Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Blog von Erdal Güngör
Neueste Posts

Münferit#1

19. Dezember 2011 , Geschrieben von Erdal Güngör

Ortadan kaybolma vakti geldi, yeraltından devam edeceğiz dostlar.

 

2 Şubat günü başlayan polis baskınları hayatımızı zorlaştırdı diğer Ultra yazar arkadaşlarla bir süre yeraltından faaliyetlerimizi sürdüreceğiz. Telaşla önemli eşyalarımı topladım, vakit gittikçe azalıyor çember gittikçe daralıyordu. Şüphelenmekte haklıydım. Günlerdir takip edildiğimi hissetim ve bu sabah kapımın önünde yine o arabayı görünce işin ciddi olduğu ortaya çıktı. İki kişi sürekli beni takip ediyordu nereye gitsem peşimdelerdi. Markette, kütüphane, parkta her yerde karşıma çıkıyorlardı. Tek ben değildim diğer yazar arkadaşlarında peşine takılmışlardı. Güzel günlerimizi geride bıraktık maalesef, stat yasakları ve uzun yıllar sürecek hapis cezaları bekliyordu bizi. Yer altında kalacağımız süreyi bir araya gelip bulaşma noktaları ayarlamak için son kez birbirimize şifreli e-mailler yolladık. Mutlaka buluşmalıydık, muhakkak davamız devem etmeli gelecek nesillere aktarmalıyız yaşadıklarımızı.

 

Buluşma noktalarımız belliydi. Bize kapılarını açan kitapçılardı ya da dazlakların işlettiği lokaller/halkevleri. Bazılarımız çevreyolunda bulunan dinleme tesislerini tercih edecekti buraları daha güvenliydi. Maalesef birkaç arkadaşımızı yakaladılar, bazıları taksi durağında, havaalanında uçak beklerken bazıları ise tren istasyonunda. Birde dost sandıklarımız vardı bizleri gammazlayan.

 

Benim gibi davayı ideolojik olarak destekleyen yazar arkadaşlar bir anda bu fırtınanın içine düştürler. Aynı ortaçağda cadı avları gibi peşimize düşmüşlerdi. McCarthy dönemini andıran fişlenmeler, artık adımız soyadımız listelerin tam başındaydı, böyle intikam alıyorlardı.

 

Dedim ya güzel günlerimiz geride kaldı, kabahatin çoğu bizdeydi bunun farkındayız. Militan yıllarımızda her şey daha kolaydı, yazarlığa başladık hedef tahtası olduk. Evet, bize Ultra-Yazar derler Britanya adasında “Hoolwriter”  yazarlarına özeniyoruz fakat biz farklıyız. Onlar gibi hikâyelerimizi üç beş kuruşa pazarlamıyoruz, bizim hikâyelerimizi beyaz perdede görmeyeceksiniz ya da TV’lerde. Bizim işimiz Ultras hareketini gelecek nesillere anlatmakla sınırlı. Fazlasına bugüne kadar hiç heveslenmedik. Bizim dünyamız sade içimizde beraber mücadele verdiğimiz dostlarımızla paylaşıyoruz diğerleri düşmanlarımız.

 

İlk başlarda bizi hafife aldılar, yazdığımız hikâyeleri kafadan uydurduğumuzu sanıyorlardı hani ucuz polisiye romanları gibi. Fakat bizim hikâyelerimiz anlattıklarımız yaşadığımız maceralar ortak işlediğimiz suçların hepsi gerçekti. Bizde önceleri hayallere kapılmıştık yalan değil. Yaşadıklarımızı kaleme döküp köşe olacaktık, belki bir edebiyat ödülü vereceklerdi,  ciddi, ciddi inanıyorduk bunların olacağına çok saftık....DEVAM EDECEK

Weiterlesen

Deja Vu !

12. Dezember 2011 , Geschrieben von Erdal Güngör

simpson_DW_Lifestyl_715305p.jpg

Weiterlesen

İMPARATOR FATİH TERİM !

11. Dezember 2011 , Geschrieben von Erdal Güngör

fatih-terim.jpg

5 ay içinde başardıklarını dünya'da hiç bir teknik direktör başaramaz Morinho dahil. Futbolu unutmuş adamlara tekrar yeniden futbolu sevdirdin, büyüksün FATİH TERİM....

Weiterlesen

Jailhouse Rock From Metris

10. Dezember 2011 , Geschrieben von Erdal Güngör

 


aziz Yıldırım played the tenor saxophone
little şekip was blowing on the slide trombone
the drummer boy from sivas went crash boom bang
the whole rhythm section was the match fix gang...lets rock 

Weiterlesen

FUCK el clasico !

10. Dezember 2011 , Geschrieben von Erdal Güngör

El-Clasico-FC-barcelona-vs.-Real-Madrid.jpg

                                                        YAŞASIN ISTANBUL DERBİLERİ(!)

 

 

                                                         NO AL CALCIO MODERNO !

Weiterlesen

Kendimizi Kandırmayalım! Vol.2

6. Dezember 2011 , Geschrieben von Erdal Güngör

Dün akşam ufak bir araştırma yaptım ve şu yazıyıya rastladım;

_________________________________________________________________________________________________________________________________________

 

Tribün liderleri ilk kez anlaştı Taraftarlar Birliği kurulacak.

Bu çapta bir birlikteliğin ilk kez yaşandığı panelde, taraftarların ortak duruş sergilemesi gerektiği sık sık tekrarlandı. Tribün liderleri, inanılmaz itiraflarda da bulundu. Geçmişe sünger çektiklerini herkesin bilmesini isteyen liderler, alkol alıp stadın önünde sabahlanılan günlerin artık geride kaldığını, interneti takip ettiklerini, kitap okuduklarını, sosyal konulara uzak durmadıklarını belirttiler. Ayrıca, Taraftarlar Birliği adı altında hareket etmenin öneminden de bahsettiler.

PANELDE ÖNE ÇIKANLAR

1. Kimlik edinmek için tribüne gelenler engellensin. <<<

2. Biz farklıyız mantığı silinsin. Hepimiz aynıyız. <<<

3. İnterneti kötü amaçlı kullandırmayalım.

4. Aramızda rekabet mutlaka vardır; ama düşmanlık olmasın. Linç kültüründen arınalım.

5. Arası kötü olan kulüpleri barıştıralım.

6. Spor medyası dibe vurmuştur. Değerli kalemler de bu çarkın içinde kaybolup gidiyor. Reyting ve çıkar uğruna kullanılmayın. <<<<

7. Tribündeki şeytani ruhlu insanları engelleyelim.

8. İnsanlar tahrik olmak istiyor. Buna meydan verilmesin. Kesici-delici aletler statlara sokulmasın.

9. Taraftarları bölmek için gruplar arasına kavga sokan yöneticilerin oyununa gelmeyin.

10. Bir gencin eline döner bıçağı vermek tribün ağabeyliği değil, olsa olsa kahpeliktir.

11. Olaylarla değil; güzelliklerle ön plana çıkmaya çalışalım.

’12. Tribün terörü’ diye bir şey yoktur. Bu, medyanın oluşturmaya çalıştığı canavarın adıdır.

13. Deplasmana gidince tribünlere bağırarak girmeyin. Karşı tarafın reaksiyon göstereceği hareketlerde bulunmayın.

14. Tribünlere siyaset asla bulaşmasın. Siyaset girmezse ortak hareket etme imkanımız artar.

 

______________________________________________________________________________________________________________________________________

 

Fazla uzakta değil, 5yıl önce 2006'da rahmetli Alpaslan Dikmen'nin girişimiyle bir araya gelen tribün oluşumlarının düzenledikleri panalede aldıkları ortak karar.

Yukarıda okla işaretlediğim maddelere dikkat!!!

 

"1. Kimlik edinmek için tribüne gelenler engellensin."

 

Doğru tespit, ama farkındaysanız şu an siz, istisnasız tüm tribün grupları, kendinizi öne çıkarmak için kamuoyu önünde bir sidk yarışı içindesiniz. Dolayısıyla ikinci maddeyi çiğniyorsunuz; "Biz farklıyız mantığı silinsin. Hepimiz aynıyız". Ve işin acı yanı zamanında bu maddelerin ortaya çıkmasında katkısı olanlar bu sidik yarışında en önde koşanlar. Balık hafızalısınız dendiğinde kimseye kızmayın perişan haldesiniz.

 

Gelelim üçüncü işaretlediğim 6. maddeye. "Spor medyası dibe vurmuştur. Değerli kalemler de bu çarkın içinde kaybolup gidiyor. Reyting ve çıkar uğruna kullanılmayın." Resmen kendinizi kullandırıyorsunuz medyanın kadrolu malzemesi oldunuz tebrikler. Sürekli telefonla kanallara bağlanmalar, daha iki ay önce Galataaray'a çirkince dil uzatan o pis mahlukla aynı seviyeye gelip muhabetleri millet unutmadı!

 

Kafayı yemek elde değil, Türkiye'de ULTRAS dendiği zaman ilk akla gelen Galatasaray taraftarları olurdu şu düştüğümüz hallere bakın. Evet, ülkeye "Ultra"alt kültürünü getiren Galatasaray'lılardır bu 2000 yılından çok öncesine dayanır!

 

Zamanında bizden Ultras dersi alan rakiplerimiz kalkmışlar bize ders veriyorlar. Ama adamlar bir nevi haklılar, yukarda Allah var inkar eden çarpılır. Çıkan yasaklara karşı şimdiye kadar bir tek onlar adam akıllı tepki gösterdi biz ise düşene tekme vurma peşindeyiz. Ulan iki gün önce Galatasaray Lisesin'de "Canaydın Fair-Play" ödülü bir Fenerbahçeli sporcuya verildi, bazılarınız hala GS-FB rekabetinin ne büyük anlam taşıdığının farkında değil, gerçeği söylemek gerekirse size göre çokta fifi.

 

Dün akşam yazdığımı yeniden tekrar ediyorum; DÜNYANIN HİÇ BİR YERİNDE RAKİP TARAFTARLARIN ALINMADIĞI DERBİ, DERBİ SAYILMAZ!

Gerçek tribüncüyseniz asil duruş gösterir sizde durduğunuz tribünü maç başladıktan kısa süre sonra terk edersiniz!

 

                                                       LIBERTA PER GLI ULTRAS !

Weiterlesen

Kendimizi Kandırmayalım!

5. Dezember 2011 , Geschrieben von Erdal Güngör

Eğri oturup doğru konuşmak gerek, Galatasaray tribünü son 3 yıldır yokları oynuyor o yüzden hiç kendimizi boş yere kandırmayalım. Üzülerek yazıyorum bu satırları, nerden nereye geldik. Türkiye’de bundan 7 sene önce ilk kez deplasmanlar yasaklandığında rahmetli Alpaslan Dikmen bu yasağın kalkması için büyük mücadele vermişti. Ve diğer gruplarında desteğini alarak yasağın kalkmasını sağladılar. Ya şimdi?


Rakip taraftarın gelmesi yasaklanan derbiye dünyanın hiçbir yerinde derbi denmez!


Yürekten tribüncüyseniz ve biraz tribün kültürüne saygınız varsa, geleceği kazanmak istiyorsanız sizde durduğunuz tribünü boş bırakırsınız !

 

                   ULTRAS,"NO FANS !"

Weiterlesen

Emmanuel Eboue, The Match Winner

3. Dezember 2011 , Geschrieben von Erdal Güngör

Bugün maç beraber bitebilirdi, mağlup olabilirdik, samimi söylüyorum hiç üzülmezdim çünkü takımımız geleceğe ümit veriyor. Ankara’da futbol adına her şey vardı, iki takımda özveriyle mücadele ettiler ve bir futbol sever olarak ben ortaya koyulan mücadeleden tatmin oldum.

emmanuel-eboue.jpg

Kuşkusuz maçı koparan Emmanuel Eboue’nin golü oldu ama bugün sahada gizli kahraman vardı Galatasaray takımında “SERCAN YILDIRIM”. Çok çalıştı, mücadele etti gol pasını verdi, en önemlisi takım için oynadı. Umarım hakkında ortada dönen dedikodular doğru değildir yazık olur iyi bir oyuncu kaybederiz. Şayet doğruysa büyük küçük tanımaksızın gözyaşına bakmadan kulüple ilişkileri kesilmeli!

 

Sensiz olmaz Galatasaray :)

 


 

 

Weiterlesen

Bugün Günlerden GALATASARAY !

3. Dezember 2011 , Geschrieben von Erdal Güngör

 


saldır GALATASARAY... 

Weiterlesen

Neresindeyiz?

2. Dezember 2011 , Geschrieben von Erdal Güngör

Maça gidenler var birde Tribüncüler, biz bunların neresindeyiz?


Hiç fazla kendimizle övünmeyelim, biz yıllardır maça giden sıradan vatandaşlarız. Tribünde dursak dahi Tribüncülüğün prensiplerine ihanet ediyoruz! Sırf gürce bağırmakla güzel tifolar yapmakla deplasman kovalamakla marjinalleşmiş sosyal projelerle Tribüncü olunmuyor.


Tribüncülük daha ötesidir. Gerçek Tribüncüler “Ultradır”. Fakat Ultras tribün kültürü değil bir alt kültürdür(blogu sıkı takip edenler bu konuyu defalarca işlediğimi bilirler, o yüzden fazla detaya girmeyeceğim). Karizmatik dursun diye tribün grubuna verilecek isim hiç değildir!


“Efendim, tribünde protesto yaparak kanunları çiğneyemeyiz” diyenler Ultra ile uzaktan yakından alakası olmayan, evde paşa paşa oturup paşa çayı içen muhallebi çocuklarıdır, bende dâhil!


ULTRA, mevcut düzenin içindeki Haksızlıklara karşı mücadele eder.


ULTRA, asidir antagonisttir bunları içinde Allahın her günü hissederek yaşar


ULTRA, ASLA polis-yönetici-medya ile enseye şaplak göte parmak seviyesinde olmaz!


Biz bunların hiçbir yerinde olmadığımıza göre Serdar Ortaç fan kulübünden bir farkımız yok.


O halde, hep beraber bir kere Serdar Ortaç diyor muyuz?

Weiterlesen