I ONLY LOVE YOU
I used to think that love was just a fairy tale
Until that first hello,until that first smile.
But if I had to do it all again
I wouldn't change a thing
Cause this love is everlasting.
Suddenly life has new meaning to me.
There's beauty up above and things we never take notice of
You wake up and suddenly you're in love...
Kabullenmek Zor!
Şimdide bir Alman stajyer gazeteci Türkiye’deki şike skandalını haber yapmış. link
Gerçek gazeteciler olay yerinden bilgi toplayıp haber yapmayı daha makul görürüler. Fakat Maximillian Popp işin kolayına kaçıp güzel bir İstanbul tatili yapmış. Geri kalanını St.Pauli maskeli burjuva yazar bağış erten halletmiş.. Oh ne güzel İstanbul.
Maximillian Popp İstanbul’a gitmeden önce biraz araştırsaydı başkalarına kanıp böyle yazı yazmazdı.bknz; link
Bu neyin çırpınışı hala çözemedim. Dönüp dolaşıp aynı noktaya geliyoruz.
Madem anlamıyorsunuz, gelsin bir daha;
Taste The Waste !!!
Almanya’da senede 15 milyon ton gıda maddesi çöpe atılıyor!
Para değeri 20 milyar avro.
Tüm ALDI market zincirlerinin yıllık cirosu.
Almanya’da yılda 500.000 ton(beş yüz bin) ekmek çöpe gidiyor.
Oysa kurumuş ekmek odun yerine yakıt maddesi olarak kullanılabilir.
Tüm fırınlar bu yöntemle pişirse bir nükleer santral devre dışı kalabilir.
Avrupa’da çöpe atılan gıda ile dünya halkı iki kere doyar.
İSRAF HARAMDIR!
Lessons
Sen pek kabul etmesen de bu âlemin altın kuralları vardır, şu olmazsa olmazlardan.
ULTRAS oluşumları medya ile asla irtibat kurmaz işbirliği yapmazlar!
Tribün gruplarının medya ile işbirliğine girmesi meleklerin şeytanın safına geçmesine benzer. Tebessümlü bakışlarına aldanır onları kendin gibi iyi niyetli sanarsın. Unutma şeytanın bir sürü maskesi var, ancak tuzağına düştüğünde anlarsın.
Benim yinede hala ümidim var.
Zararın nesrinden dönersen kardır.
O dost sandıkların bir gün gelir seni arkadan vurur!
Gerçek dost acı söyler düşman olur!
LIBERTA PER GLI ULTRAS !
Karasinekler
Her türlü pisliğe gelirler. Karasineklerden kurtulmak için önce bataklık temizlenmeli sonra ilaçlanmalı ki bir daha gelmesinler. Sade ilaçlayıp pisliği olduğu gibi bırakırsanız, gerçi sinekler ölür ama kısa süre sonra kokuyu alan başka karasinekler kaldığı yerden devam ederler. Karasinekler kadar domuzlarda pislikten hoşlanır içinde yuvarlanır dururlar kendilerini cennette sanarlar.
İnsan kılığına girmiş domuzlar şu günlerde bataklığın kuruma korkusundan sürekli pislik üretme peşindeler. Madem öyle, UEFA’da klasman atlamak için kimlerin yancılığını yaptığını anlatsana. Bazı üst yetkililerin tenis maçlarından sonra çantalarını taşıdığını, sauna partilerinde neler yaşandığını merak eden vardır mutlaka. Biliyorum, iftira kötü bir şey ama başkalarına çamur atmadan önce aynaya bakalım!
Türkiye garip bir ülke haline geldi, 40 sene önce bırakıp gittiğim vatanım gün geçtikçe benden biraz daha uzaklaşıyor. Kafam karışık anlamıyorum şaşkınca seyretmekten, kendim çalıp söylemekten başka çarem kalmadı. Avutamıyorum kendimi bir türlü, rahatsızım. Bayrağa sarılı tabutları gördüklerinde milli duyguları kabaranlar ne hikmetse milli takımdan nefret ediyorlar malum ikisini ayrı tutmak lazım milli duygularını dışa vuranların faşist ya da ırkçı olmadıkları gibi. Bir insan doğduğu büyüdüğü topraklara olan sevgisini dışa vurması gayet doğaldır. Yalnız, ben şunu seziyorum. Türk halkı üzerinde yaşadığı toprakları ve içindeki insanları eskisi gibi sevmiyor. Belki yanılıyorumdur.
“Başarıya giden her türlü yok mubahtır” serüveni “yürü ya kulum” lafıyla başladı. Banker Yalçınlar, Kastelliler halkı soyup soğana çevirdiler. Yaptıkları yanlarına kar kaldı bir yolunu bulup aklandılar üstüne de mükâfatlandırıldılar. Cefasını hep halk çekti, ama akıllanmadılar. Aradan 10 sene sonra başka isimler yine aynı yöntemle aynı halkı kandırdı. Hadi halk saf, balık hafızalı vs. İşin ilginç yanı o sivri zekâlılar bu halkın içinden çıkma. Son on senede benzer olaylar yaşanıyor. Halk yine sömürülüyor bu sefer değişik yöntemler uygulanıyor, adı “endüstriyel futbol”.
Türk futbolunu sade 18 takımla sınırlı olduğunu ulu orta vurgulayanlara şaşırmıyorum artık. Paralı eğitime güvenmeyip kopya çekerek işi sağlama alanlardan spor bakanı yapılırsa söylenenleri gayet normal karşılıyorum. Tebessümle de geçiştiremiyorsun ki birader damakta acı tat kalıyor yinede. Birileri de işi sağlama alayım derken bir çuval inciri berbat etti. Nerde bu adalet, devlet, hükümet, polis, savcı, tank, tüfek? Hepsi devreye girdide adalette bazılarının damağında acı tat oluşturdu şimdi devre dışı bırakmak için çırpınıyorlar.
Sayın bakan insanları fazla üzmeyeceğimizi söylüyor, yoksa böyle giderse ilerde kulüpleri yönetecek başkanlar bulunmazmış. Hani bir klişe laf var. Bazı ulemalar her fırsatta zikreder, “başkanlar kulüpleri şirketleri gibi yönetse kulüpler bu hale gelmezdi”. Zaten başkanlar kulüpleri şirketleri gibi yönettikleri için bu manzara oluştu çuvalladılar. Futbol kulüplerini her hangi bir şirket gibi idare edemezsin çünkü futbol kulüpleri her şeyden önce bir spor müessesidirler. Bunu ancak gerçek spor yapmış, spor ruhunu bilenler anlar. Gençken kendilerini gece sporlarına verenlerden beklemek abeste iştigal. Ne zaman bu mahlûklar kulüplerden ellerini çekerler işte o gün Türk futbolunun kurtuluşudur.
Snowman melting
From the inside
Falcon spirals
To the ground
This could be the biggest sky
So bloody red
Tomorrow's clouds
A little piece of you
The little piece in me
Will die....
Milli Takım Kulüpler Üstüdür!
Futbola başlayan her gencin hayali bir gün büyük kulüplerin birinde oynamak ve oradan Milli Takıma yükselmektir. İnanmıyorsanız çevrenizde futbol oynayan tanıdığınıza sorun size aynen bu cevabı verecektir. Avrupa’nın büyük kulüpleri genç yetenekleri transfer etmeden önce kaç kez milli olduğuna bakarlar. Kulübüyle Avrupa kupalarına çıktığı maçları pek önemsemezler Milli takım geçerlidir. Çünkü bir futbolcunun ulaştığı en doruk noktadır Milli takım, ustalığının belgesidir!
Bizler, yani benim yaşımda olanlar, gençliğimizde milli takım maçlarının özel yeri vardı. Gönül verdiğimiz kulüplerde ve ezeli rakiplerimizin oyuncularını aynı forma altında görmek müthiş heyecan yaratıyordu. Bazı maçların neticeleri hüsran dolu olsa da uluslararası turnuvalara katılama sakta umursamıyorduk. Onları bir arada görmek bize yetiyordu.
Pele, Puşkaş, Bobby Charlton, Mazzola, Beckenbauer, Müller, Maradona, HAGİ. Saydıklarımın hepsi ve daha birçoğu milli takımlarında gösterdikleri performansla efsaneleşip uluslararası unvana ulaştılar. Bu sade benim naçizane fikrim değil, dünyada tüm gerçek futbol taraftarlarının bildiği gerçeklerdir. “MİLLİ TAKIM KULÜPLER ÜSTÜDÜR!”
Aksini iddia edenlere tavsiyem ne olursunuz futboldan uzak durun gidin başka şeylerle uğraşın. Mesela satranç oynayın beyniniz gelişsin, çünkü fena halde sıyırdınız!
Burjuva Bozmaları
Şu şike olayı ülkemizde yıllarca süren düzensizliği bir kez daha gözümüzün önüne serdi. Kendilerini halka dürüst gösteren yeri geldiğinde proletarya takılan bazı burjuva bozması medya maymunlarının maskeleri düştü gerçek yüzleri ortaya çıktı. Gazetecilik dünyanın en güzel mesleğidir. Demokrasi rejimiyle yönetilen ülkelerde gazeteciler halkın gözü sesi kulağıdır. Halka doğruları gösteren haksızlıklara sesini yükseltendir gazeteciler. Son günlerde Türk medyası içine paraşütle inen bazı yazarlar bu kutsal mesleğe kara leke düşürdüler. Gerçek gazetecileri dışarıda tutuyorum da ama bu zalimlere söylenecek tek sözüm;

Daha düne kadar futbol topunu gördüklerinde bomba sanıp kaçanlar içlerinde besledikleri kör fanatik canavarı ortaya çıkarıp futbol üzerinden nemalanma peşindeler. Bir yandan insanlara bilerek yalan söyleyip ümitlendirerek diğer yandan çileden çıkarıp halk içinde kutuplaşmaya sebep veriyorlar. Akıllarınca tutukları takıma kamuoyu oluşturup yetkilileri baskı altına alma peşindeler. Merak ediyorum bu güruh şike konusu kapanıp suçlular hak ettikleri cezaya çarptırılınca nasıl insan arasına girecek? Doğru ya,unuttum onlar profesyonel.
Şu sıralar beyin tutukluğuna uğrayan geri zekâlılara ufak bir hatırlatmam olacak. Modern tıpta şizofreni ve paranoyaya çare bulundu acilen bir doktora görünün durumunuz vahim!
Mücadeleye Devam!
Kulübünü yayıncı kuruluşlarının kara paralarına muhtaç bırakma.
Kombine satın al takımını iç ve dış sahada destekle.
Amatör şubeleri ihmal etme tribünleri doldur gücünü göster.
Soğukkanlı ol, futbol yorumcusu kılığına girmiş sahtekârlara inanma!
Boş zamanlarını iyi değerlendir. Spor yap, Futbol oyna kitap oku kendini geliştir!
Ligtv d-smart ALMA ALDIRMA, VARSA İPTAL ET!
NO ligtv d-smart !
NO AL CALCIO MODERNO !
Başkan Ünal Aysal'dan Açıklama
Galatasaray Başkanı sayın Ünal Aysal bugün bir açıklama yaptı >>> link
Baştan söyleyim açıklama mükemmel ve mutlaka herkes okumalı! Benim dikkat çekmek istediğim tek bir nokta var;
29 Ağustos’ta FIFA Güvenlik Kurulu Başkanı Chris Eaton medyamızda fazla yer bulmayan bir demeç verdi ve “Türkiye’deki şike olaylarının uluslararası bağlantıları olduğuna ilişkin elimizde deliller var” dedi.
Sayın Aysalın bahsettiği Chris Eaton'nun açıklaması >>> link
Yazının başlığı ilginç "Wir befinden uns in einem Krieg" Türkçesi "şu an bir savaşın içindeyiz"
Bu Chris Eaton'nun yaptığı ilk açıklama değil. 21 Temmuz günü bir Türk Gazetesi Eaton'nun San Salvador'da katıldığı toplantıda söylediklerini haber yapmıştı. Ve hatırlarsanız 21 Temmuz günü bloga Etik Kurgusu yazı yazdım. O yazının içinde bir link var,isteyen tekrar bir göz atıp o gün Eaton neler demiş görebilir.
Kan alırlar kamil kaaan....!