Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Edit post Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Werbung
Blog von Erdal Güngör

Karasinekler

4. September 2011 , Geschrieben von Erdal Güngör

Her türlü pisliğe gelirler. Karasineklerden kurtulmak için önce bataklık temizlenmeli sonra ilaçlanmalı ki bir daha gelmesinler. Sade ilaçlayıp pisliği olduğu gibi bırakırsanız, gerçi sinekler ölür ama kısa süre sonra kokuyu alan başka karasinekler kaldığı yerden devam ederler. Karasinekler kadar domuzlarda pislikten hoşlanır içinde yuvarlanır dururlar kendilerini cennette sanarlar.


İnsan kılığına girmiş domuzlar şu günlerde bataklığın kuruma korkusundan sürekli pislik üretme peşindeler. Madem öyle, UEFA’da klasman atlamak için kimlerin yancılığını yaptığını anlatsana. Bazı üst yetkililerin tenis maçlarından sonra çantalarını taşıdığını, sauna partilerinde neler yaşandığını merak eden vardır mutlaka. Biliyorum, iftira kötü bir şey ama başkalarına çamur atmadan önce aynaya bakalım!


Türkiye garip bir ülke haline geldi, 40 sene önce bırakıp gittiğim vatanım gün geçtikçe benden biraz daha uzaklaşıyor. Kafam karışık anlamıyorum şaşkınca seyretmekten, kendim çalıp söylemekten başka çarem kalmadı. Avutamıyorum kendimi bir türlü, rahatsızım. Bayrağa sarılı tabutları gördüklerinde milli duyguları kabaranlar ne hikmetse milli takımdan nefret ediyorlar malum ikisini ayrı tutmak lazım milli duygularını dışa vuranların faşist ya da ırkçı olmadıkları gibi. Bir insan doğduğu büyüdüğü topraklara olan sevgisini dışa vurması gayet doğaldır. Yalnız, ben şunu seziyorum. Türk halkı üzerinde yaşadığı toprakları ve içindeki insanları eskisi gibi sevmiyor. Belki yanılıyorumdur.


“Başarıya giden her türlü yok mubahtır”  serüveni “yürü ya kulum” lafıyla başladı. Banker Yalçınlar, Kastelliler halkı soyup soğana çevirdiler. Yaptıkları yanlarına kar kaldı bir yolunu bulup aklandılar üstüne de mükâfatlandırıldılar.  Cefasını hep halk çekti, ama akıllanmadılar. Aradan 10 sene sonra başka isimler yine aynı yöntemle aynı halkı kandırdı. Hadi halk saf, balık hafızalı vs. İşin ilginç yanı o sivri zekâlılar bu halkın içinden çıkma. Son on senede benzer olaylar yaşanıyor. Halk yine sömürülüyor bu sefer değişik yöntemler uygulanıyor, adı “endüstriyel futbol”.


Türk futbolunu sade 18 takımla sınırlı olduğunu ulu orta vurgulayanlara şaşırmıyorum artık. Paralı eğitime güvenmeyip kopya çekerek işi sağlama alanlardan spor bakanı yapılırsa söylenenleri gayet normal karşılıyorum. Tebessümle de geçiştiremiyorsun ki birader damakta acı tat kalıyor yinede. Birileri de işi sağlama alayım derken bir çuval inciri berbat etti. Nerde bu adalet, devlet, hükümet, polis, savcı, tank, tüfek? Hepsi devreye girdide adalette bazılarının damağında acı tat oluşturdu şimdi devre dışı bırakmak için çırpınıyorlar.


Sayın bakan insanları fazla üzmeyeceğimizi söylüyor, yoksa böyle giderse ilerde kulüpleri yönetecek başkanlar bulunmazmış. Hani bir klişe laf var. Bazı ulemalar her fırsatta zikreder, “başkanlar kulüpleri şirketleri gibi yönetse kulüpler bu hale gelmezdi”. Zaten başkanlar kulüpleri şirketleri gibi yönettikleri için bu manzara oluştu çuvalladılar. Futbol kulüplerini her hangi bir şirket gibi idare edemezsin çünkü futbol kulüpleri her şeyden önce bir spor müessesidirler. Bunu ancak gerçek spor yapmış, spor ruhunu bilenler anlar. Gençken kendilerini gece sporlarına verenlerden beklemek abeste iştigal. Ne zaman bu mahlûklar kulüplerden ellerini çekerler işte o gün Türk futbolunun kurtuluşudur.

 

Snowman melting

From the inside

Falcon spirals

To the ground

This could be the biggest sky

So bloody red

Tomorrow's clouds

 

A little piece of you

The little piece in me

Will die....

Werbung
Diesen Post teilen
Repost0
Um über die neuesten Artikel informiert zu werden, abonnieren: