Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Edit post Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Werbung
Blog von Erdal Güngör

Değişen Tribün Kültürü

29. September 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

Neden Tezahürat yapılır? Yıllardır tribün kovalayanlara göre kolay soru, farklı cevaplar olabilir ama üç aşağı beş yukarı aynı noktaya çıkar “TAKIMA DESTEK”. Cevap kabul edilebilir, malum futbol takım oyunu fakat yapılan tezahüratlar sahada topun peşinden koşan oyuncularda nasıl bir etki bırakıyor, taraftar olarak bunun ne kadar bilincindeyiz? Kaç kez seyirci önünde top oynadık, ben oynadım. Bazen 10, bazen de 1000 kişi karşısında. Amatör ya da profesyonel hiç fark etmiyor, şayet oyuncu kendini maça vermiş ve takımınla özdeşleştirmiş ise mutlaka bir noktadan sonra itici güce ihtiyaç duyar. Futbolcular her şeyden önce kazanmak ve yeteneklerini sergilemek için sahada mücadele ederler, bu her takım sporlarında aynıdır. Günümüzde sporun endüstriyelleşmesiyle gelen yozlaşma sporcularda aldığı eğitimin temelini oluşturan “amatör ruhu” maalesef bir kenara itmek zorunda bırakmıştır. Çünkü onlar yaptıkları sporu meslek haline getirmiş “PROFESYONEL” olmuşlardır.


Profesyonel futbol 100 yıldan bu yana var, kimse inkâr edemez. Fakat son 20 yıl içinde gelişen profesyonellik, futbolun bir sanayi haline gelmesi bu güzel oyunun kimyasını iyice bozdu. Artık profesyonel dediğimiz oyuncular sporu sade yeteneklerini sergilemek için görmüyorlar. Görseler dahi amansız futbol ticaretini yapanlar onların üzerinden önemli kazanç elde ettiğinden ne yazık ki buna fırsat tanımıyor. Futbolcular sade takımları ve taraftarları için sahada mücadele vermiyorlar, onlar aynı zamanda futbol endüstrisinin önemli gelir kaynağı. Örneğin mukavelesi olduğu kulübe yatırım yapan sponsorlara da hizmet vermek zorundalar, reklam çekimleri, ürün tanıtımı vb. etkinliklere katılmak mecburiyetindeler. Tabii futbolcular bunu bedavaya yapmıyorlar ama mal gibi kullanılıp sömürüldükleri de oluyor. Mesela C.Ronaldo yaptığı her reklam çekiminden aldığı paranın %40’nı Real Madrid kulübüne vermek zorunda, çerez parası diyeceksiniz biliyorum. Ama madalyonun öbür yüzünü çevirdik mi futbol ve futbolcular üzerinden yapılan etik dışı ticaretin hangi boyutlara geldiğinin çarpıcı örneği. Medya da futbolcuların üzerinde büyük etkisi olduğunu yazmama gerek yok, siz benden daha iyi biliyorsunuz. Profesyonel futbolcuların bir pop yıldızı haline getirilmeleri yeni değil, rahmetli George Best popülerliğinin bedelini ağır ödedi. Elbette her futbolcunun farklı karakteri var, Metin Oktay’da zamanında çevirdiği “Taçsız Kral” filmiyle futbolculuğunun getirdiği popülerlikle tüm ülkede yıldız unvanına ulaşmıştı. Ama rahmetli Metin Oktay ayakları yere sağlam basan düzgün insandı, hiçbir zaman popülaritesini kötüye kullanmadı, nur içinde yatsın.


Bu yazdıklarımın tribün kültürünle ya da tezahüratlarla ne alakası olduğunu soruyorsunuzdur, var olmaz mı. Size son 20 yıl içinde değişen profesyonel futboldan ufak örnekler verdim, taraftarların tüm bu gelişim sürecinden etkilenmemesi kaçınılmaz hale geldi. Geçmişte futbolseverler statlara futbola olan sevgilerini özgürce dışa vurmak için giderler, oyundan etkilenir kendilerini futbolcuların yerine koyar tribünlerde hayallerini yaşarlardı. Ertesi günü gençler boş arsalarda kendilerini bir gün önce seyrettikleri yıldızlara benzeterek futbol maçları yaparlardı, şimdi boş arsada kalmadı, maalesef ülkemizde futbol oynamak için imkânlarda gün geçtikçe azalıyor. Onun yerine playstation, fm gibi sanal oyunlar ortaya çıktı. Ne güzel sıcacık evinde otur, oyununu oyna sonra git bir internet forumuna üye ol salla gitsin. Arada bir stada canlı maç seyretmeye git oyunculara teknik direktörlere küfür et, birde deplasman sıkıştırdın mı araya en kral tribüncü sensin. Futbolun endüstriyelleşmesinin getirdiği yan etkiler, gerçek futbol yeni gelişen nesil için pop müziği ya da sıradan bir Hollywood filminden farkı kalmadı, çünkü bu hale gelmesi için her şey yapılıyor. Merak ediyorum şimdiki gençler ne amaçla statlara maç seyretmeye gidiyorlar? Oyunu sevdikleri için mi, yoksa ertesi gün okulda veya iş yerinde rakip takımı tutan arkadaşlarınla sidik yarıştırmak için mi? Gerçek futbolu tatmamış bu insanlar tribünde ne zaman ve hangi tezahüratı yapılacağını nereden bilsinler, üstelik kulüplerinle özdeşleştikleri kutsal renklerin gelir amaçlı değiştirildiği bir ortamda taraftarlık ve tribüncülükten söz etmek boşa kürek çekmek gibi.


Dün akşam malum spor kanalında ilginç bir sohbete şahit oldum. Vatandaşın biri üzerine Livorno t-shit’ü giymiş başında St.Pauli şapkasıyla lafontaine’ den masallar anlatıyor. Karabük spor’dan girdi Liverpool’dan çıktı, yok Demiryolu işçileri Madenciler filan derken aklınca futbol edebiyatı parçalıyor. Bu saçmalıklara kanmayın arkadaşlar, Türkiye’de futbolseverlerin nasıl maksatlı manipüle edildiğinin örneğidir. Kendilerini taraftar yanlısı gösterip endüstriyel futbolun uşaklığını yapan çakma tribüncülere buradan soruyorum. Siz hiç hayatınızda gönül verdiğiniz takımı desteklemek için aç kaldınız mı? Annenizi Babanızı hasta yatağında bırakıp binlerce kilometre deplasman kovaladınız mı? Bir hiç yüzünden polisten cop ve biber gazı yediniz mi? Gönül verdiğiniz renkleri savunmak için ölümü bile göze alarak rakip takım taraftarlarınla kafa kafaya girdiniz mi? Cebinde basın agretide kartınla tribüncülük olmaz beyler, önce maaşınızdan kombine alın deplasman kovalayın sonra gelin ahkâm kesin. Hiç samimi değilsiniz, rezil oluyorsunuz. Her hafta sonu birkaç genci etrafınıza toplayıp boktan mevzular üzerine kafa patlamakla taraftarlık olmuyor, sade kendinizi kandırıyorsunuz.


Evet, futbol halkın oyunu ve derin tarihi kültürel geçmişi var, fakat futbol Simon Kuper ve onun gibi yazarların kitaplarında anlattıkları teoriden daha ötesi. Elbette önemli ve okunmalıdır böyle kitaplar ama futbol kitaptan, gazeteden, televizyondan öğrenilecek oyun değildir. Gerçekten futbola gönül verdiyseniz, anlamanız ve derinden hissetmeniz için futbol oynamalısınız. Gönül verdiğiniz kulübü sevdiğiniz kadar oyunu da sevmeli ve savunmalısınız. Ne zaman bunları yerine getirirseniz, işte o zaman istediniz tribünü yaparsınız(!)

 

 

                             NO AL CALCIO MODERNO !

 

                   

Werbung
Diesen Post teilen
Repost0
Um über die neuesten Artikel informiert zu werden, abonnieren: