Sizi unutmadık,Kalbimizdesiniz....
Yangında hayatını kaybeden Kardeşlerimizin Ruhu Şaad olsun.
Allah geride kalan yakınlarına sabır versin.
Erdal Güngör
Acılardan arta kalanİşte bu bakışlarmış
Buğu diye gözlerinde
Gün batımı Bulutlarmış
Yalanmış hepsi yalan
Sevmek diye bir şey varmış
Sevmek diye bir şey yokmuş.....
"Sizin için İnsan Hakları yok !"
Polis,taraftarları önce belediye otobüslerine yönledirip sonra zorla trene bindirerek hamburg ana tren istasyonuna götürmüş.
Yolda ağır şiddete mağruz kalan münihli taraftarlar,ana tren istasyonunda çok sayıda bekleyen Hamburg taraftarları ile karşılaşmışlar.Taraftarların sukunetli davranışı olay çıkmasına sepeb vermesede,polisin birber gazı ve job kullanması etrafta şaşkınlık yarattı.
Diğer yandan olay yerine gelen ilk yardım ekiplerinin yaralıları tedavi etmesine izin verilmemesi polisin son zamanlarda taraftarlara uyguladığı kasıtlı ve aşırı şiddet tekrar gözler önüne seriyor.
Bir münihli taraftarın polise "siz insanlık suçu işliyorsunuz" demesine aldığı karşılıkta düşündürücü !
"Sizin için İnsan Hakları yok !"
Haberin tamamını Alman Fansmedia sitesiden okuyabilirsiniz: link

Taçsız Kral Metin Oktay
Seni,doğum gününde rahmetle anıyoruz.....

Peder Alirio Lopez

Peder Lopez için Futbol statları kiliseden farkı yok. Ona göre Kilislerde olduğu gibi tribünlerde toplumun her kesiminden insanlarla dolu.
El Campin, Kolombiya'nın başkentinde bulunan en büyük futbol arenası ve aynı zamanda peder lopezin her maç günü görev yaptığı yer. Görevindeki amacı Kolombiya statlarında giderek artan şiddeti biraz olsa dindirmek. Ülkenin yüksek trajlı gazetesi El Tiempo'nın yaptığı araştırmada geçtiğimiz sezon 12 kişi futbol maçlarında çıkan olaylarda hayatını yitirmiş.
Her şey dört yıl önce, Kolombiyanın futbol tarihine kara harflerle geçen başkent derbisi Santa Fe - America de Cali maçının akşamında başladı. Bir grup öfkeli taraftar Edison Garzon isimli genci önce biçakladı sonra tribünden 6 metre boşluğa attılar. 2005 mayıs ayında oynanan derbinin kanlı bilançosu 1 ölü 23 yaralı.
O günden bu yana Kolombiya statlarında tam anlamıyla bir terör havası esiyor. Kasım ayında oynanan milli maçta çıkan olaylar yüzünden peder lopez neredeyse görevini bırakıyordu. Ama, isteği kibarca Bogota Belediye Başkanı Samuel Moreno tarafından geri çevirildi. Çünkü pederin yaptığı çok önemli işleri bir kenara atmasına kimsenin gönlü razı gelmiyordu.
Noelden önce yüzlerce holiganın silahlarını teslim etmesinde büyük rol oynayan peder lopez ülkesi için çok önemli. Silah teslimleri Kolobiya'da büyük yankı yarattı ve medyanında ilgisini çekti, konu geniş boyutlu ele alnıp manşetlere taşındı.
Peder Lopez yaptığı görevden çok gurur duyuyor hatta tribünde kendi grubunu bile var. Onlar, şiddeten arınmış taraftarlar,"daha çok boş yerimiz var, herkesi davet ediyoruz" diyor peder lopez.
Polisin pes ettiği yerde peder lopez devreye giriyor. Silahların teslim edilmesi en büyük hedeflerinden birisi.
"Önce herkesi silahlarını teslim etmesi için ikna ediyoruz sonra onları tanrıya yaklaştırıyoruz, maalesef herkese sözümüzü geçiremiyoruz ama gün gittikçe dinleyenler çoğalıyor."
Kolombiyada Toplumsal şiddet gittikçe büyüyor !
Tribünlerin en tehlikeli taraftar grupları "Baras Bravas" . Bu gruplar varoşlardan çıkan çetelerden oluşuyor. İşin içine uyuşturucuda girdimi vahşette sınır tanımayan çeteler için olay çıkarmaya hatta insan öldürmeye ufak bir kıvılcım dahi yetiyor. Varoşlarda başlayan kanlı yaşam kavgası tribünleride sardı
İşin acı yönü, peder lopez'in tüm bu yaptıkları Futbol Federasyonu tarafından ciddiye bile alınmıyor. Yolsuzluklarla boğuşan Kolombiya Futbol Federasyonu, statlarda şiddet olayları işlerine geliyor. Onlar bu vahim durumdan şikayetçi değiller.
Peder Lopez tüm zorluklara rağen pes etmiyor, "eski holiganları tekrar normal insan haline dönmelerini görmek beni mutlu ediyor ama en çok mutlu olduğum an, onları her pazar kilisde ibadet ederken görmek. İşte ozaman tüm bu yaptıklarımızın ne kadar doğru olduğu anlıyoruz."
Erdal Güngör
Anticilik !
1970'li yıllarda sağ,sol ve din ayrımcılığı yapılarak binlerce Türk insanı bir hiç yüzüne hayatlarını kaybetiler.
Akabinde gelen iki askeri darbeler toplumu sosyal çöküntüye sürükledi.Her kesimden yüzlerce Türk aydınları ortadan kayboldu.
1980'li yılların ortasında çıkartılan etnik terörde binlerce Askerimizi şehit verdik,bu kavga henüz sona ermedi.!
Bölücülüğün yeni yüzü "Anti-İstanbul"
Anadolu takımlarımızın son iki sezon ortaya koyduğu performansı hepimizi mutlu ediyor.Avrupanın büyük liglerinden özendiğimiz rakebeti kendi ligimizde görmek diğer yandan Türk Futbolunada büyük katkısı oluyor.
Geçmişte Göztepe,Eskişehirspor,Bursaspor,Kocaelispor,Gençlerbirliği kulüplerinin hem yurt içi hemde yurt dışı başarılarınla kısa süre olsada kendilerini ispatlamışlar.Trabzonspor'un Şampiyonluğu ve bu istikrarını uzun yıllar sürdürmesi Türk futboluna dördüncü büyük futbol takımını ortaya çıkarmıştır.
Bosman kanunlarıyla ortaya çıkan endüstriyel futbol Anadolu kulüplerini ilk başta kötü etkilemiştir.Futbolcu yetiştirip büyük takımlara satan Anandolu kulüplerinin en büyük gelir kaynağı kısıtlamış ve onları yarıştan koparmıştır.Yanlış konzeptler,düzensiz transfer politikaları kulüpleri kötü etkilemiş ve ligte sade kümde kalma savaşından öteye götürmemiştir.
Son 5 yıldır Anadolu kulüpleri kendilerini bu akıma adapte ederek bir sıçrama yapmıştırlar.
Doğru konzeptler üretip,akıllı transfer politıkalarıyla ellerinde olan kısıtlı kaynaklarını düzgün kullanarak üst sıralara yarışmaya başladılar.Eskiden saman alevi olarak görünen bu çıkışlar son yıllarda sade tek kulüple sınırlı kalmamış bir kaç takımında istikrarlı şekilde çıkışını ve sürdürdüğünü görebiliriz.
Bu kulüplerden bazıları Ankaraspor,Sivasspor,Kayserispor,Gaziantepspor.Sade Türkiyede değil Avrupada aynı çıkışları görüyoruz,örneğin bu sezon almanyada Hoffenheim.
Anadolu kulüplerinin ligin üst sıralarına asılmaları yeni bir altkültürü ortaya çıkardı "Anti-İstanbul,Anti Bizans".
Altkültür nedir?
"Hakim kültürlerle bağlantısını koparmadan ancak çeşitli önemli noktalarda ayrılarak gelişen bir kültür altkültür olarak tanımlanır.Altkültürün kaynağı,belli bir yaş grubuna,üyelerin kökenine,ırkına,ekonomik sınıfına,cinsiyetine dayanabilir ve altkültürü belirleyen unsurlar genelikte grubun estetik,dinsel,mesleki,siyasi ve cinselliğe bakış açılarıdır"
Anticilik bir altkültürden daha çok bölücülüğün yeni formatıdır !!!
Altkültürlerin normlarından bazıları,dinlenen müzik,giyim kiyafet,saç şekli,konuşulan dil,gibi sıralanıyor,anticilikte bunları görülmemekte.
Anticiler daha çok yaşadığı ülke topraklarında sürekli ezik muammelesi görmüş,hep öyle eğitilmiş,çevresinde yaşayan aynı kaderi paylaşan arkadaşlarıyla etrafa kin kusan,başkalarını kendilerinden saymayan,ulaşamadıkları şeylere nefret duyan,ulaşmak içinde hiç mücadele vermeyen,insan sevgisinden,saygıdan uzak bir tür yaratıklardır.
Bu yaratıklar aslında pırıl pırıl İnsanlar,delikanlılar.
Onların zayıf noktalarını,saflıklarını kendi emelleri için kullananan zalim kulüp yöneticileri.Ülkeyi ve toplumu bölecek yeni bir terörü ortaya çıkardıklarının farkındalarmı?
Anti-İstanbul,Anti-Bizansçılık yapanların,dağda ülkemizi bölmeye uğraşan teröristlerden hiç bir farkı yoktur.
Onları bu tür işlere teşvik eden bazı kulüp yöneticileride imralıdaki zalimin benzeridirler,o yüzden çok dikkatli olmalıyız ve en önemlisi SUKUNETLİ OLMALIYIZ !!!
Unutmayalım,2010 yılında İstanbul Avrupa Kültür Başkenti !

YAŞASIN TÜRKİYE CUMHURİYETİ.....
Erdal Güngör
Carlos Alberto Hakeminho
Yıldızlarımıza değişik isimlerde verebiliriz,mesela: Hakemowich,Hakemsky,Van der Hakem,Hakemson vs.
Dünya üzerinde Hakemin çıkardığı kartları defalarca,hemde değişik açılardan gösteren yayıncı kuruluşu yoktur sanırım,ligtv bu dalda tek fenomen olduğu kesin,malum yayın ekibinde oturanlar insan değil onların hepsi deney laberatuarlarından kiralanmış birer şebek.Bu yüzden tüm istatistikleri alt üst eden Nondanın golünü es geçmiş olabilirler,hakemlere göre programlanmış oldukları için.
Muhteşem GALATASARAY Taraftarları !
Bugün Stoke City - Manchester City maçında olduğu gibi,Denizlispor-Galatasaray maçında muhteşem taraftarlar vardı,"ultrAslan'lar".
Hiç susmadılar,deplasman olmasına rağmen Denizli statdını Ali Sami Yene çevirdiler.
Stoke-M.City maçında ingiliz yayıncı kuruluş sürekli tribünlere zoom yapıp,yayının sesini yükselterek taraftarların söyledikleri marşları ekranlara yansıtıyordu.
Bizim yayıncı kuruluşumuz sesi kısarak,son yılların efsane olma yolunda,Galatasaray Taraftarınla özdeşmiş"Peşindeyiz" bestesini kimseye dinletmemekle israr ediyordu.
Televizyonda maç seyretmek kadar gıcık bir şey yoktur galiba,ne mutlu statlarda canlı maç seyredenlere.
payTV kills Football !
Erdal Güngör
Stoke City - Manchester City 1:0
"It was a fantastic match,stoke fighters beat the millionaers from manchester city ."
Gerçekten muhteşem maç oldu,stoke city 37.dakikada delap'ın kırmızı kart görmesiyle 10 kişi kaldı.Herkes m.cıty'nin bu dakikada itibaren maçı kendi lehine çevirmesini bekliyordu,zaten ilk dakikadan beri stoke'dan üstündüler ama tam tersi oldu çünkü o muhteşem Stoke City taraftarlarını hesapa katmamıştılar.
12.adamın görevi takımını maçın sonuna kardar destekleyerek onu oyunda tutmak,ona ekstra güç katmak,işte bugün stoke tarftarları tam anlamıyla görevlerini dört dörtlük yerie getirdiler.
Kırrmızı kartla 10 kişi kalan stoke 45.dakikada Beattie' nin attığı kafa golüyle öne geçti.
Stoke taraftarları ikinci yarıda susmadılar,M.City'nın yıldız oyuncusu ve aynı zamanda kırmızı karta sepeb veren Phlips'i oyundan düşürdüler,takımlarınla savunma yaptılar,onları atağa kaldırdılar.

Stoke City - M.City sıradan bir premiere league müsabkası olarak bakmamak lazım.
Bu maç,kısıtlı imkanlarınla,üstelik sahada bir kişi eksik kalan,lig sıralamasında en altta olan,Stoke City takımının.Geçtiğimiz haftalarda astronomik rakamlarla Kaka'yı transfer etmeye kalkan Al-Fahim'in futbol fabrikasına çevirdiği M.City takımına karşı zaferidir.
Bu galibiyet endüstriyel futbola karşı direnen TRİBÜNLERİN zaferidir !
Kahrolsun endüstriyel Futbol !
Erdal Güngör
Lizbondan mektup var..
6 Kasım 2008 Benfica-Galatasaray, hiç unutamayacağım güzel deplasmanlardan birini yaşamıştım, üstelik benficayı kendi sahasında yenmiştik, ne geceydi allahım.
uA-Avrupa tayfadan 42 kişi dünyanın diğer ucuna giderek Galatasarayımızı yalnız bırakmamıştık.
Maç sonrası bir kaç Arkadaş Lizbonun gece hayatına attık kendimizi.Barlar sokağında dolaşırken ufak bir tavernada mola verdik.Galibiyeti kutluyorduk, birde baktık şehirin diğer ucundan hiç üşenmeden kalkıp bizimle tanışmak isteyen üç kişi tavernadan içeriye girdi.
Masamıza oturdular, kendilerini tanıtılar "Ultras Sporting Lissabon Torcida Verde" oluşumunun üst yetkilileriymiş.
Birisinin adı Dario Pestana diğer iki arkadaşının isimlerini unutum.
Uzun ve hoş sohbetimiz oldu, sabah 04:30'a kadar oturdular, sonra mail adreslerimizi ve atkılarımızı değişerek ayrıldık.
Söz vermiştim Dario Arkadaşımıza, haberleşiriz demiştim, malum işlerimin yoğunluğundan unuttum. :(
Sağolsun Dario bizi unutmamış, bu sabah iş yerinde maillerime bakarken birde ne göreyim, Lizbondan mektup var.

Vay be demek bizi hatırlayanlarda varmış...
Dario bir kaç resim yollamış onlarıda buraya ekliyorum.


LİBERTA PER GLİ ULTRAS !
Erdal Güngör
İskoçyanın gizli ayıpı.
Konu İskoçyada hala günümüze kadar uzanan iki dini grubun kan davası,Katolikler ve Protestanlar.
Tüm bunların ortasında futbol,filmde İskoçyanın iki büyük kulübü olan Celtic-Rangers taraftarlarının bu kan davasını statlara taşımasını anlatıyor.
Film Orjinal ingilizce ve dört parça.
1. Bölüm
2. Bölüm
3. Bölüm
4. Bölüm
Erdal Güngör
Galeyana getirmeyin
Sözde AC Milan kulübünün ikinci Başkanı Galliani aylardır Milan Ultrasları tarafından ölüm tehtidleri alıyormuş.

Tehtid nedenleri baya tuhafıma gitti.Göya milanlı ultraslar kulübten beleş bilet ve deplasmanlar için maddi yardım istemişler.Şimdi bunun için koskoca milanın ikinci başkanını ölümle tehtid edilmesi garibime gitti.İtalya medyasının bizim medyadan kalır yanı olmdığını kimseye anlatmama gerek yok sanırım,haberde milletii galeyana getirip Ultrasları karalama kampanyası kokusu olduğu ap açık ortada.
Yine işin derinine inmeye karar verdim.Mainz 05 ultraslarından bir arkadaşımın milan ultraslarıyla sıkı temas halinde olduğunu biliyordum,onu devreye sokarak zorda olsa içlerinden birinle kontağa geçtik.
Arkadaşım italyan olduğu için sağolsun tercümanlıkta baya yardımcı oldu.Güvenlik açısından,konuştuğumuz kişi açık kimliğini yazılmasını istemedi,bu yüzden ismini F olarak değiştirdim.!
Soru: Geçtiğimiz haftalarda L Espresso gazetesinde bir haber çıktı,Galianiyi beleş bilet yüzünden ölümle tehtid ediyormuşsunuz?
(dayak yiyecek kadar italyanca biliyorum,sorunun üzerine uzun bir küfür faslı geldi :)) )
F: Ne beleş bileti,hepsi palavra artık ne yazacaklarını şaşırdılar,bir kere olsun gerçekleri yazsınlar yemin ediyorum tribünü bırakacağım.
Soru: Peki gerçekler nedir anlatırmısın?
F: Gerçekleri herkes biliyor amigo ama nedense kimse cesaret edip çıkıp konuşmuyor.Şayet galianinin istediği olsaydı şimdiye kadar Kaka çoktan satılmıştı.Biz çok baskı yaptık,bazı kardeşlerimiz haddini aşmış olabilir,sokak ortasında bağıranlara fazla kulak asmamak lazım.
Olay sade Kaka transferiyle sınırlı değil.Sende biliyorsun italyanın tüm statlarına pankart yasağı getirildi son zamanlarda biraz göz yumuyorlar ama işlerine gelmedimi kelepçeleri takıyorlar.Bunun dışında taraftarlara uygulanan büyük baskı var.İtalyada eskiye nazaran olaylar azaldı ama gelde bize sor,bazı kardeşlerimize maç günleri sokağa çıkma yasağı veriyorlar.Evlerinin önünde sivil polis bekliyor,maç olduğu zaman karakola iki sefer imza atmaya gidiyoruz,çektiğimizi bir tek santa maria biliyor.

Soru: Televizyon stüdyosu baskını,ondan biraz bahsedermisin?
F: Baskın dememek lazım,ufak bir ziyaret yaptık,bu olayında gerçekleri tam olarak yansıtılmadı.Stüdyoya geldiğimizde programı basma niyetimiz yoktu sade üst yetkilerden biriyle konuşmak istedik.Program çekililyormuş bizde içeriye daldık,zaten canlı yayın değildi kayıt yapıyorlardı.Stüdyodan dışarı çıkarıldık,önce kibar davranan güvenlikler dışarda polisle birleşerek bize saldırdılar.İki arkadaşımız biber gazından solunum yollarından ağır yaralandı,tabi bunun üzerine bizim çocuklarda savunmaya geçtiler,bunlardan kimse bahsetmiyor.(yine uzun küfür faslı geliyor)

Soru: Yetkilerle ne konuşacaktınız?
F: Önümüzdeki sezon yeni yayın hakları için ihaleye gidilecek,ortada 900 milyon Avro gibi rakamlar dönüyor.Şimdi farz edelim bu gerçekleştiği taktirde bilet fiyatları muazam şekilde pahalanacak,zaten tonla para veriyoruz,statların hali ortada.Madem bu kadar yayın haklarına paraları var neden önce statları onarmıyorlar? en azından verdiğimiz paranın karşılığına insan gibi hizmet sunsalar kimse ses çıkarmayacak.Boş statlar için bahaneleri hazır malum hep bizler suçlu olarak gösteriliyoruz ama gerçek bu değil.İnsanlar hurda statlara fahiş fiyat ödemek istemiyorlar son ekonomik krizden sonra durum düzelmezse önümüzdeki sezon seyirci sayısı şimdikinden yarıya düşebilir.!
Soru: Biraz futbol konuşalım,bu sene yine İstanbulda bir avrupa kupa finali daha oynanacak,ne diyorsun?
F: İstanbul güzel şehir ama bizim kötü anılarımız var.İki kere size karşı tosladık,birindede Liverpool yaktı bizi.Finali istiyoruz elbette ama Galatasaraya karşı olmasın.
Soru: Neden? :)))
F: Muhteşem Taraftarlarınız var,ultrAslanı yakından takip ediyoruz,yirmibin kapasiteli statdı ceheneme çeviriyorsunuz.Bu arada koreografilerinizde bizimkileri kadar süper.
Ben: Sizi geçtik amigo,söyleşiye vakit ayırdığın sana çok teşekkür ederim.
F: Memnun oldum,ciao Amigo,İstanbula selamlar.....
Erdal Güngör