Ne Tesadüf, Nede Son!
İzlanda maçı biteli iki gün oldu ve bazıları hala mağlubiyete şaşkın. Sakinleşin bu ilk değildi sonda olmayacak! Bir keresinde İzlanda’yı yenmek için maç Antalya’ya alındı. Sıcak hava, kötü zemin üzerinde İzlanda dize getirilecekti. Sonuç yine hüsran Antalya’nın sıcak havası aksine Türk oyuncularını olumsuz etkiledi, İzlandalılar ise sanki Antalya yerlileri gibi havadan etkilenmedi bir 90 dakika daha oynayabilirlerdi.
Türk futbolunu yönetenler hala ısrarla futbolun spor olduğunu inkar etmeye devam ediyorlar! Halkta bu şekil yönlendiriliyor. Futbolu sade prof. Futboldan ibaret sananlar var yani tamamen paraya dayalı, müşterek bahis üzerinden kendisine rant sağladığı bir ticaret müessesi olarak görüyorlar.
Maçtan sonra yapılan boş yorumlara bakarsak müsabakanın sportif yönü tartışılmıyor iki takım futbolcularının mali değerleri kıyaslanıyor, yapılan en büyük hatalardan biriside bu! Üç yüz bin nüfuslu İzlanda da durum farklı, onlar fazla konuşmuyorlar. Onlar için futbol bir spor ve sade futbol oynamakla kalmıyorlar, bakınız Annie Thorisdottir iki kere üst üste CrossFit dünya şampiyonu oldu;
Bunu defalarca yazdım yazmaktan da bıkmayacağım. Türkiye’de futbolu Avrupa seviyesine getirmek istiyorsanız önce Amatör futbolu yeniden düzene sokup geliştirmelisiniz. Halkı daha çok spor yapmaya, Futbol Basketbol vb. sporlara teşvik etmelisiniz. Maalesef Türkiye’de yanlış işler yapılıyor, Halkı spora teşvik etmek yerine yetkililer zengin seyirci kitlesi yaratma peşindeler.
Yabancı statüsü, pasolig(e-bilet) vs. bunlar bir kenara koyun, siz önce şunun üzerine biraz kafa patlatın “Avrupa’da Türk futbolcuları” yetişmeseydi Türk futbolunun hali şimdi ne olurdu???
BARIŞ VE SEVGİ ADINA!
Darbeye teşebbüs iddiası ile karşı karşıya kalan Beşiktaş çArşı grubunun, zerre kadar sevmesemde, bir Galatasaray'lı olarak sonuna kadar yanındayım. Bugün ona yarın sana Tribüncüler faşizme karşı omuz omuza!
LIBERTA PER GLI ULTRAS...!
BU KARAR YOK HÜKMÜNDEDİR!
13 Eylül 2014 günü İstanbul ve çevresinde oturan, kendine GALATASARAYLIYIM diyen herkes....herkes dediysem, uA’sı, münferitti, Kadın, Erkek, yaşlısı genci, HERKES!!! O gün Aslantepe stadına gidecek kapıları kırıp içeri girecek. Maçı oynatmasınlar görelim bakalım. El mi yaman biz mi yaman HODRİ MEYDAN!!!
Ben Veysel, meysel tanımam. Ben Sebo Reisi tanırım, Yılmaz Başkanı, Fil Ali’yi, Kasap Gökhan’ı, Süleyman’ı tanırım SİZSİNİZ BU GENÇLERİN LİDERLERİ LİDER GİBİ DAVRANIN!!!.....SOKARIM ULTRASINI ULAN TRİBÜNCÜ OLUN TARAFTAR OLUN AMA HEPSİNDEN ÖNCE GALATASARAYLI OLUN...yeter artık sürtüşmeleriniz gün birlik günü.
Bugün GALATASARAYIMIZIN KÖTÜ GÜNÜ, BİZ İYİ GÜN DEĞİL KÖTÜ GÜN DOSTUYUZ!!!
EY GALATASARAYLI tüpçünün passoligini götünde patlatman tam zamanı. Kahpe eylülün inadına, ALPLASLAN OLSAYDI AYNISINI YAPARDI!!!!

ULAN GALATASARAY SENİ YALNIZ BIRAKAN fenerli OLSUN!!!
OROSPU ÇOCUĞU burak yılmaz!!!
Prof. oyuncu romantizmi yapanlara yukardaki sahneler ders olsun! Tek büyük GALATASARAY, kulüpte sade bir elemandan öteye gidemeyen piçler, ne olursa olsun, cefakar taraftara el kaldıramaz!
Ve şunu kimse unutmasın; herkes gider biz kalırız BİZ GALATASARAYLIYIZ!!!...sen ise katıksız orospu çocuğusun burak yılmaz, sana sahip çıkanlarda!!!
Tribüncü için geçerli olan.....!
Tribüncü, sezon öncesi kulübün çıkaracağı yeni forma, ürün vb. şeyleri kovalamaz. Hangi oyuncu transfer edilecekmiş gibi saçmalıklara kulak asmaz!
Tribüncü için geçerli olan 3 M’dir!
Sahada oyuncuların ortaya koyduğu Mücadele
Tribünde yaktığı Meşale
Stat dışında rakibiyle girdiği Mevzuya bakar tribüncü!

Tribüncünün dünyası farklıdır hatta kimilerine göre tribüncüler bu dünyadan değildir.
Tribüncüyü toplum sevmez, zaten umurunda değildir tribüncünün. O karşılıksız sevmeye alışmıştır!
Tek paylaştığı şefkat gol sevincidir, sarılır yoldaşına annesine sarıldığı gibi.
Sırtında patlayan kahpe polis copunun acısı, dinen sızıda hissettiği o rahatlık, kıvrılıp bir köşede. Etrafında milyarlarca insanın yaşadığı yerde, ebedi yalnızlığındaki mutluluğu dünya servetine değişmez Tribüncü....
Tribün bir yaşam tarzıdır yaşamasını bilene....!
20 Temmuz 2001 CARLO GIULIANI A.C.A.B..!
Yaşamak bu yangın yerinde
Her gün yeniden ölerek
Zalimin elinde tutsak
Cahile kurban olarak
Yalanla kirlenmiş havada
Güçlükle soluk alarak
Savunmak gerçeği çogu kez
Yalnızlığını bilerek
Korkağı döneği suskunu
Görüp de öfkeyle dolarak
Kucaklıyor beni Tribün Şehitleri
Aldırma diyorlar gülerek
Yaşamak görevdir yangın yerinde
Yaşamak insan kalarak
Yasamak bu yangin yerinde
Her gün yeniden ölerek....!

Benvenuto Cesare
Onuda gelirken getirsen ne şugar olur be Hoca :)))
Chosen Few Hamburg Tribünden Çekildi!
Hamburger SV kulübünün Ultra tribün oluşumu Chosen Few son gelişen olaylara profesyonel şubeyi boykot etme kararı alarak tepkisini koydu!

Hamburg kulübü Bundesliga kurulduğu günden bu yana daimi temsilci unvanını elinden vermedi. Bu senede zor geçen sezonun ardından eleme müsabakalarında üstünlük sağlayıp ligde kalmayı başardı. Kulübün son senelerde kötü yönetilmesi, yanlış transferler ve bundan kaynaklanan aşırı harcamalar mali krizin içine itti. Hamburg kulübü dünyada nadir görülen üye sistemi var, kulüp yönetiminde tribüncülerde bulunma şansına sahip. Fakat, kulübün mali kriz yaşaması, uzun yıllardır süren sportif başarısızlık genel kurul üyelerinin çoğunluğunu oluşturan grupları alternatif çözüm yollarına yönlendirdi.
Sonuç, profesyonel futbol branşı dernek yapısından çıkartılarak anonim şirket haline getirildi böylece yabancı yatırımcılara yol açıldı. 80.000 bin üyenin çoğunluğu aylardır süren sert tartışmaların ardından kararı onayladılar.
Alınan karar üyelerin çoğunda olumlu karşılansa da tribünlerden tepkiler yükseldi. Chosen Few bundan böyle iç ve dış sahada profesyonel futbol takımına destek vermeyecek sadece dernek bünyesinde kalan diğer branşları destekleyeceğini bu hafta içerisinde sitesinden bildirdi.! >>>link
Size tuhaf geliyor değil mi? Bir yandan kulüp başarı için değişik çözümler üretirken buna karşı çıkan tribünün kemik oluşumu desteğini çekiyor. Türkiye'de böyle şeylere kalkışan gruplara yapılmayan hakaret kalmaz. Şu son e-bilet boykotunda dönen polemiklere yazdıklarımı doğruluyor.
7/24 gönül verdiği renkler uğruna yaşayan, binlerce kilometre armanın peşinden giden, aç kalan, gerektiğinde canını ortaya koyan kendisini armaya adamış hayatlara kupa, para, başarı vs. vız gelir.
Unutmayın, bir kulübü kulüp yapan aldığı başarılar değildir, onu her koşulda destekleyen taraftarıdır!
FOOTBALL WITHOUT ULTRAS IS NOTHING!!!
2 Temmuz 1993 UNUTMAYACAĞIZ!
Mum olmak kolay değildir, ışık saçmak için önce yanmak gerek......(Mevlana)
Şayet hala şu karanlıkta yolumuz aydınlanıyorsa 2 Temmuz 1993 günü Sivas Madımak Hotelinde hunharca yakılan 37 cana borçluyuz....!
R.I.P. Ciro Esposito
3 Mayıstı çıktı yoldaşlarıyla Napolili Ultra Ciro Esposito, koyuldu yollara. Yine armanın peşinde yılmadan usanmadan sonu böyle olacağını bilseydi yine de gidermiydi? Elbette giderdi!
Bilerek ölümü göze alıp dönüşü olmayan bir yolda yürür tribüncüler. Toplum dışı olduklarından haberleri vardır elbet, hatta gurur duyarlar. Niye mi? Niye soruyorsun!

Bilerek ölüme gitmek nasıl bir duygu olduğunu sormayın sakın anlatılacak hiçbir şey yok, seven insan her şeyi göze alır işte. Bir zamanlar birisi çıkıp bu durumu güzelce dile getirmişti hatta....
Eksozların, molozların, yağmaların kıyısından
Onca insafsızlıkların, onca haksızlıkların
Manzarasızlıkların, parasızlıkların
Allahsızlıkların kıyısından
Kimseye ve hiçbirşeye değmeden
Ciğerlerimi yok edercesine koşmak istiyorum
Koşmak istiyorum
Şiirimin ve yumruğumun namusuyla
Kavgaya karşımadan, tutuklanmadan ve küfür etmeden
Kafamı kırarcasına koşmak istiyorum
Avucunu son bir defa, ağlamadan tutmak istiyorum
Gözlerim yüzüne küskün, sazım sevgine suskun.
Saati ayrılığa kurmuşum olmaz teslimiyet
ziyan aklımı senle bozmuşum, içerim felaket
Kurşunlara geleyim istiyorum
Ölmek..ölmek istiyorum sevgilim
Sağ kalırsam affet.........
LIBERTA PER GLI ULTRAS!