Bir Başkadır Uzaktan Sevmek
“Taraftar nedir?” sorusuna cevap bulmak öyle sanıldığı gibi kolay değil. Bulunur da kelimelerle anlatması zor birde karşı tarafın anlaması var. Birkaç sene önce kendi çapımda ve önemli bilim adamlarının kaynaklarından faydalanarak araştırma yapmıştım TARAFTAR ?
Bilimsel araştırmaları şöyle bir kenara koyalım ve gerçek taraftarın ağzından dinleyelim. Hatırlarsanız geçen gün ÇILGIN TÜRKLER! grubunu tanıtmıştım ve grubun koordinasyon işleriyle uğraşan Recai Kayış arkadaşımız vardı. İşte aşağıya ekleyeceğim yazıyı Recai zamanında yazmış hoşuma gitti sizinle paylaşmak istedim. Yazdıkları kimseyi rahatsız etmesin, burada öne çıkarmak istediğim “Taraftarın” hisleri. Unutmayalım farklı renklere gönül versek de hepimizin davası aynı “TRİBÜN!”
İstanbul’da Malatyasporlu Olmak.
İstanbul’da Malatyasporlu olmak çok zor arkadaş…
İstanbul’da o kadar takım içinden Malatyaspor’umuzun taraftarı olmak,memleketimizin takımına ihanet etmemek biraz farklı karşılanıyor.
İstanbul’da taraftarlık denilince sadece Galatasaray,Fenerbahçe ve Beşiktaştan ibaret olduğunu sanan insanlar var.
İstanbul’da en çok zoruma Giden; Malatyaspor atkısı ve forması ile gezdiğim zaman ‘’Galatasaray’ın bugün kimle maçı var,Galatasaray’ın hali ne olacak’’ vs. aptalca sorularla karşılakmak oluyor.Sarı,Kırmızıyı Gören Herkes Galatasaray sanıyor.İşte bu yüzden katil olmaktan korkuyorum.
İstanbul’da bize; ‘’hangi takım tutuyorsun’’ diye sorduklarında hep göğsümü gererek Malatyasporluyum demeyi bildim.Çoğu kişi ‘’3 Büyüklerden hangisini tutuyorsun peki’’diye cevap verdi.Benim anlamadığım konu 3 büyük denilen şey ne ? Çoğu kişi Şampiyon olan takımlar diyor. O zaman Bursa ve Trabzon’da benim için büyüktür.3 Büyük diye birşey yoktur veya varsa neye göre büyüktür.Herkesin takımı kendine göre büyüktür.Benim için tek büyük vardır o da Malatyaspor’dur. Bazı Malatyalı ağabeylerimizle karşılaşıyoruz ve ‘’Neden Malatyasporlu değilsin de bir İstanbul takımı tutuyorsun’’ diye soru soruyorum.Onlarda hep ‘’ Aman Malatyaspor kaçıncı lig’de Süper lige gelsin tutarız’’ diyor. Pardon ağabeycim Malatyaspor Süper lig’de olduğu zaman senin bu takımın yanında olmana zaten gerek yok.Önemli olan yere düşen bir yiğidin elinden tutup yukarıya çıkarmaktır.Önemli olan takımın kötü günündeyken yanında olmaktır.
Benim anlamadığım en büyük konu ise, Malatya’da,Adana’da,İzmir’de,Ankara’da,Bursa’da veya Anadolu da doğmuş büyümüş bir insanın neden Kendi memleketinin takımını tutmayıpta Galatasaray’ı,Fenerbahçe’yi veya Beşiktaş’ı Tutmaları.Hiç bir anlam veremiyorum.Ne gibi bağlantıları var ki bu takımları tutuyorlar.Pardon Siz Şampiyon takım mı tutuyorsunuz ? Bizde öyle değil biz Şampiyon olan bir takımı tutup özentilik yapmadık,Tuttuğumuz takımı Şampiyon yapmak için yemin ettik. Türkiye’de Futbol’un gelişmemesinde en büyük sorunda özentilik ve şampiyon olan takımların tutulması.Bir bakın Almanya’ya Dortmund’a Adamlar şampiyon takımı tutmadı,tuttuğu takımı şampiyon yaptı.Bursaspor’a da öyle.İşte Bursaspor tribünlerine bu yüzden hep saygı duydum.Adamlar tuttuğu takımı şampiyon yaptı.Trabzon halkı her zaman taktirleri hak ediyor.Çünkü Trabzonlu olupta bir İstanbul takımını tutan kişiler çok nadir.Trabzon halkı kendi memleketinin takımına çok iyi sahip çıkıyor.Şahsen ben hiçbir Trabzonlu’yu Gs,Fb veya Bjk takımlarından birisini tutup desteklediğini görmedim.
Futbol’dan anlayan çoğu kişinin,Malatyasporlu olmamasına sağmen bizim gruba karşı sempati duyuyorlar, saygı duyuyorlar.Ama futboldan anlamayan,Hayatında Deplasman hatta tribün bile görmemiş insanların alay konusu da olabiliyoruz.
Bir başka zoruma giden olay ise, Fenerbahçe’nin bu sene şampiyon olduktan sonra hayatında tribün görmemiş insanların biz şampiyon olduk diye sokaklarda forma atkı gezmesi ve bizim gibi çocuklara hava atması.Fenerbahçe takımının cefakar taraftarına sözümüz yok ama bu sadece şampiyon olunca ortaya çıkan sivrisinekler yok mu onlar canımı sıkıyor.Sirvisinek diyorum çünkü,Nasıl havalar ısınınca sivrisinekler çoğalıyorya,Bir takım şampiyon oluncada taraftarları öle çoğalıyor.Adam belki takımının en son hangi takımla maç yaptığını bilmez,beklide tuttuğu takımdan üç tane futbolcu sayamaz ama Şampiyon olunca Şampiyonuz diye gezmesini hava atmasını iyi bilir.Fenerbahçe’nin Şampiyonluğu Fenerbahçbahçe Taraftarınındır.Koskoca sezon boyunca Fenerbahçe için ne katabilirim diye düşünenin,Deplasmanlar da aç susuz kalan o Cefakar taraftarın hakkıdır.Siz Tv başından maçı izleyen,Hatta izlemeyen Ama sorduklarında sadece Fenerhaçeliyim diyen Sempatizanların Değil !
İnsanın zoruna gidiyor arkadaş,Biz İstanbul’da olduğumuz halde buradan Malatyaspor’un Maçlarına deplasmanlarına gidiyoruz ama Bu sempatizanların gelip bize karşı hava atması vallahi insanın zoruna gidiyor.
Ben hiçbir takımın taraftarını düşman olarak görmedim görmemde.Herkesin sevdasına saygı duydum ve hep duyacağım.Saygı Duyacağım derken Sadece TARAFTARLARA,Sempatizanlara değil.Benim tek düşmanım sivrisinekler. Yani ; takımları süper lige çıkınca,takımları şampiyon olunca veya takımları bir başarı elde ettiği zaman birden ortaya çıkan iyi gün taraftarları.
İstanbul’da Malatyasporlu olmak dediğim gibi çok zor. Ama güzel yanları da var.Örneğin Hiç tanımadığın birisinin arabasını görürsün bakarsın Plakası 44.Koşarsın yanına selamlaşırsın, tanışırsın.Hemen Onlara İstanbul’da Malatyasporluların bir taraftar grubunun olduğunu söylersin ve bir maçta hiç beklenmediğin anda karşına çıkabileceklerini düşünürsün.
Veya İstanbul’da bir Malatyaspor maçında hiç tanımadığın birisini görürsün ve bir başka maçta daha aynı kişiyle karşılaşırsın,Tanışırsın. Günler geçer,yıllar geçer işte onlar senin kardeşin olmuştur. Ve Gün geçtikçe farkına varmadan koskoca bir aile olmuşsundur..Hepinizin bir sevdası vardır o da Malatyaspordur.Kimimiz Kadıköy’de ,Kimimiz K.çekmecede,Kimimiz Gaziosmanoaşa’da kimimiz Karagümrükte,Kimimiz Beşiktaşta Yani İstanbul’un dört biryanında Bizi birbirimize bağlayan tek şey ise Malatyaspordur.Hep düşünüyorum acaba Malatyaspor olmasaydı bu kardeşlerimizle nasıl birlikte olacaktık diye.
İstanbul’da yaşayıp gurur duyduğum konularda var.Örneğin çevremde beni bilen ve tanıyan arkadaşlarımın zamanla kendi memleketinin takımlarına yönelmesinden gurur duyuyorum.
Benim çevremde olan çoğu arkadaşıma kendi memleketinin takımına sahip çıkarttırabilmenin onurunu ve gururunu her zaman yaşadım. Arkadaşlarımı Malatyalı olmadığı halde Malatyaspor’un maçlarına götürdüm ve zamanla onlarda kendi memleketinin takımının tribününü kovaladığını öğrendim.İşte bunlar beni mutlu ediyor.
İstanbul’da Malatyasporlu Olmakla şunları öğrendim ;
Kardeşliğin ne olduğunu öğrendim.
Yeri geldiği zaman aç susuz kaldığımızda; bir simiti 5’e bölmeyi,bir sigarayı 4 kişi dönmeyi, bir tas çorbadan 3 kaşık görebilmeyi öğrendim.
Malatyaspor bize hiç tanımadığımız bir çocukla sırf Malatyasporlu olduğu için Mağlubiyetlerde omzunda ağlamayı,Galibiyette ise onlara sarılarak sevincimizi göstermeyi öğrendim.
Sevinci,Üzüntüyü,Gözyaşını,Kardeşliği ve Aşkı Öğrendim.Aşk gibi Kutsal bir duygunun basit bir şey olmadığını öğrendim.
En çok ise; Acı çekerken,çektiğimiz acıdan zevk almayı ve acı çektiğimizi bile bile sevmeyi, uğruna ölmeyi öğrendim.
Nedir bu Malatyaspor aşkı,nerden geliyor bize ne katacak onu hala bilmiyorum.Tek bildiğim şey tarifi olmayan bir hastalık.
lk tribüne girdiğin zaman sadece seyirci olarak gidersin,daha sonra bir hobi olarak yaparsın ve zaman geçtikten sonra büyük bir hastalığa yakalanırsın.kardeşlikler edinirsin ve hiçbir zaman bırakamazsın.Üstüne büyük bir yük biner.Sen olmazsan takımın sahipsiz kalacağını düşünürsün.Malatyaspor’u ben tarifi olmayan bir hastalık olarak görüyorum. He pişmanmıyız? Değiliz .Mutlumuyuz ? evet hemde çok.Acı çektikçe,Çektiğimiz acıdan zevk almasını ve Memleketimizin takımına sahip çıkmanın onurunu,gururunu ve mutluluğunu her zaman yaşadık..Mutluyuz çünkü kolpa,yalan dolan aşkların olduğu bu devirde Malatyaspor’dan başka bir aşkımızın olmamasından dolayı gurur duyuyoruz
Ve Son Olarak ; Amatöre Düşen Malatyaspor için; ‘’ Hala seviyor musun ?’’ diyenlere; ‘’ Daha Ölmedim ki ‘’ Diyorum.
‘’ BİR BAŞKADIR UZAKTAN SEVMEK’’
Recai Kayış
Gülümse
"Çınarlı, kubbeli, mavi bir liman. Beni o limana çıkaramazsın" demişti Nazım. Ona nasip olmadı güzel yurdunu görmek, tek suçu özgürce fikirlerini düşündüklerini dile getirmekti ve rahatsız ediyordu birilerini!
İnsanların farklı düşünceleri görüşleri olur bu gayet doğaldır. Unutmayalım yinede her şeye rağmen Allahın huzurn da eşitiz.
Ortak paydamız adaletsiz düzene dur demek ise Yurduna hoş geldin Kemal Burkay.....
GÜLÜMSE
Hadi gülümse bulutlar gitsin
İşçiler iyi çalışsın, gülümse
Yoksa ben nasıl yenilenirim
Belki şehre bir film gelir
Bir güzel orman olur yazılarda
İklim değişir, Akdeniz olur, gülümse.
Sazlarım vardı, ırmaklarım vardı çok
Çakıl taşlarım vardı benim
Ama sen başkasın anlıyor musun
Tut ki karnım acıktı, anneme küstüm
Tüm şehir bana küskün
Bir kedim bile yok anlıyor musun
İklim değişir, Akdeniz olur, gülümse
Kemal Burkay
ALİ SAMİ YEN
Maksadımız İngilizler gibi toplu bir halde oynamak, bir renge ve bir isme malik olmak ve Türk olmayan takımları yenmektir.
Ruhun şad olsun BÜYÜK BAŞKAN.....
ULTRAS= The Last Spirit Of Fallen Football !
Şu güzel görüntülere kirli diyenlere,siz önce kendi pisliğinizi temizleyin !
Ve Futbolu kirletenler verilen tokat gibi cevap !
Metin(Oktay) olun !
Can(Bartu)'ınızla oynayın !
Hakkı(Yeten)'nızla kazanın !
ULTRAS= Batan futbolun içinde kalan son ruh...
FOOTBALL WITHOUT ULTRAS IS NOTHING !
ÇILGIN TÜRKLER!
Türk futbolu iki haftadır çok kötü günler yaşıyor. Olanların detaylarına girmeyeceğim hepimiz yakından takip ediyoruz. Yinede bunca pisliğe batmış Türk futbolunda ümitler tükenmedi çünkü futbola sahip çıkanlar var. Kim bunlar? Cevap; Spor ve Futbol aşkıyla yanan farklı renklere gönül vermiş milli takım için Tek Yumruk olan“TRİBÜNCÜLER” .

Hep şunu zikrederim “futbol fena halde doğaya benzer, dengesini bozarsan intikamını alır” Ve alıyor şu anda, kimsenin gözyaşına bakmadan acımasızca ta ki adalet yerini bulana kadar. Yalnız herkes şunu iyi bilmeli, futbolu biz Taraftarlar kirletmedik! Yeri geldi ufacık olayları büyüttüler bizlere terörist, çapulcu damgası vurdular. Ama biz hiçbir zaman davamızdan vazgeçmedik yılmadık hep peşinden koştuk sevgimizin. Doğa nasıl onu kirletenlerden arınıyorsa futbolda küllerinden doğarak kendini yeniliyor.

Futbol bir yandan pisliklerinden arınırken diğer yandan yeniden filizleniyor. Küllerin arasından filizlenen tomurcuklar “ÇILGIN TÜRKLER” milli takım taraftar grubu. Ne demiştik “Tribün Kültürü sporu canlı yaşayıp yaşatmaktır”
Önce Çılgın Türkler grubunu tanıyalım;
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Çılgın Türkler © 2011
''Çılgın Türkler'' Türkiye Milli Takımımızın Bir Takıma Bağımsız İlk ve Tek Taraftar Grubudur.
Çılgın Türkler 1 Haziran 2011'de Almanya'da Yaşayan Gurbetçilirimizin Tarafından Kurulmuş ve bu Fikir masaya yatırılmış,İstanbul'da Yaşayan Malatyasporlular ve Almanya'da Yaşayan Gurbetçiler Tarafından Kurulmuştur.
Çılgın Türkler Taraftar Grubunun Merkezi İstanbul Olması Tarafından Uzlaşılmıştır.
Almanya,Norveç ve Amerika Birleşik Devletleri'nde de Yaşayan Gurbetçi Kardeşlerimizde Kendi Memleketlerinde de bir oluşum içine girerek Etraflarında ki Türkler'i de Gruplarına Kazandırmışlardır
İlk Amacımız İstediğimiz Zaman Tek Yürek Olduğumuzu Herkese Gösterebilmek.Galatasaraylısı,Fenerlisi,Beşiktaşlısı,Trabzonlusu,Ankaralısı,Adanalısı,Sakaryalısı,İzmirlisi,Diyarbakırlısı,Anteplisi,Ordulusu,Vanlısı,Iğdırlısı Yani Anlayacağıznız Edirneden Karsa, Samsundan Adanaya Sadece Milli Maçlarımızda Tek Yürek,Tek Yumruk Olabilimek.
Hiç bir siyasi partinin veya örgütün probagandası kesinlikle yapılmayacaktır. Amacımız siyaset ve partiler üstüdür. Gayemiz sadece Milli Takımımızdır.
Çılgın Türkler Olarak ;
-İlk Önce Tribün Kültürü Anlayışını En Üst Seviyeye Çıkaracağız.Güzel Tribün Görüntüleri Ortaya Çıkacak Bundan Eminiz.
-Çılgın Türkler Olarak Atkılarımız Pek Yakında Çıkıyor. Pankartlarımız ve Davulumuz Hazır Durumda.Çılgın Türkler Tişörtlerimiz Tasarımlar Hazırlandıktan Sonra Yaptırılacak.
-Maç Öncesi Stada Yakın Bir Yerde Çılgın Türkler Olarak Toplanıp Besteler ve Meşaleler Eşliğinde Stada Yürünecektir.
-Karşı Takım Taraftarları bize Hangi Niyetle Yaklaşırlarsa Bizda Onlara Aynı şekilde Destek Vereceğiz.Gerekirse Karşı Takım Taraftarını Misafir edip,Çayımızı Ismarlayacağız.
-Tribünlerde Kendimize Ait Başka Bir Takımın Bestesi Söylenmeyecektir.
-Milli Takımımıza Besteler Yapılacak ve Yeni Sloganlar Bulunacaktır.
-Oluşumumuz Büyüdükçe Sesimizi Dünyanın Dört Bir Yanına Duyurup Her Ülkeye Temsilcilik Verilecektir.İlk Olarak Çılgın Türkler-Almanya Gibi.
-Herkes İstediği Pankartı Sayfamıza Yükledikten Sonra ve Bizler Onayladıktan Sonra Sağ Alt Köşesine Çılgın Türkler Yazısını Yazarak Yaptırabilir.
-Holiganlığa hayran duyan Kardeşlerimizi Ultras alt kültürüne anlayışına davet ediyoruz.Amacımız TRİBÜN Yapabilmek.Biz Kimseye Bize Birşey Yapılmadığı Sürece Kimseye Artistlik Yapıp Taraftar Grubumuzun Adını Küçültemeyiz.
Bizleri Destekleyen Bütün Taraftar Gruplarına Sonsuz Teşekkürlerimizi İletiyoruz
Çılgın Türkler
Çılgın Türkler-Milli Takım Taraftar Grubu
www.facebook.com/Cilgin.Turkler.Taraftar.Grubu
Telefon +90531 643 44 44
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Çılgın Türklerin yurtdışında da temsilcilikleri var;
A.B.D. http://www.facebook.com/CilginTurklerAmerica
Almanya http://www.facebook.com/Cilgin.Turkler.Almanya
Norveç http://www.facebook.com/Cilgin.Turkler.Norvec

Merkezi İstanbul olan Çılgın Türklerin grubunun koordine işlerine Recai Kayış bakıyor. Recai İstanbul’da yaşayan Malatyaspor Taraftarı, 20 yaşında genç bir öğrenci. Recai Fenerbahçeli, Beşiktaşlı, Trabzonsporlu, Bursasporlu da olabilirdi. Böyle durumda benim açımdan hiç fark etmezdi çünkü söz konusu milli takım. Türk tribünlerinin böyle bir eksiği olduğunu biliyoruz. Milli maçlarda tek renk olamamamız taraftarların kulüp formalarıyla maçlara gelmesi tribünde düzgün atmosferin oluşmaması tüm bunların eksikliğini yıllardır çekiyoruz, tribün gruplarının da bu açığı yeteri kadar dolduramadıkları ortada. Baktığımızda herkes şikâyetçi ama kimse elini taşın altına koymadı, ta ki şimdiye kadar.
Eksik olmasın Recai kardeşim uzun zamandır benimle irtibata geçmek istiyormuş anca üç gün önce fırsat bulabildik. Bana grubu tanıtıp destek vermemi istediğinde yalan söylemeyim ilk başta temkinli yaklaştım hatta bazı dostlarımın fikrine danıştım. Malum, milli takımların müsabakalarında milli duygular doruk noktasına ulaşır ve ister istemez aşırı siyasi eylemli kişilerin fevri tepkileri kaçınılmaz olur. Fakat bu türlü hareketlere FIFA ve UEFA asla müsaade etmiyor ve ülkeleri ağır cezalara çarptırıyor. Diğer yandan Türk tribünlerinin kendine öz bir yapısı var. Raconu genelde müsabakanın oynandığı mekân sahipleri keser. Bu gayet doğaldır, yazdıklarım bazılarının tuhafına gidiyorsa tribüncüler ne demek istediğimi gayet iyi bilirler.
Çılgın Türkler grubu bildirilerinde belirtikleri gibi asla hiçbir siyasi oluşumun buyruğuna girmeyeceğini ve buna benzer akımlara asla müsaade etmeyeceklerini açıkça ifade etmişler. Ve müsabakaların oynandığı mekân sahiplerine sonsuz saygıları var. Amaçları farklı renklere gönül vermiş sporseverleri tek pankart ve Ay Yıldızlı bayrağımızın altında toplayıp. Mili takımlarımızı Futbol, Basketbol, Voleybol, Halter, Güreş kısaca tüm branşlarda destek vermek!
Çılgın Türkler Milli Takım Taraftar grup projesi naçizane aklıma yattı. Tribün Kültürü ve Ultra Mantalitesini yaşatma istekleri. Tüm taraftarları bir çatı altında toplayıp tek amaç milli takıma destek vermeleri güzel. Bu yoldan vazgeçmedikleri takdirde daima onların yanında olur elimden geldiği kadar destek veririm.
Tabi bu sade benim isteğimle olmuyor. Haddimi aşmadan buradan bir ricam olacak. Başta Galatasaray’ımızın tribün lideri Sebahattin Şirin ve tüm tribün liderlerine sesleniyorum. Gelin bu gençlere sahip çıkın onlara yol gösterin. Tecrübelerinizle milli maçlarda birlik ve beraberlik içinde ulusal takımlarımızı desteklemekte yardımcı olun! İrtibata geçmek isteyenlere bildirilerin altına telefon numaralarını yazmışlar. Yanılmıyorsam 10 Ağustosta Aslan Tepe stadında Letonya’ya karşı hazırlık maçımız var. Bence bu fırsat iyi değerlendirmeli!
Arkadaşlar, futbol bizim. İşçinin, emekçinin HALKIN oyunu! Yayın haklarına milyonlarca dolar verenlerin değil. Onlar şimdi paralarını kurtarma peşindeler futbol pisliğe batmış umurlarında değil, döktükleri timsah gözyaşlarına inanmayın.
Her zaman olduğu gibi kendi göbek bağımızı kendimiz keseceğiz. Futbolu içine düştüğü pislikten çıkaracak olan yine biz TARAFTARLARIZ. Çünkü futbol bizim için bir tutku, bitmeyen bir AŞK.
Gelin hep beraber, hangi renkten olursak olalım TÜRK FUTBOLUNA SAHİP ÇIKALIM!
Sendemi Amy :(
We know you was in trouble.... REST IN PEACE AMY WİNEHOUSE
Etik Kurgusu
TFF topu etik kuruluna attı diğer yandan bazılarını kurtarma operasyonu hızla devam ediyor. Kılıf arıyorlar amaçları ellerinden geldiğince bu olayı sulandırmak. İlginç, TFF Etik Kurulunda bulunan 5 üyenin resimleri bugün gazete sayfalarının manşetinde. Birileri bu kişileri hedef tahtası yapmış maksatları belli. Şimdi bu insanlar şüphelilerin aleyhinde karar verirse zanlıların sempatizanları tarafından nasıl bir saldırıya uğrayacakları düşünebiliyor musunuz?
Tuhaf haberlere rastlıyorum medyada. Güya pazartesi günü Cenevre’ye giden TFF delegasyonu UEFA’ya şahısların işlediği suçlar kurumları bağlamamalı eğer ceza verilecekse sade şahıslara verilsin kurumlara dokunulmasın. Bu saçmalıkları ortaya atanlar gerçekten böyle bir şeyin olabileceğine inanıyorlar mı yoksa Halkla dalgamı geçiyorlar?
Bir düşünün, diyelim UEFA bu yönde karar aldı. Şikeye karışan kulüp yöneticilerini cezalandırdı kulüplere dokunmadı. UEFA bunu açıkladığı an saniyesinde Juventus kulübü başlarına biner. Sahi, Juventusun günahı neydi, tüm pislikleri moggi yapmıştı bu durumda Juventus küme düşmemeliydi sade moggi’ye verilen ceza yetiyordu. Eğer böyle bir karar alırsa UEFA şu an yaşanan kaos Türkiye ile sınırlı kalmaz Avrupa’ya da sıçrar kimsede işin içinden çıkamaz!
Yahu bırakın şu ayakları, Halkı aptal yerine koymayın herkes olan biteni sizden daha iyi biliyor. >> link
Ulan sizmisiniz bu kentin zaptiyesi?
Cenova 20.07.2001 Unutmadık!
20 Temmuz 2001 yaşananlar sıradan protesto yürüyüşünden ötesiydi. Carlo Guiliani o gün isteseydi arkadaşlarıyla plaja gider güzel bir gün geçirirdi. Ama o Cenova’ya gitmeye karar verdi. Adaletsiz düzene karşı tepkisini koymak için Cenova’da bulunmalıydı. Carlo geri dönmedi,henüz 23 yaşındaydı.
Bu konuyu Mentalita Ultras yazı dizisinde işlemiştim >> Mentalita ULTRAS#27 Cenova 20/07/2001
REST IN PEACE CARLO GUILIANI !
Fikrimiz değişmedi “NO JUSTİCE, NO PEACE ! A.C.A.B.”

Burası Türkiye
Yıllardır Amerikalılar “mind control” Türkçesi beyin kontrolü deneyimleri yaparak insanları uzaktan komando etme imkânlarını araştırıyorlar. Düşündüm de biz Türkler bu konuda Amerikalılardan baya ilerdeyiz. Bizde iki kelime yetiyor insanlar kuzu gibi oluyorlar adeta transa giriyorlar “burası Türkiye” ve “bu devran böyle gelmiş böyle gidecek”.
Şu lanet olası şike skandalı çıkalı hala aynı zihniyetin sürmesi midemi bulandırıyor. Kabullenmek zor buna anlayış gösteriyorum. Fakat şike yapıldığına kanaat getirip hala geçmişten örnekler vererek kendilerini avutmaları ve şu oldukları vahim durumu meşru kılmak için ellerinden geldiğini yapıyorlar ya, şalterler atıyor bende.
Yahu biz neden bu kulüplere gönül verdik? Oturup cevabını araştırın. Diyeceksiniz ki kutsal renkler, tarih, kazandığı kupalar şampiyonluklar etc.. Tamam, buraya kadar kabul ediyorum. Peki, hiç mi oyuna sevgi beslemediniz. Futbol GS, FB, BJK, TS vb. değil ki. Ve futbol sade profesyonel futboldan oluşmuyor. Futbol Televizyon yorumcularının boş konuşmalarına meze olmamalı. Madem sizler futbolu takım tutmaktan öte bir şey olarak görmüyorsanız kendimden örnek vereyim. Benim Annem Babamda Fenerbahçe’yi tutuyor ama küçükken top oynadım diye araba dolusu dayak yerdim. Babam futbol günah olduğunu söylerdi ama mevzusu açıldığında ondan kral fenerli yoktu. Bir ben değilim bunları yaşayan çoğunuzun başında geçen olaylar. İşte biz böyle ülkede futbolun marka değerinden dem vuruyoruz.
Eklediğim videoyu iyi izleyin. Gördüğünüz kişiler Manchester United taraftarları. Fakat onlar bu tiyatroya daha fazla tahammül edememişler 2005 yılında kendi takımlarını kurmuşlar “FC United Of Manchester”
Futbol moda değil, futbol tutkudur. Gerçek taraftar gönül verdiği kulübü kadar Sporu ve Futbolu da sevmelidir. İkisini aynı seviyede tutmuyorsanız SEYİRCİSİNİZ…
Football is a game for working people and we will our game back !