Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Blog von Erdal Güngör
Neueste Posts

100 yıllık derbi

16. Januar 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör



Weiterlesen

Uluslararası müsabakada atılan ilk gol ?

16. Januar 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

"Kim 500 milyar ister" yarışmasında Kenan Işık'ın ellerini ovuşturrarak karşısında duran yarışmacının tansiyonunu çıkaratabilecek soru.

İlk Uluslararası resmi Futbol müsabakası  1872 yılında İskoçya-İngiltere arasında oynanmış,maç golsüz berabere bitmiş.

Maçın rövanşı 8 mart 1873 tarihinde Londranın Kennington-Oval statdında oynanmış
Müsabakayı izleyen 3.000(üçbin) futbol sever maçın ilk dakikasında Wlliam Kenyon-Slaney isimli oyuncun attığı ilk Uluslararası resmi Futbol müsabakasının golüne şahit olmuşlar.



                                                          William Kenyon-Slaney (24.08.1847 - 24.04.1908)



Erdal Güngör


Weiterlesen

Tekrar....

15. Januar 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Tekrar 20 yaşinda olsaydım yine Ultra olurdum.

Sade iç saha maçlarına değil inadına deplasmanlara giderdim.

Dünyanın sonu olsa bile,yeterki Galatasarayımın yanında olayım.

Boya bulamasaydım çamurdan pankart yazardım.

90 dakika gırtlağım patlarcasına bağırırdım.

Çılgın insanlarla beraber olurdum çünkü onlar için Galatasaray sade hafta sonu eğlencesi değil.

Yine statdlara girerken kaçak meşale sokardım.

Hem coşkumu gösterir,hemde endüstriyel futbola karşı dimdik duruşumu ortaya koyardım.

Futbolun sade aile eğlencesi olmaması için elimden gelen her şeyi yapardım.

Şifreli kanalları boykot ederdim.

Klüpler birliğinin kurulmasını engellerdim.

Şimdinden daha çok her şeyi ciddiye alırdım.

Daha düzenli ve adaletli dünya için mücadele veriridim.

Galatasaray eğlenceden,kültürden,spordan,markadan öte bir şey.

Galatasaray bir avuç Vatan toprağı,Memleket.

Vatan ve Memleket sevgisi şu omurgasız dünyada insanı ayakta tutan tek değer.

İşte oda GALATASARAY.


Mentalita ULTRAS




Erdal Güngör

Weiterlesen

Sialkot

15. Januar 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Pakistanın doğusunda bulunan eski bir sanayi şehiri.
19.yüzyılda ingiliz işgali altında olan sialkot şehirinde askerlerin spor malzemelerinin tamiri yapılıyordu.
1970`li yıllarının ortasında tekrar spor endüstrisinin odağı oldu.1978 yılında arjantinde düzenlenen Dünya Şampiyonasıda oynanan TANGO topu sialkot şehrinde üretildi,bu yıldan itibaren ünlü spor markaları üretimlerini sialkot şehirine taşıdılar ve günümüzde dünya çapında satılan futbol toplarının yüzde %75`i sialkotda yapılıyor tabi sade top üretmi değil her türlü spor giyimide burada üretiliyor.

Ünlü markalar için sialkot cazip geliyor çünkü işçi gücü çok ucuz.Ayni ürünleri orta avrupa üretmeye kalksalar belki 10 misli yöğmeye ödeyecekler.

Sialkotda üretilen spor malzemelrinde 8 ile 13 yaş aralarında 7000 çocuk çalışıyor ve bunların üçte ikisi futbol topu üretimindeler.




Pakistanda çocukların çalışması yasak ama bu engelli aşmak kolay,üretimlerin çoğu evlerde yapılıyor,yasaları korumakla görevlilerde işi ciddiye almadığı için kontrol edilmesi imkansız.


Günde 10-12 saat çalışan çocuklar okul eğitimlerini alamıyorlar ağır yaşam şartları onları endüstriyel futbolun kölesi yapmış.Bu çocuklar okuma yazma öğrenemiyorlar ve eğitimsiz kalıyorlar ama önemli değil,eğitimsiz insanların boynunu eğmek kolay.

Çocukların sağlık durumu içler acısı,yaptıkları ağır işten dolayı küçük yaşta hastalık sahibi oluyorlar.Gözleri bozuluyor,sırt ve baş ağrıları bunlardan bazıları.

Ne zaman bir mağazanın vitrininde pahalı spor ayakkabısı yada futbol topu görürseniz Sialkotdaki çocuklar aklınıza gelsin,onlar etikette yazan fiyatın yarısına bir ay çalışmak zorundalar.

Kahrolsun endüstriyel futbol

Erdal Güngör
Weiterlesen

Kaybolan tutku !

15. Januar 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Yıllar önce Ülkemizde futbol tutkusu vardı.Statdlar dolar taşardı,çocuklar mahale aralarında,boş arsalarda maç yaparlardı,top bulamadıklarında bile çapıt ve kağıt parçalarını yumak haline getirip futbol oynarlardı.

Yıllar önceydi,o yıllarda ne futbol manager oyunu vardı nede laktat testleri yapılırdı,ligtv'de yoktu.

Yıllar önce Muhteşem bir Trabzonspor vardı,kendi sahasında rakibini hapseder,ateşli tribünlerinle adeta boğardı.

Fenerbahçede Rıdvan,Oğuz,Aykut.

Beşiktaşın Metin,Ali,Feyyazı birde şifo Mehmeti vardı.

Galatasarayımız hep vardı,Metin Oktay'dan tutun,Prekazi,Tanju,Bülent Korkmaz,Hakan Şükür.
Bu ekol Hala sürüyor Arda Turan,Aydın Yılmaz ve diğerleri.
Zaten geriye kalan tek Galatasaray oldu.
Türkiyenin gerçek futbol ekolünü ortaya çıkaran tek futbol klüpü.

O yıllarda tribünlerde muhteşemdi,salkım saçak dolardı.

Hiç fark etmiyordu,tuttuğu takım 14 yıl şampiyon olamasa bile yılmadan peşinden koşturan bir kitle vardı.

Şimdi?

Başarıya endeksli,yıldız futbolcu bağımlısı,maç seçen,hakem hatalarınla paranoyak olmuş toplum haline geldik.

"Spor kültürü düşük toplum",diyeceksiniz,klasik sözcük.

Ama gerçek öyle değil.

Şuraya bir konu açtım, Atasporlarımız

Gördüğünüz gibi biz TÜRKLER spor kültürü düşük değilmişiz hatta sporun eşiğiyiz.


endüstriyel spor senden nefret ediyorum.......tüm güzelikleri aldın götürdün !



Erdal Güngör


Weiterlesen

Tribün terörüne "zengin" taraftar çözümü

5. Januar 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD) Başkan Vekili Faik Gürses, her türlü imkana sahip statlarda, çok yüksek rakamlara alınan futbolcuları izlemeye, parası olan futbol seyircisinin girmesi gerektiğini söyledi.


Futbolda Şiddet ve Düzensizliği Önleme Platformu, “Çözüme Doğru-2” toplantısında konuşan TSYD Başkan Vekili Gürses, İngiltere’nin tribün terörünü ve şiddeti, maç biletlerine yaptığı müthiş zamlarla çözdüğünü savundu. Milyonlarca avroya ya da dolara alınan yıldızların 2-3 TL’ye izlettirilmemesi gerektiğini anlatan Gürses, şöyle konuştu:

“10 milyon Avroya alınan oyuncuyu, karaborsada 3 TL’ye izlettirirseniz bunun neresine lig, neresine ekonomik boyut, neresine sosyal patlama diyebilirsiniz? Peki parası olmayan futbol maçı izlemeyecek mi? Onlar da belki yılda 3-4 defa stada girebilecektir ama televizyonlarla yapılacak sözleşmelerle, ’öte yanda kalan’ futbol izleyicisine de ayrı bir kapı oluşturulmalıdır.”

Eskiden spor yazarları ile taraftarlar arasında sevgi bağı bulunduğunu da ifade eden Gürses, bugün gelinen noktada dostluk adına bir şeyin kalmadığını, bunun yerini ise darp, taciz ve şiddete maruz kalan muhabir ve yazarların mevcudiyetinin aldığını belirtti. Bu duruma gelinmesinin nedenlerini de dile getiren Gürses, şöyle devam etti:

“Ucuz insan politikası, tiraj ve reyting korkusu, değişen patronaj, spor servisi sorumlularının tutumları, tiraj almak için yapılan taraflı yayınlar, yoldan geçen insanların gazetelere alınması, spor yazarı olmamasına, kültür ve eğitim noksanlığı içinde bulunmasına rağmen her yönden insana yazar kılığı altında yazı yazdırılması bu duruma neden olmuştur. Artık herkesin savunabileceği, taraflı bir kulübü ve gazetesi vardır. Başkan ve yönetici bile basın toplantısında soru soran muhabire ’sen falanca kulübün sorumlususun, taraflı soru soruyorsun’ diye yanıt vermektedir.”

Kulüp yöneticilerinin taraftarları şiddete yönlendiren mesajlarını da eleştiren Gürses, medya yöneticilerine “Medya, ’haberdir’ diyerek yangını alevlendirecek demeçleri büyütmemeli, hatta içinde taraftarı ateşlendiren yönünü hiç görmemelidir” çağrısında bulundu.


Çözüme doğru-2

Rocky-4

Die Hard-5

Daha neler?

Bu çözümü kiminle yapıyorlar? yada şöyle sormak lazım "kime karşı yapıyorlar?"

Cevap: TARAFTARA karşı.

Peki bizler ne zaman bunlara karşı tepki koyacağız?

Hala farkında değiliz,boyun eğiyoruz,kutsal mabedlerimiz teker teker kayboluyor,yaşam alanımız Tribünlerin yerini lüks club seat'ler alıyor,pankartlarımız yasaklanıyor,yaptığımız tezzahüratlar'dan dolayı geri zekalı oluyoruz,yaktığımız meşaleler tv ekranlarında görüntü kirliliği yapıyor imansızlıkla suçlanıyoruz.


Erdal Güngör



Kahrolsun endüstriyel futbol !
 

 


 
Weiterlesen
<< < 100 110 120 130 140 150