Uefa'nın ULTRA Fobisi!
UEFA 2013/2014 olağanüstü kongresinin ana konusu Ultralar! Hayırdır? Birçok futbol kulübü oligarkların, petrol baronlarının oyuncağı haline gelmişken ve bu yüzden çoğu iflas ederek yok olduğu şu günlerde. Öte yandan başarıya giden her türlü yolu mubah sanan, şike mafyasının kucağına oturmuş kulüp başkanlarının cirit attığı ortamda uefa’nın tek sorunu ULTRALAR mı?
Üşenmemişler birde Olağanüstü kongre raporu da hazırlamış uefacılar >>> link
Rapor ele aldığımızda, pekte o kadar fena gözükmüyor. Şöyle, Ultra alt kültürünü çok net anlatmışlar, ilk başladığı yıllardan günümüze kadar. Önemli tespitler var ve şahsi görüşüm bazı dikkat çekilen konularda maalesef haklılar! Maalesef diyorum, çünkü Ultra alt kültürünü bitirme noktasına getiren vahim unsurlardan başta gelen RANT ve ORANTISIZ ŞİDDET!
Uefa, Ultraları iki kategoriye ayırıyor;
1. Kulübüne koşulsuz destek veren, tribünlerde pankartlarla, koreografilerle güzel görüntüler sergileyenler.
2. Diğerleri de, amaçları sürekli şiddet çıkarmak peşinde olanlar.
İlk tespitlerinde Alman Ultralarını daha çok ön plana çıkarmışlar, bence haklılarda! Almanya Ultraları koreografi, pankart ve tribün kültürünü yaşatma konusunda Avrupa’da parmakla gösterilecek ülke. Ve mali yasaların sıkılığından dolayı İtalya ve Türkiye gibi ranta kaymaları neredeyse imkansız!
İkinci önemli tespitte, İtalya Ultraları son yıllarda karıştıkları olaylardan dolayı Ultra alt kültürüne verdikleri vahim zararlar vurgulanıyor. Burada da iki örneğin altı çizilmiş; 1. Nisan 2012 senesinde Cenova-Siena müsabakasında çıkan olaylar. Birinci lige çıkma müsabakasında 4-0 yenilen Cenova, maç sonunda Ultraların soyunma odasını kuşatma almaları ardından oyuncuların yaşadıkları zor anları ele alınmış. 2. Lazio Ultra oluşumu IRR kulübün markasını pazarladığı ve yönetime oyuncu transferlerinde yönlendirdiğini öne çıkarmışlar.
Yalnız, şunu da belirtmekte fayda var! Raporda Güney Amerika’da geçiyor fakat orada asla Ultra alt kültürü olmadı! Arjantin’de Barrabravas Brezilya’da ise Torcida grupları tribünlerin hakimi!
Raporu tercüme etmeme gerek yok, orada yazanları tümünü bloğu takip edenler çok önceden okudu, yeni keşfedenler şuradan buyursunlar >>> ULTRAS TARİHİ
Raporun sonunda UEFA açıkça Ultralardan endişeli olduklarını açıkça dile getiriyorlar. Ultraların gün geçtikçe artan bir tehlike olarak görülüyor ve acilen bu tür gruplara karşı önlem alınması önerililiyor!
Sahi ya futbolun gerçek sahipleri kim? Taraftar mı yada FIFA/UEFA ve onlara bağlı Futbol Federasyonları, yayıncı kuruluşları, sponsorlar mı? Fazla düşünmeye gerek yok, tabi ki TARAFTAR!!!
Futbolun FIFA/UEFA/FF, yayıncı kuruluşları, sponsorlar vb. ihtiyacı yok!!! Tam tersi, futbol olmasaydı yayıncı kuruluşları çoktan iflas etmişti ki hele internet çağında yaşadığımız 21. Yüzyılda futbol televizyonlar için can simidi! Yazıyı rahmetli Sir Bobby Robson şu güzel sözleriyle bitirelim;
“Futbol kulübü nedir? Bir bina, yada onu temsil eden şahıslara para ödeyip seyrettiğin bir şey değil. Hele, yayıncı kuruluşları ile yapılan anlaşmalar, kontratlarda bulunan çıkış maddeleri, pazarlama departmanları, yönetici elemanları hiç değildir!
Futbol, Tribünlerden gelen sestir, o tutku, sahiplenmek. Doğup büyüdüğün şehrin takımınla gurur duymak. Boynunda bağlı atkısı, babasının elinden tutmuş heyecanla stadın basamaklarını tırmanan küçük çocuğun ilk kez tribünde olmanın duygusunu hissetiği ve aşık olduğu andır futbol”
#BerkinElvanÖlümsüzdür
Annesi ekmek almaya yollamıştı, dışarıda Ablaları-Ağabeyleri birazcık özgürlük için zalimlere karşı direniyorlardı. Kahpe polislerin kurbanı oldu Berkin Elvan.
Bizim, Berkin yaşında evladımız var bir yerini incitse içimiz parçalanıyor, Allah kimseye evlat acısı göstermesin! Berkin'i bu hale sokanlardan elbet bir gün hesap sorulacak, belki bu dünya'da binbir şetanlıkla kurtulucaklar ama öbür dünya'da milyonlarca insanın elleri yakasında olacak zalimlerin!
Ruhun Şad mekanın Cennet olsun BERKİN ELVAN!

HEVSEL!
Kutsal kitabımız Kuran-ı Kerimde yukarıda ve aşağıda gördüğünüz yer cennet bahçesi olarak geçer, bunu biliyor musunuz? BİLİYORSUNUZ!!! Çünkü "SİZ" Allaha şirk koşan münafıklarsınız! Dininiz, imanınız para olmuş. Şimdi soruyorum, esas Yurt düşmanları, sizin tabirinizle "vatan haini" kim? Bu güzel toprakları avm'ler için üç kuruşa satanlar mı? Yada, bu güzel topraklar için savaşanlar mı?
SİZ EN GÜZEL DUYGULARIN KATİLİSİNİZ!
Başka Hangi Sevgi Yaşatır!
İstanbul’da doğup büyüyenlerin, sözde “üç büyük” kulüplerden birine gönül vermeleri beklenir, ama bazen öyle olmuyor!
1908’de kurulan, şimdi Amatör kümede onurunla mücadele eden Beykoz Spordan vazgeçmeyen. Yağmur çamur demeden, tüm şartları zorlayıp her türlü zorluklara göğüs geren. Ailesinin rızkından kesen, bazen aylarca galibiyet yüzü görmeyip ilk kazandıkları maçta her şeyi unutup çılgınca kendinden geçen birçok İstanbullu olduğunu biliyor muydunuz?
Ne güzel demişler; “BAŞKA HANGİ SEVGİ YAŞATIR! BİZ SADECE SENİ SEVDİK, GERİSİNE HEP YALAN SÖYLEDİK.....
Futbol aslında o kadar çok temiz spor ki, yazsam satırlara sığmaz, yaşamalısınız!
Futbolun televizyonlara, sponsorlara, para babalarına ihtiyacı yok!
Bir kulüp, bir top. Sahada arması, forması ve kutsal renkleri için canını verecek 22 futbolcu. Ve illaki tribünde onları karşılıksız destekleyen vefakar taraftarları. Başka hiçbir şeye ihtiyacı yok futbolun......
KAHROLSUN endüstriyel futbol!
THE LAST HOPE, 417!!!
YAŞASIN GALATASARAY'I MENFAATSİZ SEVENLER!
ULTRA PER SEMPRE!
GALATASARAY-“ISTANBUL!!!” vs. Bjk 1:0
Vasatın üzerine çıkamayan, çakma derbiden benim akılımda kalan iki önemli enstantane;
Bu arada, GALATASARAY İstanbul kulübüdür semti Beyoğlu! Ve ebediyen böyle kalacak!!!
MALCOLM X
"Olmayan Şiddet"
Aşıırı derece şiddete maruz kalan Halkı kendisini savunmaması için eğitmek bir SUÇTUR!
14 Şubat...
Thanks God for Beer, Football and WOMEN!
Her maç günü, Sevgililer günü....!
The Legends