Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Edit post Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Werbung
Blog von Erdal Güngör

Beklentiler

28. Juni 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Frank Rijkaard ve ekipi Galatasaraya geldikleri günden bu yana en iyi Transferi olarak kabul ediliyorlar,bencede yerinde ve doğru Transfer.Ne kadar genç Taraftarlarımızı diğer kulüplerin yaptığı transferler gereksiz yere telaş içine sokmuş olsada Galatasaray Yönetimi Rijkaard ve Neeskens ikilisini takımın başına getirerek önemli karara imza attılar.Bir yandan rakiplerimiz oyuncu Transferlerinle takımlarını güçlendirme içine girmelerini göz önünde bulundurduğumuz zaman Galatasaray Teknik heyeti daha sabırlı davranıyor.Önce alt yapıdan 8 oyuncuyu Hollanda ve sonra Almanya Bochum kampına çağırarak kendi kaynaklarından oluşturduğu potansyeli ortaya çıkarma peşinde.Sakat oyuncuların iyileşmeleri,alt yapıdan seçilen 8 oyuncudan en az 2 tanesi A takımına kazandırıldığını düşünürsek Galatasaray için büyük kazanç olacak.Tabii yine Teknik heyetin doğrultusunda önemli noktalara gerekli Transferlerin yapılacağı kesin ama Rijkaard önce elindeki malzemenin ne durumda olduğunu öğrenmek istiyor.İşte bu çok önemli nokta,neden önemli? Hazır oyuncu Transfer edip onu oyun sistemine oturtmak kolay ama şayet Galatasaray geçtiğimiz sezon gibi bir sakatlılık kabusu içine düşerse Rijkaard ve ekipi öz kaynakları kullanmakta zorluk çekmeyecek hatta elimizde bulunan geniş kadroyu etkili kullanarak sık rotasyon yapacaktır,böylece bazı erken form düşüklüğüne giren yada geç form tutan oyunculara zaman tanımış olacak,bu durumda sakatlıklarda azalacaktır.


Esas şimdi alt yapıdan gelen oyuncular ve diğer yerli oyuncuların Rijkaardtın beklentilerini nasıl doğru algılayıp uygulayacakları.Türk Futbolcularının oyun zekaları Avrupada yetişen oyuncularınkinden düşük olduğu söyleniyor,buna bende katılıyordum ama meğerse öyle değilmiş.Geçen hafta,bir zamanlar oynadığım Alman takımında antrenörlüğümü yapan Hocamla karşılaştık,kendisi o zamanlar Okulda Spor Öğretmenliğide yapıyordu,şu sıralar Mainz UNİ'sinde öğretim görevliliğine getirilmiş.Onunla bu oyun zekası konusunu tartıştık,ben Türk Futbolcuların oyun zekasının düşük olduğunu ortaya attığımda bana şiddetle karşı çıktı.Hiç bir üstün yetenekli futbolcunun,hangi ülkeden olursa olsun oyun zekası düşük olmadığını aksine çok yüksek olduğunu söyledi.Oyuncunun bunun ilk zamanlar farkında olmadığını ama hocaları bu yeteneğin zekasını düzgün kullanması üzerinde durmalarına dikkat çekti.Futbolcularda olan yeteneklerin zekasından ortaya çıktığını vurgulayan Hocam,dikkate alınacak önemli olan faktör mentalite farkı olduğunu anlattı.Bir Türk Futbolcusunu Avrupalı oyuncular ile aynı kefeye koyarak yanlış yapılıldığını hatta Avrupanın değişik ülkelerinin aralarında olan mentalite farkının olduğunu söylüyor.Yani bir Fransızın ne Almana,Almanın İngilize benzemeyeceği değişik karakterler olduğunu söyledi.Üstün yeteneğe sahip olan futbolcular keşfedilip eğitim altına alındıkları andan itibaren zeka ve yeteneklerini birlikte kullanmalarını sağlayacak eğitimden geçmelerinin önemli olduğunun altını çiziyor.Fizik Kondisyon,top tekniği antremanlarının yanı sıra "Beyin Jimnastiğininde" çok önemli olduğunu söyleyen Hocam,oyunculara verilecek Futbolun dışındaki eğitimin kendilerini geliştirmekte ve böylece üstün yeteneklerinden daha çok faydanlacağını tekrar altını çizdi.




Eski Hocama hak veriyorum,bir zamanlar bizi çalıştırdığında ne kadar Amatör takım olsak da hafta içinde geçen günlük olaylardan sözlü test yapardı.Böylece bizim genel kültürümüzü ölçerek mental durumuzu ortaya çıkarırdı.Yaptırdığı antremanlarda bir o kadar ilginçti.O yıllarda pek üzerine durmazdık ama gerçeğin farkındaydık daha doğrusu hissediyorduk.Örneğin ağır ve sıkıcı geçen kondisyon antremanları bizi yorardı,fakat bizim bu yorgunluğumuz en geç bir saat sonra geçerdi.Ne zaman antremanlar neşeli geçtiğinde hiç farkına varmadan pestilimiz çıkardı ve biz onun tesirini ertesi gün hala vücudumuzda hissederdik,açıkcası akşam eve geldiğimizde yatığımız yeri beğenirdik. :) İşte esas bizleri neşeye boğan antremanlar vücüdumuzda kalıcı etki bırakıyordu.Daha net söylemek gerekirse beynimizin beleklerine işliyordu,vücüda enerji depolamak gibi bir şey olmaz.Enerji Beyin hafızasına kayıt edilir,fizik kondisyon,kas çalışmaları o enerjiyi ortaya çıkarmakta kullanılan araçlardır.Oyun zekası işte bu zaman ortaya çıkar,eğer zeka iyi eğitim almışsa işler bir o kadar kolaylaşır.


Beklentiler çok ama yinede söylmekte fayda var Frank Rijkaard Hocamızın elinde sihirli değnek yok ! Benim beklentilerim yukarıda yazdıklarımın Rijkaard ve ekipi tarafından doğru uygulayacağından yanadır.Yeni antreman tekniklerini en üst seviyede uygulayan hatta geliştiren teknik ekibimiz gerçekten en büyük transferimiz.Galatasaray Futbol takımında aşa yukarı her şey değişim içinde.Malzemeden tutun,alınan gıdaya kadar ne varsa yenileniyor,bunlar çok önemli.Tabii futbolcularda kendilerini yenilemek zorundalar kafa yapılarını değiştirmeliler yoksa tüm çabalar boşa gider.Şunu hepimiz iyi bilmeliyiz,şu an 21. yüz yılın Galatasarayı oluşturuluyor.Zorlu ve sancılı dönemlerden geçiyoruz fakat bunların hepsi geleceğin Galatasaray temelleri sağlam zemin üzerine inşaa edildiğinin belirtisidir.Galatasaray bazıları gibi günlük yaşamaz hep bir adım ileridedir.......

Erdal Güngör
Werbung
Diesen Post teilen
Repost0
Um über die neuesten Artikel informiert zu werden, abonnieren: