Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Blog von Erdal Güngör
Neueste Posts

Meşale Yakmak Suç Değil !

21. Februar 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

logo 2 schw

Avusturya'da sene başında yürürlüğe giren yeni kanun futbol müsabakalarında meşale yakmanın tamamen yasaklanmasını ön gördüğünü önceden yazmıştım  Avusturya'da Meşale Yasağı !    .Maalesef şimdiye kadar kontrol altında ve sade belirli maçlarda yapılan meşale şovlar bundan böyle tarihe karıştı ama taraftarların her şeyi göze alarak bu kutsal geleneği sürdürecekleri kesin.Avusturyalı taraftarların tepkisi ilk başta kanunu yapan iç işleri bakanlığına karşı gittikçe büyüyor.Taraftarlar,medyanın desteğiyle ortak kampanya başlatan Avusturya iç işleri bakanlığını,kamuoyunu gerçeği yansıtmayan verilerle yanlış bilgiler sunmakla suçluyorlar.Bunun üzerine tüm ülkenin Ultras oluşumları dayanışma içine girerek "Pyro Technik ist kein Verbrechen"(Meşale yakmak suç değil) adı altında ortak protesto başlattılar. link

piro

Malum,hafta ortası UEFA,Avusturya iç işleri bakanlığı ve AB komitesinin(EOC) ortak düzenlediği "Yakınlaşma" paneli olumlu sinyaller vermişti.Yaklaşık 35 ülkeden davet edilen Ultras oluşumları ortak sorunlarını uluslararası platformda dile getirme fırsatı bulmaları bu çapta ilki ve çok önem taşıyor.Kongre havasında geçen iki günlük toplantıda meşale konusu geniş çapta tartışıldı,fakat mağdur kalan Avusturya Ultras oluşumlarından bir tanesi bile panele çağırılmamaları çok anlamsız ve toplantıyı bu açından bakıldığında önemsiz kılıyor ! Ben yinede Prof. Gunther Pilz'in yaptığı geniş çaplı araştırmanın büyük önem taşıdığından hiç bir kuşkum yok.Ve mutlaka Devlet yetkililerinin taraftarlara yönelik çıkaracakları kanunlardan önce "TARAFTAR" ne olduğunu anlama açısından ilk önce bu 29 sayfalık raporu iyi inceleyip ondan sonra karar vermeleri düşüncesindeyim.Panelin, Avusturya iç işler bakanlığı sorumlusu Gunther Marek kapanış konuşmasını İngilizce olarak buradan dinleyebilirsiniz >> link


Meşale tribünün olmazsa olmazıdır,kutsaldır.Tribünün coşkusunu ortaya çıkarır hatta sahada oyuncuları motive eder.Elbette belirli risk taşıyor ama hayat risklerle dolu,İstanbul trafiğinde bisikletle gezmek tribünde meşale yakmaktan daha tehlikeli.Herkesi memnun edecek ortak çözüm üretmek yerine sürekli bir şeyleri yasaklamak insanların özgürlüğünü yok ediyor.Çıkarılan kanunların şimdiye kadar hiç bir işe yaramadığı ortada,oysa kontrollü hareket edilse kimsenin canı yanmayacak,iki tarafta memnun olacak.Ne yapmaya çalışılıyor? Dün akşam Barcelona-R.Santander maçına baktım,hiç bir coşku yok sanki millet tiyatro seyrediyor,böylemi olmasını istiyorsunuz? Futbola çuvallar dolusu para ödeyen yayıncı kuruluşların "ekran kirliliği" altında meşale yakılmasını yasaklatmaları,oyunun en önemli parçası Taraftara karşı yapılan faşizan baskının ele başlarıdır.Sözde kulüplere önemli para kaynakları yaratıklarını sananlar,esas amaçları futbol sevgisiyle tutuşan milyarlarca insanı sömürmekten başka bir şey değil !!!

 

                                     NO AL CALCİO MODERNO !


 

Weiterlesen

LadyRadyo & Bursaspor Taraftarları

20. Februar 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

Geçtiğimiz çarşamba günü Alman ekibi Bayern Münih'e karşı alınan 2:1'lik mağlubiyet ve Klosenin attığı açık ofsayt golü mor menekşeleri çok öfkelendirmiş,ki bunun üzerine Floransa kentinde yayın yapan LadyRadyo  ertesi gün UEFA'ya karşı bir protesto eylemi başlattı.İnternet sitelerinde bir bildiri hazırlayıp Floransa taraftarlarını yazıyı UEFA'ya yollamaları için çağrı yaptılar,eylem tek bu yazı ile sınırlı değil UEFA'yı telefon yağmuruna tutmaları isteniliyor.Yetmemiş LadyRadyo yetkilileri bir avukatı görevlendirerek maçı yöneten Norveçli  hakem Tom Henning Övrebö'ye karşı dava açmışlar,kaynak link

 

Benzer eylemi geçtiğimiz günlerde Türkiye nin birinci lig kulübü Bursaspor taraftarları başlattı ve onlarda bir İngilizce metni hazırlayıp tüm Bursaspor ve Anadolu kulüplerini yazıyı UEFA'ya yollamaları için çağrı yaptılar;


Bizim haklı davamızda yanımızda olmak isteyen tum tribuncu dostlarımızı aşağıdaki metni info@uefa.com mail adresine göndermeye davet ediyorum.1 dakikanızı ayırmanız yeterli.

Dear official representatives of UEFA,

I am writing this e-mail on behalf of all Bursaspor Football Club fans from Turkey. We are approaching day by day to the end of Turkish Super League 2009/2010 Season, and our team is under the spotlight in the media due to the outstanding success that we have achieved in this season so far. We have a realistic chance to break the traditions in Turkish Football, which means to carry the trophy from Istanbul to an Anatolian team, a case may happen after 25-yar residence of the trophy in Istanbul.

There is no doubt that it will be a huge impact in Turkey if an Anatolian team wins the season. Nevertheless, there are doubts on the fact that who will be satisfied and happy with this revolution and who will lose their longlasting interests.

Due to my humble opinion, I would suggest you to check the recent 4 major games of Bursaspor, which are as the following:

18th December: Besiktas - Bursaspor
4th February: Fenerbahce - Bursaspor
11th February: Bursaspor - Fenerbahce
15th February: Bursaspor - Trabzonspor

As you will realize when you check the aforementioned games, it is a piece of cake for someone to be aware of the unfair and bizarre decisions of referees, which are occuring repetitively. What is even funnier in an ironical way that, our football club was sued by PFDK("Discpline Committee for Professional Football in Turkey"), and our club is obliged to play the next home game away from Bursa without any supporters. We are not really intending to come up with any kind of conspiracy theories, but it is an obvious fact that our progress is trying to be stopped and slowed down in a totally unfair and unacceptable way.

Unfortunately, this punishment is not an alone-stander, because scandals and bizarre decisions are becoming a tradition for Turkish Footbal Federation, and we have no idea who will make an action to stop all these unfair treatments. Most of the instutions that are related with football directly are operating in favour of teams from Istanbul( Galatasaray, Fenerbahce, Besiktas), which are so-called the major teams in Turkey, and they are treaing unfairly to all other teams, who are competing with the aforesaid teams to achieve the same result in the end, which is the title. Nevertheless, due to all these reasons, a fair competition field is not created and it is almost impossible for an Anatolian team to make the "revolution".

As Bursaspor fans, we really have to confess that we are totally fed up with this situation and we are losing our temper. More than a half century, we have been fighting against the major forces in Turkey with our uncomparable budget, which is less than the transfer fee of one player, who plays for so-called "major" teams. In spite all of these facts, we are fighting to reach our target, but it will remain as an "utopia" unless someone makes this competition run in a fair way to all parts involved.

We are done with our country-wide options, and therefore, we are contacting you right now. As the leading power in European football management, we are asking UEFA to take action on this matter and to investigate the situation in Turkey deeply and in a detailed way. We have no doubt that UEFA "cares about football", and will do whatever necessary to keep the great game's fair spirit in our country.

If you have any other questions or more detailed information, please do not hesitate to contact us. We will be more than happy to work together with you and clean the dirty traces that exists in our football for long time.

What we only demand is a fair treatment, nothing else.

Kind regards on behalf of all Bursaspor fans,

İsim - soyisim

 

İki protestonun arasında fark var elbette fakat temelde birleşiyorlar "HAKEM HATALARI !" Bursasporlular kendilerine yapılan sözde ayak oyunlarından şikayetçi ve bu yüzden haklarının yenildiğini vurgulamış,üstelik demagoji damarından dem vurarak diğer Anadolu kulüplerini arkalarına almaya çalışıyorlar.Floransalılarda Şampiyonlar ligi müsabakasında yapılan vahim hakem hatasını dile getirmişler.Yalnız protestoyu başlatan bir yöresel radyo kanalı,Floransa  taraftarları eylemi desteklediklerine dair henüz bir resmi açıklama yapmadılar.


Samimi söyleyim ciddiye alınacaklarını sanmıyorum,hatta alınmamalılar diye düşünüyorum.Alman taraftarlarının benzer protestolarına şimdiye kadar şahit olmadım,genelde Federasyon ve Kulüpler birliğinin tribüncülerin haklarını kısıtlayan kanunlara karşı protesto eylemleri yapılır,ki esası da budur.Geçen sene Beşiktaş ve Galatasaray taraftarları yurt içi gerekse yurt dışında tff'ye karşı yürüyüşler düzenlediler,UEFA'yı mail yağmuruna tutular hiç birinden netice çıkmadı,önceki yıllarda Trabzonspor ve Fenerbahçeli taraftarların protestolarında çıkmadığı gibi.Futbol asırlardır bir evrimin içindedir ve sürekli kendini yenileyerek bugünlere geldi.Esas değişim 1990'lı yıllarının ortasında bosman davasının sonuçlanmasıyla başladı.Bu değişim daha çok maddi yönde oldu,futbol sanayileşti,taraftar profili değişti.Artık kimse ufak bir hataya tahammüllü kalmadı,sıfır hatalı oyun istiyor herkes.


Sözde kendilerini tribüncü,damardan taraftar sanan bazı arkadaşlar şu ortaya koydukları tavırlarıyla yıllardır futbol oyununu denetlemeye yönelik teknoloji imkanların getirilmesini savunanlara çanak açtıklarına haberleri var mı ? Van Gaal televizyon denetimin zamanı geldiğini ısrarla altını çiziyor.Bu sezon UEFA yeni başlattığı Euro League'de 5 hakemi yürürlüğe koydu,peki ne değişti? Grup müsabakaları sonrasında yapılan bilançoda eskisinden daha çok hakem hataları yapıldığı ortaya çıktı,Blatter dingilinin hatırı kalır diye eleme maçların da devam ettiriliyor.Son oynanan Hamburg-PSV maçında kale arkasında duran hakemin 3 metre gözünün önünde Hollandalı oyuncu ceza sahasında açık şekilde yere indirildi,net penaltı ama verilmedi.Ya da grup maçlarında Austria-Bilbao müsabakası,yan hakemin önünde açıkça görünen ofsaytta duran oyuncu,örnekleri çoğaltabiliriz bence en vahimi Porto-Arsenal maçında Campell'i perdeleyen hakem,ki aynı kişi Fransa-İrlanda maçında Henry'nin elle attığı golü vermişti.Biz futbolu hatalarınla sevelim,kızmak bu güzel oyunun tadı tuzu...



Weiterlesen

Atletico Madrid - Galatasaray İstanbul 1:1

18. Februar 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

Fazla söze gerek yok,muhteşem Taraftarlarımızla Savaştık istediğimiz sonucu aldık.Maç bazılarının hoşuna gitmemiş,sıkılmışlar...hadi üleeeeeen

...seeeeennn vaaaryaaaa seeennn





                                                                TEK BÜYÜK GALATASARAY !
Weiterlesen

Homofobi'ye HAYIR !!!

18. Februar 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

İngiliz futbol federasyonu ve Kick it Out link Homofobiye karşı ortak kampanya düzenleyerek bir film yapmışlar "Kick Homophobia out of Football"


İnsanları cinsel tercihlerinden,ırkından ya da herhangi başka şeyler yüzünden aşağılayanların hiç bir toplum içinde yeri yoktur diye düşünüyorum.İnsanları özel tercihleri yüzünden onurlarını kimse kırmaya hakkı olmadığı gibi.Evet bizim toplumumuzda böyle şeylere yer yok hatta konuşması bile tabu,fakat şunu herkes çok iyi bilmeli gerek,biz o insanları aşağılarsak iki kat günah işliyoruz.Allah kimseyi doğru yoldan saptırmasın,bizim yanlış bildiklerimiz,karşı taraf için doğru olabilir !!!


      KİCK HOMOPHOBİA OUT OF FOOTBALL !
Weiterlesen

Yakınlaşma

17. Februar 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

council of europe

17 ve 18 Şubat tarihlerinde Avusturya'nın başkenti Viyana'da "Yakınlaşma" adı altında bir panel düzenlenecek.Panelden daha çok kongreyi andıran toplantıya,Avrupa'nın çeşitli Ülkelerinden Emniyet yetkilileri,Stat Güvenlik sorumluları,devlet himayesinde olan taraftar temsilci kurumları ve bağımsız Ultras oluşumları katılacaklar.Toplantıyı organize edenlerin başında Avusturya içişleri bakanlığı,Avrupa birliği Komitesi(Council of Europe) ile birlikte UEFA'da var.Panelde ele alınacak konu,futbol müsabakalarında çıkan şiddet olaylarını azaltmak ve Taraftar ile Polis arasında irtibatı pekiştirmek.Bunun için AB komitesi Almanya Hannover Üniversitesinin toplum psikoloji bölümü profesörü Gunther Pilz'e geniş çapta araştırma yaptırtmış,araştırma sonucunun 29 sayfalık raporunu buraya ekliyorum >>> link


Malum rapor almanca ama mutlaka detaylı biçimde Türkçeye çevirtilip üzerine kafa yormaya değer diye düşünüyorum.İlk defa böyle geniş çapta tüm gerçekleri ortaya koyan araştırma yapıldı,zaten raporun içeriğini oluşturan konuların bir çoğunu elimden geldiği kadar bir seneden fazla blogumda dile getiriyorum.Yazdıklarımın bir Akademisyen tarafından doğrulanması şimdiye kadar yaptıklarımın yanlış olmadığının kanıtıdır,gerçekten bundan büyük haz duydum.Yanlış anlaşılmasın kimse benimle temasa geçmedi ve o araştırmaya hiç bir katkım olmadı amacım ukalalık değil.Demek istediğim şu,ben ve benim gibi düşünenlerin yıllardır anlattıklarını ciddiye almayanlar bu raporu okuduktan sonra şapkalarını önlerine koyup düşünmeleri lazım !


Araştırma 35 Avrupa ülkesi içinde yapılmış,maalesef aralarında Türkiye yok,nedenini ilk önce profesör Pilz'e sonra aynanın karşısına geçip kendimize sormalıyız.Türkiye'de belli çapta tribün kültürü mevcut,taraftar oluşumları da var ve Avrupa oluşumlarınla ortak yönleri de ama herkes kendi kapısının önünü süpürmekle meşgul ve kulübün başarısına endeksli.Örneğin Avusturya birinci ligi ekipleri Salzburg'un bir içecek firması tarafından devir alınmasına zamanında Avrupa Ultra oluşumlarınla birlikte ABD Ultras gruplarından da tepki geldiğini biliyor muydunuz?


Ülkemizde "ULTRAS" adı geçtiğinde akıllara radikal,herhangi bir siyasi örgüt geliyor,'anarşist,terörist,çapulcu'.İstediğimiz kadar yırtınalım,kendi içimizde bile ters gözle bakanlar var.Oysa Ultras hareketinin temelinde ne sağcı nede solcu siyasi görüşler yatıyor.Evet doğru,siyasi kutuplaşma bazı oluşumlarda görüyoruz,ki raporda da buna değinilmiş.Polis baskısına,pahalı bilet fiyatlarına,ırkçılığa karşı duruş göstermek için illaki bir siyasi ideolojiye sahip olmaya gerek yok,saydıklarımdan herkes şikayetçi.Bazıları işlerine gelmediğinden kasıtlı olarak insanları yanlış yönlendiriyorlar,bazıları da ön yargılı bakışlarıyla sapla samanı karıştırıyor.İstediğiniz kadar yokmuş gibi davranın elin oğlu aldı başını gidiyor,bizde olduğumuz yerde sayıyoruz...

 

Weiterlesen

Sevgililer Günü :))))

16. Februar 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

Biraz geç oldu pazar günüydü,olsun siz sevgili Hanımlarımız sanmayın unutuldunuz haşa,bakın sizler için güzel şeyler hazırlamış Puma firması,ellerine sağlık :)))



Weiterlesen

and Nelson say

14. Februar 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

Weiterlesen

İçler Acısı !

14. Februar 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

greuther-fuerth

Hafta ortası oynanan Almanya kupa maçında Bayern Münih-Greuther Fürth'ü 6:2 yenerek yarı finale yükseldi.Beklenen sonuç sürpriz değil,merak etmeyin maç yorumu yazmayı düşünmüyorum,ben maç öncesi deplasmana gelen 150 Fürth Taraftarının başına gelenlere kısaca değineceğim.Medyada çıkan haberlere göz attığımızda yine sürprizlerle karşılaşmıyoruz >>  link .Alıştık,hep aynı geyik hiç değişmiyor "holiganlar,ultralar,çapulcular,teröristler" ama kimse olayların perde arkasını araştırıp delikanlıca çıkarak gerçekleri yazma cesareti gösteremedi,aman sakın ha çarpılırsınız.Çünkü gerçekler yazılırsa insanlar aydınlanır futbolun sömürü sanayisi çöker üstelik ekmek tekneleri batar,haram zıkkım olsun.


Neymiş efendim 150 Fürth'lü Ultra polise saldırmış,niçin durduk yerde saldırsınlar? Şimdi şöyle düşünün; Alianz Arena önündesiniz karşıdan seyrediyorsunuz, o sırada 100 kişilik grup stada doğru koşuyor.Uzak mesafeden saldırıyı andıran görüntü gerçekte başka.Acelesi olan kişiler 180km yol yapmış,yolda trafiğe takılmış,maçın ilk 10 dakikasını kaçırmış telaş içinde stadın giriş kapısına koşan Fürth taraftarları.Malum onları karşılayan sivil ve resmi güvenlik güçleri,bilet kontrolü yapacak,üzerlerini arayacaklar filan.Millet telaş içinde,heyecan dorukta fakat polis mahlukları yangına körükle gidiyorlar,anlayış ve hoş görü onların kitaplarında yazmıyor maalesef.İnsanların telaşlı olduğunu,bu yüzden heyecan ve adrenalinin hat safhaya çıktığı umurlarında değil,tek bildikleri şeye baş vuruyor kamiller,"biber gazı ve cop".Karşı tarafın eli armut toplamadığını kimseye anlatamaya gerek yok sanırım,insanın canı acıdı mı karşısında kim olursa olsun otomatikman savunma mekanizması devreye giriyor.


Allahtan maçtan bir kaç gün sonra olaylara tesadüfen karışan bir Fürth "seyircisi" Münih emniyetine yazdığı e-maili kamuoyunla paylaştı da gerçekler ortaya çıktı.Bu şahıs bizim çekirdekçi olarak kategorize ettiğimiz sıradan futbol sever,ne ultra nede holigan.Fürth ile Münih mesafesi kısa olduğundan,üstelik jan-janlı Alianz Arena hevesine kapılan,futbolu pazarlayan yetkililerin görmek istediği vefakar müşteri.Fazla uzatmaya gerek yok,başına gelenleri içeren orijinal e-mail yazımın sonuna ekliyorum.Evirip çevirip Türkçeleştireceğinizden kuşkum yok ;)


Seit dem 10.02.2010 ist es mir vergönnt meine Sicht auf das Geschehen in den deutschen
Fußballstadien in einem völlig neuem Licht zu betrachten. War ich doch bis zu diesem Tage einer
derjenigen welche meinten, dass junge„ Fußballfans“ doch wohl hauptsächlich ins Stadion kommen
um dort zu randalieren oder ihren Frust an völlig unschuldigen Polizeibeamten bzw. den Fans der
anderen Mannschaft auszulassen. Ich war allen Ernstes der Meinung, dass ein Mensch der sich völlig
normal und gewaltfrei verhält nat…rlich auch keinerlei Probleme mit der Exekutive bekommen
würde, ist doch diese dazu da, ihn, den „Normalo“, vor den gewaltbereiten „Ultrahorden“ zu
sch…tzen und einen gewaltfreien Ablauf einer Sportveranstaltung zu gewährleisten.

Deswegen machte ich mir auch keinerlei Gedanken dar…ber, einen in grün gewandeten und von mir
Steuerzahler finanzierten Polizeibeamten darauf anzusprechen, wo sich denn mein Block in dem, für
mich Fürther Provinzler, doch sehr großen und auch sehr unübersichtlichen Münchner Stadion
befindet. Es ist anzumerken, dass ich, wie viele andere Fürther Fußballfreunde auch, eine Anreise von
…ber 4 Stunden hinter mich gebracht hatte, der Anpfiff bereits vor ca. 20 Minuten erfolgte und ich
die peniblen Körperkontrollen des sehr gemächlich vorgehenden Münchner Ordnungsdienstes schon
hinter mich brachte.


Die Reaktion des ca. 25 Jahre alten Staatsdieners, welchem ich mein Ticket präsentierte, fiel für mich
allerdings völlig unerwartet aus. Vielleicht interpretierte er meinen rechten Zeigefinger welcher auf
den Block 242 meines in der linken Hand befindlichen Tickets deutete als tätlichen Angriff oder was
auch immer, sein Handeln war nun leider so bestimmt, dass er mir fast 50 jährigen Brillenträger
einfach einen Schlag ins Gesicht verpasste, welcher mich verständlicherweise völlig unvorbereitet
traf und mich zu Boden gehen ließ. Da meine Brille in hohem Bogen davonflog und ich sowieso schon
im Dreck bzw. Schnee lag, robbte ich mich die zwei, drei Meter am Boden entlang um das wertvolle
Teil zu sichern. Der Kollege Staatsdiener hat währenddessen und wahrscheinlich völlig versehentlich,
seine Schn…rsenkel an meiner Lendengegend gereinigt, ein Umstand der mir heute Morgen beim
Aufstehen doch etwas Schmerzen bereitete und mich, der Münchner Polizei sei es gedankt,
Hämatom bedingt als „Blauer“ aufwachen ließ.


Gott sei es gedankt, dass zwei andere Polizisten ihren Kollegen mit den Worten: „spinnst etz, der hat
doch gar nichts gemacht“ zurückzogen und mich wieder auf die Beine stellten. Einer dieser zwei,
doch eigentlich sehr netten, Polizisten war dann auch noch so umsichtig mich darüber aufzuklären,
dass es jetzt auch keinerlei Sinn machen würde mich noch nach den Personalien ihres schlagenden
Kollegen zu erkundigen und ich jetzt festgenommen w…rde, w…rde ich mich jetzt nicht endlich
beruhigen und mich vom Ort des Geschehens zu entfernen.

Müßig zu erwähnen, dass ich das Spielgeschehen nur noch beiläufig zur Kenntnis genommen habe
und ich eigentlich am liebsten gleich wieder nach Hause gefahren wäre, was aber leider nicht möglich
war weil ich mit einem Fanbus anreiste. Es ist auch eine wirklich sehr wertvolle und neue Erfahrung
f…r mich gewesen …ber eine Stunde in völlig durchnässten Hosen bei Minustemperaturen in einem
Fußballstadion zu verbringen.


Man verzeihe mir meinen sarkastischen Ton, es ist dies mein Weg mit dieser, für mich völlig neuen,
Erfahrung der absoluten Hilflosigkeit und des Ausgeliefert zu sein, umzugehen. Meine Schlussworte
möchte ich allerdings völlig Ironie frei dahingehend wühlen, dass ich hiermit gelobe nie wieder ein
negatives Urteil über jugendliche, sogenannte Ultras zu füllen, ging ich doch bis dato davon aus, dass
diese für ihre stündigen Probleme mit der Staatsgewalt schon auch selbst verantwortlich sind, das
Gegenteil wurde mir gestern bewiesen.


Abschließend wäre noch zu erwähnen, dass es von Seiten der Bayernfans keinerlei Pöbeleien oder
Häme in unsere Richtung gab und der Abend ohne Polizeipräsenz wahrscheinlich völlig friedlich
verlaufen wäre.Schließen möchte ich mit den Worten eines Ex-M…nchners: „Ich habe fertig“ und zwar im wörtlichen
Sinne, ein Auswärtsspiel meines Kleeblattes werde ich künftig nicht mehr besuchen.

 


Weiterlesen

İlginç !

13. Februar 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

İlginç bir hafta geride bıraktık diyebiliriz ,henüz bitmedi ve önümüzde kalan saatlerin bize neler göstereceğini kestirmek mümkün değil.Türkiye'de bazılarının oluşturduğu suni gerilim sayesinde ilginç ve bir o kadar garip olayların yaşandığını gördük yine.Haftayı meşgul eden konu hiç kuşkusuz oturduğu makamın gücünü kullanan,otopark mafyası ağzıyla etrafa racon kesen bir Büyükşehir Belediye Başkanının açıklamalarına şahit olduk.Geçmişten alışığız biz böyle laflara,1453 yılında fetih edilen Konstantinopel...pardon İstanbullu ağabeylerinin böyle çıkışlarını görmüştük.Ama bu arkadaşlar cesaretliler,karşılarına aldıkları camia 1481 yılında II.Beyazıt tarafından kurulan "Galata Sarayı Enderun-u Hümayunu",malum şimdi birinci gül dönemini yaşıyoruz şartlar değişti !


Ben açıklamalara pek fazla kulak asmadım,şahsen rahatsız olduğum konu,daha bundan bir kaç ay önce kendi taraftarlarına savaş açan ve onları Sivas deplasmanında polise coplatan zihniyetin,bir anda o günlerde mağdur kalanlar tarafından baş tacı edilmesi,açıkçası bana çok ilginç geldi.Ki,başta  "Bizans" olarak tanımladıkları İstanbul kulüplerinin taraftarları onların acılarını paylaşmış,yapanları da lanetlemişti.Meğerse böyle çıkışlar bekliyormuş büyük Kayseri taraftarları,keşke önceden konuşsaymış Başkanları da onlarda acılara maruz kalmasalarmış demek geliyor içimden."İnsan kadar kendine güvenen bir aciz görmedim,İnsan kadar nankörünü bahsettiğiniz kedilerde bile görmedim" demiş sagopa kajmer,çok doğru,iki dilim pastaya kananlardan ne beklenir ?


Hafta ortası oynanan kupa maçlarında bir başka ilginç olaya şahit oldum.Zira şaşırmamak lazım,Türkiye'de bu tip mevzular gayet normal hale geldi.Konu Galatasaray-Antalyaspor kupa rövanş müsabakasında yayıncı kuruluşun maç spikerinin dil sürçmesi ve "seyircilere" göre taraflı maç anlatımı baya rahatsızlık yarattı,hele Bursaspor-Fenerbahçe maçı sonunda Kameramana yazılanlar ilginç değil ÇOK TUHAF ! Sanki maçı anlatan kişi ya da ekranlara aktaran teknik elemanların oyuna katkısı var.Son 10 sene içinde Türk Futbol severlerin profili değiştiğini biliyoruz,ama artık insanların sanal ile gerçeği ayıramaz hale gelmeleri vahim ! Ben sahada oynanan oyuna bakar,tribünde yapılan tezahürata kulak veririm,gerisi tufan.Hadi tüm bu tepkiler Televizyonun futbolu çirkinleştirmesine ve endüstriyel futbola karşı yapıldığını bilsem amenna sizlere sonsuza kadar destek,ne yazık ki gerçek öyle değil !


Spikerin iki kere dili sürçüp Antalyaspor'a Ankaraspor demesi tabi ki hata,fakat diğer yandan dünya çapında kariyere sahip Teknik Direktörlere çaycı diyenlerin yanında çok masum kalıyor,keşke o sapıklara karşı da aynı tepkiyi verseniz fantezisi kuruyorum,nafile. Siz gelinde Avrupa Televizyonlarında maç spikerlerini görün,hatırlıyorum Eurosport zamanında Galatasaray'ın bir Avrupa kupa müsabakasının özet görüntülerini verirken maçı anlatan kamil Tansu Çiler'e Galatasaray Başkanı demişti,olur bazen böyle şeyler pek fazla kafa yormamak lazım.Güzel Türkiye'mde bir kez daha böyle olaya tanık olmuştum,1990 dünya kupası final öncesi maçın spikeri Akın Göksu olarak açıklandı tüm ülke krize girdi.Vay efendim Akın Göksu maçı anlatırsa ekran karşısında uyuya kalırlarmış,İlker Yasin anlatsın daha heyecanlı olurmuş,şimdi onu da beğenen kalmadı.Keşke TV kumandasında seçenek olsa spikerleri devre dışı bıraksak,sanki stada canlı maç seyrederken spiker var,bu gidişle yakında olursa hiç şaşırmam.

Weiterlesen

Eine Repression anderer Art

11. Februar 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

Am vergangenen Wochenende erlebten die Anhänger von Kocaelispor eine Repression die es nirgends wo auf der Welt gibt,sie mussten 15 Minuten vor spielende aus Sicherheitsgründen das Stadion verlassen. Der Zweitligist Kocaeli war zu Gast bei Adanaspor,eine Stadt am Türkischen Mittelmeer,die Fans nahmen alle Strapazen auf sich und wollten natürlich ihre Mannschaft nicht alleine lassen. Ca.1000km und 15 Stunden Busfahrt hatten sie hinter sich gebracht,bei der Ankunft in Adana gab es keine Vorkommnisse alles lief ganz normal,aber nur fast alles. In der 75.Minute wurden sie im laufenden Spiel von der hiesigen Polizei aufgefordert umgehend das Stadion zu verlassen,aus Sicherheitsgründen hieß es. Die Proteste der Kocaelispor Anhänger brachte kein Erfolg,auch die Anhänger der Gastgeber konnte sich dieses Verhaltensweise der Polizei nicht erklären.Denn es gab überhaupt kein Anlass dazu,und beide Fan Lager hatten keinerlei Konflikte untereinander gehabt,aber die Polizei wollte es so. Ihnen war es egal wie viel Strapazen die Kocaeli Anhänger auf sich Genomen hatten.ganz zu schweigen das sie den vollen Eintrittspreis bezahlten.


Solche Vorgehensweisen gibt es in der Türkei schon lange,die Galatasaray Anhänger können davon ein Lied singen wenn sie jede Saison nach Trabzon fahren.Wie z.B. vor zwei Jahren als sie Viertelstunde vor spielende die Ränge räumen mussten und denn Siegtreffer von Serkan Calik nicht sehen konnten.Etwas furchtbares kann es für eingefleischte Fans gar nicht geben,du nimmst alle Strapazen auf dich,machst eine Auswärtsfahrt das hin und zurück fast zwei tage dauert,drückst den vollen Ticket preis ab und verpasst am ende den Sieg Treffer deiner eigenen Mannschaft.


Betrug ? Menschenrechte ? Wisst ihr nicht das es für ULTRAS keine Menschenrechte gibt,egal aus was für ein Land sie kommen !!!

 

acab_logo.jpg

 

Weiterlesen