Devre Arası
İlk yarı bitti Türkiye Birinci Futbol ligi yaklaşık bir ay tatile giriyor.İlginç bir ilk yarı yaşadık,bunca yıl Türkiye ligini takip ediyorum ama bu sezon gibi enteresan ve çekici olduğunu ben hatırlamıyorum.Zira hep tek,tük takımlar üst sıraları zorlamıştı geçmişte,1970'li yılların ortasında Trabzonspor fırtına gibi estiği dönemde ilk defa Anadolu dan Şampiyon çıkmıştı.Onların dışında şimdiye kadar ciddi anlamda üç İstanbul büyüklerini zorlayan olmadı.Son iki sezon Anadolu takımlarında kıpırdama var,Sivasspor ile başlayan bu çıkış 2009/2010 sezonunun ilk yarısında tam 5 takımı şampiyon potasına girmesi ve bunlardan ikisi Anadolu takımları olması benim için sürpriz sayılmaz.İlginç olaylar yaşandı demiştim yazımın başında,daha çok mucizelerin yaşandığına tanık olduk.Düşünün ligin başlamasına iki hafta kalmış takımda sade bir oyuncunuz var,henüz teknik direktörünüz bile yok,lige yeni çıkmışsınız yayın gelirlerinden birazda çevrede zengin iş adamların yardımlarıyla cılız bütçenizle yoktan var ediyorsunuz,bu takım Diyarbakırspor.Avrupa'nın hiç bir ülkesinde benzerine rastlayamazsınız ama Türkiye'de her sezon gördüğümüz tablo,keza buna Kasımpaşaspor'u katmalıyız 3. haftada 2 puanı olan İstanbul'un eski kulüplerinden Kasımpaşa takımının başına Yılmaz Vurallın gelişi ve 8 tane futbolcu transfer edilmesinden sonra kısa süre içinde kendi çapında büyük başarılara imza attı.İşte Avrupa'da buna benzer tabloya rastlamanız imkansız,lige 2 hafta kala takım kuracak oyuncunuz olmasın,federasyonların ön gördüğü kriterlere takılır izin almanız imkansız olur.
Türkiye'de öyle ya da böyle,birazda Allahın yardımıyla bu futbol Nuh gemisi yürüyor ve yeni yapılacak yayın ihalesin de dönen rakamlar ligin gerçeklerini yansıtıyor mu orasını yine Allah biliyor.Aslına bakarsak o kadar da karamsar olmamak lazım,benim izlediğim kadar Türk futbolunda olumlu gelişmeler var,maalesef bu gelişmeleri Uluslararası platformlarda yeteri kadar yansıtamıyoruz.Milli takımımız Güney Afrika'da düzenlenecek dünya kupasına katılamıyor,Şampiyonlar liginde Sivasspor erken havlu attı,Beşiktaş grubundan çıkamadı,ama onun yerine yeni adıyla Euro League'de Galatasaray ve Fenerbahçe elini kolunu sallayarak gruplarından lider olup tur atladılar.Bu sezon göze çarpan diğer önemli bir nokta ise İstanbul'un üç büyük takımlarının kendi sahalarında puan kaybetmeleri,bunun nedeni de açıkça ortada,geçen gün Johann Cruyff un'da dediği gibi futbolda kaybolan ekol.Artık herkes neredeyse aynı oyunu sahaya yansıtıyor,teknolojinin ilerlemesi ve imkanların artmasıyla tüm takımların antrenman çalışmaları aynı düzeyde,biraz daha çok koşan konsantrasyonu maç boyu üst seviyede tutan takımlar oynadıkları maçlardan kolayca puanlar çıkarıyorlar.Bursa,Kayseri gibi üst seviye Anadolu takımları bu avantajları kendi lehine çevirmeleri sezon sonuna kadar Türkiye liginin çok çekişmeli geçeceğini gösteriyor.
Şimdi buraya bir şey yazarsam belki çoğunuz bu adam kafayı yemiş diyeceksiniz,yine de yazacağım.Benim izlediğim kadar bu sezon Türkiye liginin oyun kalitesinde artış var,şahsi görüşüm Alman Bundesliga seviyesinde maçlar oynandı hatta daha üzerine çıktı diyebilirim.Sade adı Premiere League diye Stoke City - Wigan Athletic yerine bir Kayserispor -Antalyaspor maçını tercih ederim.Kuşkusuz İspanya La Liga'nın kalitesi ortada ama ben bir Valencia - Real Madrid ile Beşiktaş - Bursaspor maçı arasında oyun olarak hiç fark görmedim.Borussia Dortmund - Mainz 05 müsabakasında uyumamak için koltukta mücadele ettiğimi hiç unutmam ama bir Kasımpaşaspor - Trabzonspor maçında hop oturup,hop kalktığımdan koltuk yaylarının gevşemesine sebep verdiğim için hanımdan yediğim fırçaya değdi,bu herkesin futbola bakışı ve salt oyunu sevmesine bağlı.Türkiye'de son 7 yıl içinde futbol taraftarları sayısında yüzde 9 azalma olmuş,peki neden? Türkiye'de aktif futbol oynayanların sayısı zaten çok az şimdi birde takip edenlerin sayısı düştüyse o zaman oturup düşünmek lazım.Hayatında futbol ile uzaktan yakından alakası olmayan televizyon fenomenleri yaptıkları absürt eleştirileriyle futbolu bitirme noktasına getirdiler.Neden biz bu güzel oyunu olduğu gibi sevmiyoruz? Çünkü biz kendimizi de sevmiyoruz ondan !