Hakemin İntikamı !

Massimo Busacca,isviçreli,yanılmıyorsam milli takımımızın madrid de ispanyaya karşı oynadığı DK eleme maçını yönetmişti bu sene.FIFA ve UEFA'nın top klas hakemlerinden biri sayılır.Busacca üzerine otobiyografi yazmıyacağım,yalnız bu eleman hafta sonu isviçrede ertelenmiş kupa müsabakası FC Baden-Young Boys Bern maçında deplasmana gelen Young Boys taraftarlarının ona karşı kötü tezzahüratları sonrası orta parmağını göstererek intikamını almış.Busacca'nın yaptığı bu terbiyesiz hareket üzerine dün toplanan isviçre futbol fedrasyonu (SFV) ünlü hakeme üç maç ceza kesmişler.Futbol Federasyonun resmi sitesine bir açıklama yapan Busacca "bana karşı yapılan çirkin tezzahüratlardan provoke oldum,bir an sinirlerime hakim olamadım" diyerek özür dilemiş.
Hakemde insan,gerçekten zor iş yapıyorlar kimseyi memnun edemiyorsun,hadi Busacca ona karşı yapılan sözlü tacize sinirlerine hakim olamayıp karşılık verdi hatta bu yaptığı hareketle belki Uluslararası kariyeride tehlikeye girdi.Her şeye rağmen Federasyon ona sahip çıkıyor tabii yaptığı kötü olduğunu göz önünde tutuyorlar affedilecek hiç bir yönü yok ve cezasını çekecek.Fakat Busacca'ya sahip çıkmaların esas amacı "Hakem camiasını" başta medyanın önüne atmıyorlar sonra Hakemlerin otoritesini koruyorlar.Dün kasımpaşa-Galatasaray maçını yöneten hakem,ismini unutum inanın iyi maç çalsaydı bile ismi hiç önemli değil,hakem işte.Futbol maçları yöneten hakemler sahada önemli oldukları kadar önemsiz olmaları şart ! Çünkü onlar sahanın otoritesi,kuralların ihlalini önleyen gerektiğinde cezasını kesen otoriteler.Türkiyede hakemlik yapmak bir başka zor,arkalarında kimse yok MHK diye bir kurum var ama onlarda önce kendi koltuklarını korumakla meşguller ve gerekirse hakemleri kurtların önüne atarak kendilerini kurtarmak için onları kurban ediyorlar.Dün maçı yöneten hakem belki ali güneşin pozisyonunu göremedi peki saha kenarında duran yardımcıları ne yapıyorlardı? İkinci devre Kewell gole giderken yine aynı ali güneş tarafından forması çekilip düşürüldüğünde mutlaka kırmızı kart çıkarması lazım,o anda saha kenarında duran yardımcıları ısrarla hakeme bunu hatırlatmaları gerekiyor,belki yapmıştırlar ama o korkusundan kırmızı gösteremedi.
Türkiyede memur olmak çok zor,mesela ufak bir ilkokul öğretmeni müdürü ile fikir ayrılığına giriyorsa ne yapıp edip onu yurdun en hücran köşelerine sürerler.Trafik polisi yolda çevirdiği arabanın içinde filanca milletvekilinin oğlu varsa eğer,ona ceza kesemez çünkü "babama söylersem seni doğuya sürdürür" dediğinde donunu çoktan ıslatmıştır.Dünkü hakem maç öncesi gelişmelerden mutlaka haberi oldu,kasımpaşa kulübünün cahil yöneticileri bilet fiyatlarını fahiş boyutlara çıkartıp tuhaf bahaneler ile savunmalarının altında yatan tek amaç Galatasaray Taraftarlarının büyük sayıda stada gelmesini engelemek olduğunu sokakta 5 yaşındaki çocuk bile farkında.Sonra maçın oynanacak stadın adı ülke başbakanın ismini taşıyor ve o kulüple semtiyle bir kan bağı varsa.Birde bunlara Galatasaray kulübü Başkanı yönetim kurulu üyelerinle beraber haklı olarak bu fiyat uygulamasını bir tavır koyuyorsa,o maçı yönetecek hakemin işi baya zorlaşıyor çünkü orası Türkiye.Arkanda duran sağlam bir kurum yok kimseye güvenemiyorsun üstelik sana yardımcılık yapanlar bile seni her an satabilirler.Belki kimsenin bir kabahatı yok,boş yere günahlarını alıyorum ama geçmişte o kadar çok örneği varki hiç bir şeye güvenimiz kalmıyor.Busacca terbiyesiz hareket yaptı ama yinede ona sahip çıkan var esas onun şahsına değil bu sahip çıkılma,Hakem Komitesinin ve diğer hakemlerin otoritesini,ciddiyetini ve samimiyetinin zedelenmemesi için korunuyorlar.Dün hakem ali güneşe 8.dakikada kırmızı kartı gösterseydi başına neler gelirdi kim bilir.
Ben Başkanımız Adnan Polat ve Yönetim kurulu üyelerimizin dün ortaya koydukları haklı tavırlarından dolayı tekrar kutluyorum.Önceden mor forma ve GSTV şifrelenmesinde çok eleştirdiysem doğrularıda aynı şekilde taktir etmeliyim ama hala önce yaptığım eleştirilerin arkasındayım ve ileride gerekirse tekrar çıkıp yanlışları söylemekte hiç çekinmem.Kulüp Taraftarından uzaklaşmamalı,dün Sayın Adnan Polat'ın yaptığı bizlerin avrupada yıllarca gördüğümüz gerçek dernekçilik kulüpçülüktür,taraftar ile iç içe olmalısınız,Ki kulüp daha çok taraftar kazansın,belki dün ortaya koyulan tavır Galatasaraya bir çok taraftar kazandırmıştır,bir kupa kazanma yada şampiyon olmak kadar değerlidir.
Erdal Güngör
Werbung
Diesen Post teilen
Um über die neuesten Artikel informiert zu werden, abonnieren: