erdal Güngör
Yıllık Sertifika
"Şu an duruma bakarsak haksız rekabet ortamının oluştuğunu görüyoruz,üst düzey kulüplerin ödediği fiyatlar küçük kulüplerede yansıyor ve böylece piyasa aşırı derecede pahallanıyor.İspanyanın rekor Şampiyonu Real Madrid C.Ronaldo için ödediği paraları bir sene içerisinde geri kazanacağına inamıyorum.Sponsorlar,Forma satışları,dostluk maçları vb. kaynaklar yetersiz.Eğer öyle olsaydı hepimiz bu yola baş vururduk,sanki biz bu işlerden anlamıyoruz."
Rauball ve Rummenige'nin dedikleri çok doğru ve onların söylediklerini UEFA Başkanı Platini'de geçtiğimiz günlerde yaptığı benzer açıklamalarla destekliyor.Artık birilerinin çıkıp frene basması lazım,bu gidiş futbol kulüplerini bir gün kendi iradelerinden çıkartıp tamamen şirketlerin kontrolüne geçirecektir,zaten hedefde budur.Futbolu kar getiren tüketim ürünü haline getirip insanları soymak.Şimdilik kimsenin umurunda değil,herkes yıldız Transferler kovalıyor fakat bir gün gelir kimse o yıldızların formalarını satın alma gücü kalmadığında,işte o zaman dananın kuyruğu kapacaktır.!!!
Erdal Güngör
Bende bir İnsanoğluyum
Ben giderim dostlar kalsın
Koltuk saray sizin olsun
Bırak beni konuşayım
Ve insanca danışayım.....
LİBERTA PER GLİ ULTRAS !
Supporter News #2

Dynamo Dresden'li oyuncu Benjamin Kirsten Saksonya Kupasının sevincini kutlarken yaktığı meşale başına bela oldu.Geçtiğimiz hafta Kicker Dergisi Kirstenin resmini internet sitesine koyarak attığı başlıkda bir hayli ilginç,"Holiganmı Futbolcumu".Tabiiki Kirsten çok iyi bir Kaleci,galibiyeti meşaleyle kutlaması onun holigan olduğu anlamına gelmez ama sansasyon tiripine giren medya için her yol mübah yeterki reytingler artsın.Medyanın gazına gelen Dynamo Dresden Yöneticileri hemen harekete geçerek Kirstene faturayı kesmişler.Yaptığı hareketten dolayı 4000 avro para cezasına çarptırılan Kirsten,Futbol Federasyonundan kulübe gelecek cezanında ödemesi isteniyor.22 yaşında olan genç kaleci için Dresden Ultras oluşumları yardım kampanyası başlatmışlar. link
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Almanya-HAMBURG

Çarşamba günü Hamburg polisi bir tatbikat yaptı,parola "Cumartesi Savaşları".Tatbikatın yapıldığı yer Hamburg Volkspark Stadyumu,üstelik HSV Ultras oluşumu Chosen Few'nun durduğu tribünün önü.Grup üyeleri polisin bu tutumunu provokasyon olarak görüyor.Kuruluş yılından bu güne kadar tribünde sade takımlarına verdikleri coşkulu destek dışında hiç bir şiddet eyleminde bulunmayan Chosen Few,polis tatbikatını protesto ederek bir bildiri yayınladı.
"Übung macht den Meister – Polizei Hamburg spielt im Volksparkstadion Krieg
Hamburg, 16. Juni 2009 – Am heutigen (Vormittag) Tag hat die Polizei Hamburg im Volksparkstadion für den Ernstfall des so genannten „Samstagskrieges“ geprobt. So konnte aus dem Fanrestaurant “Die Raute” beobachtet werden, wie die Beamten unter anderem die Erstürmung und Räumung des Block 22C simulierten. Eine Übung, die natürlich Fragen aufwirft, denn bisher gab es unseres Wissens keinerlei Gründe für eine solche Aktion. Vielmehr haben wir in den vergangenen Spielzeiten bewiesen, dass wir im Block 22C eine gewaltlose Kultur der Unterstützung in Eigenregie installieren konnten. Während andere Bereiche des Stadions von mehreren Ordnungskräften kontrolliert werden, können wir darauf verweisen, dass lediglich ein Steward in unserem Block anwesend ist, der dafür sorgt, dass die Fluchtwege frei bleiben. Wir können also mit Fug und Recht behaupten, dass hier die Selbstkontrolle greift.
Es stellt sich die Frage, ob die Polizei Hamburg an einer Eskalation des sowieso schon miserablen Verhältnisses zur aktiven Fanszene des HSV interessiert ist und diese nun – natürlich rein prophylaktisch – schon einmal übt. Weiterhin fragt sich der Beobachter, ob es reiner Zufall ist, dass gerade ein Einsatz im als „Ultra-Block“ bekannten Bereich geübt wurde und ob es ferner auch Zufall war, dass eine größere Gruppe zivil gekleideter Personen gerade in dem Bereich des Blockes eine Gruppe Fans mimte, in dem normalerweise die Mitglieder der Gruppierung Chosen Few Hamburg anzutreffen sind. Ein Schelm, der Böses dabei denkt und die sicherlich nicht weit hergeholte Vermutung hat, dass die Polizei in nicht all zu ferner Zukunft in diesem Bereich des Stadions die heute geübten Gewahrsamnahmen vornehmen möchte. Dies hätte im Übrigen auch dem Stadionmanagement klar sein müssen, das für die Erteilung der Erlaubnis zu einer solchen Übung zuständig ist und sich die Frage gefallen lassen muss, ob es sich zum Handlanger der staatlichen Ordnungskräfte machen möchte, wie es bereits beim UEFA-Cup-Spiel des HSV gegen Werder Bremen der Fall war. Hier hatte die Polizei Bremer Fans vor der offiziellen Tor-Öffnung ins Stadion gebracht und somit – mangels in ausreichender Zahl anwesenden Ordnungspersonals – zu verantworten, dass Bremer Fans in den Heimbereich eindrangen.
Die Mitglieder des OFC Chosen Few Hamburg sehen die Übung in „ihrem“ Block als Provokation seitens der Polizei Hamburg an. Wir bedauern, dass die Polizeiführung offenbar eher daran interessiert ist, eine Eskalation des Konflikts zwischen der Polizei und den aktiven Fans des HSV herbeizuführen, als das angeschlagene Verhältnis zu entspannen. Nach dem unerlaubten Eindringen einer so genannten “Szenekundigen Beamtin” in das Refugium der Fans, das HSV-Fanhaus, der ständigen Observation eben dieses Gebäudes und dem mehrmaligen Abfilmen friedlich am S-Bahnhof Stellingen stehender Fans in der vergangenen Saison stellt die Simulation einer Blockerstürmung in 22C eine weitere Eskalationsstufe dar.
Wir verwahren uns gegen gewalttätige Übergriffe der Polizei Hamburg gegen Fans, ganz egal, in welchem Bereich des Stadions sie sich aufhalten. Das gilt für den Gästeblock genauso wie für Block 22C. Wir werden ein Eindringen in den Block 22C nicht hinnehmen und fordern eindringlich die jeweils zuständigen Einsatzleiter der Polizei Hamburg Gewaltanwendung gegen Fans in unserem Block, wie auch gegen Fans in anderen Bereichen des Stadions zu unterlassen.
Chosen Few Hamburg 1999, am 17. Juni 2009"
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Almanya-KARLSRUHE
![]()
Bu hafta sonu Karlsruhe'de"Taraftar ve Polis düşman olmamalı" adı altında bir toplantı düzenleniyor.Toplantıya almanya ve Fransandan 40 Taraftar ve Polis bir araya gelerek karşılıklı görüş ve fikir alışverişinde bulunacaklar.Toplantının amacı Tartışma panelleri ve çalışma atölyeleri içinde Taraftar ile polis arasında olan düşmanlığı ortadan kaldırmak.Prof.Gunther A. Pilz'in düzenlediği Toplantıya Alman Futbol Federasyonu üst yetkilileri ve FİFA güvenlik sorumlusu Helmut Spahn katılıyor.Cuma günü başlayan toplantı 21 Haziran Pazar gününe kadar sürecek.
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Erdal Güngör
Tribünde Ölüm

Kitapını tanıtmak için Parma'da bulunan Paolo Bonancini,Boys-Parma Ultra'ları sorguya çekmişler.Gabriele Sandri cinayeti ile örtüşdüğünü,Romanın bir kurgu olmadığını tamamen gerçeklere dayandığını öne süren Boys-Parma üyeleri,Bonancini ile yaptıkları konuşmanın videosunu buraya ekliyorum.