Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Blog von Erdal Güngör
Neueste Posts

Brice Taton&Grobari

24. Januar 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

BriceTatonToulouse2009

17 Eylül 2009,Fransa'nın birinci lig ekibi FC Touluse deplasmanda Sırbistan'ın başkent takımı Partizan Belgrat ile Euro League grup eleme maçına çıkacak.Saat 21:00'da hakemin başlangıç düdüğü çaldığı vakit Belgrat şehrinin diğer ucunda Doktorlar bir insanı kurtarma mücadelesi veriyorlar.Brice Taton,28 yaşında Fransız ve damardan Touluse taraftarı tam bir Ultra.Mesafeler ne olursa olsun Brice için takımını desteklemeğe engel değil ve dünyanın hiç bir yeri deplasman sayılmıyor,nasıl bir önce ki rakipleri Trabzonspor'a karşı takımını yalnız bırakmadığı gibi.Yaklaşık 5 saat süren uçak yolculuğundan sonra Sırbistan'a varan Touluse taraftarları yorgunluklarını atmak için Belgrat barlarının birine gidiyorlar.Fransızlar içerde dinlenirken o sırada barın önünde bir grup Sırb taraftar toplanıyor,bunlar medya'da çıkan haberlere göre 30 partizan holiganları,kendilerine "Grobari" adını vermişler,Türkçesi "Mezarcılar" anlamına geliyor.Söylenenlere kulak verirsek partizan taraftarları emanetlerle barı basıyorlar kısa süren kavgayı yatıştırılıyor ama bir kişi başına aldığı ağır darbeden sonra ayağa kalkamıyor ,bu Brice Taton.Tam 12 gün süren yaşam mücadelesi sonunda genç Fransız girdiği komadan uyanmıyor,kavgaya karışan 14 partizanlı taraftar önümüzdeki günlerde mahkemeye çıkarılacak,Sırbistan kanunlarına göre onları 30 ile 40 yıl arası hapis cezası bekliyor,Brice'i geri getirecek mi?


Kim bilir kaç kere Annesi,Babası ona "oğlum gitme ne işin var otur evde televizyonda bakarsın" dedi,belki sevgilisi onu terk etti bu maça gitti diye,ya da parası yoktu borç almıştı arkadaşından günlerce aç kalmıştı sevdası için."Değer mi ulan ?" diyenler olacaktır şimdi,onlar anlamaz ama ucunda ölümde olsa " EVET DEĞER !!!"


BOŞUNA ÇEKİLMEDİ BUNCA ÇİLE

İÇİYORUZ GÜNDÜZ GECE

HAYKIRDIK AMA DUYMADI HİÇ KİMSE
PEŞİNDEYİZ HERYERDE


Rest in Peace Brice Taton


                                                                             LİBERTA PER GLİ ULTRAS !

Weiterlesen

Dün Lokantada

23. Januar 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

Weiterlesen

Casual# Stone Island

22. Januar 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

Sade giyim tarzı değil bir alt kültür,geçen sene bir kaç satır karalamıştım >>> Casuals

315-(Small)
Newest-Winter-Stone-Island-Jackets
stone-island
stone-island-massimo-osti
stoneisland footweare
Weiterlesen

Supporter News #

21. Januar 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

Yunanistan

Hafta sonu Yunanistan Süperliginde oynanan PAS Giannina - Aris müsabakasında olaylar çıktı.Maç boyu iki takımın taraftarları birbirlerine karşılıklı düşmancıl davranışları 57. dakikada Selanikli taraftarların sahaya atlamasınla doruk noktaya çıktı.Ardından PAS tribünününde iştirak etmesiyli ortalık savaş alanına döndü.Olaylar yüzünden maç 15 dakikalık duraklamadan sonra kaldığı yerden devam etti.



-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Fransa

Hafta sonu Fransa sahalarında yine polis baskısı doruklardaydı.Medya abartılarına kulak verdiğimizde Grenoble Foot 38 - AS Saint-Etienne maçında savaş çıkmış.Her zaman olduğu gibi suni abartılar,dehşet vahşet.Tabi bunların hiç birisi gerçekleri yansıtmıyor,maç öncesi deplasmana gelen St.Etienne taraftarları polis baskısına dayanamayıp karşı taaruza geçmişler,iyi yapmışlar ellerine sağlık.Merak ediyorum şu gazteci bozuntularının ellerinden basın kartları alınsa,kendi ceplerinden bilet alıp maçlara gitseler,deplasman tribünde olsalar polis onların canını yaksa aynı şeyleri yazarlarmıydı? Oturdukları yerden sallaması kolay,hepiniz kolpasınız !!!



--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

İsveç

Hep kötü haber vermek istemiyorum,birazda Tribünün güzeliklerine göz atalım.İskandinavyanın en sağlam tribün oluşumu olan İsveçin Hammarby kulübünün taraftarları "Bajen" devre arasını fırsat bilerek geçen sezon maçlarını içeren ufak bir video klibi yapmışlar;

Weiterlesen

ultrAslan ist 9 Jahre Alt

20. Januar 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

uA-9yasinda

Ende Dezember 2000 kamen 63 Anhänger von Galatasaray im Ceylan Interkontinental Hotel in Taksim Istanbul zusammen.Ihre Absicht war die Splitter Gruppen auf den Rängen unter einem Dach zu bringen um so mıt den Support stärken. Nach dem erfolgreichen Jahren zwischen 1996 bis 2000 wo die Mannschaft viermal hintereinander Meister wurde und den UEFA CUP gewann,war die neue Fan Generation verwöhnt von erfolgen und der Support lies nach. Der Weggang von Trainer Fatih Terim und Stürmer Star Hakan Sükür nach Italien in die Serie A waren einer der Haupt gründe für den Unmut,beide wurden über Jahre zu einer Symbol Figur mit denen sich die Fans Identifizierten. Der Club versuchte zwar diese Lücke mit dem Rumänischen Trainer Lucescu und den Brasilianischen Stürmer Star Mario Jardel zu schließen,aber es war zwecklos die Ränge blieben weiterhin leer. Für viele damals eine unerklärliche Situation,die verwöhnte Jugend im neuen Jahrtausend war wählerisch,sogar die Attraktiven Champions League spiele waren nicht mehr ausverkauft wie in den Jahren zuvor.Das musste sich schnell ändern dachten die Treuen Anhänger und riefen alle auf um dagegen etwas zu unternehmen.Am Anfang gab es eine reihe von Sitzungen um jeden die Situation klar zu machen wie ernst die Lage war.Nach ein paar zusammen treffen waren nun alle Splitter Gruppen bereit sich unter einem Namen auf den Rängen zusammen zu schließen.Zu erst suchte man nach einem passenden Namen,es gab mehrerer Vorschläge wie z.B. galas die Abkürzung von Galatasaray,doch es kam anders. Die Kommerzialisierung im Fußball war einer der Ursachen für die damalige Situation und das gab allen den Anlass sich der Ultras Bewegung anzuschließen.Das Manifest wurde vollständig Übersetzt und angepasst,man fügte Aslan(Löwe) die Symbol Figur des Vereins noch hinzu und so entstand der Name „ultrAslan“. Am 19. Januar 2001 war es dann soweit,aus den Splitter Gruppen „UNI,Tayfa,Sultans of Europe,Commandos,Aslanlar Grubu“ wurde eine Einheit und ultrAslan war geboren. Die erste gemeinsame Organisation der neuen Gruppe war eine Chorgeographie,passend zum Valentinstag am 14.02.2001 vor beginn der Champions League Partie gegen Deportivo la Coruna (siehe Video)

 

 



AlpaslanDikmen 2
                                                                                               ALPASLAN DIKMEN


Einer der Gründer und Haupt Koordinator von ultrAslan war Alpaslan Dikmen,er starb am 27.September 2008 nach einem Autounfall. Alpaslan Dikmen war eine tragende Figur der Organisation,seine Ideen verhalfen den damals Finanziell zerrütteten Verein sich Überwasser zu halten.Im Jahre 2003 wurde ultrAslan eine eingetragene Marke,den Namen überließ man ohne Gegenleistung dem Club für die Vermarktung .ultrAslan ist nicht nur für den Support auf den Rängen zuständig,sondern sie sind auch sehr Sozial engagiert. So wird z.B. eine Volksschule in Ankara die den Namen vom legendären Spieler Metin Oktay trägt mit Schulmaterial versorgt.Mittlerweile ist ultrAslan zu einer Welt weiten supporter Organisation geworden,im Jahr 2003 wurde ultrAslan-Europa gegründet,sie hat auch ein Sitz in Deutschland und stellt die meisten Mitglieder im Ausland,zu dem gibt es in USA,Australien,Russland und im Nahen Osten ultrAslan Vertretungen.





 

Weiterlesen

43 Yaşında Higuita Kariyerini Bitiriyor

20. Januar 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

Kolombiyalı efsane kaleci Rene Higuita önümüzdeki pazar günü jübilesini yapıyor.43 yaşında olan Higuita 2005'de verdiği kısa molanın ardından 2007 yılında Venezuellanın Guaros de Lara FC kulübünde kariyerine tekrar başladı. 2008 yılında Kolombiya'ya dönüş yaparak  ikinci ligde oynayan Deportivo Rionegro kulübünde devam etti ve o sezon birinci lige çıkmasında büyük katkısı oldu.Tekrar Kolombiya Birinci ligine geri dönen efsane kaleci aynı senenin Haziran ayında Deportivo Pereira kulübüne transfer oldu.Higuita geçen senenin Ocak ayında aktif futbol hayatında yeniden bir mola alarak 1992/1993 sezonunda kısa süre oynadığı  İspanyanın La Liga ekibi Real Valladolid' de kaleci antrenörlüğüne başladı.24 yıllık kariyerine Başkent Medellinin Atanasio Girardot stadında bir jübile maçı ile noktayı koyacak olan Rene Higuita,Kolombiya ve yurtdışında futbol oynamış  Arkadaşlarını kendisinin dediği "Müthiş Partiye" davet etti."Higuita Karması" adını koydukları takım ile Kolombiya milli takımına karşı bir maç yapacak eski emektarlar,buradan elde edilen geliri  bir hayır kurumuna bağışlayacaklar.Rene Higuita yaptığı çılgın hareketleriyle tüm dünya'da meşhur olmayı başardı.Sürekli kalesini terk ederek takım Arkadaşlarına saç baş yolduran Higuita, penaltı ve frikiklerden toplam 53 gol attı.Efsane kalecinin parlak kariyerine sıkça karıştığı kokain skandalları gölge düşürdü.


Ben Higuita'yı 1990 Dünya kupasında orta sahada kaptırdığı topla hatırlarım,o topu kapan Roger Milla golden sonra attığı göbek ayrı bir konu.Kolombiyalı kaleci sade kaleyi terk etmesiyle meşhur değil,çılgın hareketleri ile de gündeme girdiği çok oldu,en çok akıllarda kalan İngiltere'ye karşı oynadıkları maçta yaptığı "Akrep Kurtarışı".



Weiterlesen

Handelsware Fußball

19. Januar 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

Fußball ist nicht nur ein Spiel das sich jedermann aus Lust und Laune im Stadion oder vor der glotze anschaut.Nein ! Fußball ist mittlerweile zu einer Handelsware geworden oder sollte man besser sagen „geformt“? Trifft eigentlich eher zu.Sprichwörtlich ist nicht alles Gold was glänzt doch der Fußball ist mehr als Gold wert.Das zu einem Medien Magneten Mutierte runde Leder zieht alles Menschliche an sich,nebenbei auch sein hab und gut,das liebe Geld darauf hat es am meisten abgesehen. Ohne dieses runde Objekt läuft in der heutigen zeit nichts mehr. Fußball ist zu einem festen bestand teil im Alltag der Menschen geworden wie Brot und Wasser,Fernsehen sei dank. Heutzutage geht es nicht mehr um das Spiel was wir freestyle Konsumenten am Wochenende aufgetischt bekommen,sondern man ist bestrebt mit und über Fußball so ziemlich alles an denn Mann und seit kurzem auch an die Frau zu bringen,es gibt zwar noch keine Damen binden mit Ball mustern aber was nicht ist kann ja noch werden. American Franchise ist das zauber Wort,anders formuliert aus scheiße mach Geld . Fußball ist keine Handels übliche Ware in dem sinne wo jeder Mensch seine Einkäufe im Supermarkt tätigt und sich dort erwerben kann.Außerdem ist Vorsicht geboten denn seit dem 30 Oktober 2009 ist so ziemlich jeder Bundesbürger in unserem frei demokratischem Staat verdächtig der irgend etwas mit Fußball im Schilde führt,also schön sachte mit der Flasche Pepsi ehe man sich versieht ist nicht nur die Teilnahme am preis ausschreiben für die WM Freikarten futsch,es droht auf verdacht sogar ein Supermarkt verbot und das wollen wir vermeiden.Fußball ist die TV Ware überhaupt,24 Stunden am Tag,7 tage die Woche,Herz was willst du mehr,als mehr Chips und Bier.Praktischer ginge es mit einem download vom Internet,dann wäre alles perfekt für den verzehr der neuen Form des Sitcoms.


Am vergangenen Freitag war es wieder soweit und der Fußball kam erneut unter den Hammer.In der Türkei wurden für die kommenden vier Jahre die TV Übertragungsrechte vergeben,billig war es nicht.Aufgeteilt in drei Pakete A,B und C,am meisten begehrt Paket A mit dem Inhalt live Übertragungen.“A“ gleich Ass oder Arschkarte? Live Auktion vor laufender Kamera,ein TV Spektakel wie wir sie in unserem Breitengraden nicht kennen,abgesehen davon würde sich kein Schwein dafür Interessieren.Als glücklicher Empfänger der Türkischen TV Kanäle konnte ich mir natürlich so etwas nicht entgehen lassen.Früh am Vormittag ging es los um 10:00 Uhr, viel zu früh für ein Pilz aber ein frisch aufgesetzter çay tat es auch.Zwei parteien standen sich gegenüber,der jetziger Besitzer Digitürk und die ambitionierten Jungens von der Türk Telekom.Vier Stunden dauerte der Poker,eBay pur und live dazu,für den leihen spannend bis zum Schluss wie einst BB gegen Mc Enroe. Tja die Zeiten ändern sich schnell was früher die Sportliche Leistung der Mannschaften oder der einzelnen das Ausschlaggebende waren,sind in der heutigen zeit die Geschicke der Medienmogule fast genauso begehrt,kommerzieller Sport macht es möglich.Wer nach der siebten aus zeit die sich Türk Telekom nahm auf ein All In wartete wurde enttäuscht,bei dem letzterem gebot vom 321 Millionen US Dollar war die Luft raus.Das zweite Paket (B) der nur Ausschnitte von den Liga spielen enthielt ging für 40 Millionen US Dollar an den staatlichen Sender TRT. Telekom tröstete sich mit dem dritten Paket das ausschließlich für den mobil Telefon Netz bestimmt ist sprich 3G,weil keiner mit bot war der lächerliche Betrag von 14 Millionen US Dollar am ende kein Thema mehr.Die Vertrag zeit für die drei Pakete beläuft sich auf vier Jahre und der gesamt preis kostet einschließlich MwSt. ca. 2 Milliarden US Dollar. Die Türkische „Süperlig“ ist so mit auf dem 5.platz in Europa aufgestiegen und hat sich vor die Bundesliga gemausert,die ja als Zuschauer Stärkste Liga der Welt gilt. Vergleicht man aber beide Ligen hat die Bundesliga selbstverständlich mehr aufzuweisen und die Fans kommen voll auf ihre kosten. Eintritts preise sind erschwinglich die Stadien bis auf den letzten platz Ausverkauft. SkyTV bietet alle spiele live und hinzu kommt das die Bundesliga in 100 Länder übertragen wird somit Abnehmer im Ausland hat.


Die teure „Türkische Liga“ hingegen kann solche zahlen nicht aufweisen,mit den gesamt Besucher zahlen von 9 Liga spielen am Wochenenden wäre selbst die Allianz Arena nicht gefüllt.Vermarktung ins Ausland ist gleich Null,selbst das so genannte „Welt derby“ Galatasaray-Fenerbahçe begeistert sehr wenige Fußball Fans auf der Welt.Live Übertragungen sind momentan mit nur 4 spielen begrenzt soll sich aber ab der nächsten Saison ändern.Mit Abonnenten zahlen sieht es hingegen nicht schlecht aus,laut Sender Informationen waren es im vergangenen Jahr über 2.5 Millionen Kunden. Hier muss man anmerken das 72% der Abonnenten die im Ausland lebenden Türken bilden also das so genannte Zahlung starke Publikum ist nicht im eigenen Land ! Aus dieser Perspektive geht hervor das in der Türkei lebende Bürger gar nicht so begeisterte Fußball Liebhaber sind,sie wollen lieber passiv das geschehen vom weiten verfolgen als aktiv teilhaben,was aber nicht ganz der Wahrheit entspricht.Die Leidenschaft hat auch sein preis denn sich nicht jeder leisten kann.Mit einem Monatlichen Durchschnitts Einkommen von 300€ ist der Gang zum Stadion ein Luxus,ca. 25€ kostet die billigste Karte.Eine Jahres Karte in der Kurve 500€ und das Sport Abo Paket beim pay tv Sender beträgt Monatlich 25€.Warum jetzt auf einmal so hohe summen für die Übertragungsrechte bezahlt werden ist schleierhaft und aus meiner Sicht nicht nachvollziehbar. Fachleute spekulieren das es sehr wichtig für die Existenz des Senders gewesen sei,andern falls ohne Fußball wäre der Untergang für Digi Türk besiegelt.


Was macht aber die Süperlig so attraktiv? Das Spiel auf dem platz ist zwar zunehmend anschaulicher geworden aber der letzte und einzige Große Erfolg einer Türkischen Vereinsmannschaft in einem Europäischen Wettbewerb liegt 10 Jahre zurück und das war damals Galatasaray als sie im Jahr 2000 denn UEFA und Super Coup gewannen.Im folgenden Jahr darauf erreichten die Gelb Roten das Viertel Finale in der Champions League wie vor zwei Jahren der Erzrivale Fenerbahçe. Die Nationalmannschaft kann genauso wenig aufweisen,2002 WM dritter und bei der Euro2008 ein Halbfinale,die verpasste Teilnahme an der Weltmeisterschaft in Süd Afrika ist schon längst vom Tisch,mit den so genannten Super Stars ist die Liga dünn besiedelt aber für manche Medien Zaren trotzdem als große Anlage noch attraktiv genug. Wie schon gesagt es geht heutzutage nicht mehr um Spiel Kunst oder Kultur sondern wie kann ich ein Schokoladen Riegel,Waschmaschine,Spielkonsole was auch immer so schnell wie möglich und davon sehr viel Verkaufen.Fußball dient nur zum Zweck,der Spruch „Unterhaltungswert“ ist nur ein Alibi das als Abschreckung dient um Ultras fern zu halten die den letzten funken Sportgeist in diesem schönen Spiel bewahren wollen und als Ware für Geld Geier unbrauchbar machen.

 

                                             NO AL CALCIO MODERNO !

Weiterlesen

EUROPEAN CAPİTOL OF CULTURE, İSTANBUL

16. Januar 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

istanbul
Weiterlesen

İtalya'da Ceza Cümbüşü

16. Januar 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

Başlık garip durabilir ama bence gerçekten cümbüş ve bazılarına bu cezalar az bile.İtalyan taraftarlarının şiddete biraz daha eğilimli olduklarını dünyada bilmeyen kalmadı,fakat bilinmeyen başka bir şey var,İtalyan taraftarları çıkan bazı olaylara şiddet ya da suç işlemiş gözüyle bakmıyorlar."Olay" olarak gazete manşetlerinde gördüklerimiz iki tarafın bir yerde buluşup kurtlarını dökmesi,biz ona "Holiganlık" diyoruz.Kimine doğru,kimine göre yanlış,bence tartışılır ama ortada bir gerçek var oda İtalya tarihine baktığımızda 13.yüzyıl Floransa'da ortaya çıkan "Calcio in Costume" adlı oyun,oyundan daha çok o yıllarda işgal güçlerine karşı yapılan bir protesto eylemi.İtalyan gençler atalarının geleneklerini devam ettiriyorlar,ben öyle görüyorum.Her neyse tarihin derinlerinden çıkıp günümüze dönelim,evet cezalar kulüplerin epey canını yaktı.Gazzetta dello Sport gazetesinin haberine göre bu sezon şu ana kadar kesilen cezaların toplam rakamı 765.000 bin avro.Gerçi büyük para olarak durmuyor çünkü tek takıma kesilmedi,ama bazılarına bence az örneğin Juventus kulübüne.İtalya'nın rekor şampiyonu "Juve" 144.000 bin avro ile başı çekiyor.


Yine yazıyorum Juventus kulübüne kesilen ceza "AZ" bence üç misli olmalıydı,çünkü bu mahlukların taraftar olduklarına dair ciddi şüphem var.Dünyanın hangi tribününe baksanız rakibi aşağılama,küfür ne isterseniz var,bende yapıyorum neden yalan söyleyim,yanlış olduğunu bildiğim halde.Öyle an oluyor ki atmosfere kapılıp sallıyorsun deli mayın gibi patlıyor ağzında,yalnız hayatımda hiç bir kere oyuncunun ırkına,ten rengine hakaret etmemişimdir.İtalya'da bu tür hakaretler gittikçe çoğalmaya başladı,geçmişte Lazio taraftarları başı çekerdi şimdi Juveliler onlardan bayrağı devir aldılar.Juventus taraftarlarının bu sezon Hedefinde olan İnterin İtalyan asıllı siyahi oyuncusu Mario Balotelli,ona yapılanlar ne taraftarlıkla nede sporla bir alakası var bence İNSANLIK SUÇU ! İşte bu yüzden verilen para cezaları caydırıcı değil ve yapanlardan daha çok kulübe zarar veriyor.Pankart,Meşale,Konfeti,Megafon vb. bana göre suç sayılmamalı ve verilen cezalar çok büyük haksızlık ama bir insanın gururunla oynamak insanlık suçu.Şimdi yazacağım bazılarını rahatsız edebilir ama kendimi de katıyorum," bir oyuncunun ailesine küfür etmek bile Irkçı tezahüratlardan farkı yok !" İyi düşünmek lazım.


Cezalardan nasibini alanlar arasında önceki hafta tesisleri basan,oyuncuları tehdit eden Torino taraftarlarıda var.Bu olaylardan sonra İtalyan Profesyonel Futbolcular Sendikası(AİC) başkanı Sergio Campana,maçları boykot edeceklerine dair geçtiğimiz günlerde çağrı yaptı.Benim kafamı kurcalayan 11 Milanlı Ultra'ya verilen cezalar,suçları yöneticilere şantaj yapıp bedava bilet istemeleri,hey Allah nasıl yapmışlar bunu? Bana bu haber bir yerden tanıdık geldi ama yinede kendimi sağlama almak için dün arkadaşı aradım,kendisi Milan tribünlerinle yakından ilgilenir ve tanıdıkları var,burada bahsetmiştim >>> Galeyana getirmeyin   Gazete yazacak bir şey bulamadığından eski haberi tazelemiş.Ortada şantaj yok,bedava bilet isteyende yok ve mahkeme çoktan açılmış hala sürüyor."Laf olsun satırlar dolsun" haberi olarak durduğuna bakmayın,bunları yapanlar  endüstriyel futbolun buyruğunda olan,kendilerini yedi kat gökte sanan gazeteci bozuntuları.Mümkünse bu mahluklardan uzak durmalı,hele futbolcudan devşirme ve kendilerini taraftar olarak gösteren akbabalara dikkat !!!

Weiterlesen

The Man From Land Down Under

16. Januar 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

Galatasarayımız yine bir sağlam transfer yaptı dersem yalan değil Arkadaşlar,rakiplerimiz kıskanmasınlar inşallah gün gelir onlarda benzer oyuncuları ülkemize getirirler,illa isim yapmış süper yıldız olması şart değil işini sevsin aldığı paranın hakkını versin canla başla mücadele etsin yeter,örneğin Beşiktaşta forma giyen Ernst ve Michael Fink ya da uzun süre Fenerbahçe'de oynayan Uche gibi,bizde olanları saymaya gerek yok sanırım. :))

Lucas Neil,fason futbol piyasası içinde aç gözlü,kendisini paraya,şöhrete adamış "prety boy floyd" tiplerine benzemiyor,o futbolu yürekten seven,yaptığı işten zevk alan ülkemize gelen nadir yabancı oyuncular arasında,sanırım çoğu Galatasaray'da Kewell,Baroş,Keita,Elano,Nonda vb. işte bu özelikleri Lucas Neili bizimle çabuk özdeşleşeceğini ortaya çıkarıyor.

Aşağıya eklediğim resimi biraz önce TaçÇizgisi link blogunda gördüm,hoşuma gitti ve Lucas için kalbimde ayrı bir yer açtım,clipte benden olsun :)))


lucasandnoldo


Can't you hear can't you hear the thunder
You better run you better take cover....
WELCOME LUCAS NEİL
Weiterlesen