Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Blog von Erdal Güngör
Neueste Posts

Supporter News

17. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Uzun zaman ara verdikten sonra "SUPPORTER NEWS" kaldığı yerinden devam ediyor.Yine bir kaç ilginç haberi paylaşmak istiyorum,haberler almanyadan hafta sonu tribüncüleri ilgilendiren bazı öenmli gelişmeler oldu.



İlk haber frankfurt'dan,21 yaşında bir FSV Frankfurt taraftarı dün yargıç önüne çıktı,suçu "pasif silahlanma".Nasıl olur böyle şey demeyein,daha neler göreceğiz kim bilir.Frankfurt taraftarı FC Kaiserslautern müsabakası öncesi stadın önünde arkadaşlarınla dolaşırken boynunda takılı atkısını yüzüne çektiği için polis tarafından tutuklanarak karakola götürüldü.İfadesi alındıktan sonra,alman anayasa kanununun toplanma maddelerine aykırı hareket ettiği için derhal hapise atılıyor.Yaklaşık iki hafta hapis yatan taraftar dün çıktığı mahkemede daha fazla hüküm yemeden ufak ihtarla sıyırmış,tek şartla bulunduğu taraftar oluşumunla bir daha toplu halde gezmeyecek.Bu şaka değil,benzeri benim başıma geldi.Geçen sene Hertha Berlin maçı öncesi berlin sokaklarında dolaşıyoruz daha doğrusu bir kaç arkadaş yemek yedikten sonra tayfanın buluşma noktasına giderken polis tarafından çevirildik.Sanki teröristmişiz gibi bizi duvara dayadılar,kimliklerimniz alındı,üstlerimiz arandı,o sırada polisin biri elinde kamerayla bizi kayıt ediyor.Bende atkımla yüzümü kapatım.Yaklaşık 45 dakika sürdü sonra serbest bırakıldık.Bir hafta sonra eve mektup geldi karakola çağırıyorlar.Gittim,sivilin biri karşıladı,oturduk "sen geçen hafta berlindemiydin?" evet,"polis kontrolünde pasif silahlanma tespit edildi" dedi.Allah,Allah oda nerden çıktı,ben silah taşımıyordum dedim.Getirdi laptopunu açtı mediaplayeri al bak dedi işte sana kanıtı.Görüntüler tabii tanıdık,yaptığım tek şey atkımla yarım şekilde yüzümü kapatmak.Güldüm,hiç gülme dedi birazdan gözlerin yaşaracak.Doğru söylüyordu memur,şimdilik ihtar alıyorsun,buda faturan 10 gün içinde yatır,bir daha sefer aynı olaydan 3 aydan başlayarak 2 seneye kadar hapis cezası alırsın,5 sene stad yasağı,bilmem kaç bin avro para cezası.Faturanın üzerinde 150 avro yazıyordu gelde ağlama.Karizma yapmak için bunları yazmadım,olayı ele aldıkmı çok acı durum ortaya çıkıyor.Yapılanların hepsi sistemli ve planlanmış,maksatları taraftarları tribünlerden yıldırmak ama başaramayacaklar.Kanunun detayları,almanca >> link


Gelelim başka habere,bu sefer güzel şeylerden bahsedeceğim.Geçtiğimiz hafta sonu Hansa Rostock-Tus Koblenz müsabakası öncesinde,Rostocklu taraftarlar Tribün kültürünü yaşatma amaçlı bir yürüyüş yaptılar.Futbolun endüstriyeleşmesiyle kulübler taraftar profilini değiştirme amaçlı bir çok gereksiz yasaklar çıkartıp,destekçi taraftarları tribünlerde özgürlüklerini kısıtlayarak,onları davalarından yıldırmak istediklerini dile getirdiler.Yürüyüş olaysız geçti.Ne güzel bir eylem,adamlar tribün kültürünün gittikçe azaldığından kaygı duydukları için yürüyüş yapıyorlar,bizde de millet hakemin yanlış çaldığı düdükler yüzünden sokaklara dökülüyor,sanki futbol hatasız oyun.Bu akşam 6 hakemli maçları seyredenler keyiften dört köşe olmuşlardır.......


Erdal Güngör

Weiterlesen

Panathinaikos Athen vs. GALATASARAY-ISTANBUL 1:3

17. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör




                                                                                            LET'S DANCE


                                  
Weiterlesen

Kriptografi

16. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör



GSTV şifreleniyor,hayırlı uğurlu olsun.İlk uydudan yayınlandığı yıl sanırım reytingleri milyonlara ulaşmıştı,ölçüldü mü bilmiyorum.Sonra filanca paketin içine girdi,oradan çıktı bir başka filanca paketinin içine girdi şimdi bu pakete eşantiyon olarak bir fiyonk daha atılıyor,sakın kimse görmesin.Görmek mi  istiyorsun? Parayı veren saksafonu ötürüyor,Dolby Dijital ve HD kalitesinde.Galatasaray SK taraftarlarından gittikçe uzaklaşıyor.Üye olmak isteyenler binlerce TL yatırmak zorunda,çünkü onlar okullu değiller,referanslarda yetmiyor  sonrası dervişin sabrına kalmış,belki 31 şubat.Şimdide Kulübüne  biraz yakın olmak isteyenler şifre duvarını aşmak zorunda.Yayın ihalesi henüz netlik kazanmamışken hangi fenomenin aklından çıktıysa kanalı şifreleme fikri,sade elit Galatasaraylıları bu zevke layık görüyorlar.Yeri geldi mi milyonlarca taraftardan bahsederler ama o milyonların sade cüzdanlarına göz dikmiş büyüklerimiz,paran varsa sevebiliyorsun,yoksa komili sabununa talim.Bu proje,daha doğmamış,musalla taşı üstünde yatan bebek  kadar ölü.Hadi dt ihaleyi alamadı ne olacak? Zaten şifreli kanallar futbol ve porno göstermiyorsa hiç bir işe yaramıyor ki ,bu işler böyledir aksini iddia eden çıksın.Yılbaşı öncesi çok kötü sürpriz bekliyor birilerini şimdiden söylemek sürprizin zevkini kaçırır,göreceğiz,beş sene önce yaşananları  gördüğümüz gibi.Kulübün mali durumu parlak değil anlıyoruz ama bu suç  taraftarın mı? Zamanında babasının çiftliği gibi kulübü idare edenler şimdi neredeler? Neden kimse çıkıp bu adamlardan hesap sormuyor hatta faturanın yarısını onlara ödetmiyor.

Bir zamanlar okullu-alaylı sürtüşmeleri olurdu şimdi şifreliler-şifresizler sürtüşmeleri göreceğiz.GS TV'yi nasıl bilirdiniz?......Evet bizde iyi bilirdik,Allah rahmet eylesin,gömün.Bu yazıyı  saçma buluyorsanız,GS TV'yi  şifrelemekte aynı anlama geliyor.......

 

Erdal Güngör

Weiterlesen

Quo Vadis?

15. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör




AYKUT KOCAMAN DİYOR Kİ

Aykut Kocaman bir süpervizördü. İçinde bulunduğu takımın gizli kaptanı. Baleti, orkestra şefi. Ama bir başka özelliği, futbolu düşünerek oynamasıydı. Aykut kafa yormayacaktı da kim yoracaktı. Eğer futbolun ahlakını konuşacaksak, Aykut Kocaman olmadan olmazdı. Aykut anlatıyor:

Kulüpleri artık televizyondan gelen mali kaynak yönetmeye başladı. Tabii ki televizyoncuların da beklentileri olacaktı. Önce televizyon maç yayınları şifreye girdi. Bu da taraftar profilinde bazı farklılıkları ortaya çıkardı. Eskiden "ölmeye ölmeye geldik", "hep seninle beraberiz" diyen, küfür kafir, bıçaklayan taraftarın izole edilmesi gerektiği, hatta bilet fiyatları da yükseltilerek tribünlerden çekilmeye başlandığı gözlendi. Tribünden gideceklerin televizyon başına gitmesi, tribünlere geleceklerin de elit, parası olan insanlar, para bulabilen insanlar olması istendi. Tırnak içinde kötü taraftarla iyi taraftar ayrımı yapılmaya başlandı. Bütün bu yaşananlar bence yanlış. Taraftar stadın içinde olmalı. O olmadan olmaz... Bağıran, çağıran, destek veren, protesto eden, canıyla, kanıyla, ruhuyla orada bir taraftar olmalı. Bizim işimizde, oynayan insanlar için en büyük destek orası. O coşku... O coşkuyu, çok para veren insandan bulabilmek mümkün değil. O coşkuyu ancak bu işi seven, bulup buluşturup oraya gelebilen insandan almak daha kolay. Bu açıdan, önümüzdeki 4-5 sene içinde büyük bir değişiklik olacak. Kötü taraftarı, tabii onlara göre kötü taraftarı tribünlerden artık çekmek istiyorlar. Taraftarlık tamamen küfür etmek değil. Taraftarlık, takımının kötü gittiği dönemlerde tamamen protesto etmek de değil. Sahip çıkabilen taraftar esas taraftardır.


(Birgün Gazetesi 27 Mayıs 2004)


Aykut Kocaman geleceği görüyürmuş meğer,ama zor bir şey değildi,her şey planlanmış şekilde yürüyor.Türkiyede 250 TL(!) emekli maaşı alan insanlar var,hangi akıla hizmet ederek bilet fiyatlarını bu seviyeye çekiliyor? Açıkca bir deklerasyon yayınlayın,Galatasaray taraftarları lütfen maça gelmesin deyin,biraz delikanlı olun.Küfür etmenin bir sürü yolları var,buna ne demeli?

Hatırlarsınız belki,geçen sezon yayıncı kuruluş bir reklam klipi yayınlıyordu,içinde osman adlı taraftarı "deplasman yapma,evde otur karın sana börekler açsın" canladırıyorlardı,maça gidenler anadan doğma sabıkalı.Birileri sanki yayıncı kuruluşa goy goyculuk yapıyor,250 TL bilet fiyatına bir yıllık abone olur diyordurlar mutlaka fiyatları belirleyenler,belki satılan kutu başı provizyon alıyorlar,olamazmı?

"Hadi ya sende çok kötü düşünüyorsun" diyenler vardır(kulaklarım çınladı),ben en azından düşünüyorum,aklımdan bunlar geçiyor.Diğer yandan kötülüklerini utanmadan dışa kusanlar var.

Quo Vadis?=Nereye gidiyoruz?....Maça?.Atina mundar oldu,kasımpaşaya haram olsun !



NO AL CALCİO MODERNO !

Erdal Güngör
Weiterlesen

27 September Bundestagswahlen 2009

14. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör




......und scheiß auf Politik, wir gehen nicht wählen

weil es scheint als ob unsere Stimmen eh nicht zählen !!!


egal was es ist wir sind stets dagegen

sogar der Sonnenschein ist schon krebserregend

uns kommt es vor als wären wir im Krieg geboren wären

als ob wir für die da oben niedere Formen wären



Viele wünschen sich, dass sie nie geboren wären

stellen sich vor, wie es wäre wenn sie nicht hier geboren wären

und deshalb müssen wir zu Drogen greifen

weil wir uns vor Angst vom Alltag in die Hose scheißen

deshalb muss ich`s in die Strophen schreiben

und ich weiß ihr werdet es lieben weil die Flows so tight sind

wir alle sehen uns nach einem guten Leben

aber Viele hier haben zu viel Angst es zuzugeben..........

Weiterlesen

BUNDESLİGA #5

13. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör


Milli maçlardan dolayı çoğu takım biraz soluk alma fırsatı buldu,kimileri yaralarını sardı antreman eksiklerini giderdi,bazıları Van Gaal gibi 10 gün tatile çıktı,evet doğru okudunuz tatil yapmış zavallı hoca :)) Tabii bu milli maçlar bazı takımları derinden vurdu,Hamburg Guerrero ve Benjamin gibi as oyuncularından aylarca mahrum kalacak.Dün Bayern Manajeri Uli Hoeness SkyTV'ye verdiği canlı demeçte bu yüzden çok öfkeliydi ve uluslararası maç takviminde ciddi şekilde revizyon yapılmasını istiyor.


Gelelim maçlara,bu hafta 7 tanesi cumartesi geri kalan ikisi pazar günü oynandı,bol gollü maçlar oldu çoğu goller Bundesliga'da klasikleşen uzak mesafelerden atıldı.


VFL Wolfsburg-Bayer Leverkusen 2:3


Leverkusen çıkışını sürdüyor Wolfsburg da düşüşünü,gerçi kalecileri Benaglio'nun 31.dakikada,bence haksız yere gördüğü kırmızı karta kadar oyuna ortaktılar.Yalnız herkesin gördüğü gibi Wolfsburg takımının ciddi şekilde defans problemi var eğer bunu en kısa sürede çözümünü bulamazlarsa ŞL'de avaraj takımı olurlar.Leverkusen sezona fırtına gibi girdi,çok iyi takım kurmuşlar başına kurt hoca Heynckes'i getirip şimdi keyfini çıkarıyorlar.Her hafta üstüne koyan Leverkusen geçtiğimiz sezonunun şampiyonu Wolfsburg önünde de üstün taraftı.38.dakikada Rolfes ile öne geçerek devreyi galip kapattılar.Benaglio'nun atılışı Wolfsburg takımını olumsuz etkilediği kesin ama girdikleri pozisyonları değerlendiremediler,Dzeko milli maç yorgunu olduğu için yedek başladı yerine oynayan Martins sönük kaldı.Leverkusen 52.dakikada Rolfesin gole çevirdiği penaltıyla farkı ikiye çıkardı,53'de Derdiyok yaptığı aptalca hareket yüzünden takımını 10 kişi bıraktı.Takımının sahada sayısal eşitliğini fırsat bilen Wolfsburg hocası Veh 57.dakikada oyuna Dzeko'yu alarak üç forvetle şansını denedi ama başta da demiştim defans Wolfsburg'un en zayıf bölgesi.Bunu en iyi değerlendiren 58.dakikada Kiessling oldu ve 5. maçında 5. golünü attı,sakalı uzun süre daha kalacağa benziyor.“Ne zaman bir lig maçını boş geçersem o zaman sakalımı keseceğim“ iddiasına girmiş takım arkadaşlarınla.Herkes maçın bu skorla biteceği beklentisi içindeyken,Ki Leverkusen farkı çoğaltabilirdi,78.dakikada Misimoviç klasik frikiklerinden birini Leverkusen ağlarına gönderdi,Volkana kızmamak lazım en azından tüm gayretiyle topa hamle yapmıştı,Adler yerinden kıpırdayamadı.Maçın hakemi Dr.Felix Brych bir tartışmalı karara daha imza atarak ceza sahası içinde rakip oyuncunun üstüne düşen Dzeko'yu mükafatlandırdı ve penaltıyı verdi.Oyunda o dakikaya kadar varlık gösteremeyen Grafite Wolfsburg'u umutlandırdı fakat yetmedi.Sonuçta Leverkusen haklı bir galibiyet aldı ve çıkışını sürdüyor.


Hoffenheim-VFL Bochum 3:0


Demba Ba,Salihoviç,Eduardo,Obasi „The Unsual Suspects“.Geç oldu güç oldu,geçen sezon hızlı çıkış yapmışlardı düşüşleride aynı hızla olmuştu.Bu sezon sesiz ve derinden geliyorlar,oyuncuları form tutmaya başladı milli maçlar arasını Rangnick çok iyi değerlendirmiş.Hoffenheim yine eski günlerini andırdı bu cumartesi ama rakipleri Bochum hiç varlık gösteremedi,eksikleri var yinede bu takım birinci ligde zor tutunur.Bizim veteran takımımız var arkadaşlar Bochumu gözlerine kestirmişler,şaka bir yana ister istemez insan kendine soruyor.Dünyanın 4 büyük ligi arasında olan Bundesliga da VFL Bochum'un ne işi var? Tamam varsın olsun,hadi hedefleri sade kümede kalma kabul ediyoruz ama sahada hiç buna yönelik bir mücadele yok,futbol adına hiç bir şey yapmıyorlar amatör kümelerde daha iyi takımlar gördüm.Hoffenheim baştan sona kadar oyunun hakimiydi,16.dakikada Ba ile öne geçtiler aynı zamanda ilk yarı skoruydu,58'de Obasi ve 79.dakikada Compper maçın neticesini belirledi.Sahanın yıldızı Hoffenheim'lı Eduardo'ydu Demba Ba'da toparlamış ileriki haftalarda tekrar eski Hoffenheim göreceğimiz için umut var.


SC Freiburg-Eintracht Frankfurt 0:2


Hoffenheim-Bochum maçının kopyası,arada olan tek fark Freiburg takımının canla başla mücadele etmesi,pozisyon üretmesi.Frankfurt kontrollü başladı,yaklaşık 18 aydır sakat olan Bayramoviç dün ilk onbirde sahadaydı.Stada gelen seyirciler uzun süre golsüz maç olacağı şüphesine kapılmışlardı,Ki ilk dakikada Frankfurt Amanatidis ile gole yaklaşması onları derin uykularından uyandırdı.Freiburg sertlikle karşılık verdi bence iki oyuncu mutlaka atılmalıydı,Maik Franz'ı sakatlama pahasına kasıtlı foullerine hakem göz yumdu.Birinci devrede tek göze batan 35. dakikada Freiburgun bir frikiği üst direkte patlaması oldu.İlk yarı Freiburg'luların sertliğine hedef olan Maik Franz,intikamını 68.dakikada Frankfurtun ilk golünü atarak aldı.Uzatmalarda Meier farkı ikiye çıkardı.Skibbe yönetiminde Eintracht Frankfurt bu sezon çok farklı,hedefleri ilk 10,şu an 4. sıradalar.Freiburg'u ilk devre çok pasla kontrol altında tutarak epey yordular tek sorgulanacak az pozisyon üretmeleri.İkinci devre Köhler ve Meier'in oyuna girmesi takımı canlandırdı ve haklı bir galibiyet aldılar.Freiburg çok istekli henüz karşılığını alamıyorlar.


1.FC Nürnberg-Borrussia M'Gladbach 1:0


Nürnberg taraftarları pankart açmışlar üzerinde“Gol eken Puan biçer“ yazıyordu,6.dakikada Kluge ilk tohumu ekti Nürnberg'i öne geçirdi,gerisi gelmedi.M'Gladbach bu sezon deplasmanda oynadığı en iyi maçıydı,sonuç yine hüsran.Bobadilla tek başına Nürnberg'i yenecek pozisyon buldu,hele ikinci yarı tamamen misafir takımın kontrolündeydi.Nürnberg bu sezon ilk galibiyetini alarak geleceğe umutla bakıyor.Mönchengladbach iyi futbol oynuyor ama şayet geçen sezon gibi zor duruma düşmek istemiyorsalar deplasmanda bir kaç maç puanlar çıkarmaları şart.


Mainz 05-Hertha Berlin 2:1


Mainz takımının kaleci problemi vardı maç öncesi,Gladbach deplasmanında iki kalecisi sakatlanmış,wetklo için ilk koyulan kırık teşhisi sonra sade ağır darbe aldığı haberi gelince az olsun umutluydular.Sakatlığı tam geçmesede büyük fedakarlık yapan wetklo Berlin maçında Mainz kalesini korudu.Genelde vasatın üzerine çıkamayan müsabaka ilk yarı iki takımın birbirlerini kontrol etmesiyle pozisyon üretememeleri oldu.Golsüz kapanan devre,ikinci bölümde Mainz defansının bir anlık diikkatsizliğini değerlendiren Nicu,Berlin'i 0:1 öne geçirerek biraz olsun canlandırdı.Berlin takımı bu süreden sonra oyuna ağırlığını koymak yerine yanlış yolu seçti,tempo düşürdü skoru korumak istedi.Fakat hesapa katmadıkları Aristide Bance sahneye çıkınca fatura ağır oldu.Mainz takımının ikinci devrede tek ayakta kalan oyuncusu Bance,ilginçtir henüz iki gün önce milli maç için Afrikadan yeni dönen Bance,Fil Dişi Sahiline kaybetikleri müsabakada 90 dakika oynamış ve geldi hafta sonu Bundesliga da yine 90 dakika zorlu müsabkaya çıktı,galibiyete taşıyan attığı şık golle sahanın yıldızı oldu.Önce İvanschitz 79. dakikada penaltı vuruşunu gole çevirerek eşitliği sağladı.Sahanın yıldızı,yılmadan savaşan Aristide Bance 85.dakikada öyle bir gol attı Ki,geçen sezon Grafitenin Bayerne attığı golü rafa kaldırdı.Tarifi mümkün değil mutlaka görmeye değer.Hertha Berlinin durumu hiç parlak gözükmüyor,beş maçta 3 puan çıkardılar Favre hoca bavullarını toplamaya başlamıştır muhtemelen,ligde hedefledikleri yerlere gelmek için takımı gösterdiği performans ancak ikinci lig için yeterli.Mainz tökezleye,tökezleye yolunda devam ediyor.Teknik Direktör Tuchel geçtiğimiz sezon şampiyon yaptığı U19 takımından önemli şekilde faydalanıyor,70.dakikada oyuna giren Grimaldi bu gençlerden biri daha 18 yaşında ama maça girdiği dakikadan itibaren Mainz takımına önemli katkıda bulundu.


Borussia Dortmund-Bayern Münih 1:5


Hafta ortası Dortmund TD'ü Jürgen Kloppun söylediği sözler biraz tartışmalara yol açtı.“Bizden daha fazla maddi imkanlara sahip olan milyonluk Bayern takımını kendi seviyemize çekip yeneceğiz“ demesi ortalığı karıştırdı,bunun üzerine büyük gazeteler „Rib&Rob vs. Klopp“ manşetler attılar.Maksat maçı derbi havasına sokmak,eskiden olduğu gibi ama Dortmund'un o eski hali tarihe gömüldü.Oysa çok iyi başladılar,oyunu ilk dakikaten itibaren kontrolüne alan Dortmund 10.dakikada Nuri Şahinin kafa pasını değerlendiren Hummels ile 1:0 öne geçti.Bayern takımın da defansta sorunları var,ama diğer yanda ileri uçta oynayanlar ellerine geçirdikleri fırsatları gole çevirebiliyorlar fakat wolfsburg için ne yazdıysam bayern için de geçerli.Şampiyonlar liginde çok başları ağrıyacağa benziyor.Signal-Induna Park stadını dolduran 80.000 seyirci 36.dakikada biraz ofsayt kokan Mario Gomezin golüne epey tepki gösterdiler ama nafile.Bayern bu önemli golle eşitliği yakaladı.İkinci yarıya fırtına gibi giren Münihliler,Schweinsteigerin uzaktan attığı şutla 49.dakikada 1:2 öne geçti.Oyuna ikinci yarıda Gomez ve Altıntop'un yerine giren Müller ile Ribery Bayern Münihin farklı skor yakalamasında önemli rolleri oldu.65'de 20 metreden doksana attığı frikik golüyle Ribery sevincini önce hocası Van Gaal ile paylaştı.Ama ne sevinmeydi öyle,düşman çatladırcasına.Hafta ortası Van Gaal ve Fransız yıldız arasında anlaşamıyorlar söylentilerini çıkaran basına bir mesaj yollarcasına,“bakın bizde her şey yolunda“ der gibiydiler.

Genç Thomas Müller 78. ve 88. dakikalarında attığı iki golle farkı beşe çıkardı ve Dortmund takımının seviyesini biraz daha aşağıya çekti.Maçtan önce tuhaf açıklamalar yaparsa Dortmund Hocası sonucuna oyuncular katlanmak zorunda.Dortmund bu sezon hedefi EL'e katılmak,bu gidişle 2.BL'yi boylayacakları şimdilik kaçınılmaz gibi gözüküyor.Robben dün yine göz doldurdu,çok çalıştı gollerin çoğunda payı var,Ribery form yakaladğı vakit ilk onbirde sahaya çıktıkları gün rakip takımda oynamak istemem şahsen.İkisi sahada gözleri kapalı anlaşıyorlar sanki yıllarca beraber oynamışlar.


Hamburger SV-VFB Stuttgart 3:1


Hafta ortası milli takımlara yolladığı oyunculardan en çok yara alan takım kuşkusuz Hamburg.Çapraz bağlarının kopması Guerrero'yu 6 ay sahalardan uzak kalmasına neden oldu.Ev sahibi Hamburg maçın ilk dakikasından itibaren oyuna ağırlığını koydu,kontrollü Stuttgart takımı ancak kontra ataklarla tehlike yaratabildiler.Defansa çekilip ileride kontra toplarla fırsat arayan Stuttgartın puan hayallerini 30.dakikada Petriç suya düşürdü.Yine önceki maçlarda gördüğümüz Ellia-Petriç işbirliği ile gerçekleşti bu muhteşem gol.İkinci yarı tablo değişmedi,farkı yükseltmek isteyen Hamburg,Stuttgart savunmasına zor anlar yaşattı.Sahanın en iyilerinden olan Ellia 58'de takımını 2:0 öne geçirdi.Stuttgart bu dakikadan sonra oyuna ağırlığını koymayı başardı 62'de Pogrebnyak durumu 2:1'e getirdi,biraz olsun umtlandılar,taki uzatmalarda Ze Roberto'nun uzak mesafeden attığı güzel şutla 3:1 mağlubiyetten kurtulamadılar.Haftayı lider kapatan Hamburg şu haliyle sezon sonuna kadar Şampiyonluğu kovalayacağını gösteriyor,benim en büyük adaylarımın arasında.


Werder Bremen-Hannover 96 0:0


Haftanın tek golsüz geçen maçı,başka değimle Bremen duvarı aşamadı.Hannover son dört müsabakadan sade tek puan çıkarabilmiş,buna kaleci Enke'nin yokluğu eklenince herkesin Bremenden fark beklediği müsabakada Hannover kontrollü oyunuyla ev sahibine resmen kafa tutuyordu......Gerçeği söylemek gerekirse 0:0 biten maç üzerine yazmak tamamen zaman kaybı,şu kaçırdı,filanca atabilirdi...offf boş verin 0:0 bitti vasatın altında maçtı bu kadar.



1.FC Köln-Schalke 04 1:2


İki takım oyuna hızlı başladılar,oh be dedik,eter etkisi yapan Bremen-Hannover maçı ardından ilaç gibi gelir...tam tersi oldu.Önce 2.dakikada kornerden gelen topu değerlendiren Farfan Schalke'yi 0:1 öne geçirdi.Arkasından uzun sürmedi 6.dakikada Podolski bu sezon ilk golünü yazdı Köln'ün eşitliği geldi.Gerisini sormayın kocaman boşluk.42.dakikaya kadar hakem şovu seyrettik,gerçekten ilk yarı çok sert geçti,iki takım oyunu orta sahada kabullendiler,bizde aklımıza gelen ne kadar......dua varsa okuduk maç biraz düzelsin diye.43.dakikada tam 4 korner peş peşe attı Schalke,dördü de ön direğe,boş icraat.Her iki takım kadrolarında değişime gitmiş.Nihayet Köln'ün hocası Soldo,Wome kovasını kızağa çekmiş,onun yerine bugün ilk Bundesliga maçına çıkan Schorch kadrodaydı diğerleri Chihi ve Ehret.Magath geriye kalırmı,Rakitiç yedek,Rafinha'nın kafa kağıdını uzatmış,zavallı çocuk biraz dinlensin,onun yerini Kobiashvilli mükemmel doldurdu.İkinci devre Schalke daha canlı çıktı ve hemen oyunu kontrol etmeye başladı.46'da güzel bir kombinasyon sonrası Kobiashvilli Schalke'yi tekrar öne geçirdi.Köln beraberliği yakalamak için çok mücadele etti ama yetersiz kaldılar fırsatları vardı 49'da Podolski 78'de İshiaku gününde olan kaleci Neuer'e takıldılar.87.dakikada Petit'in frikiği az farkla outa gitti ve maç Schalkenin 1:2 üstünlüğüyle tamamlandı.Köln iyi takım,Maniche,Petit,Novakoviç ve Podolski gibi usta ayakları var ama öz güvenleri yok,mutlak bir galbiyet almaları şart oldu yoksa zor toparlarlar.Magath Schalke takımını gençleştirdi,kulüpte olan mali kriz beklenmedik boyutlarda bazı oyuncuların ücretlerii ödemekte gecikmeler var „Schalke de şu sıralar çalışmak zor,fakat her iş zevkli olacağını önceden kestirmek mümkün değil“ diyor usta hoca.Eğer durumun bu kadar vahim olduğunu önceden kestirseydi Wolfsburg da kalırdı.


Tam 27 gol atılan 5.haftada toplu sonuçlar;


BVB Dormund-Bayern Münih 1:5

Wolfsburg-Leverkusen 2:3

Mainz-Hertha Berlin 2:1

Nürnberg-Gladbach 1:0

Hoffenheim-Bochum 3:0

Freiburg-Frankfurt 0:2

Hamburg-Stuttgart 3:1

Bremen-Hannover 0:0

Köln-Schalke 1:2


Puan cetvelinde Hamburg 13 puan ve gol avarajıyla lider,aynı puana sahip Leverkusen ikinci sırada,10 puanla Schalke üçüncü,9 puanlı Frankfurt dördüncü ve 8 puanla Bayern Münih beşinci sırada.


Gelecek haftanın programı;


Cuma 18.09. 21:30 FC Schalke 04 – VFL Wolfsburg


Cumartesi 19.09 16:30 Bayern Münih – 1.FC Nürnberg

VFB Stuttgart – 1.FC Köln

Hannover 96 – Borussia Dortmund

VFL Bochum – 1.FSV Mainz 05

Borussia M'Gladbach – 1899 Hoffenheim


Pazar 20.09 16:30 Eintracht Frankfurt – Hamburger SV

Pazar 20.09 18:30 Bayer Leverkusen – Werder Bremen

 

 

Erdal Güngör

Weiterlesen

Damned September #3 METİN OKTAY 10

12. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Weiterlesen

DEPLASMAN !

12. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Deplasman Tribünün ne gibi anlamı olabilir?

Deplasman Tribünü evinden uzaklarda bir avuç vatan yurt toprağı kadar değerlidir. Tahsis edilmiş kontenjanın yüzdesinden deplasman yapan taraftarlar kendilerine ayrılmış bilmem kaç metre kare ufak bölümde Ülkesini, şehrini, semtini ve Takımının renklerini temsil eder, destekler gerekirse kanının son damlasına kadar kadar savunur. Her ülkenin bir başka ülkede temsilen konsolosları olduğu gibi doksan dakika süre deplasman tribünü ülke temsilcisidir.




Deplasmana genelde otobüsle gidilir. Günümüzde uçak, gemiyle de yapılıyor, önemli değil yeterki gönüller bir olsun. Gerçeği söylemek gerekirse otubüsle deplasmanların tadı bir başka. Herkes cıvıl cıvıl sanki savaşa giden asker gibi hisseder insan kendini o kadar heyecanlıdır. Tezzahüratlar, vefasız sevgiliye yakılan ağıtlar, alkolü fazla kaçıranlar, taşlanmış kırık camlar, bir koltukta dört kişi gidenler, yerlerde sere serpe sabahlayanlar. Bu güzelikleri tadanlar bir daha kolay bırakamaz deplasmanı.



Deplasman yasaklanamaz, deplasman bir haktır.......

KAHROLSUN endüstriyel FUTBOL !


Erdal Güngör


































 

Weiterlesen

Rosella'dan Zeytin dalı

11. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Son zamanlarda italyan futbolu üzerine sırf negatif haberler duyuyorduk.Sözde milan kulüpü iflaz etti söylentileri,stadların boş kalması,deplasman taraftar kartına karşı tepkilerin üzerine birde Serie A'nın yurt dışında imajı zedelenmesi yayın haklarını da kötü yönde etkiledi.Allahtan Türkiyede ntvspor kanalı yayın haklarını satın aldı ve bizleri italya futbolundan mahrum bırakmayacaklar sağolsunlar.

Geçtiğimiz hafta Roma Taraftarlarının protestolarından bahsetmiştim Roma Taraftarlarının İsyanı . AS Roma Başkanı Bayan Rosella bu tepkileri ciddiye alıp taraftarlarına ufaktan zeytin dalı uzatmış.



Bilindiği gibi italyada deplasman yasağı var fakat iki takımın yönetimleri uygun görür bir mutabakata varır ve sorumlukları üstlendikleri halde istisnalar oluyor.Bu hafta sonu oynanacak Siena maçı için AS Roma kulüpü futbol federasyonuna deplasman yasağını kaldırması için girişimde bulundu.Sonuç AS Romal'ı tifosiler adına çok iyi.Yasağın kalkmasında Bayan Rosella'nın baya ağırlığını koyduğu söyleniyor,bu girişimiyle biraz olsun Taraftarların gönlünü aldı çünkü gerçek taraftar için yıldız transferleri önem taşımaz,onlar biricik sevdikleri kulüplerinin her koşulda yanında olmak isterler.Böylece pazar günü Siena deplasmanına 1500 Romalı taraftar tribünde yerini alacak,darısı diğer tifosilere nasip olur inşallah.

Aşağıdaki video bir zamanlar efsane olmuş Commando Ultra Curva Sud





Erdal Güngör
Weiterlesen

In The Year 2525 !

10. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

2525 Yılında

Erkekler hayatta kaldılarsa
Kadınlar kendilerini kurtarabilmişse
Elbette buluşacaklardır


3535 Yılında

Yalan yada doğru söylemek için kendini zorlama
Her yaptığın,düşündüğün,konuştukların
O gün içtiğin hapın sayesinde gerçekleşecek


4545 Yılında

Diş ve gözlere gerek kalmaycak
Çiğneyecek hiç bir şey bulamadığın gibi
Kimsede dönüp sana bakmayacak





5555 Yılında

Kolların yanlara sarkmış
Bacaklarını kullanmayacaksın
Hepsini makinalar yapacak



65665 Yılında

Karı,Koca ilişkileri ortadan kalkacak
Çocuklarının cinsiyetlerine kadar
Uzun cam kavanoz içinden seçeceksin


7510 Yılında

Tanri acilen gelmeli
Etrafa baktığında belki şunu diyecektir
"Mahşer günü için tam zamanı"

8510 Yılında

Yüce Tanrı başını sallayarak kararını açıkladığında
Ya "İnsanların yaptıklarından menunum" diyecek
Yada her şeyi yerle bir edip tekrar yaratacak


9595 Yılında

Merak ediyorum insanlar hala yaşıyormu
Dünyadan ne varsa alıp götürdüler
Ve ona hiç bir şey geriye vermediler



Şimdi 10.000 binlerce yıl geride kaldı
İnsan milyarlarca damla göz yaşı döktü
Fakat bilmediği tek şey var
İnsanın hükmü sona erdi
Sonsuz karanlık gecelerin içinden
Parıldayan yıldızlar
Çok uzaktalar

Belki daha henüz dün....

Bu şarkıyı Zager ve Evans 1965 yılında yazmışlar,yaklaşık 45 yıl önce.Neredeyse çoğu gerçekleşti hatta hepsi desek yeri var.


Dün Milli Takımımız 2010 DK için Bosna'ya karşı aldığı beraberlikten sonra katılma şansı iyice azaldı.Umut yok değil ama umut nedir? Dün Zenitsa'da bıraktığımız üç puanmı yoksa istanbul sel felaketinde hayatını yitiren insanların kurtulamayışımı,yada çatışma sonunda şehit verdiğimiz Askerlerimizmi?

Önemliydi orada olmalıydık,tarihi bir turnuva çünkü ilk defa Futbol Tarihinde bir Dünya Kupası Afrika kıtasında düzenlenecek belki bir daha olmayabilir.Şans işte,bazı kumarcılar vardır para yada şöhret için kumar oynamazlar.Onlar şansın gizemli geometrisini ararlar,rus ruleti oynayanlardamı aynı şeyin peşindeler?

Biz ne kadar Güney Afrika'ya gitmeyi hak etiysek,1990 yıllarının ortasına kadar süren ve sırbların yaptığı vahşi soykırımda yüzbinlerce insanını kaybeden,onuru,şerefi ayaklar altına alınan Bosna Halkı da hak ettiğini düşünüyorum.Yabancı ülke takımlarının formalarınla poz veren bazıları için destek vermek zor olmamalı,zaten Fatih Terimin başında olduğu takımı haz etmiyorlardı.Almanya 2006 Dünya Kupasına da katılamadık,orasıda her açından çok önemliydi.Yürekten almanyayı destekleyenleri gördük.Ve o almanlar Euro 2008'de isviçreye karşı oynacağımız müsabaka öncesi arabalarını isviçre bayraklarıyla süsleyip,"hoop schwiiz" diye sokaklarda bağırarak Türklere gönderme yapıyorlardı,unutmadık.Nasıl aynı gece isviçre galibiyetimizden ve sonrasında Çek Cumhiriyeti ile Hırvatistanı turnuva dışı bıraktığımız gecelerinde,Sarajevo ve Mostar sokaklarında bu galibiyetlerimizi sanki kendi zaferleriymiş gibi kutlayan Bosnalı kardeşlerimizi unutmadığüımız gibi.Tüm dünyanın 4 haftalığına odak noktası olduğu böyle büyük bir organizasyonda bu insanların çıkıp birilerinin yüzlerine "Bakın biz ölmedik dimdik ayaktayız" şeklinde haykırmalıdır bence,evet bizde orada olmalıyıdık !

Dün sabah yağmur vardı istanbul'da ve gözler doldu yaşlarla,sebepide vardı bu sefer hemde çok,anne sözü dinler gibi masum değil,kaybetikleri yakınları için ağladılar.Kime yanalım?  Zenitsa'da azalan umutlaramı,verdiğimiz 4 şehit Askerimizemi,istanbul sel felaketinde ölen 26 yurtdaşımızamı? Kime kızalım? Paradan başka bir şeye inanmayan vicdansız mütahitleremi,yoksa felaketi fırsat bilen aç gözlü yağmacılaramı ?.....


Erdal Güngör









Weiterlesen