Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Blog von Erdal Güngör
Neueste Posts

Akdenizde Serenat#2 "Hasta Siempre" Röportajı

7. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Aynı Sezen Aksunun "Gülümse" şarkısında olduğu gibi,şehire bir film geldi,bir güzel orman vardı yazılarda,iklim değişti akdeniz oldu,kara bulutlar dağıldı biraz olsun gülümsedik.

Temmuz ayında Tribün Dergide Hasta Siempre adıyla tanınan kardeşimizin açtığı başlığı ilk gördüğümde,bende biraz gülümsedim "ah keşke" dedim içimden inşallah olur ve sonunda gerçekleştirdiler,Helal Olsun.Bekir Çınar ve Yönetimi Taraftarlarını kırmadı ve onların bu büyük hayalini gerçekleştirdi.Sade Adana Demirsporlu Taraftarların değil tüm Futbola,Tribüne gönül vermiş herkesin hayalleri gerçekleşti,bazıları açıkca dile getirmekle kendilerini zorlasınlar,şahsen beni çok mutlu etti.Günlerce yalan transfer haberlerinle pompalanan beyinlerimiz,ruhsal bunalıma sokan boş tartışmalardan,para için her yol mübah diyerek endüstriyel futbolun önemli maddi gelir kaynağı haline gelen merhindising'e tavan yaptıranlar,tüm bunlardan koptuk futbolun güzel ufuklarına verdik kendimizi.Tribünde kız kavgalarını ilk haber yapan ulusal TV kanalları nedense hiç bu güzeliklerden bahsedemediler.Bir kaçı dışında,başta "NTVSPOR" olmak üzere geniş yer verdiler.Varsın göstermesinler,biz aynı eski günlerde olduğu gibi kalbimizle oradaydık,bu sefer teknolojinin imkanlarını kullanarak internetten heyecanla takip ettik,futbolun gerçek güzeliklerine tanık olduk.



Farklı renklere gönül versekte hepimiz bir ortak noktada birleşiyoruz "TRİBÜN".İşte böyle durumlarda aradaki binlerce kilometre olan mesafeler sınır tanımıyor.Maçtan bir gün önce "Hasta Siempre" adlı Kardeşimiz ile ufak bir şöyleşi yapmaya karar verdim.Eksik olmasın ricamı geri çevirmedi,gösterdiği ilgiden dolayı ona ne kadar teşekkür etsem az.Söyleşiyi yapmamın esas nedenleri,başta muhteşem bir gece olacağından hiç kuşkum yoktu ve oldu da.Hepsi bir kenara,bu güzeliklerin sınırlı kalmamasını istedim.Aynı bayrak yarışında olduğu gibi,bizler o geceyi dilden dile dolaştırıp herkese anlatmalaıyız sonsuza kadar canlı kalmasını sağlamalıyız.4 eylül akşamının futbol adına ne kadar önemli olduğuna yazımın sonunda değineceğim.İsteyen bu yazıyı blogunda,forumunda kullanabilir,kaynak vermenize gerek yok sormanıza da,isterseniz kopyalayın duvarlara afiş olarak yapıştırın yeterki cüımle alem o geceyi unutmasın !




Şimdi gelelim "Hasta Siempre" kardeşimizle yaptığım ufak sohbete ama önce maç nasıl gerçekleşti tekrar hatırlayalım;

Livorno'dan Demirspor'a olumlu yanıt



Adana Demirspor'da yeni sezonu görkemli açmak istiyor. Bu nedenle Bekir Çınar yönetimi, şimdiden *19 Ağustos tarihine odaklandı. Görkemli bir açılış yapmayı planlayan Demirspor yönetim kurulu, ilk olarak hazırlık maçı yapacağı takım ile bağlantıya geçti. Bu konuda taraftarlardan gelen yoğun istek üzerine yönetim kurulu, İtalyan takımlarından Livorno ile görüşmeleri başlattı.

Yapılan görüşmeler sonucunda Livorno kulübünün yöneticileri Adana Demirspor'a resmi yazı yazarken, açılışa gelebileceklerini belirttiler. Yönetim kurulu, tarihler konusunda anlaşmaya varabilirse İtalyan kulübü kesin olarak* 19 Ağustos tarihinde Adana'ya gelecek ve Demirspor'un açılış törenine katılacak.

Mavi-lacivertli yöneticiler,"Çok iyi bir açılış planlıyoruz. Lazer gösterisi, meşalelar, sanatçılar, veteranların maçı ve özel maç proğramı düşünüyoruz. Bu nedenle *19 Ağustos tarihini seçtik. Livorno'dan resmi yazı geldi. Sadece tarih konusunu görüşeceğiz. Bu konuda anlaşırsak Livorno Adana'ya Demirspor için gelecek."dediler.

* Yazı spor01 sitesinden alıntı olarak TD'ye kopyalanmış esas tarih sonradan 4 eylül olarak değiştirildi !


Virgülüne,Noktasına dokunmadan "Hasta Siempre" söyleşimiz,sözü ona bırakıyorum;

Adım Gencay Sivuk,19 yaşındayım.Football Manager Oyunu Türkiye Resmi Araştırma Görevlisiyim.Daha önce parmakarasıterlik isimli blogta futbol üzerine yazıyordum.bir kaç Basketbol sitesinde de köşe yazarlığı yapıyorum yaklaşık 5 senedir...Bloga girerken,Tribün Dergi'de Hasta Siempre nickli Şimşekler Grubu'ndan Gencay Sivuk şeklinde girersen sevinirim abim.grubun pankart beste koreografi multimedya konularını kovalayanlardan birkaç elemanından birisiyim fakat tribünün kafa elemanlarındanmışım gibi yanlış anlaşılmasın :)



Soru: Türkiyede Adana Demirspor Taraftar oluşumu Şimşekler Grubu Ultra Mentalitesine en yakın olarak duruyor,siz kendinizi Ultra Hareketinin neresinde görüyorsunuz?

Gencay Sivuk (Hasta Siempre): Öncelikle konuya şu açıdan bakmakta yarar var;Avrupa’ya göre,ülke tribünlerimizin kültürü,geleneği bakımından rahat bir 15-20 yıl gerideyiz.Avrupa’nın bir çok ülkesinde endüstriyel futbol kavramı,tribün kültürünü sekteye uğratırken,biz de son yıllarda ‘’tribün’’ kavramı tavan yapmaya başladı.Ülke genelinde ki tribüncülerin bizi bu hareketin en önünde görmelerinin en temel faktörünün kendimize has duruşumuzdan kaynaklandığını düşünüyorum.Adana’nın kültürel yapısıyla birebir örtüşen,isyankar,özgür ama bir o kadarda duygusal  bir yanımız var.Tabii ırkçılıktan,endüstriyel futbola;kadın-erkek eşitsizliğinden,Hrant Dink suikastine kadar her konuda söyleyecek bir sözü olan ve her şartta aykırı düşünebilen bir tribün olmamızın da payı yadsınamaz.Livorno maçı buna en güzel örnekti aslında.En hafif tabiriyle bu ülke tribünlerinin neler yapabileceğini anlatan bir devrimdi bana kalırsa.Ultras Mentalitesi’nin İtalya’da dahi neredeyse kaybolduğunu ve eski havasını yitirdiğini düşündüğüm için,biz bu hareketin odak noktasıyız,sürükleyicisiyiz diyemem ama eğer bu ülkede Ultras Mentalitesi adına bir şeyler yapmaya çalışan birileri varsa,üstünde muhtemelen mavi-lacivert forma bulunduğu yadsınamaz bir gerçektir…


Soru: Adana Demirspor Başkanı Livorno maçını anons etiiği açıklamada her iki kulüpünde endüstriyel futbola karşı olduklarını söylemişti eğer yanılıyorsam düzelt.Ama Adana Demirspor İnternet sitesinde gördüm,kulüpe gelir kaynağı sağlamak için bir kredi kartı ortaklığı projesi var.Sizce endüstriyel futbol günümüzde artık iyice köklerini salıp olmazsa olmaz halinemi geldi?

Gencay Sivuk (Hasta Siempre): Kesinlikle hayır.Kapitalizm’in insanlığı götürdüğü nokta karanlık olabilir,klüpler tribünlerde taraftar değil müşteri isteyebilir,ancak muhakkak bir umut ışığı vardır.Bu umut ışığı da tribünlerdir.Sistemi sevmeyebilirsiniz,ancak sistemi çökertmek içinde sistemin açıklarını bulup kendinize pay kapmanız gerekmektedir.Endüstriyel futbol kavramı yıllardan beri Adana Demirspor klübüne zarar vermiştir,tribünlerine değil.Ancak 8 ay önce göreve gelen yeni klüp yönetiminin yaptığı gibi taraftar potansiyelini doğru kullandığınız takdirde,başkalarının çarkında sömürülen değil,kendi çarkını döndürebilen ve ürettiğini tüketen bir konuma geçebilirsiniz.Malum ADS Kredi Kartı mesela,kart için taraftarın cebinden ekstra hiçbir ücret çıkmıyor,sadece harcadıklarının bir kısmı banka yerine klübe gidiyor.Bankaya bu düzeni kabul ettirenin yine taraftarın gücü olduğunu kabul etmek gerekir.Aynı taraftarın birkaç yıl önce klüp borç batağına batmışken kapı kapı dolaşıp insanlara eşya piyangosu sattığını unutmamak gerek.70 yıllık tarihi boyunca elle tutulur tek zenginliği taraftarı olan bir klübün onlardan güç alıyor olmasından daha doğal bir şey olamaz.Buna Avrupa’dan en güzel örnek kısa bir süre taraftarlarının t-shirt satışlarıyla klübü borçlarını ödeyen St.Pauli mesela.Maksat taraftar potansiyelini doğru bir şekilde kullanmakta,bunu başarabilen klüplerin endüstriyel futbol kaygısı çekeceğini düşünmüyorum…


Soru: Tribünlerinizde kullandığınız tifoların içinde Che Guevara resimleri bulunuyor,benzerlerini avrupanın bir çok tribünlerinde görüyoruz.St.Pauli Ultraları bunu bir keresinde eleştirdiler,Ki onlarda kullanıyorlar.Che Guevara'yı Micky Mouse gibi popüler figür haline geldiğinden rahatsızlık duyduklarını dile getirmişlerdi.Siz bu eleştiri hakkında ne düşünüyorsunuz ve Che Guevara ADS Tribünleri için ne anlam ifade ediyor?


Gencey Sivuk (Hasta Siempre) : Aslında bu sadece St.Pauli’nin değil bizim hatta Che’yi benimseyen,içinde yaşayan tüm herkesin bir sorunu.Dünya geneli hakkında bir şey diyemem ancak ülkemiz adına maalesef hiç hazettmediğim bir konudur Che’nin populist bir karakter haline bürünmesi.Artık çarşıda pazarda en basit populist figürlerin yanında bile Che t-shirtlerini görebiliyoruz.Demirspor tribünleri içinse aynı şeyleri söyleyemem.Evet,Ernesto Che Guevera azmi,inancı,yaptıkları ve düşünceleriyle Demirspor tribünlerine birebir ilham kaynağı olmuştur ancak az ama öz bir şekilde sembolleştirilmiştir.Zaten aynı tribün Nazım Hikmet’ten de kendine pay çıkarır,Yaşar Kemal’den de,Yılmaz Güney’den de.Ama Şimşekler Grubu’nun asıl ilham kaynağı da 25 yıllık geçmişidir…


Soru: Adana Demirspor Türkiyenin en köklü Spor kulüpleri arasında.Futbol dışında Su Topu,Atletizim gibi branjları var.En başarılı oldukları dal Su Topu ama şimdi aynı başarıları göremiyoruz.Bunu neye bağlıyorsun?

Gencay Sivuk (Hasta Siempre) : Çok basit bir cevabı var aslında;geçmiş yönetimlere.Önceki yönetimlerin yarattığı maddi imkansızlıklar yüzme,basketbol,atletizm gibi branşların kapanmasına neden oldu.Tarihimizde Muharrem Gülergin önderliğinde 17 yıl nağmağlup kalan ve 22 yılda tek mağlubiyet alan beklide ülkenin gelmiş geçmiş en başarılı spor takımı, ‘’Yenilmez Armada’’ efsanesi var.İş bilmez yöneticilerin sırf bu efsaneye sahip çıkmaları bile amatör branşlarda başarılı bir Adana Demirspor yaratmaya yeterdi.Neyse ki mevcut yönetim taraftarın yoğun istekleriyle beraber ‘’Yenilmez Armada’’ ruhunu yeniden canlandırmak için çalışmalara başladı.Önümüzde ki yıllarda özellikle yüzmede adımızdan daha çok söz ettireceğimizi umuyorum…


Soru: "Liberta per gli Ultras",Türkçesi Ultra'lar bağımsız,özgürdür anlamına geliyor.Ne kadar bağımsızsınız?

Gencay Sivuk(Hasta Siempre): Bağımsızız.Düşüncelerimiz de ve eylemlerimizde bizi bağlayan,esas aldığımız tek konu Adana Demirspor’un menfaatleri.Yoksa ne medyanın,ne de herhangi bir kişinin-kurumun sözleri bizi bağlar.Zaten gelen yönetimlerle işbirliği içinde yol alabiliyor,fikirlerimizi onlarla paylaşabiliyor ve ortak kararlar alabiliyoruz.Özgürlük ve bağımsızlığımızı sağlayan en önemli etken aramızdaki sevgi-saygı-bağlılık esaslı eşitlik düzeni.Fikirsel anlamda aramıza 10 gün önce katılmış genç bir arkadaşımızın söyledikleri bile değerlendiriliyor.İşin özü Şimşekler Grubu’na mensup her birey Demirspor üzerindeki esas otoritenin kendi tribünü olduğunun farkındadır ve sadece mavi-lacivert renklere bağlı olarak hareket eder…



Gencay Kardeşimize tekrar sonsuz teşekkürler,bu arada Annesini,Babasını kutluyorum çok hayırlı evlat yetiştirmişler onunla ne kadar gurur duysalar az.! Henüz 19 yaşında,dünyaca ünlü Sega Games'in Football Manager oyununun Türkiye Resmi Araştırma Görevlisi,5 yıldır yazarlık yapıyor artık gerisini siz hesaplayın.Biz şu güzel Ülkemizin ne zaman gerçek güclerini keşfetip ortaya çıkaracağız?...38 yıldır almanyada yaşıyorum onlarda böylesini görmedim.Bizde körlerle sağırlar,birbirini ağırlar,sınırsız tüketim...ee üretim? Boş ver keyfime dokunma,bir çiklet al ekonomi canlansın.

Sahi az kalsın unutuyordum,Adana Demirspor Başkanı Bekir Çınar M.H.P.'den meclis üyesi,farklı görüşler ortak amaçlar için bir araya geldimi ne güzel şeylerin ortaya çıktığına hep beraber tanık olduk,yinede sanal alemde bu güzeliklere gölge düşürmek isteyenler oldu,onlara soda içmelerini tavsiye ederim.

4 Eylül gecesi yaşananların önemini henüz farkında değiliz.Adana Demirspor ve Taraftarlarının futbolun geleceği için yaptıklarını ancak yıllar sonra anlayacağız,onlar futbolun hayatta kalması için ektikleri tohumlar bir gün filizlenecek.Ne zaman futbol saplandığı endüstriyel bataktan çıkış yolu aradığında bu günleri yaşatanların ektiği tohumların filizlerine sarılacak.Nasıl bizim nesil geçmişte kalan güzel Tribün anılarını genç nesile aktarıyorsak,4 Eylül'e canlı şahit olanlar 20-30 yıl sonra çocuklarına,torunlarına o güzel günü anlatarak bu mirası sürdürecekler.İşte bu yüzden Adana Demirsporun yaptıkları büyük önem taşıyor.!

Gencayın ikinci soruda verdiği cevapı dikkatli okuyun,Ultra'lar endüstriyel futbolu inkar etmiyor,profesyonel futbolun başladığı gün endüstriyel futbolda faliyete girmiştir.İsyanlar,futbolu bir mal gibi tüketim maddesi haline getirenlere,başarıya giden her yol mübah diyerek şuursuzca kulüplerin maddi kaynaklarını boşaltanlara,halkın oyunu futbolu zenginlere peşkeş çekerek kayıtsız şartsız yayıncı kuruluşlarının kucağına atanlara.Adana Demirspor endüstriyel futbolun gazabına uğrayan ilk kulüp değil,yüzlerce,binlerce kulüp can çekişiyor.Bu düzen belki bazı kulüpleri başarının doruklarına çıkarmıştır fakat çoğunuda yok olma noktasına getirdi.Ama bir gün şu lanet olası kapitalist düzen yıkılacak hep beraber göreceğiz.Kim derdi 1975 yılında Amerikalıların Saigon'dan tavşan gibi kaçacaklarını? Kim derdi Doğu Almanya ile Batı Almanya arasında olan duvar yıkılacak insanlar özgürlüğüne kavuşacağını?..hepsine şahit oldu bu gözler.Ve pek yakında bu kahpe düzen yıkıldığında geriye sade Düşünenler kalacak çünkü onlar güçlerini Bilgilerinden alıyorlar.
.....WİSDOM İS POWER !

Adana Demirspor ve Şimşekler Grubuna sonsuz Teşekkürler......


Erdal Güngör
Weiterlesen

Roma Taraftarlarının İsyanı

6. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Yaklaşık 500 AS Roma Taraftarı cumartesi günü tesislere gelerek sis bombaları ve maytaplarla kulüp yönetimini sert bir dille protesto ettiler.Pankartlar ve Tezzehüratlala"Artık Yeter" ve "Rosella istifa" kulüp yönetimini AS Romanın kötü gidişinden sorumlu tutuyorlar.Lige iki mağlubiyetle başlayan AS Roma yıldız oyuncusu Alberto Aquilani Liverpoola satıp yerini dolduramaması,bunun üstüne Teknik Direktör Spalletinin istifası eklenince çıkmaz bir yolun içine girdi.



Rosella Sensi,yukardaki resim iyi günlerden çekilmiş ama şimdi durum vahim.Babası Franco Sensi 1993 yılında AS Romanın 18.Kulüp başkanı olduğunda hayat toz pembeydi.Franco Sensi aynı zamanda itayanın petrol şirketi "ıtallipetroli" sahibi,son ekonomik krizden onlarda nasipini aldılar iflazın eşiğine geldiler.Rosella Sensi Babasından görevi devir aldığında Roma kulüpü büyük mali kriz içindeydi.TD Spalleti ile beraber kulüpü tekrar başarı yoluna sokmak için büyük çabalar verdi ve başlattığı kemer sıkma politikasıyla kötü giden mali duruma biraz olsun refah getirmişti.Bunda en büyük etken oyuncuların yıllık ücretlerini 2.5 mio. avro'ya sabiteştirmesi oldu.Hani son günlerde sıkça duyduğumuz,FİFA ve UEFA BAşkanlarının ağzından düşmeyen "Salary Cap",bayan Rosella kısmen başarıyla uyguladı tabii bir yere kadar.İtalya ligi yine bu sezon Avrupa içinde oyunculara en yüksek ücret ödeyecek ülke,toplam 800 mio. avro.Oyuncuların yüksek kazançları,bonservis bedelleri,menejerlerine ödenen paralar vs. bir çok kulüpün belini büküyor,sade italya da değil dünya üzerinde her kulüp aynı şeyden şikayetçi.Almanyada kulüplerin yıllk gelirlerinin en büyük payı oyuncuların maaşına gidiyor,öyle hale geldiki kulüplerin yıllık bütçeleri karşılayamaz oldu açık vermeye başladı.

Avrupada oyuncular gelir vergisi ödüyorlar ama yinede,atıyorm yılda 10 milyon kazanan profesyonel futbolcu,paranın yarısını vergiye ödese yine eline 5 mio. temiz para kalıyor,azmı? Yılda 40.000 bin avro kazananlar ne yapsın,onlarında yıllık kazançlarının yüzde %20'sinden vergiye kesiliyor geriye kalan 32.000 bin ile 5 kişilik aile geçindiren var bumu adelet? Futbolcular gelirlerinin yarısını vergiye ödediklerinde bunalıma giriyorlar hele Türkiyede profesyonel futbolcular kazanç vergisi ödemiyorlar sözde devlet buna teşvik diyor.Nasıl bir teşviktir bu? Bir yandan belirli kesimi refaha yükselmesi için her yol mübah görenler diğer yandan etin kilosunu 20 TL,Benzinin litersini 3TL'den satarak halkı soyup soğana çevirdiğinde mutlumu oluyorlar? Sonra kalkmışlar garip klipler çekerek yok efendim çiklet alın,simit alın ekonomiyi canlandırın diyerek komik duruma düşüyorlar.Son TV'lerde çekilen kliplere çok güzel gönderme yapmışlar,Trofolo Bloguna koymuş buyrun seyredin "Alın verin Can verin" >> link

İnadına....KAHROLSUN endüstriyel Futbol !

Erdal Güngör

Weiterlesen

Her Lanet Olası Pazar..

4. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Biz suçluyuz,şu köşede dururuz
Çünkü başka boş yer kalmadı.
(Berthold Brecht)

Her lanet olası pazar günü,

Yine atkımızı takıyoruz,

Yine Otobüse binip deplasmana gidiyoruz,

Yine Bayraklarımızı sallıyoruz

Yine omuz omuza bağırıyoruz

Yine atılan golde sevinçten kopuyoruz

Yine her mağlubiyettin ardından ağlıyoruz.

Her lanet olası pazar aynısı oluyor,

Ve her pazar o lanet uniformalılar bize iğrenç yaratıkmışız gibi bakıyorlar.

Ağızlarından çıkan aşalayıcı kelimeler, bizlere her seferinde toplum dışı olduğumuzu hatırlatıyor.

Her lanet olası pazar aynısını yaşıyoruz.

Yanlış tarafta durmaktan başka çaremiz kalmadı,

Doğru tarafta olduğumuzu bildiğimiz halde!

Farkındayız ama biz yinede yılmıyoruz.

Bunu annemiz babamız biliyor,

Sevgilimiz,

Arkadaşlarımız

Patronumuz.

Evet biz suçluyuz !

Eğer içiniz rahat ediyorsa sizin dediğiniz gibi olsun.

Adaletsiz düzen

Toplumun Sosyal çöküşü

Çevre kirliliği

Dünyada onca kötülük olurken

Evet, biz suçluyuz içiniz rahat olsun.

Yanlış tarafta olmaktan gurur duyuyoruz.

Bizden bu duruma açıklık getirmemizi istemiyorlar

Hiç sormuyorlar,

Neden haketiğimiz tatil gününü

Evde oturup Televizyon karşısında

Annemizin yaptığı mis gibi böreğin

Koltukta keyfini çıkarmak varken

Gişede bilet kuyruğuna seçtiğimizi.

Soramazlar çünkü onlar bu sorunun cevapını haketmiyorlar!

 

Biz, kimseye bir şeyler anlatmak zorunda değiliz

Çünkü anlatılacak bir şey kalmadı

Anlatmaya çalışsak,

Televizyonda dönen boş akademik tartışmalardan,

Sahtekar siyasetçilerin boş vaadleriyle dolmuş beyinleri,

Zaten bizleri anlamaya gücü yetmez.

Ve bizde kimseye bu durumu hiç bir zaman açıklamayacağız!

Şu lanet olası pazar günün de yaşadıklarımız,

Ne gazete satırlarına sığar

Nede bir Televizyon kanalı yayınlamaya gücü yeter

Hiç bir realiti şovu bu gerçeği yansıtamaz

En kral şarkıcı bile dile getirip okuyamaz

Şairler satırlara dökemez,

Bizim hissetiklerimiz, sadece bize ait.

Evet biz suçluyuz !

Şu ucu bucağı görünmeyen maceranın içinde

Suçumuz dost olmak,

Hatta daha ötesi, biz kardeşiz

Suçumuz aşık olmak, karşılıksız

Suçumuz paylaşmak

Suçumuz yaratıcılığımız

Suçumuz endüstriyel futbola karşı direnişimiz

Suçumuz karşılıksız iyilik yapmak

Hiç bir beklentisi olmadan.

Suçumuz Hayatta kalıp yaşamak

İşte tüm bunlar toplumda rahatsızlık yaratıyor.

Ama siz bize başka yeri layik görmüyorsunuz.

Siz doğruysanız, hoş geldiniz yanlışlar

Yazdığım bu satırların hiç bir önemi yok, kimseyi yüceltmiyor ve kimseyede bir şeyler anlatmak istemiyor. Yazdıklarım bir tutkunun tarifi. Söz hakkı olmayan, sesini yükseltemeyen, sesiz çoğunluğun çığlığı.

Bu satırları olduğu gibi kabul edin,eğer bu yazıyı içinizde hissediyorsanız o zaman siz de bizdensiniz.....


LİBERTA PER GLİ ULTRAS !

Erdal Güngör

Weiterlesen

Mini Komadan Uyandı

4. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör



Alemania Aachen deplasmanında Tribünlerden düşen "Mini" lakablı St.Pauli taraftarı,nihayet komadan uyandı.Mini'nin durumu çok iyiye gidiyor,dün ilk defa yemek yemiş,etrafındaki insanları tanıyor,sorulara şimdilik evet ve hayır ile cevaplıyor şuuru sabit durumda.Mini St.Paulinin 2.ligin lider olduğunu duyarsa mutlaka en kısa zamanda iyileşecektir.

38 yaşında olan Mini,tribünden düştüğünde kafa tası çatlayarak yüzü 12 yerden kırılmış.Tomografilerin olumlu çıkmasından sonra Doktorlar narkosu hafifleterek Mini'yi suni komadan uyandırmışlar şimdi yüzünde ve başındaki kırıkların tedavisine başlamışlar.

Allah dünyada tüm Tribün emektarlarını kazadan beladan korusun.

Erdal Güngör
Weiterlesen

Akdenizde Serenat; ADS vs AS LİVORNO #1

4. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör







                                              LİBERTA PER GLİ ULTRAS !
Weiterlesen

Damned September #2 James Dean

3. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

1955 yılında genç bir adam Beyaz perdeyi keşfederek üç film çevirdi adı James Dean.Başta Elia Kazan'ın da rejsörlük yaptığı East of Eden diğerleri Rebel Without a Couse ve Giant,üçüde 1955 yılında çekilde,ikisi "East of Eden" ve "Rebel Without a Couse" aynı yıl gösterime girdi "Giant" 1956 yılında.



Rebel Without a Couse filmin den sonra üzerine giydiği Kırmızı çeket,beyaz T-Shirt ve Levis 501 kot pantolunu onu unutulmaz yaptı,tüm dünyada yaşayan gençlerinin kalbine taht kurdu.Düzene karşı gelenlerin,baş kaldıranların adeta idolü oldu Jimmy.Tanrı İnsanların dünyadan göç edeceğini bazen onlara duyururmuş derler,tabii orasını cenabı Allah bilir.Fakat James Dean sanki kaderini biliyormuş ve hiç umurunda olmadan kendisini onun ellerine bırakmış.Yaptığı bir röpörtaj'da konu yarış araba tutkusu ve hız,gençlere önemli mesajlar veriyor "Aman yavaş sürün sakin olun" filan.30 Eylül 1955 günü  Porsche 550 Spyder yarış arabasıyla bir akşam üstü Los Angeles yakınlarında feci bir trafik kazası sonrası hayatını kaybediyor.Aşağıda ölümünden 4 gün önce Warner Bros. stüdyolarında yaptığı TV röpörtajı.



Kara Eylül bir çok büyük insanları yuttu.Her giden bizden de bir parça alıp götürdü.Şimdiye kadar bu Büyük İnsanların hiç birnin yeri dolmadı ve dolmayacak,onlar Tanrının bize insan şeklinde yolladığı mesajdı.

Peki bizler bu mesajı doğru anladıkmı?


HAYIR !......hiç bir zaman anlayamayacağız,çünkü anlamak istemiyoruz !


Erdal Güngör



Weiterlesen

Kung-Fu Futbol

3. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Bolivia spor mahkemesi (FBF) Blooming Santa Cruz kulüpünün futbolcusu olan Sergio Jauguerio'ya rakip futbolcunun boğazına attığı tekmeden dolayı 1 sene ceza verdi.




İki şehir takımı olan Blooming Santa Cruz ve Oriente Petrolero arasında 24 ağustos tarihinde oynanan derbi maçında saha içinde istenmeyen olaylar çıktı.Medina ve Jauguero birbirlerine yaptıkları sert fouller yüzünden kırımızı kart gördüler.Jauguerio,soyunma odasına giderken intikamını aldı.Kung-Fu filmlerine taş çıkartacak bir uçan tekmeyle Oriente takımınından Leonardo Medinanın boğazına sert darbe indirerek hastenelik etti.24 saat Hastanede müşama altında kalan Orientel'i oyuncu,Santa Cruz'lu meslekdaşı Sergio Jauguero'yu bu olay yüzünden mahkemeye verdi.Jaureguero yaptığı bu çirkin hareketten Medina'dan özür diledmesi şimdilik durmu yumuşatmamış.Avrupada transfer döneminin kapandığından başka kulübe gitme imkanı ortadan kalkan Santa Cruz'lu Sergio bir sene futbol sahalarından uzak kalacak.

Yeşil sahalardan mindere çıkar,eğer Bruce Lee hayatta olsaydı Sergio ile gurur duyardı.Hatırlarsanız bir kaç gün önce şöyle bir yazı yazdım The Never Ending Story !!!   Futbolun temelini oluşturan şiddet,şayet saha içinde bunlar olursa tribünleri siz düşünün.Şimdi ilk maçta gidin rakip Taraftarlarlara saldırın anlamıyla yazmıyorum yanlış anlaşılmasın.Yalnız her fırsatta tribündeki taraftarlara terörist damgası vuranlar önce saha içine baksınlar !


Erdal Güngör
Weiterlesen

Damned September #1 Tupac Shakur

3. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

                                                                   REST İN PEACE TUPAC SHAKUR !




Weiterlesen

Örnek Gazetecilik !

2. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör



Geçen hafta "Rafinha Bayern Münihe imza attı" haberi ortalığı kasıp kavurmuştu.Bu haber Schalke 04-SC Freiburg maçı öncesi ortaya çıkması ilk başta Futbolcu Rafinha'yı ve Schalke takımını olumsuz yönde etkiledi.Ne zaman top Rafınha'nın ayağına gelse Schalke Taraftarları onu ıslakladılar,oyuncu maça konsatre olamadı.Kendi sahalarında aldıkları Freiburg mağlubiyetinin faturasını haberi çıkaran Almanya ve Avrupanın büyük spor dergisi olan KİCKER'e kesmişdi Schalke kulüpü.

Kicker dergisi bunun üzerine dün internet sitesinden bir açıklama yaptı,okurlarından ve Schalke Taraftarlarından özür dilediler.Haber almanca olduğu için ufak özetini geçeceğim.Esas dikkate alıncak bölüm şurası;

"Nun ist es - aus welchen Gründen auch immer - nicht zu dem Transfer gekommen, der laut Karl-Heinz Rummenigge wirklich geplant war. Wir bedauern folglich unsere falsche Meldung. "

Türkçe çevirisi; Beklenildiği gibi Transfer gerçekleşmedi,Ki Karl Heinz Rummenige tarafından her şey planlanmış hazırlanmıştı.Sizlere doğru haber aktaramadığımız için hepinizden ÖZÜR DİLİYORUZ !

Haberin devamını Kicker'in internet sitesinden okuyabilirsiniz >>> link

Her transfer dönemimnde olduğu gibi yine bu sezon öncesi Türk Gazetelerinde,Televizyonlarında yalan haberler havada uçuştu.Kimler gelmedi,kimler gitmedi ama yazılılanların,konuşulanların çoğu gerçekleşmedi.Hiç bir kurum çıkıp yaptıkları yalan haberlerden dolayı özür dileme cüretliği gösteremediler,çünkü yaptıkları haberlerin hepsi maksatlı ve bilerek yalan olduğunu herkes biliyordu.İnsanların çıkan haberlere inanmayacağını bilerek ısrarla Yalan yazan "Gazetecileri" ruh sağlığının yerinde olup olmadığından dolayı ciddi şekilde pisikologlar tarafından ele alınmasını düşünüyorum,Türk Halkını bilerek kandırmak bu kadar çirkin ve ucuz olmamalı.

Kicker dergisi 89 yıllık varlığını göz önünde bulundurarak,itibarının ayaklar altına alınmasına fırsat vermedi.Tüm almanyanın önüne çıktılar Delikanlı gibi özür dilediler.Bu davranışları bizim delikanlı Türk Gazetecilerimize örnek olsun!


Erdal Güngör


Weiterlesen

İtalyada Olaylar !

2. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör



Hafta sonu oynanan AC Fiorentina-US Plalermo müsabakısında,Sicililyalı Taraftarlar ve polis arasında çatışma çıktı.Yeni yılda yürürlüğe girecek olan Deplasman Taraftar kartını protesto eden Palermolu Ultra'lar polisnin gazabına uğradılar.Polisin sert ve provakatif tutumu italyan kamuoyunda tepkiyle karşılandı.Protestolara kesinlikle taviz vermeyen italyan polisi,sorgusuz sualsiz palermolu futbol severlerin üzerine Biber Gazı ve Joblarla saldırdılar.Çıkan çatışmada 60 Taraftar tutuklandı,onlarca yaralı var.


Şu an Serie A tertemiz yıkanmış,musalla taşına yatırılmış defnedilmeyi bekleyen cenazeyi andırıyor.Fakat bu cenazenin namazını kılacak ne imam var ortalıkta nede cemaat.Zaten italya ligi bu sezon sportif yönden sefilleri oynuyor,yinede bir avuç taraftar her hafta sonu tüm zorluklara karşı göğüs gererek takımlarını desteklemeye uğraşıyorlar ama patronlar onlarıda istemiyor.Ne olacak şimdi? Artık bundan sonra tribünlerde Özel Güvenlikle polis karşılıklı tezzahürat yaparlar.Statları sorarsanız içler acısı,devlet hemen duruma el atmış statları kulüplere devrederek özelleştirmişler.Büyüksün be silvio,dur halıyı tutuyum kenar köşede kırıntılar kalmış onlarıda altına süpür.

Hey gidi Serie A,eskiden bir tarafta Rijkaard,Gullit,Van Basten diğerinde Matthaeus,Brehme,Klinsmann'lar vardı.Bella Napoli'de Maradona....Voollaaarreee..oh oh oh...Şimdi aklıma geldi,Alitalia iflaz etmemişmiydi?


Erdal Güngör
Weiterlesen