Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Blog von Erdal Güngör

DUYURU !

22. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Biraz önce facebookta "Alpaslan'a Mektuplar" kitabının satışa sunulum hakkında Duyuruyu paylaşmak istiyorum ve bu vesileyle kitabın kapağını görme fırsatı bulacaksınız.



Alpaslan Dikmen'e sevenlerinin yazdıkları mektuplardan oluşan "Alpaslan'a Mektuplar" Kitabı uzun uğraşlar sonucu tamamlanmıştır. Alpaslan Dikmen'in ölüm yıldönümü olan 27 Eylül'de GS Store, D&R, Migros ve tüm seçkin kitapçılarda satışa sunulacaktır.

Tüm geliri ailesi tarafından Tekerlekli Basketbol Takımı'na bağışlanacak olan bu kitabı almak her Galatasaray'lının görevidir...
Weiterlesen

Hakemin İntikamı !

22. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör



Massimo Busacca,isviçreli,yanılmıyorsam milli takımımızın madrid de ispanyaya karşı oynadığı DK eleme maçını yönetmişti bu sene.FIFA ve UEFA'nın top klas hakemlerinden biri sayılır.Busacca üzerine otobiyografi yazmıyacağım,yalnız bu eleman hafta sonu isviçrede ertelenmiş kupa müsabakası FC Baden-Young Boys Bern maçında deplasmana gelen Young Boys taraftarlarının ona karşı kötü tezzahüratları sonrası orta parmağını göstererek intikamını almış.Busacca'nın yaptığı bu terbiyesiz hareket üzerine dün toplanan isviçre futbol fedrasyonu (SFV) ünlü hakeme üç maç ceza kesmişler.Futbol Federasyonun resmi sitesine bir açıklama yapan Busacca "bana karşı yapılan çirkin tezzahüratlardan provoke oldum,bir an sinirlerime hakim olamadım" diyerek özür dilemiş.

Hakemde insan,gerçekten zor iş yapıyorlar kimseyi memnun edemiyorsun,hadi Busacca ona karşı yapılan sözlü tacize sinirlerine hakim olamayıp karşılık verdi hatta bu yaptığı hareketle belki Uluslararası kariyeride tehlikeye girdi.Her şeye rağmen Federasyon ona sahip çıkıyor tabii yaptığı kötü olduğunu göz önünde tutuyorlar affedilecek hiç bir yönü yok ve cezasını çekecek.Fakat Busacca'ya sahip çıkmaların esas amacı "Hakem camiasını" başta medyanın önüne atmıyorlar sonra Hakemlerin otoritesini koruyorlar.Dün kasımpaşa-Galatasaray maçını yöneten hakem,ismini unutum inanın iyi maç çalsaydı bile ismi hiç önemli değil,hakem işte.Futbol maçları yöneten hakemler sahada önemli oldukları kadar önemsiz olmaları şart ! Çünkü onlar sahanın otoritesi,kuralların ihlalini önleyen gerektiğinde cezasını kesen otoriteler.Türkiyede hakemlik yapmak bir başka zor,arkalarında kimse yok MHK diye bir kurum var ama onlarda önce kendi koltuklarını korumakla meşguller ve gerekirse hakemleri kurtların önüne atarak kendilerini kurtarmak için onları kurban ediyorlar.Dün maçı yöneten hakem belki ali güneşin pozisyonunu göremedi peki saha kenarında duran yardımcıları ne yapıyorlardı? İkinci devre Kewell gole giderken yine aynı ali güneş tarafından forması çekilip düşürüldüğünde mutlaka kırmızı kart çıkarması lazım,o anda saha kenarında duran yardımcıları ısrarla hakeme bunu hatırlatmaları gerekiyor,belki yapmıştırlar ama o korkusundan kırmızı gösteremedi.

Türkiyede memur olmak çok zor,mesela ufak bir ilkokul öğretmeni müdürü ile fikir ayrılığına giriyorsa ne yapıp edip onu yurdun en hücran köşelerine sürerler.Trafik polisi yolda çevirdiği arabanın içinde filanca milletvekilinin oğlu varsa eğer,ona ceza kesemez çünkü "babama söylersem seni doğuya sürdürür" dediğinde donunu çoktan ıslatmıştır.Dünkü hakem maç öncesi gelişmelerden mutlaka haberi oldu,kasımpaşa kulübünün cahil yöneticileri bilet fiyatlarını fahiş boyutlara çıkartıp tuhaf bahaneler ile savunmalarının altında yatan tek amaç Galatasaray Taraftarlarının büyük sayıda stada gelmesini engelemek olduğunu sokakta 5 yaşındaki çocuk bile farkında.Sonra maçın oynanacak stadın adı ülke başbakanın ismini taşıyor ve o kulüple semtiyle bir kan bağı varsa.Birde bunlara Galatasaray kulübü Başkanı yönetim kurulu üyelerinle beraber haklı olarak bu fiyat uygulamasını bir tavır koyuyorsa,o maçı yönetecek hakemin işi baya zorlaşıyor çünkü orası Türkiye.Arkanda duran sağlam bir kurum yok  kimseye güvenemiyorsun üstelik sana yardımcılık yapanlar bile seni her an satabilirler.Belki kimsenin bir kabahatı yok,boş yere günahlarını alıyorum ama geçmişte o kadar çok örneği varki hiç bir şeye güvenimiz kalmıyor.Busacca terbiyesiz hareket yaptı ama yinede ona sahip çıkan var esas onun şahsına değil bu sahip çıkılma,Hakem Komitesinin ve diğer hakemlerin otoritesini,ciddiyetini ve samimiyetinin zedelenmemesi için korunuyorlar.Dün hakem ali güneşe 8.dakikada kırmızı kartı gösterseydi başına neler gelirdi kim bilir.

Ben Başkanımız Adnan Polat ve Yönetim kurulu üyelerimizin dün ortaya koydukları haklı tavırlarından dolayı tekrar kutluyorum.Önceden mor forma ve GSTV şifrelenmesinde çok eleştirdiysem doğrularıda aynı şekilde taktir etmeliyim ama hala önce yaptığım eleştirilerin arkasındayım  ve ileride gerekirse tekrar çıkıp yanlışları söylemekte hiç çekinmem.Kulüp Taraftarından uzaklaşmamalı,dün Sayın Adnan Polat'ın yaptığı bizlerin avrupada yıllarca gördüğümüz gerçek dernekçilik kulüpçülüktür,taraftar ile iç içe olmalısınız,Ki kulüp daha çok taraftar kazansın,belki dün ortaya koyulan tavır Galatasaraya bir çok taraftar kazandırmıştır,bir kupa kazanma yada şampiyon olmak kadar değerlidir.

Erdal Güngör
Weiterlesen

rte kasımpaşa vs. GALATASARAY-ISTANBUL 1:3

21. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Kötü başladık,doğru ilk yarı adeta döküldük ama bile bile bir maç böyle katledilemez ! Sanki birileri düğmeye basmış Galatasarayımızın ısrarla puan kaybetmesi için elinden geleni ardına koymadı.Nasıl olur ali güneşin cizgi üstünde elle çıkardığı topu göremezsin? Hadi onu geçtim Kewell tek başına kaleciyle karşı karşıya kaldığı an yaka paça yine ali güneş tarafından yere düşürüldüğünde utanmadan sarı kart gösterebilirsin? Korayın iki kere ceza sahasında bilerek elle müdehalle etmesini,Ki hakemin önünde bunu yaptı es geçersin?

Ne üdüğü belirsiz hakem bozuntusuna ufak bir hediyem var ;



İkinci yarı Baros ve Elanonun yerine giren SHABANİ NONDA ve ABDUL KADER KEİTA bu takımın vaz geçilmez oyuncular olduklarını bir kez daha kanıtladılar.Doğru dürüst yönetimi olmayan resmen mahale takımını andıran kasımpaşa ikinci yarı maçı resmen mahale müsabakasına çevirdi.Ama SHABANİ NONDA'nın santim farkını hesaba katmadılar.Takım ikinci yarı olağan üstü mücadele ortaya koydu,iyi kötü mutlaka kazanmamız gereken maçtı çünkü GALATASARAY olağan üstü güçlere karşı mücadele veriyor,artık sahada futbol bir noktadan sonra geçerliği yok,maalesef Türkiyede durum böyle !



Başkanımız Sayın Adnan Polat ve Yönetim kurulu üyelerimize bilet fiyatlarına karşı koydukları tavırdan dolayı hepsini canı gönülden kutluyorum !

Takımımızı son saniyeye kadar destekleyen,tüm zorluklara karşı orada olan Kardeşlerim,sizler tek kelimeyle MÜKEMMELDİNİZ,hepinizden Allah razı olsun...



                                                                     TEK BÜYÜK GALATASARAY ! 


Erdal Güngör

Weiterlesen

Frankfurt-City....

21. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör


Weiterlesen

Terrace Fashion "CASUAL"

21. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Football supporters wear Casuals













Weiterlesen

BUNDESLİGA #6

20. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör



İlginç hafta yaşadık,9 maçın 5 tanesini deplasman takımları kazandı,tek takım Bayern kendi sahasında galip.İlk Bundesliga yazımda belirttiğim gibi,alman liginde bir sonraki hafta ne olacağı hiç belli değil ama böylesini bende uzun zaman sonra rastladım.

 

Schalke 04:VFL Wolfsburg 1:2

İlk cömert ev sahibi Schalke oldu.Salı akşamı Grafite Şampiyonlar liginin başlamasıyla 3 gol atıp geri dönüş yapmıştı,bu galibiyet Wolfsburg takımına can kattığı gözlerden kaçmıyordu.Schalke de ise aynı tas aynı hamam,Rafinha ilk on birde başladı,hocasının verdiği ekstra izin yaramış Brezilyalıya Cuma akşamı Schalke takımının en iyi oyuncusuydu.Her iki takım ilk yarı kontrollü başladılar,şampiyon salı gecesi aldığı galibiyetin moraliyle sahada biraz olsun üstün gözüküyordu.Maalesef iki takım  ilk devre vasatın altında kaldılar ve  sayılı pozisyonları  yoktu.İkinci yarı durum değişti Wolfsburg üstünlüğünü arttırdı ama ilk gol pozisyonunu Schalke yakaladı,48.dakikada Farfan Kenia'ya alda at dercesine ortaladığı top az farkla üst direkten dışarıya gitti.Wolfsburgun gittikçe üstünlüğü,Schalkeninde defansta verdiği açıkları artıyor derken 55.dakika Misimoviçin ortasına Dzeko'ya sade kafasını koyması yetti takımını 0:1 öne geçirmek için.Schalke hocası Magath  golden sonra  Kuranyi ve Altıntop'u oyuna alarak en azından bir puan kovaladı.80.dakikada  Höwedes beraberliği yakalayan Gök Mavililerin sevinci bir dakika sürdü 81.dakikada yine Dzeko takımını galibiyete taşıdı ve aynı zamanda maçın sonucu oldu.Schalke'de durum pek parlak sayılmaz,kendi sahalarında ikinci maçlarını kaybettiler haftaya Dortmund'da karşı derbi maçına çıkacaklar.Wolfsburg kendini toparlıyor ama defans hep aynı  Schalke biraz becerikli olsa maç bu neticeyle bitmezdi.

Borussia M'Gladbach-Hoffenheim 2:4

Çekişmeli ve bir o kadar tempolu  müsabaka seyrettik,Gladbach hızlı başladı 10.dakikada Arango ve 17'de Colautti ile 2:0 öne geçtiler.Hoffenheim 22.dakikada Salihoviçin frikiğinle cevap verdi devre böyle kapandı.Geçen hafta yazmıştım,Hoffenheim bu sezon sessiz ve derinden geliyor,ikinci yarı oyunu tamamen kendi lehine çevirdiler.Rangnick takımınla gurur duymalı muhteşem mücadele ortaya koydular,üstün teknik kapasiteli oyuncularında ağırlığını koyunca çok zevkli maç ortaya çıktı.Maicosuel 86. 2:2,Obasi 89. 2:3,uzatmalarda 2:4 Demba Ba,M'Gladbacha el Fatiha.Bu sezon ilk kez kendi sahasında kaybeden Gladbach maça iyi başlasa da Hoffenheim'ı yıkamadı.Carlos Eduardo,Demba Ba,Obasi,Salihoviç Hoffenheim is back,bu sezon belki biraz erken fakat onlar adına çok güzel şeyler olabilir.

Bayern Münih-1.FC Nürnberg 2:1

Münih'in dünyaca ünlü "Oktober Fest"(Ekim Şenlikleri) cumartesi başladı önceki yıllarda Bayern takımı gelenek haline gelmiş böyle günde hiç maç kaybetmezlerdi,geçen sezon Bremen bu geleneği bozdu.Bayern de Ribery yine yedek,Nürnberg Stajner'i evde bırakmış onun yerine 18 yaşında Gündoğan oynadı ve mükemmel maç çıkardı.Kağıt üstünde herkes Münih'in fark yapmasını beklerken Nürnberg savunmasını aşamadılar ilk devre golsüz kapandı.İkinci yarı Gomezin yerine giren Ribery bayernin oyununa renk kattı,55'de Oliç takımını öne geçirdi,herkes fark beklerken 66.dakika Gündoğan'ın muhteşem pasını Bayern filelerine takan Nürnbergli Choupo-Moting oldu.Nürnberg çok direndi ama 86'da Robbenin ortasına kafayla topu filelere yollayan van Buytenin golüne engel olamadı ve 2:1 mağlup oldular.

 

VFL Bochum-Mainz 05 2:3

Bochum taraftarları takımlarının gidişinden memnun değiller,hafta içinde 60.doğum gününü kutlayan efsane oyuncuları  ATA lakaplı Michael Lammeck'in hem doğum gününü kutladı diğer yandan kulüp yönetimine gönderme yaparak "Biz bu gün ATA için buradayız" yazılı kartonlar açtılar.Bochum'lu oyuncular tepkilerinden sanki motive olmuşlar maça hızlı başladılar.Azaouagh  7.dakikada frikikten dönen topu Mainz ağlarına göndererek takımını 1:0 öne geçirdi.Mainz geçen hafta aldığı şanslı galibiyetle geldiği bochumdan mutlak puan parolasıyla maça çıktı,henüz istedikleri oyunu ortaya koymasalarda şans melekleri çok formda,İvanschitz 45'de beraberliği sağladı ilk devre böyle bitecek derken Bochum son saniyede Klimowizc ile tekrar üstünlüğü ele geçirdi.Mainz ikinci yarı Bochum dan üstün gözüktü,sürekli rakip kaleyi rahatsız ediyorlar ortaya koydukları oyun Bochum'a zor anlar yaşatıyordu.Schürle 52. dakikada misafir takımın eşitliğini sağladı,72'de 2:3 öne geçirdi.Bochum'un düşüşü sürüyor maçtan sonra yaklaşık 2000 bin taraftar kulüp binasının önünde uzun süre Teknik Direktör Koller'in istifasını istedi.Mainz 05 çıkışını sürdürüyor,ligde kalmak için çok önemli galibiyetler alıyorlar.

 

Hannover 96-Borussia Dortmund 1:1

Bu maç üzerine pek fazla yazılacak şey yok,iki takımın ortaya koyduğu oyun futbol adına bence rezalet.İlk devre kapanmadan Hannover defansının hatasını değerlendiren Nuri Şahin Dotmundu öne geçirdi.İkinci yarı Hannover 48.dakikada Ya Konan ile beraberliği sağladı,bu kadar fazla zaman kaybetmeğe hiç gerek yok.Haftaya Dortmund kendi sahasında ezeli rakibi Schalke 04 ile derbi maçına çıkacak ,iki takımında mutlak galibiyete ihtiyaçları var,şu durumda Schalke Dortmund'dan bir adım önde duruyor.

 

VFB Stuttgart-1.FC Köln 0:2

Hafta ortası Şampiyonlar liginde Rangers'e karşı aldığı beraberlik Stuttgart takımını epey yıpratmış olacak,cumartesi günü Köln'e karşı sahada döküldüler.Köln bu sezon ihtiyacı olduğu ilk galibiyetini deplasmanda alması biraz sürpriz çünkü ortaya koydukları performansla üç puan çıkarmaları Stuttgart'ın defansına teşekkür etsinler.İşte böyle bir hatayı 25.dakikada Freis affetmedi ve Köln'ü 0:1 öne geçirdi.Stuttgart'a Hleb ve Hitzlsperger yerine Kuzmanıviç ile Gebhardt görev yaptı,fakat bir türlü Köln takımını üstün oynamalarına rağmen kontrol edemediler.İlk devreyi mağlup kapatan Stuttgart ikinci yarıda rakibine üstünlük sağlayamadı,Köln oyunu kontrol etmek ve üç puanı istemekte daha arzuluydu 89.dakikada Sanou 0:2 atarak Köln'ün ilk galibiyetini kesinleştirdi.Stuttgart düşüşü sürüyor,6 maçta 5 puan yeterli değil bu haftaki rakibi Köln bir puan geriden takip ediyor.

 

Eintracht Frankfurt-Hamburger SV   1:1

Hafta ortası Rapid Wien'den aldığı mağlubiyet, Hamburg'un  Frankfurt maçına moralsiz çıkacağı sanılıyordu ama öyle olmadı.Skibbe sahaya sürdüğü ofansif kadro Frankfurt'un üç puan hedeflediğini ve  tabelada üst sıralara yerleşme isteğini  gösteriyordu.Fakat Skibbe hesaba kalecisi Nikoluv'u katmamış,ilk golün faturasını kuşkusuz ona kesilmeli,Petriç'in ortasını iyi değerlendiren Ze Roberto takımını 8.dakikada 0:1 öne geçirdi,Nikolov utanmasa golü attığı için Ze Roberto'dan teşekkür edecek.Kağıt üzerinde ofansif Frankfurt ilk dakikalarda oyunu kontrol etmekte zorlandı.Ne zaman golü yediler biraz canlandılar ama Hamburg  iyi direndi,oyunda tempo düşürdü 32.dakikaya kadar.Liberopoulos Meiere ortaladığı topu  Rossun ayağına düşürmesi gerçekten görülmeye değer goldü.İlk devre berabere  kapandı,ikinci yarı iki takım da vasatın üzerine çıkamadılar,Hamburg biraz daha istekliydi ama sonuç iki takımı da memnun etmiştir.Frankfurt oyuncuları  maçın sonlarına doğru performanslarının düşmesi,geçtiğimiz sezon Skibbe'nin Galatasaray'ı az çalıştırdığı söylentileri,bu sene  Frankfurt takımının da  az antrenman yaptığını son günlerde sıkça duyuyorduk,meğer doğruymuş.Hamburg takımı  hafta ortası El'de oynadığı müsabakayla Frankfurt dan daha diri duruyorlardı.Skibbe'nin ekibi 6.maçında da namağlup tabelada dördüncülüğünü garantiledi,Hamburg liderliğini sürdürüyor  ama Rapid mağlubiyeti her şeyin üzerine gölge düşürdüğü belli.

Hertha Berlin-SC Freiburg   0:4

Geçen senelerde Hertha Berlin taraftarları o sezon Şampiyonlar Ligine direk mi katılacaklar yoksa eleme maçımı oynayacakları tartışması yaparlardı,bu sezon hiç beklenmedik şeyler yaşıyorlar,takımları tabelanın dibine vurdu sahada gösterdiği performans utanç verici.Elbette Voronin gibi oyuncunun  Liverpool'a geri dönmesi, yerinin doldurulamaması yönetimin hatası mutlaka  ama takım içinde bulunan mevcut oyuncuların karakteri hiç profesyonelliğe yakışmıyor.Freiburg ikinci ligden çıkan takımlar arasında en iyi futbol oynadığını önceden yazmıştım,bugün tüm hünerlerini ortaya koydular.Schalkeye karşı aldıkları deplasman galibiyeti tesadüf sayılır,yalnız Berline karşı müthiş performans sergilediler.Hertha hocası Favre hafta ortası Ventsplis EL müsabakasından sonra takımda önemli değişikliklere gitmiş fakat nafile.Freiburg da İdrissou ve Banoviç günün oyuncularıydı form tutmaları Freiburg için ilerisi için çok önemli.Maçın ilk dakikalarından itibaren kontrolü ele geçiren Freiburg 5.dakikada Banoviç,İdrissou'nun verdiği pası Hertha kalesine yollayarak takımını 0:1 öne geçirdi.Freiburg takımı istediği gibi oyunu yönlendiriyordu belki kendi sahalarında bu kadar rahat maç çıkarmamışlardır.Banoviç 12.dakikada bu sefer golü hazırlayandı güzel ara pasını Makiadi değerlendirerek durumu 0:2'ye getirdi,42'de İdrissou sahneye çıktı ve devreyi Freiburg 0:3 galip kapattı.İkinci yarı Berlin daha derli toplu oynuyordu ama oyunun kontrolünü Freiburg dan geri alamadılar.Freiburg oyuncularının teknik kapasitesi uzun yıllar Bundesliga oynayan Berlinlilerden üstün gözükmesi,Hertha takımının maça çoktan havlu attığının mesajıydı.Son sözü 68.dakikada Banoviç söyledi ve Freiburg'un 0:4 galibiyetini garantiledi.Berlinin durumu çok ciddi Başkent ekibi üstelik Euro League'de mücadele veriyor ve takımları buna hiç hazır değil acilen kan değişimine ihtiyaçları var,Dieter Hoeness gibi usta menajeri emekliye ayırmak onlara pahalıya patladı.Freiburg iyi futbol oynuyor eğer ligde kalmak istiyorlarsa mutlaka  kendi sahalarında oynadıkları maçları da kazanmaları gerek.

Bayer Leverkusen-Werder Bremen   0:0

Hannover-Dortmund maçı için ne geçerliyse,bu müsabaka içinde aynısı geçerli.İki takım birbirini neutralize etmekle meşguldüler .Oysa Leverkusen Hamburg'un deplasmanda puan kaybından sonra zirveye oturabilirdi,olmadı yada istemediler.Leverkusen de kart cezalısı Derdiyok'un yerine Gekas ilk on birdeydi,Werder Bremen Özil'in sakatlığını dolduramadı,iki takım birer puanıda hak etmediler ama kurallar gereği bölüşmek zorundalar.

 

Gelecek Haftanın Programı;

25.09. Cuma       21:30     1.FC Nürnberg - VFL Bochum

26.09 Cumartesi 16:30    VFL Wolfsburg - Hannover 96

                                                Borussia Dortmund - FC Schalke 04

                                                Werder Bremen - 1.FSV Mainz 05

                                                1.FC Köln - Bayer Leverkusen

                                                Eintracht Frankfurt - VFB Stuttgart

26.09 Cumartesi 19:30   Hamburger SV - Bayern Münih

Pazar 27.09 16:30             SC Freiburg - Borussia M'Gladbach

Pazar 27.09  18:30            1899 Hoffenheim - Hertha BSC Berlin

 

Erdal Güngör


 

Weiterlesen

Alpaslan'a Mektuplar; Röportaj Mahir Şanlı

19. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Haftaya 27 Eylül,sevgili Alpaslan Dikmen'in trafik kazasında aramızdan ayrıldığının birinci yıl dönümü.İnsanın hala inanası gelmiyor,bir gün önce konuşup şakalaştığın kişi ertesi gün ölüm haberini alıyorsun.Bu şoku çoğumuz üzerinden atamadı,hepimiz onun çıkıp "şaka yaptım çocuklar" demesini bekliyor,mekanı cennet ruhu şad olsun mükemmel bir insanı KAYBETTİK (!).

Alpaslan Dikmen unutulmamalı fikrinle yola çıkan Galatasaraylı Taraftarlar onun için bir Kitap düzenlediler  "Alpaslan'a Mektuplar " ve haftaya 27 Eylül günü,Alpaslan'ın ölüm yıl dönümünde piyasaya sürülecek.Kitap fikrinin esas sahibi olan sevgili Mahir Şanlı kardeşimle geçtiğimiz hafta ufak söyleşi yaptım.Mahir uzun yıllar Belçika'da yaşıyor,evli 2 çocuk Babası ve uA-Avrupa Belçika temsilciliği yapıyor.Kitaptan elde edilen tüm gelirler Galatasaray Engelli Basketbol takımına bağışlanacak.

soru: Kitap fikri kimden çıktı ve bu projede kaç kişinin emeği var?

Mahir Şanlı: Kitap fikri benden çıktı. Yakın çevremle paylaştım önce bu fikri tepkiler olumluydu. Sonra bu işin karar mercii olan ailesine durumu açtım. Onlar sandığımdan çok daha olumlu yaklaştılar fikre. Bu projeyi sahiplendiler. Şimdi işin finaline geldiğimizde görüyorum ki bu kadar iyi bir netice almamız onların sahiplenmeleriyle mümkün oldu. Kitabın her aşamasında değişik arkadaşlarımızın katkıları oldu. Ama en başından beri Burcu Bozgeyik ve eşim Nihal'ın yoğun çabaları vardı. Ailesine ve basına ulaşmakta Ebru abla (Alpaslan abinin eşi) kendini yıpratma pahasına emek verdi. Ankara'dan Danış ağabey Galatasaray Dergisinden Selma Akınay Neslihan Taşkın ve Utku Boztepe'de kitaba büyük katkıları oldu. Dediğim gibi bu güzel neticeye ulaşmak sahiplenilmekle direkt bağlantılıydı şükür bunu da fazlasıyla gördüm.

soru:  Kitabın konusu "Alpaslan'a Mektuplar",içinde Galatasaray Taraftarlarından,Basın ve Spor camiasından,rakip Taraftarlar,yurt dışından yabancı tribün oluşumlarının mektupları bulunuyor,Bunlar kimler ve proje fikrinle geldiğinizde nasıl karşıladılar?

Mahir Şanlı: Kitap elinize geçtiğinde sizde göreceksiniz ki inanılmaz geniş bir yelpazeden mektuplar aldık. ultrAslan dan 300 civarı mektup gelmişti bu mektuplar arasından eleme yapmak durumunda kaldık. Kulüpten başkan,yönetici,sporcu,antrenör sıfatıyla görev yapmış ve yapmakta olan onlarca isimden mektuplar aldık. En dikkat çekenler Adnan Polat,Haldun Üstünel,Fatih Terim,Hakan Şükür ve Arda Turan diyebilirim.Basından da yine seçkin isimler mektuplarıyla kitapta yer aldılar. Mehmet Ali Birant, Ahu Özyurt, Atilla Gökçe, Levent Tüzemen,Hop dedik Ayhan da bunlardan bazıları.Ve taraftar olarak hepimizin ilgisini çekecek olan bir başka unsurda diğer tribünlerden gelen mektuplar olacak sanırım. Liverpool,Fenerbahçe,Beşiktaş başta olmak üzere birçok taraftar gurubundan mektuplar geldi. Bu taraftar dayanışması adına çok güzel bir durum.

soru: Yurt dışında yaşayan Galatasaraylı taraftarlar kitabı satın alma imkanları olacakımı?

Mahir Şanlı: Şuan o konu hakkında net bir şey söylemem mümkün değil. Ancak konuyla ilgili biri olarak diyebileceğim Türkiye'de tutan kitaplar bazı firmalar tarafından yurtdışında da satışa sunuluyor. O bakımdan Türkiye'de iyi bir satış yakalaması ve yurt dışından talep olması halinde getireceklerdir. ( Türk Kitapevi vb.)

soru: Kitaptan elde edilen tüm gelirler Galatasaray Tekerlekli Sandalye takımına bağışlanacak.Sen uzun yıllar Avrupa'da yaşıyorsun ve engelli insanların hangi imkanlara sahip olduğunu  biliyorsun,Türkiye de yeteri kadar engellilere önem veriliyor mu?

Mahir Şanlı: Benim en yakın arkadaşım yürüme engelliydi. Ve onu engelli kılan yürüyememesinden ziyade yaşamın içinde önüne koyduğumuz engellerdi. Toplu taşıma araçlarında bina giriş çıkışlarına kadar hiç bir alanda onlar düşünülmemekte ve bu eksikliklerin bedeli onlara ödetilmekte. Mutlaka ama mutlaka onlara hak ettikleri özen gösterilmeli. Engelli olmak hepimizin başına gelebilecek bir durum. Onun için onların önünde duran engelleri kaldırmakta hepimizin görevi olmalı.

soru: Alpaslan Dikmen vefat edeli bir yıl oldu bu süre içinde neler değişti?

Mahir Şanlı: Alpaslan Ağabey in ölümü hepimizi derinden sarstı. Eski evlerin tam ortasında duran temel direk vardır evin tüm yükünü çeker işte Ben hep Alpaslan ağabeyi buna benzetirim. Tam merkezdedir ve tüm yük omuzlarındadır. Şimdi yok ve gerçekten hepimiz sarsıldık. Tüm temsilcilikler arasındaki koordinasyonu, rahatsızlık duyduğumuz konuları, hassas olunması gereken durumları hep o iletir sıkıntıları büyümeden giderirdi. Şimdi babasız kalmış öksüz çocuklar gibi kalakaldık öyle. Sadece ona layık olma derdindeyiz ama eksikliğini gidermek hiçbir şekilde mümkün değil ne yazık ki...

Mahir kardeşime söyleşi  için çok teşekkür ediyorum,kitaba büyük emek veren diğer kardeşlerimden Allah razı olsun.

Alpaslan'ı kelimelerle anlatmak mümkün değil onunla tanışmış olanlar yazdıklarımı çok iyi anlayacaklar.Hayatımda tanıştığım en mükemmel insandı onun gibisi dünyada az bulunur sanırım.Alpaslan'la iyi anlaşırdık ama bazen sert tartışmalarımız olurdu,hiç bir kere bana karşı ne seviyesini bozmuş nede saygısızlık yaptığını görmedim.Koskoca ultrAslan Genel Koordinatörü isterse beni başından kovar uğraşmazdı.Alpaslan öyle biri değildi,kim olursa olsun onu ciddiye alır fikirlerini önemserdi.Bir gün sordum kendisine,"ben senin yerinde olsam benim gibi adamlarla bir dakika uğraşmam sen neden yapıyorsun?" verdiği cevap "Sen Galatasaraylısın kardeşim".Alpaslan işte buydu,her şeye bir çözüm bulurdu "The man with The plan" derdim ona.Galatasaray Taraftarları "Süpermen" lakabını takmışlardı ve gerçekten öyleydi,onların Alpaslan ağabeyleri vardı başları sıkıştığında Alpaslan ağabeyleri bir çözüm bulurdu mutlaka.Şimdi Alpaslan ağabey yok,elbette onun yerini doldurmak için gecesini gündüzüne katan insanlar var hepsinden Allah razı olsun ama her şey bir yere kadar kimse Alpaslan'ın yerini dolduramaz ve kendimizi kandırmayalım hiç bir şey eskisi gibi değil.

Bu vesileyle hepinizin Mübarek Ramazan Bayramı kutlu olsun,yarın vaktiniz olursa Alpaslan'ın kabrini  ziyaret edin,gidenler gidemeyenler için bir Fatiha okusun Allah rızası için.......

Erdal Güngör

Weiterlesen

Başınız Göğe Erdimi ?

18. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Perşembe günü eski adıyla UEFA-CUP olan, yeni  isim ve değişik sistemle Euro League start aldı.Onunla beraber 6 hakem uygulaması yürürlüğe girdi,peki neler değişti  iki hakem fazladan oyuna eklenince? Hiç bir şey yine hatalar devam etti azalma söz konusu olamaz,Athletic Bilbao-Austria Wien maçı en çarpıcı örneği.8.dakikada verilen penaltı tam bir fiyasko,İspanyol oyuncu kale arkasında duran hakeme rağmen numarasını herkese yutturdu takımına penaltı kazandırdı.Ne anladık şimdi biz bundan? Anlamamız için kendimizi bu kadar zorlamayalım,biraz futbolu seven ve anlayanlar 6 değil 26 tane hakemle maç yönetilse yine hatalar olacağını çok iyi bilmeli.Bence olmalıdır çünkü futbol hatalar içeren oyun,zevki de burada,heyecanı,adrenalin seviyesi sınırları zorlamalı yoksa nasıl tadı alırız bu güzel oyundan?

Hakem hata yapmalı,defans hata yapmalı,ileride goller kaçmalı,oyunun adı futbol "Nobody is perfect" yada Orhan babanın değimiyle "Hatasız kul olmaz,hatalarımla sev beni".Neymiş efendim kulüpler hakemlerin verdiği yanlış kararlar yüzünden milyonlarca paralar kaybediyorlarmış,ata sözü var "Hamama giren terler",futbol  repo değil,borsada pazarlanan filanca hisse senedi de değil ama ısrarla futbolu o formatın içine sokmaya uğraşıyorlar.Futbol doğaya benzer,nasıl doğa yağmalandığında dengeler bozulur felaketler olur ,futbol yağmalanıp  doğasıyla oynanırsa felaketlerde pek uzakta değil.!

Erdal Güngör

Weiterlesen

Rest In Peace !

18. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

                                      My deepest condolences GATE 13




                                                   LİBERTA PER GLİ ULTRAS !
Weiterlesen

Supporter News

17. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Uzun zaman ara verdikten sonra "SUPPORTER NEWS" kaldığı yerinden devam ediyor.Yine bir kaç ilginç haberi paylaşmak istiyorum,haberler almanyadan hafta sonu tribüncüleri ilgilendiren bazı öenmli gelişmeler oldu.



İlk haber frankfurt'dan,21 yaşında bir FSV Frankfurt taraftarı dün yargıç önüne çıktı,suçu "pasif silahlanma".Nasıl olur böyle şey demeyein,daha neler göreceğiz kim bilir.Frankfurt taraftarı FC Kaiserslautern müsabakası öncesi stadın önünde arkadaşlarınla dolaşırken boynunda takılı atkısını yüzüne çektiği için polis tarafından tutuklanarak karakola götürüldü.İfadesi alındıktan sonra,alman anayasa kanununun toplanma maddelerine aykırı hareket ettiği için derhal hapise atılıyor.Yaklaşık iki hafta hapis yatan taraftar dün çıktığı mahkemede daha fazla hüküm yemeden ufak ihtarla sıyırmış,tek şartla bulunduğu taraftar oluşumunla bir daha toplu halde gezmeyecek.Bu şaka değil,benzeri benim başıma geldi.Geçen sene Hertha Berlin maçı öncesi berlin sokaklarında dolaşıyoruz daha doğrusu bir kaç arkadaş yemek yedikten sonra tayfanın buluşma noktasına giderken polis tarafından çevirildik.Sanki teröristmişiz gibi bizi duvara dayadılar,kimliklerimniz alındı,üstlerimiz arandı,o sırada polisin biri elinde kamerayla bizi kayıt ediyor.Bende atkımla yüzümü kapatım.Yaklaşık 45 dakika sürdü sonra serbest bırakıldık.Bir hafta sonra eve mektup geldi karakola çağırıyorlar.Gittim,sivilin biri karşıladı,oturduk "sen geçen hafta berlindemiydin?" evet,"polis kontrolünde pasif silahlanma tespit edildi" dedi.Allah,Allah oda nerden çıktı,ben silah taşımıyordum dedim.Getirdi laptopunu açtı mediaplayeri al bak dedi işte sana kanıtı.Görüntüler tabii tanıdık,yaptığım tek şey atkımla yarım şekilde yüzümü kapatmak.Güldüm,hiç gülme dedi birazdan gözlerin yaşaracak.Doğru söylüyordu memur,şimdilik ihtar alıyorsun,buda faturan 10 gün içinde yatır,bir daha sefer aynı olaydan 3 aydan başlayarak 2 seneye kadar hapis cezası alırsın,5 sene stad yasağı,bilmem kaç bin avro para cezası.Faturanın üzerinde 150 avro yazıyordu gelde ağlama.Karizma yapmak için bunları yazmadım,olayı ele aldıkmı çok acı durum ortaya çıkıyor.Yapılanların hepsi sistemli ve planlanmış,maksatları taraftarları tribünlerden yıldırmak ama başaramayacaklar.Kanunun detayları,almanca >> link


Gelelim başka habere,bu sefer güzel şeylerden bahsedeceğim.Geçtiğimiz hafta sonu Hansa Rostock-Tus Koblenz müsabakası öncesinde,Rostocklu taraftarlar Tribün kültürünü yaşatma amaçlı bir yürüyüş yaptılar.Futbolun endüstriyeleşmesiyle kulübler taraftar profilini değiştirme amaçlı bir çok gereksiz yasaklar çıkartıp,destekçi taraftarları tribünlerde özgürlüklerini kısıtlayarak,onları davalarından yıldırmak istediklerini dile getirdiler.Yürüyüş olaysız geçti.Ne güzel bir eylem,adamlar tribün kültürünün gittikçe azaldığından kaygı duydukları için yürüyüş yapıyorlar,bizde de millet hakemin yanlış çaldığı düdükler yüzünden sokaklara dökülüyor,sanki futbol hatasız oyun.Bu akşam 6 hakemli maçları seyredenler keyiften dört köşe olmuşlardır.......


Erdal Güngör

Weiterlesen
<< < 1 2 3 4 5 > >>