Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Edit post Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Werbung
Blog von Erdal Güngör

In The Year 2525 !

10. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

2525 Yılında

Erkekler hayatta kaldılarsa
Kadınlar kendilerini kurtarabilmişse
Elbette buluşacaklardır


3535 Yılında

Yalan yada doğru söylemek için kendini zorlama
Her yaptığın,düşündüğün,konuştukların
O gün içtiğin hapın sayesinde gerçekleşecek


4545 Yılında

Diş ve gözlere gerek kalmaycak
Çiğneyecek hiç bir şey bulamadığın gibi
Kimsede dönüp sana bakmayacak





5555 Yılında

Kolların yanlara sarkmış
Bacaklarını kullanmayacaksın
Hepsini makinalar yapacak



65665 Yılında

Karı,Koca ilişkileri ortadan kalkacak
Çocuklarının cinsiyetlerine kadar
Uzun cam kavanoz içinden seçeceksin


7510 Yılında

Tanri acilen gelmeli
Etrafa baktığında belki şunu diyecektir
"Mahşer günü için tam zamanı"

8510 Yılında

Yüce Tanrı başını sallayarak kararını açıkladığında
Ya "İnsanların yaptıklarından menunum" diyecek
Yada her şeyi yerle bir edip tekrar yaratacak


9595 Yılında

Merak ediyorum insanlar hala yaşıyormu
Dünyadan ne varsa alıp götürdüler
Ve ona hiç bir şey geriye vermediler



Şimdi 10.000 binlerce yıl geride kaldı
İnsan milyarlarca damla göz yaşı döktü
Fakat bilmediği tek şey var
İnsanın hükmü sona erdi
Sonsuz karanlık gecelerin içinden
Parıldayan yıldızlar
Çok uzaktalar

Belki daha henüz dün....

Bu şarkıyı Zager ve Evans 1965 yılında yazmışlar,yaklaşık 45 yıl önce.Neredeyse çoğu gerçekleşti hatta hepsi desek yeri var.


Dün Milli Takımımız 2010 DK için Bosna'ya karşı aldığı beraberlikten sonra katılma şansı iyice azaldı.Umut yok değil ama umut nedir? Dün Zenitsa'da bıraktığımız üç puanmı yoksa istanbul sel felaketinde hayatını yitiren insanların kurtulamayışımı,yada çatışma sonunda şehit verdiğimiz Askerlerimizmi?

Önemliydi orada olmalıydık,tarihi bir turnuva çünkü ilk defa Futbol Tarihinde bir Dünya Kupası Afrika kıtasında düzenlenecek belki bir daha olmayabilir.Şans işte,bazı kumarcılar vardır para yada şöhret için kumar oynamazlar.Onlar şansın gizemli geometrisini ararlar,rus ruleti oynayanlardamı aynı şeyin peşindeler?

Biz ne kadar Güney Afrika'ya gitmeyi hak etiysek,1990 yıllarının ortasına kadar süren ve sırbların yaptığı vahşi soykırımda yüzbinlerce insanını kaybeden,onuru,şerefi ayaklar altına alınan Bosna Halkı da hak ettiğini düşünüyorum.Yabancı ülke takımlarının formalarınla poz veren bazıları için destek vermek zor olmamalı,zaten Fatih Terimin başında olduğu takımı haz etmiyorlardı.Almanya 2006 Dünya Kupasına da katılamadık,orasıda her açından çok önemliydi.Yürekten almanyayı destekleyenleri gördük.Ve o almanlar Euro 2008'de isviçreye karşı oynacağımız müsabaka öncesi arabalarını isviçre bayraklarıyla süsleyip,"hoop schwiiz" diye sokaklarda bağırarak Türklere gönderme yapıyorlardı,unutmadık.Nasıl aynı gece isviçre galibiyetimizden ve sonrasında Çek Cumhiriyeti ile Hırvatistanı turnuva dışı bıraktığımız gecelerinde,Sarajevo ve Mostar sokaklarında bu galibiyetlerimizi sanki kendi zaferleriymiş gibi kutlayan Bosnalı kardeşlerimizi unutmadığüımız gibi.Tüm dünyanın 4 haftalığına odak noktası olduğu böyle büyük bir organizasyonda bu insanların çıkıp birilerinin yüzlerine "Bakın biz ölmedik dimdik ayaktayız" şeklinde haykırmalıdır bence,evet bizde orada olmalıyıdık !

Dün sabah yağmur vardı istanbul'da ve gözler doldu yaşlarla,sebepide vardı bu sefer hemde çok,anne sözü dinler gibi masum değil,kaybetikleri yakınları için ağladılar.Kime yanalım?  Zenitsa'da azalan umutlaramı,verdiğimiz 4 şehit Askerimizemi,istanbul sel felaketinde ölen 26 yurtdaşımızamı? Kime kızalım? Paradan başka bir şeye inanmayan vicdansız mütahitleremi,yoksa felaketi fırsat bilen aç gözlü yağmacılaramı ?.....


Erdal Güngör









Werbung
Diesen Post teilen
Repost0
Um über die neuesten Artikel informiert zu werden, abonnieren: