Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Edit post Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Werbung
Blog von Erdal Güngör

Palavra Anlatmayın !

21. Januar 2012 , Geschrieben von Erdal Güngör

Dün TFF UEFA görüşmesinin ardından kulüpler birliği ikinci başkanının yaptığı açıklamaları ağzım açık seyrettim. İnanılır gibi değil, insanları gözlerinin içine bakarak kandırmak nasıl bir duygu olmalı diye sordum kendime. Öyle ki, adamlar gökyüzünün mavi olduğunu bildikleri halde karşı tarafa siyah olduğunu yutturmaya çalışıyorlar. Ve inanmaları için gerekirse siyaha boyamaya girişiyorlar.


Hiç gökyüzünün siyaha boyanması mümkün mü? İMKÂNSIZ!


O yüzden kimseye palavra anlatmayın beyler! Türkiye halkı sizin sandığınız gibi aptal değil, hele aptal yerine koyulmaktan hoşlanmazlar. 3 Temmuzdan bu yana söylediğiniz her söz sizi daha çok batırdı ve halkın gözünde rezil oldunuz. Şu saatten sonra yapacağınız tek şey lütfen Türk futbolunun başından “siktirin” gidin! Kusura bakmayın biraz kaba oldu ama duruma baktığımda aklıma gelen en hafif değim!


Sizleri bu konuyla fazla sıkmak istemiyorum. Malum yaklaşık 6 aydır kafamız ütüleniyor ve sürekli milleti kandırmaya yönelik her gün başka teoriler ortaya atılıyor. Türkiye’de şike olayları çıktığı günden itibaren takip edenler şu meşhur UEFA disiplin talimatnamesini iyi bilirler ve defalarca dile getirmişlerdir. Yinede halkı balık hafızalı sananlara ufak bir hatırlatma yapmakta fayda var!

   
Buyurun buradan okuyabilirsiniz  >>> link


Önemli olan 5. ve 6. maddeler.


İlk bakışta bu yaptırımları UEFA sade kendi organizasyonlarına (ŞL ve Avrupa Ligi) yönelik uygulayacağı gibi görünse de sanıldığı gibi değil! Adamlar öyle bir kanun tasarlamışlar ki istedikleri şekilde uygulama hakkına sahipler.


“Article 5bis Integrity of matches and competitions

1 All persons bound by UEFA's rules and regulations must refrain from any
behaviour that damages or could damage the integrity of matches and
competitions organised by UEFA and they must cooperate fully with UEFA at all
times in its efforts to combat such behaviour.

2 A breach of these principles is committed, for example, by anyone:

a) who acts in a way that is likely to exert an influence on the course and/or the
result of a match or competition by means of behaviour in breach of the
statutory objectives of UEFA with a view to gaining an advantage for himself
or a third party;

Yukarıda gördüğünüz yazı talimatnamenin lastik maddelerinden ufak bir örnek. Okunduklarınız  açık şekilde ifade edilse de sizi yanıltabilir!


Diyor ki;


UEFA kurallarına dâhil olan herkes(kulüpler ve onlara bağlı olan sporcular, yöneticiler) UEFA’nın organize ettiği tüm müsabakalara asla zarar veremezler. Verdikleri anlaşıldığı takdirde gerekirse UEFA ile işbirliği içinde bu şahıslara karşı gerekli önlemler alınmalıdır.


Gelelim altında yazılı maddelerine ki şu kısmı sakız gibi, istendiği taktirde her yöne çekilir.


Bu talimatı çiğneyenler;


a.    UEFA statüleri dışına çıkarak müsabakaların seyrini/neticesini değiştirenler. Ve kendi dâhil üçüncü şahıslara avantaj sağlayanlar.


b.    Direk ya da dolaylı yollardan UEFA’nın organize ettiği müsabakaları manipüle ederek bu maçlar üzerine bahis oynayıp maddi kazanç sağlayanlar.


Maddelerin satır aralarında yatan şunlar. Avrupa’da futbolun patronu UEFA. Her ülkenin federasyonu UEFA'nın koyduğu kurallar çerçevesinde hareket etmek zorunda. UEFA kapsama alanı Van’dan Oslo’ya Lizbon’dan Bakü’ye kadar, İsrail’de dâhil. 1994/95 sezonunda ( daha doğrusu GS-MANU eledikten sonra) ŞL statüsü ikinci kez değiştirildi. O günden itibaren ligi ikinci sırada bitiren takımlarda şampiyonlar ligine alındı. Hatta Avrupa’da puanı yüksek olan ülkeler 3, 4 takım götürme hakkı kazandı. Kuşkusuz maddi yönden cazip hale gelen ŞL günümüzde takımların şampiyon olamadıkları takdirde mutlaka bir ŞL sıralamasında bitirip katılmak istedikleri önemli organizasyon. Oraya katılmak için gerekirse her türlü pisliği yapmaya hazır olan kulüpler var. Eğer bir kulüp sezon içinde maçları manipüle ederek şikeyle Şampiyonlar Ligine katılma hakkı kazandığı taktirde otomatikman UEFA disiplin talimatnamesi kapsamına giriyor! UEFA ne kadar "biz ülkerin içişlerine karışmayız" diye ifade etmiş olsada, dolaylı yollardan kendi kriterlerini uygulama hakkına sahip! Çünkü her yol UEFA'ya çıkıyor!


Bu kadar açık ve net!


Benim aklımın almadığı, gerçekten TFF UEFA’ya dün KB ikinci başkanın basına yaptığı açıklamada belirttiği teklifi götürdüyse, kendilerini resmen rezil etmişlerdir. UEFA’nın böyle bir teklifi asla kabul etmez, edemez! Ettikleri takdirde kendi bacaklarına sıkmış olurlar! Kapalı kapılar arkasında mutlaka başka şeyler konuşulmuştur ve şimdilik kamuoyundan gizli tutuluyor. Fakat dün KB’nin açıklamasından hemen sonra FB yönetiminin açıklaması şahsen benim kafamı karıştırdı. Ve hiç samimi bulmuyorum, şikenin patlak verdiği ilk gün bu tavırı ortaya koysalardı olaylar bu boyuta gelmeyecekti!


Bakın arkadaşlar, akıl var mantık var derler ya. UEFA’nın Türkiye’ye vereceği taviz geleceğe yönelik referans oluşturacak. Bir kere, 4 sene önce Bochum savcılığının başlattığı ve hala süren bahis ve şike davası baltalamış olacaklar! Sonra, şimdiye kadar UEFA ile işbirliğine giren bazı federasyonlar, örneğin Yunanistan, Türkiye'ye verilecek tavizi kabul etmeyeceklerdir, ki kabul etmemekle haklılar. Böylece Avrupa’da diğer ülkelerinde önceden uygulanan ve ligden küme düşürülen takımlar ayaklanacaklar!


Kulüpler birliğine Noel babadan selamlar, listeyi içeriye geç verdiniz noel biteli 4 hafta oldu…..

Werbung
Diesen Post teilen
Repost0
Um über die neuesten Artikel informiert zu werden, abonnieren: