Bir Başkadır Uzaktan Sevmek
“Taraftar nedir?” sorusuna cevap bulmak öyle sanıldığı gibi kolay değil. Bulunur da kelimelerle anlatması zor birde karşı tarafın anlaması var. Birkaç sene önce kendi çapımda ve önemli bilim adamlarının kaynaklarından faydalanarak araştırma yapmıştım TARAFTAR ?
Bilimsel araştırmaları şöyle bir kenara koyalım ve gerçek taraftarın ağzından dinleyelim. Hatırlarsanız geçen gün ÇILGIN TÜRKLER! grubunu tanıtmıştım ve grubun koordinasyon işleriyle uğraşan Recai Kayış arkadaşımız vardı. İşte aşağıya ekleyeceğim yazıyı Recai zamanında yazmış hoşuma gitti sizinle paylaşmak istedim. Yazdıkları kimseyi rahatsız etmesin, burada öne çıkarmak istediğim “Taraftarın” hisleri. Unutmayalım farklı renklere gönül versek de hepimizin davası aynı “TRİBÜN!”
İstanbul’da Malatyasporlu Olmak.
İstanbul’da Malatyasporlu olmak çok zor arkadaş…
İstanbul’da o kadar takım içinden Malatyaspor’umuzun taraftarı olmak,memleketimizin takımına ihanet etmemek biraz farklı karşılanıyor.
İstanbul’da taraftarlık denilince sadece Galatasaray,Fenerbahçe ve Beşiktaştan ibaret olduğunu sanan insanlar var.
İstanbul’da en çok zoruma Giden; Malatyaspor atkısı ve forması ile gezdiğim zaman ‘’Galatasaray’ın bugün kimle maçı var,Galatasaray’ın hali ne olacak’’ vs. aptalca sorularla karşılakmak oluyor.Sarı,Kırmızıyı Gören Herkes Galatasaray sanıyor.İşte bu yüzden katil olmaktan korkuyorum.
İstanbul’da bize; ‘’hangi takım tutuyorsun’’ diye sorduklarında hep göğsümü gererek Malatyasporluyum demeyi bildim.Çoğu kişi ‘’3 Büyüklerden hangisini tutuyorsun peki’’diye cevap verdi.Benim anlamadığım konu 3 büyük denilen şey ne ? Çoğu kişi Şampiyon olan takımlar diyor. O zaman Bursa ve Trabzon’da benim için büyüktür.3 Büyük diye birşey yoktur veya varsa neye göre büyüktür.Herkesin takımı kendine göre büyüktür.Benim için tek büyük vardır o da Malatyaspor’dur. Bazı Malatyalı ağabeylerimizle karşılaşıyoruz ve ‘’Neden Malatyasporlu değilsin de bir İstanbul takımı tutuyorsun’’ diye soru soruyorum.Onlarda hep ‘’ Aman Malatyaspor kaçıncı lig’de Süper lige gelsin tutarız’’ diyor. Pardon ağabeycim Malatyaspor Süper lig’de olduğu zaman senin bu takımın yanında olmana zaten gerek yok.Önemli olan yere düşen bir yiğidin elinden tutup yukarıya çıkarmaktır.Önemli olan takımın kötü günündeyken yanında olmaktır.
Benim anlamadığım en büyük konu ise, Malatya’da,Adana’da,İzmir’de,Ankara’da,Bursa’da veya Anadolu da doğmuş büyümüş bir insanın neden Kendi memleketinin takımını tutmayıpta Galatasaray’ı,Fenerbahçe’yi veya Beşiktaş’ı Tutmaları.Hiç bir anlam veremiyorum.Ne gibi bağlantıları var ki bu takımları tutuyorlar.Pardon Siz Şampiyon takım mı tutuyorsunuz ? Bizde öyle değil biz Şampiyon olan bir takımı tutup özentilik yapmadık,Tuttuğumuz takımı Şampiyon yapmak için yemin ettik. Türkiye’de Futbol’un gelişmemesinde en büyük sorunda özentilik ve şampiyon olan takımların tutulması.Bir bakın Almanya’ya Dortmund’a Adamlar şampiyon takımı tutmadı,tuttuğu takımı şampiyon yaptı.Bursaspor’a da öyle.İşte Bursaspor tribünlerine bu yüzden hep saygı duydum.Adamlar tuttuğu takımı şampiyon yaptı.Trabzon halkı her zaman taktirleri hak ediyor.Çünkü Trabzonlu olupta bir İstanbul takımını tutan kişiler çok nadir.Trabzon halkı kendi memleketinin takımına çok iyi sahip çıkıyor.Şahsen ben hiçbir Trabzonlu’yu Gs,Fb veya Bjk takımlarından birisini tutup desteklediğini görmedim.
Futbol’dan anlayan çoğu kişinin,Malatyasporlu olmamasına sağmen bizim gruba karşı sempati duyuyorlar, saygı duyuyorlar.Ama futboldan anlamayan,Hayatında Deplasman hatta tribün bile görmemiş insanların alay konusu da olabiliyoruz.
Bir başka zoruma giden olay ise, Fenerbahçe’nin bu sene şampiyon olduktan sonra hayatında tribün görmemiş insanların biz şampiyon olduk diye sokaklarda forma atkı gezmesi ve bizim gibi çocuklara hava atması.Fenerbahçe takımının cefakar taraftarına sözümüz yok ama bu sadece şampiyon olunca ortaya çıkan sivrisinekler yok mu onlar canımı sıkıyor.Sirvisinek diyorum çünkü,Nasıl havalar ısınınca sivrisinekler çoğalıyorya,Bir takım şampiyon oluncada taraftarları öle çoğalıyor.Adam belki takımının en son hangi takımla maç yaptığını bilmez,beklide tuttuğu takımdan üç tane futbolcu sayamaz ama Şampiyon olunca Şampiyonuz diye gezmesini hava atmasını iyi bilir.Fenerbahçe’nin Şampiyonluğu Fenerbahçbahçe Taraftarınındır.Koskoca sezon boyunca Fenerbahçe için ne katabilirim diye düşünenin,Deplasmanlar da aç susuz kalan o Cefakar taraftarın hakkıdır.Siz Tv başından maçı izleyen,Hatta izlemeyen Ama sorduklarında sadece Fenerhaçeliyim diyen Sempatizanların Değil !
İnsanın zoruna gidiyor arkadaş,Biz İstanbul’da olduğumuz halde buradan Malatyaspor’un Maçlarına deplasmanlarına gidiyoruz ama Bu sempatizanların gelip bize karşı hava atması vallahi insanın zoruna gidiyor.
Ben hiçbir takımın taraftarını düşman olarak görmedim görmemde.Herkesin sevdasına saygı duydum ve hep duyacağım.Saygı Duyacağım derken Sadece TARAFTARLARA,Sempatizanlara değil.Benim tek düşmanım sivrisinekler. Yani ; takımları süper lige çıkınca,takımları şampiyon olunca veya takımları bir başarı elde ettiği zaman birden ortaya çıkan iyi gün taraftarları.
İstanbul’da Malatyasporlu olmak dediğim gibi çok zor. Ama güzel yanları da var.Örneğin Hiç tanımadığın birisinin arabasını görürsün bakarsın Plakası 44.Koşarsın yanına selamlaşırsın, tanışırsın.Hemen Onlara İstanbul’da Malatyasporluların bir taraftar grubunun olduğunu söylersin ve bir maçta hiç beklenmediğin anda karşına çıkabileceklerini düşünürsün.
Veya İstanbul’da bir Malatyaspor maçında hiç tanımadığın birisini görürsün ve bir başka maçta daha aynı kişiyle karşılaşırsın,Tanışırsın. Günler geçer,yıllar geçer işte onlar senin kardeşin olmuştur. Ve Gün geçtikçe farkına varmadan koskoca bir aile olmuşsundur..Hepinizin bir sevdası vardır o da Malatyaspordur.Kimimiz Kadıköy’de ,Kimimiz K.çekmecede,Kimimiz Gaziosmanoaşa’da kimimiz Karagümrükte,Kimimiz Beşiktaşta Yani İstanbul’un dört biryanında Bizi birbirimize bağlayan tek şey ise Malatyaspordur.Hep düşünüyorum acaba Malatyaspor olmasaydı bu kardeşlerimizle nasıl birlikte olacaktık diye.
İstanbul’da yaşayıp gurur duyduğum konularda var.Örneğin çevremde beni bilen ve tanıyan arkadaşlarımın zamanla kendi memleketinin takımlarına yönelmesinden gurur duyuyorum.
Benim çevremde olan çoğu arkadaşıma kendi memleketinin takımına sahip çıkarttırabilmenin onurunu ve gururunu her zaman yaşadım. Arkadaşlarımı Malatyalı olmadığı halde Malatyaspor’un maçlarına götürdüm ve zamanla onlarda kendi memleketinin takımının tribününü kovaladığını öğrendim.İşte bunlar beni mutlu ediyor.
İstanbul’da Malatyasporlu Olmakla şunları öğrendim ;
Kardeşliğin ne olduğunu öğrendim.
Yeri geldiği zaman aç susuz kaldığımızda; bir simiti 5’e bölmeyi,bir sigarayı 4 kişi dönmeyi, bir tas çorbadan 3 kaşık görebilmeyi öğrendim.
Malatyaspor bize hiç tanımadığımız bir çocukla sırf Malatyasporlu olduğu için Mağlubiyetlerde omzunda ağlamayı,Galibiyette ise onlara sarılarak sevincimizi göstermeyi öğrendim.
Sevinci,Üzüntüyü,Gözyaşını,Kardeşliği ve Aşkı Öğrendim.Aşk gibi Kutsal bir duygunun basit bir şey olmadığını öğrendim.
En çok ise; Acı çekerken,çektiğimiz acıdan zevk almayı ve acı çektiğimizi bile bile sevmeyi, uğruna ölmeyi öğrendim.
Nedir bu Malatyaspor aşkı,nerden geliyor bize ne katacak onu hala bilmiyorum.Tek bildiğim şey tarifi olmayan bir hastalık.
lk tribüne girdiğin zaman sadece seyirci olarak gidersin,daha sonra bir hobi olarak yaparsın ve zaman geçtikten sonra büyük bir hastalığa yakalanırsın.kardeşlikler edinirsin ve hiçbir zaman bırakamazsın.Üstüne büyük bir yük biner.Sen olmazsan takımın sahipsiz kalacağını düşünürsün.Malatyaspor’u ben tarifi olmayan bir hastalık olarak görüyorum. He pişmanmıyız? Değiliz .Mutlumuyuz ? evet hemde çok.Acı çektikçe,Çektiğimiz acıdan zevk almasını ve Memleketimizin takımına sahip çıkmanın onurunu,gururunu ve mutluluğunu her zaman yaşadık..Mutluyuz çünkü kolpa,yalan dolan aşkların olduğu bu devirde Malatyaspor’dan başka bir aşkımızın olmamasından dolayı gurur duyuyoruz
Ve Son Olarak ; Amatöre Düşen Malatyaspor için; ‘’ Hala seviyor musun ?’’ diyenlere; ‘’ Daha Ölmedim ki ‘’ Diyorum.
‘’ BİR BAŞKADIR UZAKTAN SEVMEK’’
Recai Kayış