Münferit#8
18. Januar 2012 , Geschrieben von Erdal Güngör
3 sene stat yasağı madden ve manen başıma büyük dert açtı. Bir yandan şanslıydım, ilk tutuklanmamdan dolayı hapis cezası paraya çevrildi. Avukatım iyi iş becermişti tabii bu arada onunda masrafları vardı. İş yerinde patronla yaşadığım sıkıntılar ailemin huzursuz kalması cabasıydı. Evet, dövüştüğümü inkâr etmiyorum ama asla bıçak kullanmadım. Delikanlı adam bıçakla işi olmaz, delikanlı adam kafasını çalıştırır yumruklarını kullanır!
Stat yasağı almam maçlardan uzak kalacağım anlamına gelmiyordu tabii ki, açıkçası futbolsuz yaşamaktansa ölmeyi tercih ederim. İlk başlarda dikkatli hareket etmek zorundaydım malum, çünkü emniyet işi sıkı tutuyordu. İmza günleri karakola vaktinde bulunuyordum ama önemli maçları hiç kaçırmadım, bir yolunu bulup gidiyordum hatta çatışmalara bile katıldım. Tribünde yüzümü atkıyla kapatıyordum, o yıllarda gişelerde yasaklı kişilerin resimleri asılı değildi fazla kontrolde edilmiyordu ve genelde hırgür çıkarıp kaynak yapılırdı, hem stat yasağı olanlara ya da bileti olmayanlara da yarıyordu.
Şu günlerde ise durum iyice zorlaştı. Yasalar sertleşti, kontroller sıkılaştı, sistem Ultralara karşı resmen savaş açtı. Geçmişte alınan önlemler yeterli gelmiyordu daha sert müdahaleler gerekliydi. Maç günleri güvenliği sağlamak yerel emniyet güçlerinin göreviydi fakat çoğu kez yetersiz kalıyorlardı. Onlarda güçlendiler, bazen biber gazları yerine savaşta dahi yasaklanan kimyasal maddeler kullanıyorlar. Öte yandan medya boş durmuyor her olayı abartıp, suni gündem yaratarak ortalığı gereksiz yere geriyorlar. Öyle ki, bazen taraftar grupları içine muhbir salarak ultralar ve polis arasında kasıtlı çatışmalar çıkarıyorlar. Tüm bunlar yetkililer tarafından bilinse de suç hep tribüncülerin üzerine kalıyor.
Spor müsabakalarında oluşan şiddete karşı özel yasalar anayasa içine alınarak tribüncülerin sivil hakları büyük şekilde sınırlandı. Bana öyle geliyor ki sanki birileri Ultralardan intikam alıyor, işin acı yanı tüm bu faşizan baskıların kamuoyu tarafından sessizce kabul görmesi. Bundan böyle futbol müsabakalarında olay çıkaran ultralar teröristlerle aynı seviyede yargılanacaklar. Her şey kabul edilir ama terörist damgası yemek asla kabul edilemez. Devletin bu tür davranışı halkı ikiye bölmektir, öyle ki statlarda çıkan kavgaların daha vahşetleri düğünlerde ya da konserlerde de oluyor ama kimse bu yüzden terörist, anarşist damgası yemiyor.
Yeni yasalar sade statlarla sınırlı değil. Örneğin deplasmana giderken bir dinlenme tesisinde iki taraftar grubu arasında çıkan arbedeler, tribünlerde söylenen tezahüratlar dahi suç kapsamına giriyor. Fişleniyorsunuz, eve hapis ediliyorsunuz, bankalardan kredi alamıyorsunuz. Ev sahibiniz, komşular, iş yerinizde arkadaşlarınız. Hatta akrabalarınız, eşiniz çocuklarınız size suçlu gibi bakıyorlar. Ve o klişeleşmiş lafları duymaktan bıkıyorsunuz“ kim seni zorluyor maça gitmeye, otur evde televizyondan seyretsene”…….devam edecek.
Newsletter
Gib Deine E-Mail-Adresse ein, um bei zukünftigen Artikeln benachrichtigt zu werden.
Seiten
- 20 Milyon Taraftar
- Akdenizde Serenat#2 "Hasta Siempre" Röportajı
- Akdenizde Serenat#2 "Hasta Siempre" Röportajı
- Album - bilder
- Album - erdal
- Album - resimler
- Alpaslan'a Mektuplar; Röportaj Mahir Şanlı
- Atasporlarımız
- Brigate Autonome Livornesi
- Burası Napoli Değil !
- Commando Ultra Curva Sud
- Congratulations You Have Just Met The ICF
- Enzo Busiello Ultras Napoli
- FC Basel'den meşaleye yeşil ışık !
- Futbol, Bahis, Şike, Kara Para
- Futbolun pazarlanmadık nesi kaldı ?
- Futbol yorumcuları
- Her lanet olası pazar
- Holigan
- La Doce 12. Adam
- Manifesto de gli ULTRAS
- Manolo
- Modern Futbola karşı kollektif direniş = ULTRAS
- Münferit, Bir Ultras Romanı
- Ne Çözümü ?
- Röportaj: Engin Özdemir
- Royal Shrovetide Football
- TARAFTAR ?
- Tribünde başlayan savaş
- Tribünler Özgürdür
- Ultralar, Dün ve Bugün
- Ultras Cosa Nostra Lyon,R.I.P. Alpaslan Dikmen
- Ultras Manifesto
- Ultras = Radikal Aşk....
- ULTRAS TARİHİ
Kategorien