Büyüksün Galatasaray
Zor maç olacağını biliyorduk, nede olsa Karabük iyi oyunculardan kurulu takım. Bizde ise son iki sezondur alıştığımız ortam vardı yine, önemli oyuncuların sakatlığı yüzünden Rijkaard kadro kurmakta zorlanacağına zaten alışkınız. Yalnız, benim açımdan sahaya 11 oyuncuyla çıkan takımlar hiçbir zaman eksik değildirler. Her şey tamamdı da, Türkiye Birinci Futbol liginin “marka kimliği” haline gelen Hakem faktörünü hesaplayamadık ki bu duruma da alıştık artık. En son 2008/2009 sezonunda Sivas’ta oynadığımız deplasman maçında aynı bugünkü gibi katledilmiştik. Baroş ve Arda’nın sakatlığı, Servetin kadro dışı bırakılması, hepsi kabul edilebilir bahaneler. Yinede onların eksikliğini bir nevi giderecek kaliteli oyunculara sahibiz, ama maçın başında hakem öyle bir penaltı uydurdu ki evlere şenlik. Hakemin kötü niyetli olduğunu penaltı noktasını gösterdikten sonra yüz ifadesine bakınca çok iyi anlayacaksınız. Onun sinsi gülüşünü gördüğüm andan itibaren kafamda maçı bitirdim ve akabinde gelen ikinci gol öncesi İnsua’ya gösterdiği sarı kart ile kötü niyetliliğini belgeledi.
Maçın başında bu tarz haksızlıklara uğrayan her takım oyundan düşer ve özgüvenini kaybeder. Lakin Galatasaray’da da benzer görüntüler oluştu, işte Rijkaard tam o anda müdahale ederek Cana-Aydın değişikliğini yaptı bu takıma bir sinyaldi, sahada oyuncuların o anki ruh halinden çıkartıp tekrar oyuna konsantre olmalarını sağlamak için yapılan bir değişiklikti. Malum, Cana defansif Aydın ise ofansif ağırlıklı oyuncu, bu hamle ile orta saha gücünün de düşmesini göze almıştı Teknik heyet, ama mecburdular. Hedef kapalı savunmayı kanatlardan delmekti, teori olarak doğru hamle, gerçekleşmese de oyundan kopan takımı tekrar oyuna ortak etti. Dedim ya, hakemin o yüz ifadesi sade beni değil oyuncuları da olumsuz yönde etkiledi, ancak olağan üstü mücadele gücüyle maçı çevirebilirlerdi. Ve maçın bitiminin son saniyesine kadar mücadele ettiler, biraz şansımız yaver gitse puan ve puanlar alabilirdik hepsine helal olsun. Kötü zemin üzerinde variyete futbol beklememek lazım, yalnız Buca maçı sonrasında yazdığım gibi kötü zeminlerde oyuncular daha büyük sorumluluk almaları gerekiyor ve bugün hepsi ellerinden geleni yaptılar. Sivas’ta yenildiğimiz maç ile bugünkünün arasında dağlar kadar fark var, çok büyük çaba gösterdi oyuncularımız ama olmadı.
Fark etmez Galatasaray Büyük Kulüp böyle mağlubiyetleri geçmişte de çok yaşadık, çirkin ayak oyunlarınla kimse bizi hedefimizden vazgeçiremeyecek. Yıkılmadık tam tersi gücümüze güç kattık. Yeter ki her maç böyle oynasınlar, formanın hakkını versinler samimi söylüyorum kaybetseler de üzülmem, üzülmemeliyiz. Evet, bu mağlubiyetten sonra teknik heyet yine hedef tahtası olacak, ben yinede sonuna kadar Rijkaard-Neeskensin arkasındayım. Şuursuzca eleştirmeden önce şunu unutmayın, doğru düzgün futbol kültürü olmayan, oyunu bozmak ve çirkinleştirmek için her yolu mubah gören ligimizde ısrarla güzel futbolu yerleştirmeye çaba gösteren teknik direktörlerimiz var. Biz güzel futboldan yanayız çünkü biz başkaları gibi takım tutmuyoruz,“GALATASARAYLIYIZ”.
Her deplasman olduğu gibi yine takımımızı yalnız bırakmayan Büyük Galatasaray Taraftarlarına sonsuz şükranlar.
TEK BÜYÜK GALATASARAY !