Vieleicht.....
...hätte der zweite Weltkrieg so enden können.
Ist er aber nicht...oder doch ?!
Serie A ve Kriz

Sezonun transfer ve kombine rekortmeni İnter ama Zlatan İbrahimoviç'i Barça'ya kaptırdılar.Yine de bu transferden en karlı onlar çıktı 46 milyon artı Samuel Eto'o aldılar.Transfer ve kombinelerde rekorları kıran interin borçları yabana atılacak gibi deği,net 395 mio. avro.Seri A'nın maddi sıkıntıları şöyle dursun,sportif açıdan baktığımızda durum vahim.Bir zamanlar çekişmeli geçen,heyecanla beklenen inter-ac milan,roma derbileri,bunlara eklenen Juventus rekabeti artık furbol severlerin gözünden düştü.Statdlarda güvenliğin sağlananaması,dünya yıldızlarının ülkeyi terketmesi seyirci sayılarını kötü yönde etkiledi.Bu akşam saat 18:00'de ligin açılışını yapan FC Bologna-AC Fiorentina maçına sadece 20.000 seyirci bekleniyor.

Profesyonel oyunculara ödenen astronomik rakamlar futbol kulüplerinin başını ağrıtmaya devem edecek.Oyunculara ödenen paralar kulüplerin yıllık bütçesini çoktan aştı.Krizin etkisiyle sponsorların futbola uzak kalması bir çok kulüpün maddi sıkıntılarını gidermesi için değişik para kaynakları bulmaya yönlendiriyor.Bu kaynaklar genelde büyük şirketler ile ortaklaşma veya zengin şahışlara kulüpü peşkeş çekiyorlar,işte esas tehlike bu noktadan sonra başlıyor !!!
Erdal Güngör
Olmadı !

Dün gece dört takımımız eski adıyla UEFA Kupasının statüsü değiştikten sonra yeni adı UEFA-EUROPA LEAGUE'e katılmak için play-off maçları oynadılar.Galatasaray ve Fenerbahçe beklentierimizi boşa çıkarmadı,Ki bu iki takımımız kupanın favorileri arasında gösteriliyor.Diğer iki takımımız Trabzonspor ve Sivasspor bizleri hayal kırıklığına uğrattı,doğru söyleyelim Sivassporun tur atlayacağına sade futbol severler değil kendileride inanmıyordu.
Trabzonsporun rakipi Toulouse geçtiğimiz sezon Fransa ligini 4.bitirmiş,iyi ekip ama kesinlikle Trabzondan güçlü olamaz.Maça bakamadım,malum Avrupada "O" kanalı seyretmek biraz zor ancak kaçak yollardan kutuyu buralara getireceksiniz başka imkanı yok.Ama benim dikkat çekmek istediğim konu bu değil,ben eskiden Avrupa Kupalarında fırtına gibi esen Trabzonsporu özledim.Hani O.Lyonu Fransada hezimete uğratan 2:0 yenik duruma düşmesine rağmen deplasmanda 3:4 kazanıp Trabzonda 5 çekerek şov yapan Trabzonu özledim.Barcelona'yı kendi sahasında devirip,Aston Villa'yı kupadan eleyen Trabzonu özledim.Bir zamanlar Trabzon sade yurt içi değil yabancı rakiplerinin de korkulu rüyasıydı.Trabzona gelen takımlar maça kafadan 1-2:0 mağlup başlıyorlardı,peki ne değişti? Modern Futbol diye bir şeyin olmadığının kanıtıdır Trabzonspor çünkü 15 sene önceki takımınları dünkü maça çıksaydı Toulous'su kamyon çarpmışa benzetirlerdi,bir kulüp futbolda ancak bu kadar gerileyebilir.Ki 15 sene önce Trabzonsporun imkanları belki şimdi olduğu kadar geniş değildi.
Sivasspor bu sezon futbol severlerin beklentilerini boşa çıkardı.İki sezon istikrarlı performans ortaya koyan Sivasspor bu sezon,artık ismini siz koyun,yanlış plan,proje,konsptlerin kurbanı oldu.Geçtiğimiz sezon Şampiyonluğu kaçırmış ligi ikinci tamamlayarak ŞL'ne katılma imkanı doğan Sivasspor,ne hikmetse istikrarını Avrupada da sürdürmesi beklenirken saat gibi işleyen kadroyu dağıtıp yeni yapılanma içine girdiler.Bir ara Arsen Wenger'e sallayan Bülent Uygun Anderlecht mağlubiyetinden sonra söyledikleri ilginç,"Oyuncularım da mental boşalma var,iki sezon başa oynuyoruz birazda doyumluluk takımı rehavet içine düşürdü".Arsen Wengerin Arsenal'ı dört sezondur şampiyon olamıyor ama her sezon olduğu gibi takım ilk sıraları zorluyor ve avrupa kupalarında en uçlara gelmeyi başarıyorlar.Büyük takım olmak için sade büyük düşünmek yetmiyor,büyük Teknik Direktör olmak içinde aynısı geçerli.Ben şunu anlamıyorum,Sivasspor uzun süre ligi zirvede götürdü ama yinede içlerinden "bizi Şampiyon yapmazlar" hisslerini atamadılar.Madem öyle puan çetveline hiç bakmadılarmı? Şayet iyi baksalardı bu sezon büyük ihtimalle Avrupa Kupalarına katılacaklarını göreceklerdi,işte büyük takımların farkı burada ortaya çıkıyor.Onlar planlarını ona göre yapıyorlar,şampiyomlar ligi ön eleme oynayacaksın elinde as oyuncularına yol veriyorsun sonra yep yeni takım kurup geçmişte olduğu gibi istikrarı yakalamaya çalışıyorsun,ne doğru düzgün alt yapın var üstelik maddi imkanlarında kıstlı.Sen bir kere geçen sezon zaten yeni takım kurmuştun,önce bunun meyvesini henüz yememişken bir ısırımlık alıp kenara attın.Bu sezon Transferlere harcadıkları paraları as oyuncularını tutmak için verselerdi,bir kaç genç yetenekler ile kadrolarını genişletselerdi büyük ihtimalle Anderlecht'i eleyip hadi Shaktara elendiklerini kabul edelim,şimdi Euroleague'de olacaklardı,Ki Shaktar'da elenmeyecek takım değildi.Sivassprun yapacağı iki şey var.Birincisi bu sezon lige yeni çıkmış takım gibi önce konumlarını sabitleştirmeleri lazım bir başka adıyla hedef küçültecekler.İkincisi petkoviç isimli mahlukun biletini kesip geldiği ülkeden daha öteye postalamak,aksi takdirde tepe taklak Bank Asya'ya giderler.
Erdal Güngör
Sıcak Temas !

Olay Almanyanın Rhynern şehirinde yaşanıyor.Ryhnern-RW Ahlen II 3. lig maçı,bir avuç Ahlen'li arma sevdalısı ikinci takımlarınla beraber deplase oluyorlar.Maç başlıyor sevinç gösterisinde bulunan Ahlen'li Ultra'lar bir meşale yakıyor ve bir tane maytap patlatıyorlar.Meşale söner sönmez tribüne özel güvenlik güçleri geliyor,Ahlen'lileri sert uyarıyorlar,birazda nasihat olay böylece kapanıyor.Meşale ve maytap yüzünden maç kesintiye uğramıyor her şey yolunda derken maçın son dakikalarına doğru Polisler tribünü basıyor 20 Ahlen'li taraftarı yaka paça stadın dışına alıyorlar.


Neye uğradığını şaşıran Taraftarlar,polisin sert tutumuna karşı hiç bir direniş göstermiyorlar.Bu durum polis amcaları baya rahatsız etmiş olacak başlıyorlar provokosyona.Ağıza alınmayacak hakaretler savuran polisler,taraftarların kimliklerini kontrol etmek için minibüsün önüne diz çöktürüyorlar.Elleri başlarına konması emrediliyor,karşı koyan kafasına jobu yiyor.Tam 45 dakika böyle beklitilen Ahlen'lilere işkencenin en kralı uygulanıyor.İçlerinden birisi dayanamayıp,dizlerinin ağrısından ayağa kalkıyor,senmisin ayağa kalkan.5 polis bu kişinin üzerine joblarını çekere çullanıyorlar.Arkadaşlarına yardıma koşanlar Biber Gazına boğuluyor.Yukarıda koyduğum resimde gördüğünüz polislerin taktıkları eldivenler özel.Bu eldivenler yakın dövüşler için üretilmiş içi cam tozu kaplı,yumrukların tesirlerini arttıyor,bir tane yedinizmi nirwana'ya gidip geliyorsunuz.


Bu olanların hepsi Avrupanın sözde en medeni Ülkeleri Almanyada yaşanıyor ama Türkiyede de benzerini görüyoruz,İtalya da,Fransa da,Yunanistan da.Prosüdürler farklı değil hatta daha sert,sonra bu Taraftarlara karşı kanunlar çıkarılıyor,tehlikeli olarak fişleniyorlar,tek suçları Aşklarını hudutlara sığdıramadıkları.Sade bir meşale ve maytap yüzünden bunlar yapılırmı? Zaten konvansyönel olarak devlet güçlerinin üstünlükleri ortada.Taraftarın iki eli,belindeki kemeri birde Allahından başka nesi var?. Kendini savunduğun zaman suçlusun...lanet olsun böyle düzen.

Erdal Güngör
Yakın Takip

İtalya içişleri Bakanlığı ULTRA gruplarını yakın takipe aldı.450 oluşumun Analizini yapması için bakanlık tarafından görevlendiren özel şirket geçtiğimiz günlerde en tehlikeli oluşumların listesini yayınladı.Oluşumların 234'dü Siyasi ağırlıklı oldukları tespit edildi,61 grup aşırı sağ,28 grup aşırı sol örgütler ile yakın bağlantıları var.
Basında yayımlanan listede ilk sırayı alan Şiddet ağılıklı ve Tehlikeli olarak fişlenen gruplar şöyle oluşuyor;
Bisl (Basta infami solo lame)-AS Roma
Tradizione e distinzione’ della Roma-AS Roma
Mastiff-SSC Napoli
Banda noantri-SS Lazio
Brigate autonome livornesi-AS Livorno
Korps-AC Fiorentina
Drunks-Calcio Catania
Bu sezon italyada Şiddete karşı önlemleri sıklaştıran içişleri Bakanlığı,Deplasman Taraftar Kartı uygulamasını yürülüğe sokarak ciddiyetini ortaya koydu.Yeni sezon başlamadan önce ilk deplasman yasakları da yağdı.Böylece Roma'lılar Cenova'ya gidemeyecek,Bergamolular'a Olimpiko kapıları kapalı kalıyor.

Erdal Güngör
Seven Pounds(Yedi Yaşam)

Sevdiğimiz kişi için ne tür fedakarlıklar yapmaya hazırız?
Mesela yaşamasına devam etmesi için intihar edip Kalbimizi bağışlarmıyız?
Hiç tanımadığınız insana bilerek hakaret edip onun dürüstlüğünü ölçtünüzmü,üstelik bu kişi görme engelli olduğunu bildiğiniz halde? Çok onur kırıcı fakat bu yaptıklarınızla emin olmak istiyorsunuz,çünkü o insana bir gün öldüğünüzde gözlerinizi bağışlayacaksınız.
Peki neden?
Seyredin göreceksiniz,her ihtimale karşı yanınızda bir paket selpak bulunsun...Hayır,havalar sıcak o yüzden.
Erdal Güngör
Deplasman Taraftar Kartına HAYIR !!!
İtalya içişleri Bakanı Roberto Maroni yaptığı açıklamada uygulamayı savunuyor.Statdlarda olay çıkaranları ve önce suç işlemiş şahıslları bu yöntemle çabuk tespit ederek güvenliği üst seviyeye çıkararacaklarını söylüyor sayın Bakan.ULTRA grupları kanunun yürülüğe girmesini protesto etmek için 5 eylülde eylem yapmaya hazırlanıyorlar.Bu gün Türk medyasın da bulunan bazı kişiler bu eylemi solcu grupların düzenleyeceğini söylediler kesinlikle hiç bir siyasi grubun böyle bir eylemi organize etmeyeceğini gönül rahatlığıyla söyleyebilirim,renk ayırmadan tüm Tribünler eyleme destek verecekler,Türkiyede olduğu gibi kimse kaderine küsüp boyun bükmeyecek.Eğer olayın tek siyasi yanı varsa oda italya içişleri bakanlığının kanunu yürülüğe koyması.Onun dışında her Taraftarın bu saçma uygulamaya tepki vereceğini,illaki bir siyasi görüşe sahip olmasına gerek olmadığını bilmemiz lazım.Yersiz açıklamalar yaparak ortalığı bulandırmanı,davaya pislik atmanın medyanın işine düşmez ama malum boktan işlerin ustalarıdır kendileri.
DEPLASMAN TARAFTAR KARTINA HAYIR !!!
KAHROLSUN endüstriyel FUTBOL !!!
Erdal Güngör
17 Ağustos 1999 !


BUNDESLİGA #2

Bu hafta Bundesliga da süpriz olmadı,hayret skor yönünden istikrasız demiştik geçenlerde,haksız çıktık
Dediğim gibi bu hafta pek fazla süpriz yok.Bayer Leverkusen Hoffenheim'ı bir golle geçti daha fazla olabilirdi.İlginç Hoffenheim Bayern Münihe karşı ortaya koyduğu futboldan eser yok,çok tutuktular tüm maç boyu tek yüzde yüzlük gol pozisyonu üretebildiler vasatın altında kaldılar.Leverkusen müthiş maç çıkardı skor daha fazla olabilirdi,eğer Renato böyle devam ederse bu sezon Kaka ayarında Bundesliga dan süper yıldız çıkabilir.Bayern Münih yine Bremene tosluyordu ucuz kurtardı.90 dakika boyu üstün oynadıkları rakiplerine karşı neredeyse kaybediyorlardı.Geçtiğimiz hafta kadroda ilk 11'de başlayan Baumjohann'ın yerini Sousa almış,ben fark göremedim.Ne zaman 65. dakikda Ribery oyuna girdi Bayern canlandı.Oliç maçın kahramanı olabilirdi,Gomez eşitliği sağladı.Bremen de tek göze batan Mesut Özil takımı ilk yarı öne geçirmişti.Haftanın en çekici maçı Commerzbank Arenada oynandı,Frankfurt geçen hafta yaptığı çıkışı skor olarak sürdüremesede,Skibbe yönetiminde küllerinden doğmuşlar maçın 2 yıldızından biri Caio frankfurtu öne geçirsede Nürnberg 90 dakika direndi ve kazanabilirdide fırsatlarını cömertce harcadılar.Aynısı Frankfurt için geçerli,maçın diğer Yıldızı Nünberg'li Gündoğan,bu ismi bir kenara not edin ileride sık duyacaksınız,kumaşı Baştürk den iyi diyor Alman uzmanlar.Hannover-Mainz,nasıl anlatsam senkron yüzme daha heycanlıdır sanırım hem estetik ve göze hoş gelen figürleri..neyse maçın skoru süpriz değil.Sanmayın Mainz ikinci ligden çıktı yeni takım filan bunlar hikaye.Bundesliga da kallma savaşı verecek iki takım karşılaştı,Mainz Bance ile öne geçti fazla sürmedi penaltıdan Hannover eşitliği sağladı,bu kadar.Yinede müsabakayı seyretmeye gelen yaklaşık 50.000 arma sevdalılarını sabırlarından dolayı kutlamak lazım.Haftanın iki gollü maçlarından biri Hamburg da oynandı tam 5 gol var.Geçtiğimiz hafta Köln'e karşı ense yapan Weidenfelder 11 dakika içinde feleğini şaşırdı,hele yediği ilk gollü uzun zaman unutamayacaktır,petkoviçten selamlar.Hamburg bu sezon kendi sahasında bence kolayca maç kaybetmez,ilk yarım saat de rakiplerine nefes aldırmadılar,ikinci yarıda farklı değildi.Önceki maçlara göre önemli gelişmeler gözüküyor geriye bu performanslarını deplasman maçlarında sürdürmeleri kalıyor,şimdilik biraz zor.Bir diğer bol gollü maç Baden-Würtenberg eyalet derbisinde çıktı,Stuttgart rakipi Freiburg'u iyi kontrol etti skor 4'den fazla olabilirdi,yalnız ikinci devre sanırım sıcağın etkisinden olacak Stuttgart defansı tatil girmiş görüntüsü verdi.Freiburg'un şans meleği olsa 3:2'den sonra maçı çevirebilirdiler ama sonunda boyun eğmek zorunda kaldılar.Köln prensi Podolski kendi Taraftarı önünde ilk maçına çıktı,masal gibi gece olabilirdi.İlk yarı müthiş tempoyla Şampiyonu baskı altına alan Köln,Maniche,Ehret ve Podolski ile rakip kalede gol aradı.İkinci yarı tempoyu öne geçene kadar tutabildiler ama Wolfsburg ne kadar ilk devre tutuk gözüksede ikinci yarı maçı çevirmesini bildi,bence bu sezon yine Şampiyonluğun en büyük adayı.Dzeko,Misimoviç,Graffite ile çok klas kadroları var,bu üçlünün yanına alınan Obafemi Martins dondurmanın üzerindeki kaymak gibi olmuş.Mondragon rakip forvetlerden önce kendi defans oyuncularına karşı büyük önlem almalı,bu hafta onu Wome avladı.Podolski beraberlik golünden sonra maçı çevirecek iki yüzdeyüzlük pozisyonu kaçırdı,dedim ya masal gibi gece olabilirdi.
Pazar maçlarının ilki geçen hafta birinci devre bochumu kendi sahasında sürklase eden M'Galdbach ve hala mücize peşinde olan Başkent ekipi Hertha Berlin arasında oynandı.Gladbach da geçtiğimiz hafta dan eser yok.Kontrollü oynadılar kazanmasını bildiler,iki topları direkten dödü ama Berlinden üstün oynadı diyemeyiz ve ileriki haftalarda karşılaşacakları rakiplerine bu oyunlarıyla fazla direnemezler,fakat iyi takımları var.Baumjohann ve Markus Marin'in yerlerini Matmour,Bobadilla ve Colautti ile iyi doldurmuşlar.36'lık Neuville yıllanmış şarap gibi,ikinci golde yine klasını konuşturdu.Berlin bu gidişle mucize yaşayabilir,iki maç daha kaybetsinler küme düşme potasına girerler.Haksızlık etmeyelim,iyi oynadılar zaman zaman Gladbach dan üstündüler ama gol yollarında Kacar yalnız kalıyor,Voronin'in eksikliği ortada ama onunda Liverpool dan geri dönme niyeti yok zaten Rafa da bırakmayacağını önceden açıklamıştı,böylece sade mucizelere kalıyor işleri.Schalke-Bochum........ne yazayım? Küçük maden derbisinde mesayi 3:0 başarıyla tamamlandı,hadi paydos eve gidiyoruz.Hafta ortası ULTRAS GE çağrı yaptı,gelin eski günleri yeniden canladıralım stadı çoşturalım.Schalke Arenayı dolduran 62.000 kuru kalabalık gibi bizde kenetkendik ekrana.Dışarıda 32 derece Antalya havası var.Sanırım ancak bizler gibi damardan futbol manyakları bu eziyete 90 dakika tahammül eder.Dervreye Schalke 1:0 önde girdi,bende duşa yoksa dayanılacak gibi değil.Mesayinin ikinci bölümünde 2 gol var,birde eski PSV günlerini andıran Farfan.Maçın yıldızıydı,performansını golle süsledi,magath memnun.Bochum'un hali hüsran,geçtiğimiz hafta ikinci yarıda ortaya koydukları performanslarından kilometrelerce uzaktalar.Dabrowski,Epalle ve Azaouagh gibi iyi oyuncuları var ama şu kadroları 2.lig için bile yetersiz,dibe vurdular kolayda çıkamazlar.Buyrun toplu sonuçlar;
Bayer Leverkusen-Hoffenheim 1:0
Bayern Münih-Werder Bremen 1:1
Eintracht Frankfurt-1.FC Nürnberg 1:1
Hannover 96-Mainz 05 1:1
VFB Stuttgart-SC Freiburg 4:2
Hamburger SV-Borussia Dortmund 4:1
1.FC Köln-VFL Wolfsburg 1:3
Borussia Mönchengladbach-Hertha BSC Berlin 2:1
Schalke 04-VFL Bochum 3:0
Haftanın Programı;
21.08.2009 1899 Hoffenheim - FC Schalke 04
22.08.2009 Borussia Dortmund - VfB Stuttgart
22.08.2009 1. FC Köln - Eintracht Frankfurt
22.08.2009 SC Freiburg - Bayer Leverkusen
22.08.2009 1. FSV Mainz 05 - Bayern München
22.08.2009 1. FC Nürnberg - Hannover 96
23.08.2009 VfL Bochum - Hertha BSC
23.08.2009 VfL Wolfsburg - Hamburger SV
23.08.2009 Werder Bremen - Borussia M'gladbach
Erdal Güngör
Rotasyon vs. Anti Futbol
Gelelim maça,Galatasaray Teknik Direktörü rotasyon ağırlıklı takımı sahaya sürmesi bazı uzmanlarımız için süpriz oldu,hayretler içinde kaldılar.Bende onların bu şakınlıklarına hayret ettim,sanki Rotasyon yeni icaad edildi yada yasak bir şeymiş gibi yaklaşımları ile komik duruma düşüyorlar,en iyisi yorum yapmamak lazım.Galatasaray sezonu açtığı ilk günden beri kadro derinliğini geniş tutacağını açıkca ortaya koydu,bizler için süpriz olmadı ama herkes hala şaşkınlığını giderememiş.Oysa futboldan yakından ilgilenenler günümüzde oynanan çağdaş futbolun rotası bu yöne gittiğini çok iyi biliyorlar.Burada hedeflenen amaç değişik oyun sistemini tüm oyunculara ezberleterek bir sonra çıkılacak maçlarda değişik kadrolar sahaya sürüp rakipi şaşırtmak ve böylece oyun planını alt üst etmesini sağlamak.
Galatasaray ilk yarım saat de Denizlisporu sahada sürklase etti,kim ne derse desin ben böyle gördüm.Aşırı sertliğe,teknik ve üstün fizik mücadeleyle karşılık veren Galatasaray rakipini kendi sahasına hapis etti.Ama yinede klasikleşen o talihsiz gollerden birini yedik,kimseyi suçlamıyorum alıştık,kaleci çıkıp alabilirdi ama defansda kademe bozulunca Franco çaresiz kaldı.İlk devreyi berabere kapatmamız oyunu çevirmemiz açısından şans sayılır,eğer golsüz devreyi kapatsaydık ikinci yarı epey zorlanacaktık.Ardanın golüyle yine duran toplardan tehlikelerimiz sürdürüyoruz,gerisi için fazla yazmaya gerek yok.Skor olarak sonuç iyi daha fazla olabilirdi.Takım ilerisi için çok umut veriyor,haftaya hangi takım sahada olacağı şimdiden hepimizi heyecana saldı.Sade göze hoş gelen oyun değil müthiş mücadele ediyoruz bunlara hasret kalmışdık,teşekkür ederiz Frank,teşekkür ederiz Johann.
Tüm bu güzeliklerin yanında Tribünleri dolduran Galatasaray Taraftarları müthişdiler,hele mağlup duruma düşdükten sonra verdikleri yoğun destek takımı oyundan koparmadı,oyuncuları kamçıladı ve emeklerinin karşılığını aldılar....
Erdal Güngör