Miguel Tutuklanmış
Her ülkede haylaz futbolcular olur,bu gençler kazandıkları büyük paraların altında ezilirler bazen ne yapacaklarını bilmez kontrolü kaybederler ama gerçekte kontrol paradadır,onlar bunu fark etmez,ettiklerinde de iş işten geçmiştir.İşte paranın kontrolü altında kendini kaybeden bir genç yetenek daha,Luis Miguel Brito iki hafta sonra 20 yaşına girecek ama şimdiden başı büyük belada,keşke unutsaydı helada...demiri.Hiç sevmem magazin haberlerini yazmaya,fakat sabahleyin geçen sene Lizbon'da tanıştığım arkadaşlarla konuşurken mevzu açıldı.Tesadüfen olaya karışmışlar,Miguel Noellin ilk gününde bir kaç arkadaşınla Lisbonun gece hayatına dalmış,hızını alamamış sabah saat 05:00'da Seixal adlı bir diskoteğe girmek isterken kapıcılara takılıyor.Başlıyor Miguel "sen kim olduğumu biliyor musun,ben Portekiz milli takım oyuncusuyum,Valencia'da oynuyorum,param var,seni yakarım" ayaklarına ama kapıcılara bu saçma laflar sökmüyor.İçeriye alırsın,almazsın başlıyor kavga,o esnada Miguel'in arkadaş grubunun içinden bir kişi sarılıyor emanete başlıyor saydırmaya.İşte tam olayın olduğu diskoteğin çevresinden bizim arkadaşlar geçiyormuş,kurşunlarda kıl payı kafalarının üzerinden.Olay yerine gelen polis Valencia'lı Miguel'i ve arkadaşlarını tutukluyor,silahı çeken üzerine bazı şüpheler varmış,kapıcıların ifadesine göre tabancayı ateşleyen Miguel'in kendisi ama olayı arkadaşlarından biri üzerine almış.
Her ne olduysa oldu,dediğim gibi bu tür magazin olaylarına pek kulak asmam fakat insanın bazen kafasına takılıyor.Daha 19 yaşında,20 olsa ne yazar bana göre hepsi çocuk ve bu veletler genç yaşlarında büyük paralar kazanarak kendilerini kuru fasulye gibi nimetten sayıyorlar.Genç yetenekleri başkalarına kaptırmak istemeyen kulüpler büyük fedakarlıklar yapıp bu haytalara çok para sayarak satın alıyorlar sonra onlarda böyle vahim olaylarla kulübün menfaatlerini ayaklar altına alıyor,kimin umurunda? Türkiye'de faklı değil,silah çeken oldu mu hiç duymadım,ilk aklıma gelen Trabzonspor'un kontratlı oyuncusu Yattara,belki TS'li yöneticiler dört gözle bekliyorlardır Yattaranın böyle olaylara karışmasını,yoksa başka türlü bu adamdan kurtulması mümkün değil.Şenol Güneş geldikten sonra Yattara büyük fedakarlık yaparak yıllık ücretini 1.1 mio. avroya düşürmüş,gözlerim doldu.Vay be adam geldi geleli toplasak 30 maç oynamadı,hele bu sezon ben onu sahalarda göremedim şimdi merhamete gelmiş yıllık alacağından düşürmüş,Şenol Güneş Trabzonspor için veli nimet,yatıp kalkıp dua etsinler yoksa Yattara onlara büyük zarar açacaktı.....Yattara hiç bir iş yapmadan yılda 1.1 mio.avro kazansın,taraftar ailesinin,çocuklarının rızkından kesip ürün satın alsın,kombine alsın,deplasman kovalasın.Yetmedi,kulüpler mutlak başarı parolalarıyla büyük borçlar altına girsinler,bu borçlardan kurtulmak için kulübün manevi değerlerini satışa çıkarsınlar,sonra biz bunlara "Kahrolsun endüstriyel Futbol" diyip karşı çıktığımızda camia düşmanı ilan edilelim,sakın Yattaralara,Miguellere bir şeyler olmasın onlar masum genç yetenekler,ne söyleyim,size müstahak !
Toprak Geri Dönüyor

Noel zamanı bazılarına tatil yapmak için büyük fırsat,güncel yaşamdan biraz uzaklaşıp kafa dinlemeye ideal.Alman Bundesliga kulübü SC Freiburg'un genç defans oyuncusu Ömer Toprak için bu dönem sıkı çalışmayla geçiyor.Haziran ayında geçirdiği trafik kazansında sağ ayağının 3. derece yanması 20 yaşında genç oyuncunun futbol kariyerini bitirme noktasına getirmişti.İki ay Thübingen'de hastanede yattı,tam 7 ameliyat geçirdi ve bu ameliyatların çoğunda cilt nakli yapıldı.Bir sene boyu yara yeri güneş ışınlarından korunmalı bunun için özel bandaj ile ayağı sarılıyor.En çok sorun yapan,sağ ayak bileğinin ağır yanıkların verdiği sebepten dolayı oynatamaz hale gelmesi oldu.Ömer geçirdiği bu sıkıntılı günlerde bir kere ümidini yitirme noktasına gelmiş.Bir gece uykusunda gördüğü kabustan uyandıktan sonra geçirdiği depresyon krizi onu futbolu bırakmaya kadar getirmiş."Annem,Babam,Arkadaşlarım,Freiburg kulübü ve Taraftarlarının bana verdikleri büyük destek ile kendimi tekrar toparladım." Ömer şimdi geleceğe ümitle bakıyor,hızla iyileşmesi,takımla tekrar antrenmanlara başlaması Freiburg Teknik Direktörü Robin Duttu da ümitlendirmiş ki 16 Ocak Hamburg'a karşı ikinci yarının ilk maçında Ömer'in tekrar kadroda olacağına inanıyor.Sakatlık süresinde okuldan uzak kalan Ömer,İspanyolca dersinde olan takıntısını düzelterek Fen Lisesi diplomasını aldı ve şimdi Üniversite okumak istiyor."Kesinlikle okumayı plan B olarak bakmıyorum,okulu futbol kariyerim yanında götüreceğim" diyor Ömer,helal olsun.
Ben Ömer Toprağın ismini Alman U19 milli takımının 2008 yılında Avrupa şampiyonu olduktan sonra duydum,sonra ikinci ligde oynarken sürekli takip ettim,Mainz ve FSV Frankfurt maçlarında canlı seyretme fırsatımda oldu.Samimi söylüyorum eğer kart pistinde olan kazayı geçirmeseydi bu sezon Bundesliga'nın flaş oyuncuları arasında ismini görecektik.Teknik kapasitesi çok yüksek nadir defans oyuncu Ömer,hatta bazı otoritelere göre Philipp Lahm'dan daha iyi,gelecekte Alman milli takımının vaz geçilmeyen oyuncuları olacağından bahsediyorlar,şayet eski formuna tekrar kavuşursa.Ömer toparlandıktan sonra ne yapıp edip Türk Milli takımına kazandırılması gerekiyor,gelir oynarmı ayrı konu ama duyduğuma göre bu sakatlık süresinde Türk milli takımı tarafından kimse arayıp sormamış,yazık.İnşallah çabuk iyileşir,belki bir gün Galatasaray'da oynar. ;)
Ünlüler ve Tuttukları Takımlar
· Arsenal: Osama bin Laden, John Lydon (Sex Pistols)
· Aston Villa: Prinz William
· Birmingham City: Jeff Lynne, Bev Bevan (ELO)
· Blackburn Rovers: Jack Straw (Labour)
· Bradford City: Smokie
· Brentford: Rod Stewart, Sarah Cracknell
· Cambridge United: Jamie Oliver
· Cardiff City: Neil Kinnock (Labour)
· Cheltenham Town: Steve Winwood, Britney Spears
· Coventry City: Eddie Jordan
· Everton: Michael Owen, Robbie Fowler
· Fulham: Johannes Paul II.
· Grimsby: Henry Kissinger
· Hartlepool: Meat Loaf

· Ipswich Town: Keith Deller (Darts), Nick Kershaw
· Kidderminster Harriers: Robert Plant
· Leeds United: Mel B, Colin Montgomery
· Leicester City: Engelbert Humperdinck
· Leyton Orient: ABBA
· Liverpool FC: Mike Myers, Elvis Costello, Campino
· Manchester City: Rick Wakeman, Liam & Noel Gallagher
· Manchester United:Bertie Aherne (İrlanda Başbakanı)
· Mansfield Town: Daley Thompson
· Newcastle United: Tony Blair
· Norwich City: Sophie Ellis-Baxter
· Oxford United: Thom Yorke (Radiohead)
· Queens Park Rangers: Glen Matlock (Sex Pistols), Mick Jones (The Clash)
· Reading: Kate Winslett, Andrew Lloyd Webber
· Sheffield United: Rick Allen (Def Leppard)
· Sheffield Wednesday: Prince Nassem Hamed (eski Boks dünya şampiyonu)
· Southend United: Alison Moyet
· Sunderland: Peter O´Toole
· Tottenham Hotspur: Salman Rushdie
· Watford: Elton John,(bir zamanlar Başkanlığını yapmıştı)
· West Ham United: Martin Brundle (Formel 1)
· Wigan Athletic: Richard Ashcroft (The Verve), Michail Gorbatschow
Retrospect for Life
Checkpoint Stadion !
Geçtiğimiz pazar günü oynanan Köln-Nürnberg müsabakası öncesinde stat civarında ilginç bir protesto gösterisine tanık olundu.Gösteriyi organize eden Köln Ultra oluşumu "Coloniacs" bu protestolarınla Köln stadyumunun bulunduğu Müngersdorf şehrine polisin verdiği giriş yasağına dikkat çekmek istediler.
Polis maç günleri kurduğu stadyum ve Müngersdorf şehir merkezini ayıran arama noktasını konu olarak ele alan taraftarlar,gösterilerinde sergiledikleri yaratıcıklarınla soğuk savaş yıllarında batı ve doğu Berlini ayıran meşhur "Checkpoint Charlie" arama noktasını anımsatan maketle "Checkpoint Stadion" gönderme yaptılar.Protestoya yaklaşık 250 kişi ile katılan Köln taraftarları sade bu maç için takımlarına sesli destek vermeyip,açtıkları sopalı pankartlarla polisin yasağını protesto ettiler.Durum o kadar çok vahim ki şöyle düşünün,Galatasaray taraftarları maç önceleri buluştukları meşhur ASY stadının çevresinde bulunan Orijin Sokağa girmesi yasaklanıyor,hiç mümkün mü? Köln taraftarları yaptıkları protestoyla gittikçe futbol severleri statlara gelmemesi için alınan saçma kararlara dikkat çekmek istediler,benzer uygulama Borussia M'gladbach deplasmanında yaşandı Köln taraftarları şehir merkezine girmesi yasaklanıp direk stadyuma götürülmüştü.Çıkarılan kanunlar insanları korumak yerine onları birbirinden uzaklaştırıp düşmanlığı pekiştiriyor,hani futbol insanları birleştiriyordu?
R.I.P. "Busby Babes"

İngiltere yasa büründü,Manchester United'ın efsane oyuncusu ve 1958 yılında Münih'de düşen uçak faciasında kurtulan Albert Scanlon namı-diğer "Busby Babes" dün 74 yaşında hayata gözlerini yumdu.Scanlon 127 kez Manchester United formasını giymiş ve 35 gol atmıştı,toprağı bol olsun.
Yine Irkçılık,Yine Juventus !
Juventuslu taraftarlar Catania maçından sonra tekrar yaptıkları ırkçı tezahüratlarla kendilerini manşete çıkarmayı başardılar.Inter maçında Balotelli'ye karşı ırkçı saldırıların yankıları yeni kesilmişti şimdi son Catania maçında tekrar toplu şekilde siyahi oyunculara yapılan çirkin tezahüratlar kötü günler geçiren kulüplerini yeni bir krizin içine attı.Geçtiğimiz sezon bu tür ırkçı tezahüratlardan dolayı Juventus bir maç seyircisiz oynamak zorunda kaldı,Inter maçının ardından 25.000 bin avroluk para cezası henüz ödenmemişken aynı olayın patlak vermesi Juventus kulübünü rekor bir ceza alacağına kesin gözüyle bakılıyor.Hafta sonu Catania maçının başlamasından önce taraftarlarını sağ duyulu olmaya çağıran kulüp yönetiminin tüm çabaları yine boşa gitti.Sportif olarak kötü günler yaşayan Juventus büyük ihtimalle çıkacak seyircisiz ceza 6 Ocakta oynanacak AC Milan maçına denk geliyor
İtalya'nın spor medyası başta "Gazzetta dello Sport" olmak üzere devletin toplumu ırkçılık konusunda önemli uyarılar yapmasını istiyor.Diğer Avrupa Ülkelerinde olduğu gibi artık İtalya'da doğup büyüyen yabancı uyruklu insanların yaşadığını ve bunların çoğunun Afrika kökenli olduğunu vurgulayan Gazetta dello Sport,İtalya halkının bir bölümünün kafa yapısını değiştirmesi yönde eğitime ihtiyacı olduğunun altını çiziyor.Aslında bunun için fırsat var,İtalya milli takımı forvet hattında açığını Mario Balotelli ile giderebilir fakat ne hikmetse milli takım teknik direktörü Marcello Lippi aylardır başta Juventus ve Lazio taraftarlarının hedef tahtası haline gelen ve İtalya U21 milli takımında oynayan Balotelli'yi Squadra Azzura'ya çağırmadı.Irkçı saldırılardan büyük rahatsızlık duyan Balotelli geçtiğimiz günlerde bunu dile getirdi ve ülkeyi terk edip İngiltere'nin Man.City kulübüne gideceğini açıkladı.Inter başkanı bu açıklama üzerine Balotelli'ye sahip çıktı ama böyle devam ederse biz seneye siyahi İtalyan oyuncuyu başka ülkede görebiliriz.Şahsi görüşüm Balotelli ve onun durumunda olan siyahi oyunculara yapılan taraftarlıkla uzaktan yakından alakası yok,bu büyük bir "İnsanlık suçudur !" İtalya tribünlerinde vahim boyutlara ulaşan ırkçılık Ultras hareketinin temelini oluşturan "Bağımsızlığa" tamamen ters düşüyor ve şahsen ben bu oluşumlara kesinlikle ULTRAS olarak bakmıyorum.Ne sporun,nede tribünlerin içinde hangi görüş olursa olsun hiç bir siyaset hareketin yeri olmamalıdır !

Devre Arası
İlk yarı bitti Türkiye Birinci Futbol ligi yaklaşık bir ay tatile giriyor.İlginç bir ilk yarı yaşadık,bunca yıl Türkiye ligini takip ediyorum ama bu sezon gibi enteresan ve çekici olduğunu ben hatırlamıyorum.Zira hep tek,tük takımlar üst sıraları zorlamıştı geçmişte,1970'li yılların ortasında Trabzonspor fırtına gibi estiği dönemde ilk defa Anadolu dan Şampiyon çıkmıştı.Onların dışında şimdiye kadar ciddi anlamda üç İstanbul büyüklerini zorlayan olmadı.Son iki sezon Anadolu takımlarında kıpırdama var,Sivasspor ile başlayan bu çıkış 2009/2010 sezonunun ilk yarısında tam 5 takımı şampiyon potasına girmesi ve bunlardan ikisi Anadolu takımları olması benim için sürpriz sayılmaz.İlginç olaylar yaşandı demiştim yazımın başında,daha çok mucizelerin yaşandığına tanık olduk.Düşünün ligin başlamasına iki hafta kalmış takımda sade bir oyuncunuz var,henüz teknik direktörünüz bile yok,lige yeni çıkmışsınız yayın gelirlerinden birazda çevrede zengin iş adamların yardımlarıyla cılız bütçenizle yoktan var ediyorsunuz,bu takım Diyarbakırspor.Avrupa'nın hiç bir ülkesinde benzerine rastlayamazsınız ama Türkiye'de her sezon gördüğümüz tablo,keza buna Kasımpaşaspor'u katmalıyız 3. haftada 2 puanı olan İstanbul'un eski kulüplerinden Kasımpaşa takımının başına Yılmaz Vurallın gelişi ve 8 tane futbolcu transfer edilmesinden sonra kısa süre içinde kendi çapında büyük başarılara imza attı.İşte Avrupa'da buna benzer tabloya rastlamanız imkansız,lige 2 hafta kala takım kuracak oyuncunuz olmasın,federasyonların ön gördüğü kriterlere takılır izin almanız imkansız olur.
Türkiye'de öyle ya da böyle,birazda Allahın yardımıyla bu futbol Nuh gemisi yürüyor ve yeni yapılacak yayın ihalesin de dönen rakamlar ligin gerçeklerini yansıtıyor mu orasını yine Allah biliyor.Aslına bakarsak o kadar da karamsar olmamak lazım,benim izlediğim kadar Türk futbolunda olumlu gelişmeler var,maalesef bu gelişmeleri Uluslararası platformlarda yeteri kadar yansıtamıyoruz.Milli takımımız Güney Afrika'da düzenlenecek dünya kupasına katılamıyor,Şampiyonlar liginde Sivasspor erken havlu attı,Beşiktaş grubundan çıkamadı,ama onun yerine yeni adıyla Euro League'de Galatasaray ve Fenerbahçe elini kolunu sallayarak gruplarından lider olup tur atladılar.Bu sezon göze çarpan diğer önemli bir nokta ise İstanbul'un üç büyük takımlarının kendi sahalarında puan kaybetmeleri,bunun nedeni de açıkça ortada,geçen gün Johann Cruyff un'da dediği gibi futbolda kaybolan ekol.Artık herkes neredeyse aynı oyunu sahaya yansıtıyor,teknolojinin ilerlemesi ve imkanların artmasıyla tüm takımların antrenman çalışmaları aynı düzeyde,biraz daha çok koşan konsantrasyonu maç boyu üst seviyede tutan takımlar oynadıkları maçlardan kolayca puanlar çıkarıyorlar.Bursa,Kayseri gibi üst seviye Anadolu takımları bu avantajları kendi lehine çevirmeleri sezon sonuna kadar Türkiye liginin çok çekişmeli geçeceğini gösteriyor.
Şimdi buraya bir şey yazarsam belki çoğunuz bu adam kafayı yemiş diyeceksiniz,yine de yazacağım.Benim izlediğim kadar bu sezon Türkiye liginin oyun kalitesinde artış var,şahsi görüşüm Alman Bundesliga seviyesinde maçlar oynandı hatta daha üzerine çıktı diyebilirim.Sade adı Premiere League diye Stoke City - Wigan Athletic yerine bir Kayserispor -Antalyaspor maçını tercih ederim.Kuşkusuz İspanya La Liga'nın kalitesi ortada ama ben bir Valencia - Real Madrid ile Beşiktaş - Bursaspor maçı arasında oyun olarak hiç fark görmedim.Borussia Dortmund - Mainz 05 müsabakasında uyumamak için koltukta mücadele ettiğimi hiç unutmam ama bir Kasımpaşaspor - Trabzonspor maçında hop oturup,hop kalktığımdan koltuk yaylarının gevşemesine sebep verdiğim için hanımdan yediğim fırçaya değdi,bu herkesin futbola bakışı ve salt oyunu sevmesine bağlı.Türkiye'de son 7 yıl içinde futbol taraftarları sayısında yüzde 9 azalma olmuş,peki neden? Türkiye'de aktif futbol oynayanların sayısı zaten çok az şimdi birde takip edenlerin sayısı düştüyse o zaman oturup düşünmek lazım.Hayatında futbol ile uzaktan yakından alakası olmayan televizyon fenomenleri yaptıkları absürt eleştirileriyle futbolu bitirme noktasına getirdiler.Neden biz bu güzel oyunu olduğu gibi sevmiyoruz? Çünkü biz kendimizi de sevmiyoruz ondan !
Delije 20 Yaşında

Delije ve B.B.B.(Bad Blue Boys) bir zamanların kan düşmanları Tribünde başlayan savaş
Taraftarın Sivil Hakları

Nerden çıktı şimdi diyeceksiniz,Futbol severler için ayrı sivil haklarımı var biz mi bilmiyoruz diye soranlar olacaktır,her insanın yaşadığı ülkesinde sivil hakkı yok mudur? Elbette var ama şayet bir futbol severseniz,tutuğunuz takımı sevgilinizden daha çok seviyorsanız,içerde dışarıda oynadığı tüm maçlara gidiyorsanız o zaman sivil haklarınız yok kadar az.Sizleri ayrı Kategoriye koyuyorlar "Kategori C" C=Criminal,yani kısaca eğer spor müsabakalarına gitme tutkusu varsa potansiyel suçlusunuz.Deplasmana gidersiniz maç biter polisler zorla coplayarak otobüsün içine bindirirler,hadi bindirdiler içlerinden sivri zekalı çıkar otobüsün içine biber gazı sıkar.Can havliyle kendilerini dışarıya atan taraftarlar bir kez daha coplarla işlenerek şehirden eve yollanırlar(bkz:Konyaspor-Altay maçı)
Binlerce kilometre yol gidersiniz,tanımadığınız ülke yabancısınız,ufak anlaşmazlık yüzünden pireyi deve yaparlar,insanları çileden çıkarır adeta şiddete zorlarlar,66 kişi bir hiç yüzünden tutuklanır 5 kişi hapis cezası yer,yaşları daha 19(bkz:Sofya-AS Roma maçı) Hangi haklardan bahsediyoruz,hayattayız şükretmeliyiz rabbimize.Şüphe üzerine stat yasakları verenler bir gün şüphe üzerine bize yaşama hakkımızı da elimizden alabilirler !
KAHROLSUN endüstriyel FUTBOL !