Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Blog von Erdal Güngör

Roma Taraftarlarının İsyanı

6. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Yaklaşık 500 AS Roma Taraftarı cumartesi günü tesislere gelerek sis bombaları ve maytaplarla kulüp yönetimini sert bir dille protesto ettiler.Pankartlar ve Tezzehüratlala"Artık Yeter" ve "Rosella istifa" kulüp yönetimini AS Romanın kötü gidişinden sorumlu tutuyorlar.Lige iki mağlubiyetle başlayan AS Roma yıldız oyuncusu Alberto Aquilani Liverpoola satıp yerini dolduramaması,bunun üstüne Teknik Direktör Spalletinin istifası eklenince çıkmaz bir yolun içine girdi.



Rosella Sensi,yukardaki resim iyi günlerden çekilmiş ama şimdi durum vahim.Babası Franco Sensi 1993 yılında AS Romanın 18.Kulüp başkanı olduğunda hayat toz pembeydi.Franco Sensi aynı zamanda itayanın petrol şirketi "ıtallipetroli" sahibi,son ekonomik krizden onlarda nasipini aldılar iflazın eşiğine geldiler.Rosella Sensi Babasından görevi devir aldığında Roma kulüpü büyük mali kriz içindeydi.TD Spalleti ile beraber kulüpü tekrar başarı yoluna sokmak için büyük çabalar verdi ve başlattığı kemer sıkma politikasıyla kötü giden mali duruma biraz olsun refah getirmişti.Bunda en büyük etken oyuncuların yıllık ücretlerini 2.5 mio. avro'ya sabiteştirmesi oldu.Hani son günlerde sıkça duyduğumuz,FİFA ve UEFA BAşkanlarının ağzından düşmeyen "Salary Cap",bayan Rosella kısmen başarıyla uyguladı tabii bir yere kadar.İtalya ligi yine bu sezon Avrupa içinde oyunculara en yüksek ücret ödeyecek ülke,toplam 800 mio. avro.Oyuncuların yüksek kazançları,bonservis bedelleri,menejerlerine ödenen paralar vs. bir çok kulüpün belini büküyor,sade italya da değil dünya üzerinde her kulüp aynı şeyden şikayetçi.Almanyada kulüplerin yıllk gelirlerinin en büyük payı oyuncuların maaşına gidiyor,öyle hale geldiki kulüplerin yıllık bütçeleri karşılayamaz oldu açık vermeye başladı.

Avrupada oyuncular gelir vergisi ödüyorlar ama yinede,atıyorm yılda 10 milyon kazanan profesyonel futbolcu,paranın yarısını vergiye ödese yine eline 5 mio. temiz para kalıyor,azmı? Yılda 40.000 bin avro kazananlar ne yapsın,onlarında yıllık kazançlarının yüzde %20'sinden vergiye kesiliyor geriye kalan 32.000 bin ile 5 kişilik aile geçindiren var bumu adelet? Futbolcular gelirlerinin yarısını vergiye ödediklerinde bunalıma giriyorlar hele Türkiyede profesyonel futbolcular kazanç vergisi ödemiyorlar sözde devlet buna teşvik diyor.Nasıl bir teşviktir bu? Bir yandan belirli kesimi refaha yükselmesi için her yol mübah görenler diğer yandan etin kilosunu 20 TL,Benzinin litersini 3TL'den satarak halkı soyup soğana çevirdiğinde mutlumu oluyorlar? Sonra kalkmışlar garip klipler çekerek yok efendim çiklet alın,simit alın ekonomiyi canlandırın diyerek komik duruma düşüyorlar.Son TV'lerde çekilen kliplere çok güzel gönderme yapmışlar,Trofolo Bloguna koymuş buyrun seyredin "Alın verin Can verin" >> link

İnadına....KAHROLSUN endüstriyel Futbol !

Erdal Güngör

Weiterlesen

Her Lanet Olası Pazar..

4. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Biz suçluyuz,şu köşede dururuz
Çünkü başka boş yer kalmadı.
(Berthold Brecht)

Her lanet olası pazar günü,

Yine atkımızı takıyoruz,

Yine Otobüse binip deplasmana gidiyoruz,

Yine Bayraklarımızı sallıyoruz

Yine omuz omuza bağırıyoruz

Yine atılan golde sevinçten kopuyoruz

Yine her mağlubiyettin ardından ağlıyoruz.

Her lanet olası pazar aynısı oluyor,

Ve her pazar o lanet uniformalılar bize iğrenç yaratıkmışız gibi bakıyorlar.

Ağızlarından çıkan aşalayıcı kelimeler, bizlere her seferinde toplum dışı olduğumuzu hatırlatıyor.

Her lanet olası pazar aynısını yaşıyoruz.

Yanlış tarafta durmaktan başka çaremiz kalmadı,

Doğru tarafta olduğumuzu bildiğimiz halde!

Farkındayız ama biz yinede yılmıyoruz.

Bunu annemiz babamız biliyor,

Sevgilimiz,

Arkadaşlarımız

Patronumuz.

Evet biz suçluyuz !

Eğer içiniz rahat ediyorsa sizin dediğiniz gibi olsun.

Adaletsiz düzen

Toplumun Sosyal çöküşü

Çevre kirliliği

Dünyada onca kötülük olurken

Evet, biz suçluyuz içiniz rahat olsun.

Yanlış tarafta olmaktan gurur duyuyoruz.

Bizden bu duruma açıklık getirmemizi istemiyorlar

Hiç sormuyorlar,

Neden haketiğimiz tatil gününü

Evde oturup Televizyon karşısında

Annemizin yaptığı mis gibi böreğin

Koltukta keyfini çıkarmak varken

Gişede bilet kuyruğuna seçtiğimizi.

Soramazlar çünkü onlar bu sorunun cevapını haketmiyorlar!

 

Biz, kimseye bir şeyler anlatmak zorunda değiliz

Çünkü anlatılacak bir şey kalmadı

Anlatmaya çalışsak,

Televizyonda dönen boş akademik tartışmalardan,

Sahtekar siyasetçilerin boş vaadleriyle dolmuş beyinleri,

Zaten bizleri anlamaya gücü yetmez.

Ve bizde kimseye bu durumu hiç bir zaman açıklamayacağız!

Şu lanet olası pazar günün de yaşadıklarımız,

Ne gazete satırlarına sığar

Nede bir Televizyon kanalı yayınlamaya gücü yeter

Hiç bir realiti şovu bu gerçeği yansıtamaz

En kral şarkıcı bile dile getirip okuyamaz

Şairler satırlara dökemez,

Bizim hissetiklerimiz, sadece bize ait.

Evet biz suçluyuz !

Şu ucu bucağı görünmeyen maceranın içinde

Suçumuz dost olmak,

Hatta daha ötesi, biz kardeşiz

Suçumuz aşık olmak, karşılıksız

Suçumuz paylaşmak

Suçumuz yaratıcılığımız

Suçumuz endüstriyel futbola karşı direnişimiz

Suçumuz karşılıksız iyilik yapmak

Hiç bir beklentisi olmadan.

Suçumuz Hayatta kalıp yaşamak

İşte tüm bunlar toplumda rahatsızlık yaratıyor.

Ama siz bize başka yeri layik görmüyorsunuz.

Siz doğruysanız, hoş geldiniz yanlışlar

Yazdığım bu satırların hiç bir önemi yok, kimseyi yüceltmiyor ve kimseyede bir şeyler anlatmak istemiyor. Yazdıklarım bir tutkunun tarifi. Söz hakkı olmayan, sesini yükseltemeyen, sesiz çoğunluğun çığlığı.

Bu satırları olduğu gibi kabul edin,eğer bu yazıyı içinizde hissediyorsanız o zaman siz de bizdensiniz.....


LİBERTA PER GLİ ULTRAS !

Erdal Güngör

Weiterlesen

Mini Komadan Uyandı

4. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör



Alemania Aachen deplasmanında Tribünlerden düşen "Mini" lakablı St.Pauli taraftarı,nihayet komadan uyandı.Mini'nin durumu çok iyiye gidiyor,dün ilk defa yemek yemiş,etrafındaki insanları tanıyor,sorulara şimdilik evet ve hayır ile cevaplıyor şuuru sabit durumda.Mini St.Paulinin 2.ligin lider olduğunu duyarsa mutlaka en kısa zamanda iyileşecektir.

38 yaşında olan Mini,tribünden düştüğünde kafa tası çatlayarak yüzü 12 yerden kırılmış.Tomografilerin olumlu çıkmasından sonra Doktorlar narkosu hafifleterek Mini'yi suni komadan uyandırmışlar şimdi yüzünde ve başındaki kırıkların tedavisine başlamışlar.

Allah dünyada tüm Tribün emektarlarını kazadan beladan korusun.

Erdal Güngör
Weiterlesen

Akdenizde Serenat; ADS vs AS LİVORNO #1

4. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör







                                              LİBERTA PER GLİ ULTRAS !
Weiterlesen

Damned September #2 James Dean

3. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

1955 yılında genç bir adam Beyaz perdeyi keşfederek üç film çevirdi adı James Dean.Başta Elia Kazan'ın da rejsörlük yaptığı East of Eden diğerleri Rebel Without a Couse ve Giant,üçüde 1955 yılında çekilde,ikisi "East of Eden" ve "Rebel Without a Couse" aynı yıl gösterime girdi "Giant" 1956 yılında.



Rebel Without a Couse filmin den sonra üzerine giydiği Kırmızı çeket,beyaz T-Shirt ve Levis 501 kot pantolunu onu unutulmaz yaptı,tüm dünyada yaşayan gençlerinin kalbine taht kurdu.Düzene karşı gelenlerin,baş kaldıranların adeta idolü oldu Jimmy.Tanrı İnsanların dünyadan göç edeceğini bazen onlara duyururmuş derler,tabii orasını cenabı Allah bilir.Fakat James Dean sanki kaderini biliyormuş ve hiç umurunda olmadan kendisini onun ellerine bırakmış.Yaptığı bir röpörtaj'da konu yarış araba tutkusu ve hız,gençlere önemli mesajlar veriyor "Aman yavaş sürün sakin olun" filan.30 Eylül 1955 günü  Porsche 550 Spyder yarış arabasıyla bir akşam üstü Los Angeles yakınlarında feci bir trafik kazası sonrası hayatını kaybediyor.Aşağıda ölümünden 4 gün önce Warner Bros. stüdyolarında yaptığı TV röpörtajı.



Kara Eylül bir çok büyük insanları yuttu.Her giden bizden de bir parça alıp götürdü.Şimdiye kadar bu Büyük İnsanların hiç birnin yeri dolmadı ve dolmayacak,onlar Tanrının bize insan şeklinde yolladığı mesajdı.

Peki bizler bu mesajı doğru anladıkmı?


HAYIR !......hiç bir zaman anlayamayacağız,çünkü anlamak istemiyoruz !


Erdal Güngör



Weiterlesen

Kung-Fu Futbol

3. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Bolivia spor mahkemesi (FBF) Blooming Santa Cruz kulüpünün futbolcusu olan Sergio Jauguerio'ya rakip futbolcunun boğazına attığı tekmeden dolayı 1 sene ceza verdi.




İki şehir takımı olan Blooming Santa Cruz ve Oriente Petrolero arasında 24 ağustos tarihinde oynanan derbi maçında saha içinde istenmeyen olaylar çıktı.Medina ve Jauguero birbirlerine yaptıkları sert fouller yüzünden kırımızı kart gördüler.Jauguerio,soyunma odasına giderken intikamını aldı.Kung-Fu filmlerine taş çıkartacak bir uçan tekmeyle Oriente takımınından Leonardo Medinanın boğazına sert darbe indirerek hastenelik etti.24 saat Hastanede müşama altında kalan Orientel'i oyuncu,Santa Cruz'lu meslekdaşı Sergio Jauguero'yu bu olay yüzünden mahkemeye verdi.Jaureguero yaptığı bu çirkin hareketten Medina'dan özür diledmesi şimdilik durmu yumuşatmamış.Avrupada transfer döneminin kapandığından başka kulübe gitme imkanı ortadan kalkan Santa Cruz'lu Sergio bir sene futbol sahalarından uzak kalacak.

Yeşil sahalardan mindere çıkar,eğer Bruce Lee hayatta olsaydı Sergio ile gurur duyardı.Hatırlarsanız bir kaç gün önce şöyle bir yazı yazdım The Never Ending Story !!!   Futbolun temelini oluşturan şiddet,şayet saha içinde bunlar olursa tribünleri siz düşünün.Şimdi ilk maçta gidin rakip Taraftarlarlara saldırın anlamıyla yazmıyorum yanlış anlaşılmasın.Yalnız her fırsatta tribündeki taraftarlara terörist damgası vuranlar önce saha içine baksınlar !


Erdal Güngör
Weiterlesen

Damned September #1 Tupac Shakur

3. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

                                                                   REST İN PEACE TUPAC SHAKUR !




Weiterlesen

Örnek Gazetecilik !

2. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör



Geçen hafta "Rafinha Bayern Münihe imza attı" haberi ortalığı kasıp kavurmuştu.Bu haber Schalke 04-SC Freiburg maçı öncesi ortaya çıkması ilk başta Futbolcu Rafinha'yı ve Schalke takımını olumsuz yönde etkiledi.Ne zaman top Rafınha'nın ayağına gelse Schalke Taraftarları onu ıslakladılar,oyuncu maça konsatre olamadı.Kendi sahalarında aldıkları Freiburg mağlubiyetinin faturasını haberi çıkaran Almanya ve Avrupanın büyük spor dergisi olan KİCKER'e kesmişdi Schalke kulüpü.

Kicker dergisi bunun üzerine dün internet sitesinden bir açıklama yaptı,okurlarından ve Schalke Taraftarlarından özür dilediler.Haber almanca olduğu için ufak özetini geçeceğim.Esas dikkate alıncak bölüm şurası;

"Nun ist es - aus welchen Gründen auch immer - nicht zu dem Transfer gekommen, der laut Karl-Heinz Rummenigge wirklich geplant war. Wir bedauern folglich unsere falsche Meldung. "

Türkçe çevirisi; Beklenildiği gibi Transfer gerçekleşmedi,Ki Karl Heinz Rummenige tarafından her şey planlanmış hazırlanmıştı.Sizlere doğru haber aktaramadığımız için hepinizden ÖZÜR DİLİYORUZ !

Haberin devamını Kicker'in internet sitesinden okuyabilirsiniz >>> link

Her transfer dönemimnde olduğu gibi yine bu sezon öncesi Türk Gazetelerinde,Televizyonlarında yalan haberler havada uçuştu.Kimler gelmedi,kimler gitmedi ama yazılılanların,konuşulanların çoğu gerçekleşmedi.Hiç bir kurum çıkıp yaptıkları yalan haberlerden dolayı özür dileme cüretliği gösteremediler,çünkü yaptıkları haberlerin hepsi maksatlı ve bilerek yalan olduğunu herkes biliyordu.İnsanların çıkan haberlere inanmayacağını bilerek ısrarla Yalan yazan "Gazetecileri" ruh sağlığının yerinde olup olmadığından dolayı ciddi şekilde pisikologlar tarafından ele alınmasını düşünüyorum,Türk Halkını bilerek kandırmak bu kadar çirkin ve ucuz olmamalı.

Kicker dergisi 89 yıllık varlığını göz önünde bulundurarak,itibarının ayaklar altına alınmasına fırsat vermedi.Tüm almanyanın önüne çıktılar Delikanlı gibi özür dilediler.Bu davranışları bizim delikanlı Türk Gazetecilerimize örnek olsun!


Erdal Güngör


Weiterlesen

İtalyada Olaylar !

2. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör



Hafta sonu oynanan AC Fiorentina-US Plalermo müsabakısında,Sicililyalı Taraftarlar ve polis arasında çatışma çıktı.Yeni yılda yürürlüğe girecek olan Deplasman Taraftar kartını protesto eden Palermolu Ultra'lar polisnin gazabına uğradılar.Polisin sert ve provakatif tutumu italyan kamuoyunda tepkiyle karşılandı.Protestolara kesinlikle taviz vermeyen italyan polisi,sorgusuz sualsiz palermolu futbol severlerin üzerine Biber Gazı ve Joblarla saldırdılar.Çıkan çatışmada 60 Taraftar tutuklandı,onlarca yaralı var.


Şu an Serie A tertemiz yıkanmış,musalla taşına yatırılmış defnedilmeyi bekleyen cenazeyi andırıyor.Fakat bu cenazenin namazını kılacak ne imam var ortalıkta nede cemaat.Zaten italya ligi bu sezon sportif yönden sefilleri oynuyor,yinede bir avuç taraftar her hafta sonu tüm zorluklara karşı göğüs gererek takımlarını desteklemeye uğraşıyorlar ama patronlar onlarıda istemiyor.Ne olacak şimdi? Artık bundan sonra tribünlerde Özel Güvenlikle polis karşılıklı tezzahürat yaparlar.Statları sorarsanız içler acısı,devlet hemen duruma el atmış statları kulüplere devrederek özelleştirmişler.Büyüksün be silvio,dur halıyı tutuyum kenar köşede kırıntılar kalmış onlarıda altına süpür.

Hey gidi Serie A,eskiden bir tarafta Rijkaard,Gullit,Van Basten diğerinde Matthaeus,Brehme,Klinsmann'lar vardı.Bella Napoli'de Maradona....Voollaaarreee..oh oh oh...Şimdi aklıma geldi,Alitalia iflaz etmemişmiydi?


Erdal Güngör
Weiterlesen

50+1

1. September 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör



Uzun zamandır Almanya da tartışma konusu olan 50+1,kulüpler'e yeni maddi kaynak kapılarını açıyor.Kulüp hisselerinin yüzde %1 fazlalık payını şahıslara devrederek yatırımcıları çekmek istiyolar.Örneğin X kulüp hisselerinin yüzde %51'ni Y Sponsora devrediyor kendi payıda yüzde %49 oluyor.Tabii kulüpler bu anlaşmada büyük paralar kazanıyor ama belirli süre(anlaşmaya bağlı) sponsor/lar kulüp üzerinde söz sahibi oluyor ve istediklerini yapabiliyorlar,şu sıralar Ankaraspor'un başına gelenler en canlı örnek.Özel şahıslar ile yapılan anlaşmalara baktığımızda hisselerinden büyük pay veren bir şirket mutlaka maddi zorunluklar içinde ve acilen sıcak paraya ihtiyacı var,yoksa hisselerinin büyük mıiktarını kolaylıkla devredemezlerdi.

 

Futbol kulüpü olarak konuyu ele alırsak durum biraz farklı,zira UEFA Kulüplerin tamamen şirket olmalarını diretmiyor ! Yalnız profesyonel branjların,FUTBOL'un şirket usulü yönetilmesini zorunlu kılıyor.Burada şu noktayı iyi anlamak lazım,şirket usulü yönetilmesi zorunluğu o kulübün yapısını tamamen bozmuyor,ortada Barcelona,Real Madrid,Atletic Bilbao vs. Örnekleri var,bu kulüpler hala üyelerine ayit sade profesyonel futbol branjı şirket gibi yönetiliyor ama kesinlikle her hangi sponsorun,şahsi yatırımcı söz sahibi değil.Diğer yandan Liverpool,ManU vs. Gibi kulüpler tamamen şirketleşmiş Holding olmuşlar ve önceden yapılan özel anlaşmalar gereği orjinal isimlerini kalma şartıyla sıradan bir Holding şirketi gibi yönetiliyorlar,stat ismi için aynısı geçerli değil tabii.Bu model de ortaya çıkan tehlike,kulüp hisselerinin çoğunluğu her hangi bir yatırımcıların eline geçmesi,son patlak veren ekonomik kriz bu yatırımcıların çoğunu zor duruma soktu ve bazıları hisselerini satmak zorunda kaldılar,bazıları iflaz ederek ortadan kayboldular.

 

İngiltere,İspanya,İtalya ve Türkiyede Şahıslara ayit olan kulüpler var.Türkiyede başka model Belediyelerin sahipi olduğu kulüpler va.Ne kadar bazı kulüpler Borsaya açılsalarda tam anlamıyla sistemi oturtamadıkları için onlara şirket demek yanlış olur.Almanya da kulüplerin şahsi yatırımcıların eline geçmesi kanunen engelleniyor, zamanında şirket içinde kurulan takımlar bu kanunun dışında kalıyor örnek Bayer Leverkusen.UEFA kriterleri gereği Bayer şirketi ikinci takımı Uerdingen'i bırakmak zorunda kaldı,çünkü aynı şirketin iki takımı olması UEFA yasaklıyor.Geçtiğimiz günlerde tekrar ortaya atılan konu Bundesliga'yı ikiye böldü.Dortmund Kulüpü Şirket CEO'su H.J. Watzke kanunun değişmesini ve şahıslara kulüpler hisselerinden büyük pay vererek ortaklık yollarını açmak istiyor.Diğer yandan Hannover 96 Başkanı Martin Kind „Dortmund 150 mio. avro'yu batırdı,şimdi kendilerini kurtarmak için yol arıyorlar“sözleriyle karşı çıkıyor.Kind,kulüplere yatırım yapan sponsorların harcadıkları paraları üzerine zaten söz sahibi olduklarına dikkat çekerek,eğer bu öneri yürürlüğe girerse kulüpün anahtarını kimliği belirsiz şahıslara teslim edeceklerine dikkar çekiyor.

 

Bir başka konuya açıklık getirmek istiyorum “SPONSORLAR“.Türkiyede de sponsorlar kulüplere yatırım yapıyorlar ve bu paraları kesinlikle gözleri kapalı kulüplerin eline vermiyor ! Örneğin X sponsor Y kulüpe atıyorum 30 mio. sponsorluk anlaşması yapıyor,ülkemizde çoğunluk sandığı gibi bu para hibe etmiyorlar.Bunun bir çok yöntemleri var.Sponsorlar verdikleri paraları belirli şartlara bağlarlar,ya alınan futbolcunun tüm maliyeti üstlenirler yada verdikleri miktarı uzun vaadelere yayarak yine belirli şartların öne sürerek bu miktarları kulüplere kaynak olarak aktarırlar.Hatta bazı konularda kulüplerin parayı kullanması yönde söz hakkına sahiptirler ! Açıkcası hiç bir özel şirket filanca kulüpe sempatisi olduğu için „al bu parayı ne yaparsan yap“ diyerek şuursuzca parayı eline teslim etmez !

 

Hiç dikkatinizi çektimi? Dünya da büyük ekonomik kriz var,malum futbolda bundan nasipini aldı ama ne hikmetse birileri parasını belirli liglerde ve sade orada isim yapmış kulüplere kaynak olarak aktarıyor.Başta İngiltere Premiere League ve alt ligleri,Arap Petrol Krallarının ve Rus Oligarşisinin odak noktası olmuş,sanki paralarını birilerinden köşe bucak kaçırıyorlar,ilginç..!!!

 

Erdal Güngör

Weiterlesen
<< < 1 2 3 4 5 > >>