Bugün Günlerden GALATASARAY
YA SEN, YA HİÇ!
Başka GALATASARAY YOK!
Hamam Böcekleri!
Yine çıktılar ortaya, amaçları ısrarla Galatasaray’ı kendi pisliklerine ortak etmek. Galatasaray’ın 3 Temmuz 2011’de patlak veren şike skandalında temiz çıkması hala birilerini fena halde rahatsız ediyor. Galatasaray’ı örnek alıp yaptıkları pisliklerden arınarak topluma örnek olacakları yerde kendilerine benzetmeye çalışıyorlar.
Klasik ala Turka zihniyeti, “ biz kirli isek onları da kirletelim”
Pisliğin içinde sade domuzlar ve hamam böcekleri rahat eder, hamam böceği gibi ömür boyu ezik gezmeye mahkûmsunuz.
Kulübünü dolandırıp tff başkanı olan, kulüp başkanı ve yöneticileri şike yaptığı tescillenmiş hala serbest dolaştığı ülkede ahlak aramak biraz tuhafa kaçıyor, kendimi biraz Peter Griffin gibi hissetmeye başladım.
but where are those good ol' fasioned values
on which we used to rely >>link
Çarkıfelek
Ultra Sankt Pauli oluşumu çarkıfelek tifosu ile Alman Futbol Federasyonuna şahane gönderme yapmış;

Pankartın üstünde yazan sözlerin açılımı “Fick dich DFB” Türkçesi “seni sikiyim DFB”(Alman Futbol Federasyonu)
Bizim numunelik orospu kurumu tff’ye de benzer gönderme dileğiyle!
Büyümek İçin Küçülmeli!
Türk futbolunun geleceğini sağlama almak isteniliyorsa önce küçülmeli, şu anki durum devam ettiği sürece birkaç yıl sonra Türkiye’de futbol bitecek!
Türk futbolu büyük paralarla ayakta tutulmaya çalışılıyor bunu uzun vade yapmak mümkün değil zaten şu anda yapanlar Araplar ama onların futbol kültürü yok üstelik dünyanın en zenginleri çıldırmışlar parayı nereye harcayacaklarını bilimiyorlar.
Avrupa’da olan standardı büyük paralar harcamakla yakalamak imkânsız çünkü orada asırlardır oturmuş bir spor kültürü var ve hayatlarının önemli parçası, futbol tabana iyice yayılmış.
Türkiye’de futbol spor olmaktan çoktan çıktı bir ticaret olarak görülüyor bundan dolayı da futbol ile alakası olmayan kim varsa yatırım yaparak kendine rant sağlıyor.
Son milli takım aday kadrosu bunun kanıtı. Kadro sade üç büyük İstanbul kulübü ve yurtdışında oynayan futbolcularla kurulu Anadolu’dan bir kişi yok. Tamamen sportif amaçtan çıkmış sırf futbola para akıtan yatırımcıları memnun etmeye yönelik.
Öyle ki tam bir tüketim ortamı hâkim. Türk futbolunun altyapısına yatırım yaparak kaynakları çoğaltmak yerine yurtdışında doğmuş orada futbol eğitimi almış oyuncuları ülkeye getirerek var olan kaynaklar yağmalanıp tüketiliyor.
Yayın haklarına ödenen para ülke gerçekleri göze alındığında tamamen abartılı ve overrated. Hem, kimse kalkıp bu paraların kaynağı nerden geliyor diye sormuyor. Cesaret edip soramazda! Çünkü sorduğu takdirde terörist diye yaka paça içeri atılır!
Türkiye’de üç büyük kulübün yaptığı transferler iki şeye yarar; birincisi yayıncı kuruluşa diğeri de kombine satmaya!
Malum, Türk futbolunu yönetenlerde, kulüpler yıldız transferler yapsın ki yayıncı kuruluş malını iyi pazarlasın zihniyeti hâkim. Birde son 10 yılda türeyen sosyete futbol sevdalılarını tatmin etmeliler, yoksa kimse kombine almaz. Öyle bir ortam yarattılar ki, insanlara “boş verin futbol oynamayı gelin kombine alın” diyorlar.
Ortaya çıkan tabloda içler acısı, bir yanda kadroya giremeyen tribünde oturduğu yerden yılda 4 milyon avro kazanan Baroş, Viera vb. futbolcular. Diğer yanda borç batağında boğulan kulüpler. 14. Lois döneminin Fransa’sında bu kadar israflık yoktu.
Şu gerçeği herkes kabul etmeli, spor kültürü, futbol ekolü olmayan ülkeye büyük paralarla yıldız oyuncu transfer etmek sermayeyi kediye yüklemeye benzer. FC Barcelona takımını alın Türkiye birinci ligine koyun üç beş maç sonra adamlar dağılır. İşte bu yüzden Türkiye’ye gelen yabancı futbolcuların çoğundan verim alınamıyor. Hagi gibi istisnalarda kaideleri bozmuyor maalesef.
Türk futbolunu bu karanlıktan çıkarmak için radikal kararlar alınmalı.
İlk önce 3 Temmuz 2011 de patlayan şike davası sonuçlandırıp suçluların cezası kesilmeli.
Birinci ligde top koşturan profesyonel futbolculara maaş sınırı getirilmeli, atıyorum yılda en fazla 1 milyon TL. Astronomik rakamlar kazanan yerli yabancı futbolcuların gelirleri indirilmeli, kabul etmeyenlerin kontratları fesih edip kapı önüne koymalı. İnanın zararın neresinden dönerseniz kardır!
Varsın yabancılar gelmesin, varsın sosyete seyirciler statlardan çekilsin zaten bize kulübünü her koşulda destekleyen sadık Tribüncüler lazım.
Kendini süper yıldız sanan yerli oyuncular kendilerine daha fazla para verecek yurtdışında kulüp arasınlar, hem böylece lejyoner sayısı da artar Türk futbolu bundan faydalanır. Tabi şu anki performanslarıyla kulüp bulabilirlerse!
Yabancı sınırı şartlı olarak kalkmalı! Transfer edilecek yabancı oyuncular 25 yaşını geçmeyecek ve aktüel A milli takım oyuncusu olacak!
TFF devletinde yardımıyla Amatör futbola büyük yatırımlar yapıp futbolu tabana yani halka yaymalı. Okullarda zorunlu ders olmalı. İnsanları futbol oynamaya, spor yapmaya teşvik etmeli.
Tabi bu radikal kararlardan sonra kulüplerimiz kolayca Avrupa kupalarına katılmayacak, katılsalar dahi başarılı olamayacaklar. Milli takım belki uzun yıllar uluslar arası turnuvalara gidemeyecek, varsın gitmesin. Galatasaray’ın UEFA kupasını kazanma serüveni 1984 senesinde Jupp Derwall’in gelmesiyle başladı 2000’de sonuçlandı, tam 16 yıl. Çöküşü ise bir yıl sürmedi! 1996 senesinde ilk defa bir Futbol Avrupa Şampiyonasına katıldık, dünya kupasına katılma süremiz 46 yıl sürmüştü.
Türk futbolu ayakta kalması için küçülmeli hatta gerekirse yok edilip yeniden yapılmalı!
Bugün Günlerden Galatasaray
Başlığı doğru okudunuz, evet bugün günlerden Galatasaray, neden olmasın her maçı kazanacağız diye bir kaide yok!
Haklı bir mağlubiyet aldık, sezonun ılk maçından bu yana bağıra, bağıra geliyordu nasip Ordu maçınaymış.
Aslında şaşırmamalıyız Galatasaray bu sezon her maçında kötü oynadı Manchester United müsabakası dahil. Tabi orası şampiyonlar ligi olduğundan kimse umursamadı hatta mağlubiyeti galibiyet gibi kutlayanlar oldu. Habuki dün Ordu Spor ManU dan farklı oynamadı, bizde.
Ben bu konuları konuşmaktan pek hoşlanmam ama dün gördüklerim miğdemi bulandırdı.
Galatasaray geçmişte olduğu gibi bu yılda yanlış ve gereksiz transferler yapmış. Ambrabat, Hamit, Burak Yılmaz Galatasaray futbol takımını ileriye taşıyacak kalitede oyuncular değil.
Hakan Baltanın hala kodroya girmesi hatta takım kaptanı olması kanıma dokunuyor!
Sezon başı diyeceksiniz ama bu oyuncular, Burak Yılmaz gol kralı olsa dahi, eski takımlarında da vasatın üzerine çıkamadılar nitekim Türkiye ligi için yeterkiydi. Hamitte Almanya'da iyi yedekti Morinho'da onu bu yüzden Reale transfer etti üstelik bedavaya gelmişti.
Hamit demişken, Sabrinin suçu ne?
Engin Baytarın boşluğu henüz doldurulamadı ve hala altyapımızdan üç oyuncunun( Emre, Semih, Aydın) alternatifleri yok! Şu anda en pozitif gelişme bu.
Keşke altyapıya daha önem verilse onca paralar sokağa atılmasa diyeceğim ama Galatasaray artık spor kulübü değil, a.ş....
Alpaslan Dikmen
Birgün bensizlik çalar kapını.
Benli dünleri düşünür, avunursun.
Sanma ki yalanlar içinde, ben gibi bir doğru bulursun ...
(Nazım Hikmet)
Neşet Ertaş...
Lanet eylül yine işbaşındaydı, yine hayatımızdan bir değeri koparıp götürdü.
Biz onunla büyüdük
Biz onun dizeleriyle Halk müziğine gönül verdik.
Hiç unutmam Almanya'ya yeni geldiğimiz günlerde kısa dalganın haşırtıları arasından dinlediğimiz türküküleri ile Vatan hasretimizi gideriyorduk. Sonra sende bizden biri oldun.
Biz senin sayende gurbete alıştık..
Ruhun şad, mekanın cennet olsun Neşet Ertaş......
Bugün Günlerden Galatasaray
ULTRAS PER SEMPRE !
Ah, Vah , Tüh!
Dün gece Manchester United"e tribünde ezdik, giden herkesin yüreğine sağlık. Zaten bu alemde en sağlam deplasman tribünü kim yapar diye sorsanız 1, Galatasaray 2, Napoli derım.
Tribün vs. hepsi hoş güzel ama benim kafama takılan bir konu var ve değinmeden geçemeyeceğim!
Yukarda gördüklerimize aldanmayalım!
Esas şunun üzerinde durmalıyız, biz 1:0 öne geçtiğimiz zaman onlar gibi skoru koruyabiliyor muyuz?
Türk takımlarının makus talihi, 50 kişiyle defans yapsalar, 20:0 öne geçseler dahi skoru koruyamıyorlar!