Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Blog von Erdal Güngör
Neueste Posts

Zombi Futbol

28. November 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Weiterlesen

Rosario Derbisi

27. November 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Dünyanın en görkemli derbilerinden birisi iki Arjantin ekipi Newells Old Boys ve Rosario Central arasında geçiyor.Her sene olduğu gibi bu yılda tribünlerde şenlikler vardı.Pasion Latina iki kulüp arasında oynan maçtan tribün görüntülerinin yanısıra Newells Old Boys'un müsabakadan bir gün önce 25.000 bin taraftarının önünde yaptığı antrenman görüntülerinide çekmiş,video aşağıya ekledim.



Weiterlesen

Roma Derbisinde Koreo ?

27. November 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

6 Aralıkta oynanacak Roma derbisi için şimdiden geri sayıma başlandı.Bu sefer iki takımın hangi taktik düzeninle sahaya çıkacağından daha çok AS Roma Curva Sud koreo yapacağı söylentileri gazetelerde ilk haber olarak veriliyor.Nede olsa son koreo gösterisi üç sene geride kaldı,heyecanla bekliyoruz.

Son yapılan koreolardan bir kaç görüntü ;





Weiterlesen

Kurban Bayramınız Mubarek Olsun

26. November 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Weiterlesen

Büyüyor

25. November 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

"Bu sefer rakip çok güçlü mücadele etmek imkansız gözüküyor yine elimizden gelen ne varsa ortaya koyup bu lekeyi temizlemeliyiz,ne kadar uluslararası bahis şirketleri güçlü gözükseler de."  


Bu sözleri Alman Futbol Federasyon Başkanı Theo Zwanziger pazartesi günü söylemişti,aradan iki gün geçti Avrupa Futbol tarihinin en büyük skandal'ı gittikçe büyüyor,dün BİLD gazetesinde çıkan habere göre işin içine şimdi UEFA yetkilileri de varmış,bu kişiler önemli maçlar öncesinde bazı bahis şirketlerine maçları yönetecek hakemlerin isimlerini vermişler.Pazartesi günü Bundesliga kulüpler birliği ve Federasyon yetkilileri bir araya gelerek bir ekip oluşturdular "Task Force".Bu ekip savcılıkla beraber çalışıp şike skandalına karışan oyuncular ve kulüpleri ortaya çıkaracaklar,ilk icraatları Bremen ve Kaiserslautern'de oynamış eski profesyonel futbolcu ve şimdi çalıştırdığı alman üçüncü lig ekibi Trier'in teknik direktörü  Mario Basler'e bahis yasağı koydular.Basler bir bahis şirketi için reklam yapıyordu,ve aynı zamanda ona karşı internet üzeri bahis oynamak mümkündü.Basler bir kaç maç seçiyor kendi sonuçlarını tüyo vererek onun tüyolarının tersini tutturanlar kazanıyordu,şimdi yasaklandı.Hatırlarsınız,5 sene önce Beşiktaş şampiyonlar liginde İngiltere'nin Chelasea takımını deplasmanda 0:2 yenmiş ve Sergen 2 gol atmıştı,sade gol atmakla kalmadı sonra kendisinin itirafı üzerine maça bahis oynamıştı tabii Beşiktaş'ın galibiyetine,doğrumu yapmış? "Helal olsun" ile "Lanet olsun" arasında ince çizgi,nerede başlıyor nerede bitiyor? Pansumanı imkansız olan ar damar çatlaması !

 

Bugün Gençlerbirliği Başkanı İlhan Cavcav "Kulübü değil oyuncuları satın aldılar" diyor,geçen gün yazmıştım insana koyan oyuncuların içinde olması,onlara inanan,onları örnek alan odalarında duvarlarına resimlerini asan,formalarının arkasına isimlerini yazdıran gençlerin duygularınla oynanması.Bu güzel oyunu şimdi nasıl sevdireceğiz bu genç insanlara? Faturası ağır olacak bu kesin,son  küresel ekonomik krizden büyük maddi darbe alan endüstriyel futbol belki bunu zamanla giderebilecekti ama manevi değerin darbe alması bu sektörün büyük potansiyeli "TARAFTARI" önümüzde ki sezon büyük bölümünü tribünlerde göremeyecek.Almanya'da şu an durum bundan ibaret,kimle konuştuysam 2010/2011 sezonu için kombine bilet almayacaklarını ve sade kaldıkları şehirlerin amatör takımlarının maçlarına yöneleceklerini söylüyorlar,geçici bir öfke olabilir diner mi zaman gösterecek.Adidas ve Nike şike skandalına karışan alman kulüpleri ile karşılıksız kontratlarını fesih edeceklerini açıkladılar,Audi futboldan tamamen çekileceğini açıkladı.Hadi Adidas ve Nike anlıyorum nede olsa spor malzemesi üretiyorlar Audi'nin ne işi var futbolun içinde,zaten futbolun başına bu gibi şirketlerin oyunu sömürme zihniyeti yüzünden gelmedi mi ?

 

                                                                              NO SURRENDER !


Weiterlesen

Georg Best

25. November 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

                                                 "Sakın benim gibi ölmeyin"





Weiterlesen

Geçici Başarı

24. November 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

İtalyan medyasında çıkan haberlere göre içişleri bakanı Maroni 2010 ocak ayında yürürlüğe koyulmaya planlanan "Deplasman Taraftar kartını" şimdilik rafa kaldırdı.İtalya içişleri bakanı Maroni yaptığı basın toplantısında tüm kulüp Taraftarlarının ortaklaşa gösterdikleri sert tepkilerden etkilendiklerini,kartı yürürlüğe koymadan önce tekrar gözden  geçirilmesini  ve şimdilik yeni sezona ertelediklerini açıkladı.


                                                                (Pankartta yazan: Kartın çıkma nedeni paralı tv kanalları)

 

İtalya Hükümeti deplasman Taraftar kartını sözde tribünlerde olan şiddeti önleme amacı ile çıkartacaktı,10 gün önce bu kartı protesto etmek için başkent Roma'da yürüyüş yapan Taraftarlar bir günlüğüne gönül verdikleri kulüp renklerini kenara bırakıp tek yumruk olup büyük direniş gösterdiler.İtalyan taraftarlarının gösterdikleri bu duruş tüm dünya tribünlerine örnek oldu,şimdilik geçici başarı elde ettiler ama gönüller bir oldu mu dağlar bile delinir.

 

                                                                               NO SURRENDER !


 



Weiterlesen

Doğru Olan Nedir ?

23. November 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Benim için doğru olan,Basket de yaşanan çirkin olaydan sonra belirli kişiler cezasını kesip topluca yönetim kurulunun divan kuruluna istifasını sunması  ve erkek Basketbol takımını ligden çekmek olacaktı.Tüm yönetim kuruluna suçu yıkmak haksızlık olur fakat işin içinde Galatasaray ismi var,isminden daha çok bir dünya markası.Tüm bu işlemler yapıldıktan sonra divan kurulundan çıkacak karar beklenecekti.Yüce Divan  kurulunda oturan değerli büyüklerimiz akla karayı ayırt edecek kadar aklı başında insanlar olduğunu hepimiz biliyoruz ve şahsi görüşüm şimdi ki yönetim kurulu hakkında çok olumlu netice çıkacaktı ve Yiğit Şardan'ı kaybetmeyecektik,bunlar benim görüşlerim ve görüşlerimin arksında ebediyen duracağım.Benimle aynı fikirde olanlar vardır mutlaka ama ben kimseyi benimle aynı fikirde olmaya zorlamıyor diretmiyorum da.Geçen gün  Shame in the Game ! adlı bir yazı yazdım,bu yazıdan sonra aldığım hakaret dolu mesajların ardı arkası kesilmedi hatta ölüm tehditlerine kadar varan saçmalıkları başkası olsa burada herkes görsün diye açıklar ama ben onların seviyesine inip beni aşağılayanların yolladıkları mesajlar ile demagoji yapma huyum yok ve hiç olmadı.Artık öyle bir noktaya geldim ki şu saçmalıklar sabrımı taşırdı ve bu yazıyı yazmak zorunda kaldım.Söylediğinize göre benim açık adresimi biliyormuşsunuz,Ailemin çocuklarımın neler yaptıklarından adım adım haberiniz varmış HODRİ MEYDAN,sizden korkan sizin gibi olsun !!!


Eğer ben Adnan Polat'ın istifa etmesini buraya yazıyorsam sade beni bağlar ve benim yazmam ile kalkıp istifa edecek hali yoktur.Koskoca Galatasaray'ı yöneten Başkan benim ve benim gibi düşünenler tarafından etkileniyorsa o zaman zalim Canaydının söyledikleri bir noktadan sonra doğru.Sizin bu yaptıklarınız o lanet olası "liseci zihniyeti" ile ne farkı kaldı? Galatasaray'ın en büyük düşmanları Galatasaraylıların kendisidir demişler,doğru söz bende belki bu yazdıklarımla düşmanlık yapıyorumdur,bağışlayın.Ben Galatasaray'ı karşılıksız seviyorum,şahısların benim için önemi yok,hiç bir kupa yada dünya serveti Galatasaray'ımızın aldığı bu lekeyi temizleyemez,ben buna inanıyorum.Evet Galatasaray çok iyi yönetiliyor kimse bunu inkar edemez,ters köşe transferler bazı Taraftarların ruhunu okşuyor benimde hoşuma gidiyor  fakat bunların hiç birisi Galatasaray'ımızın manevi ve Kültürel değerini yükseltemez.Öyle günler gördük ki bu takımın yedek oyuncusu olmadığı için yedek kaleci libero oynamak zorunda kaldı ama biz yine vaz geçmedik sevdamızdan,eğer bu lekeyi temizlemek için büyük fedakarlıklar gerekiyorsa bütün Galatasaraylıların buna katlanması lazım.


Kim benim yılıp yazmayı bırakırım sanıyorsa yanılıyor,zaten kendim çalıp kendim oynuyorum,beğenen okur beğenmeyenlerin canı sağ olsun,zorla güzellik olmaz !


CAN GİDER FİKİR ÖLMEZ !

 

 

 Erdal Güngör

Weiterlesen

Şike !

22. November 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Önce ne vardı tavuk mu yumurtamı ?

 

Şike söylentilerimi yoksa şike bir gerçek mi?

 

Artık sorular gereksiz çünkü şike tescillenmiş gerçek !

 

Ortaya çıkan maç manipülasyonları geçmişte Hoyzer skandalını gölgede bırakıyor. Bu virüs Avrupa'yı sarmış. Şampiyonlar Liginin iliğine işlemiş, sarsılan inancımız, gördüklerimiz gerçek mi yoksa yalan mı şüphesi, gerçek nedir?

 

Kaleci yediği golü kurtarabilir miydi?

 

Atılan hatalı pas, art niyet var mıydı?

 

Form krizi gerçekten form krizimi?

 

Yada krizin formatımı değişti?

 

Hoyzer skandalı patlak verdikten sonra biz futbol severler tutuğumuz takım kaybetti mi bu işin içinde karanlık güçlerin olduğu kanısı hepimizin beynin bir köşesine zaten uzun zamandır yerleşmişti. Kandırılmak hayatımızın bir parçası oldu, her hafta sonu tribünlerde, ekranların karşısında mağlubiyetin  öfkesi, intikam duyguları, insanların sokaklara çıkıp isyan etme noktasına gelmesi. Oysa hakemin arabasını park ettiği yeri biliyoruz ama kimse gidip arabayı yakmıyor.

 

Boş ver diyoruz, kızgınlık, öfke bu oyunun tadı tuzu. Hakem de insan hata yapabilir, yapmalıdır. Ki, ekranlarda geyikler dönsün bizde zevkini çıkaralım.

 

Hayaletler var mıdır?

 

Rakı sofrasında ortaya atılan komplo teorileri hoşumuza gittiği süre hayat bize güzel. Karanlık güçler, peri hikayeleri, mezarlıkta canlanan cesetler, bak tüylerim diken diken oldu.

 

Ve bu dikenler bir gün battığında hissettiğimiz acı, avazımız çıktığı kadar feryatlarımız. Kabuslarımızın gerçekleşmesi, hakemlerin, oyuncuların para alıp oyuna hile katmaları... "hadi be sende saçmala."

 

Şike ! 

 

Rakı sofralarını süsleyen geyikler şimdi gerçekleşti üstelik tescillendi. Ve biz aniden ürperdik, hayalet görmüş gibi.

 

Öylesine söylemiştik canım hepsi şakaydı.

 

inanıyorduk, iyi olan kazansın, hakem de insan. Hata yaşamın bir parçası ama hile yapmak gayri meşrulaşıp normal hale geldiğinde gerçekleri sade aynalarda mı göreceğiz?

 

Sahi aynanın içinde hayat var mı?

 

Yan yana koşan iki oyuncudan biri kasıtlımı yavaş koştu?

 

Hava topuna çıkan stoper işi ağırdan mı aldı?

 

Hayallerimizi süsleyen Sporcular bize hayal satarak hayallerimizi yıkmadılar mı?

 

beynimizi kemiren sorular...

 

"İyi oynayan kazansın" lafının değeri kalmadı artık çünkü iyiliğin bir fiyatı var kötülüğün olduğu gibi.

 

"ŞİKE!"

 

yaklaşık 200 maçı kapsıyor ve kanser gibi futbolun bedenini sarmış

 

"ŞİKE" diye haykırıyoruz, hep iyiye inanıyorduk, güveniyorduk, tapıyorduk çünkü aksi taktirde bu güzel oyunun bir değeri kalmıyor, anlamıyor musunuz?

 

Kötülük kazandı suç mekruh! Hiç bir şeyin kıymeti kalmadı, salak gibi ortada kaldık. Bir kaç kalpazan ceplerini doldurmuş, geçelim bunları. Esas olayın içinde sporcuların olması insanı yıkıyor.

 

Oysa biz hep onlarla beraber bu oyunun güzelliğini paylaştığımıza inanıyorduk, meğerse ihanet ediyorlarmış, bize ve kendilerine.

 

Şimdi cellatlar dört bir yana dağılıp suçluları toplayacaklar. Endişeye gerek yok, kimse hakemin arabasına dokunmayacak.

 

"ŞİKE" haykırışlarımız  bir süre sonra kesilecek, ortada kızıp öfkelenecek hiç bir şey kalmadı yitirdik inancımızı...

 

Bugün bir çok mail aldım neden artık Bundesliga yazmıyorsun diye soruyor arkadaşlarımız, neden yazayım?

 

Sizce bundan sonra hile karışmış oyundan bahsetmenin anlamı kaldı m?

 

Beni, ekran karşısında kandıranları güzel kelimelerle  süsleyip ödünlendireyim mi?

 

Kabus dolu 15 gün geçirdik, ölümlerle ve hilelerle dolu. Rahmetli Robert Enke bile çevresinde yaşayanları kandırmış, toprağı bol olsun.

 

Antonio de Nigris kalp hastalığını bildiği halde para kazanma hırsının bedelini ağır ödedi.

 

İnanmıştık, sevmiştik. Onun gibiler nadir görülüyordu şu pisliğe batmış profesyonel futbol dünyasında. Entelektüel Thiery Henry. Yıktı İrlandalıları, biz yıkılmışız kimin umurunda.

 

Basiret bağlanması mı, yoksa karanlıkta hareket eden "liseci zihniyetimi" her kimse yaktılar biricik Aşkım Galatasaray'ı. Bedeli neyse ödenecek bu kesin ama ortada kalan bir soru cevabını arıyor "NEDEN?"

 

                     KAHROLSUN endüstriyel FUTBOL !

 

Weiterlesen

Bir Pesimistin Göz Yaşları

22. November 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

 
Aldanışlar orada kaldı, aldatıldın ahın vardı, aldatıldım
ahım aldı, yalvarıldım vahım oldu, aldanışta masum oldun,
yalvarışta yüzüm soldu. dikene battı yalanın ağzı,
yatsılarda mumlar öldü. düşümü böldü sevgi çölünün ölüme
çeken o kavuran nefesi, akşamında leşime baktım, peşime
takılan adını kazıdım, ümidi çaldım, ahı yanıma vardı,
vahımı şarkı yaptım, dinledikçe ağladım, gözyaşım!...
insan umudu taşıdı, kimisi kırdı umudu, lakin kiminin
sahip olduğu tek şey oydu, hepsi buydu. yoksulluk
korkusuyla ömrü servet peşinde harcayanda gördüm
fakirliğin özünü, çevirdim yüzümü, dostumundu teklif,
düşmanındı ısrar, acaba nereye kadar sürer bu tekrarlar.
yalanlara radar olsan neye yarar, zararın dönüşü kârın el
mi sallar? batan güneş yine doğar. batan gemi yatan mezar,
azar azar kazar mezar, kumar umar arar, yazar kader kime
çıkarsa bahtı tahtı kapar, tanrı bunu hep yapar. salla
gitsin arzular gemiler zaten batık, yolla gitsin mektuplar
adresin mi kayıp? zorla güldü âmâlar ağlamak mı ayıp?
korla yandı umutlar geçen dünü sayıp, yor ki aklını
hakkını sorgula düne bakıp?

Kaç tabut gömülecek yeraltına ve kaç kişi gidecek habersiz
uzaklara? kaç yalan yıkacak güvenleri? kaç satır yazılacak
kader kitabına ve kaç dua edeceksin tanrına, kaç damla
gözyaşı dökeceksin uğruna? kaç yarın bekleyeceksin?
sonralara kaç damla gözyaşı?

Tasanın etrafında gezgin olmuş insanlar kısacık molalarda
tanıdılar mutluluk denen kelimeyi ve tanrı bâş etti, çile
doğdu, hile koydu adını günahın. sille vurdu, illeler
inatçı yordu, sınava tabi tabiat ananın evlatları rabbi
tanımadı, kimisi küfretti yaradana, zülmetti kendine,
hükmetti paraya, çoğuna paralar sıktı kurşunu yaralar açtı
durumu battı. dünya malı uçan halı, kırılır dalı her
ağacın, yıkılır her bina affette, gofret, bedelindir o
dökülen tuzlu yaşlar, haşlar gözünü yıka yüzünü, hüzünü
her adem tanır, geçici bir dövmesin şeklini çizdi tanrı
topraklara; vakti gelince kazma kürekle silineceksin.
dayanacağın bir duvarın yoksa ör hadi, kuvvete dayanamayan
adalet aciz, adalete dayanamayan kuvvet zalimdir, hakkımı
isterim, payıma düşen herşeyi alırım felsefesi, haksızlık
oyunlarında hakkı yendi, rengi kaçtı yaşamın, derdi sardı,
yaranın acısı tacı attırdı krala dahi, bir ömür fani, bir
umut hani? tebessüm vahi, kabusum gani yazdıklarım;
yazacaklarımın güvencesi...............


ULTRAS LİBERİ !
Weiterlesen