Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Blog von Erdal Güngör

Yasaklara devam

24. März 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Erfordia Ultras oluşumunun sezon sonuna kadar stat yasağı alması diğer kulüplerin iştahını kabarttı.Yasaklara Magdeburg Ultras oluşumu Next Generation eklendi.Alman üçüncü liginde mücadele veren Magdeburg,Fc Hallerschen müsabakasında tribünde meşale yakan taraftarlarını sezon sonuna kadar iç saha maçlarını yasaklaması çok ağır ve kabul edilemeyecek ceza.Yeri geldiğinde meşale görüntüleri kullanıp taraftara hoş gözükmeye uğraşan kulüpler,ne zaman medyaya kurban lazım olduğunda ilk hedef gösterdikleri taraftarlar oluyor.Hallerschen maçında medyanın abartılı haber yapması magdeburg kulüp yetkililerini öyle etkilmiş ki,hemen harekete geçerek taraftarlarına faturayı kesmişler.


Geçen yazılarımda Ultras Frankfurt oluşumunun Bremen emmniyetine karşı açtıkları davadan bahsetmiştim.Oluşum davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine taşıyacağını açıkladı.Bremen emniyetine tam 160 Frankfurt tarfatarının açtığı dava şu an savcılık tarafından araştırılıyor ama söylenenlere göre bremen emniyet müdürü hakim önüne çıkacağına kesin gözüyle bakılıyor.Şayet Avrupa İnsan Hakları Mahkemesin den çıkacak karar frankfurt taraftarlarının leyhine oluşursa ileri için somut örnek olacaktır.Avrupanın diğer ülkelerinde aynı hezimete uğrayan Taraftarlar,emniyet güçlerinin bu acımasız ve insani dışı tutumlarına karşı kanunen haklarını arama yolu daha kolaylaşacak.!
Umaraız her iki dava Ultras Frankfurt leyhine gelişir....



Kahrolsun endüstriyel Futbol !


Erdal Güngör
Weiterlesen

Weisweiler vs. Cruyff

23. März 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Yıl 11 şubat 1976,gazete manşetlerine ilginç haber düşüyor,"Johan Cruyff kadro dışı."Şampiyonluk yarışını büyük ölçüde kaybetmiş olan CF Barcelona,kulüp içinde de büyük huzursuzluklar yaşıyor.Alman Futbol dahisi Hennes Weisweiler dünya yıldızı Johan Cruyff'u kadro dışı bırakıyor bununla kalmayıp antreman yasağıda veriyor.Milyonlarca pesetolar harcayıp tekrar Barcelonayı Avrupanın zirvesine taşımak isteyen kulüp yöneticileri,1974'de o zamanın en iyi ofansif orta saha oyuncusu sayılan Johan Cruyff'u transfer etmişler.Bir sene sonra,1975'de futbol dahisi,B.Mönchemgladbach ile harikalar yaratan Hennes Weisweileri teknik direktörlüğe getirmişler fakat bu iki insanın yıldızları bir türlü barışmıyor.Wesweiler Barcelona'ya geldiği bir kaç gün sonra cruff ile ipleri koparmış.Katı disipliniyle bilinen Alman,cruyff'a alışık olduğu serbest hareket alanını kısıtlayarak takıma ayak uydurmasını adeta diretiyormuş.Cruyff bu durumdan ciddi şekilde rahatsızlık yaşıyor ve her defasında weisweiler ile münakaşaya giriyormuş.Cruyff son oynanan Sevilla maçında 63.dakikada oyundan alındıktan sonra,ertesi gün bir basın toplantısı düzenleyerek weisweileri topa tutmuş.Oyun taktiği ve yanlış yerde oynatıldığından sürekli şikayet eden cruyff,weisweilerin futboldan anlamdığını ve insan ilişkisinin hiç olmadığını dile getirerek,weisweileri kamuoyuna şikayet etmiş.Bardağı taşıran bu açıklamalar,weisweiler ve barcelona yöneticilerini harekete geçirerek cruyffa cezayı kesmişler.Kulü yönetiminin de desteğini arkasına alan Alman hoca,cruyyf'u tesislerden "defol git" diyerek ağır bir dille kovmuş.

Şimdi ben bunları neden yazdım diye soruyorsanız,malum dünkü maça değinmeden geçmek mümkün değil.Lincoln ne bir Cruyff olabilir ne de napolide ağzında puro tüttürüp antremanlara çıkan Maradona,hele bir Hagi hiç olamaz.Esas lincoln'e gelmeden önce dün Galatasarayın kutsal formasını giyen futbolcular,lincolnun eksikliğini sahada hissetiriyorlarsa bence önce oturup bir düşünmeleri lazım,acaba yanlış meslek seçmiş olmasınlar? Eğer hala durumun ciddiyetinden farkında değilseler,lincoln de hiç bir şey değiştiremez,yukarıdan vahi inse de.Lincoln bu tavırlarını sade Galatasarayda ortaya koymadı,almanya serüveni Kaiserslautern ile başlayan yıldız oyuncu,son günlerde hala özlemle kendinden bahsettiren Eric Gerets ile yıldızları barışmadı ve adeta takımdan kovuldu.Schalke'ye gelişi ilginç,transferin bitmesine saatler kala imza atan lincoln,öncesi schalke takımında iki hafta deneme antremanına çıktı ve en önemlisi kimse ona yüz vermedi,çalışarak bir yerlere geldi.Artık hepsi geride kaldı,lincoln Türkiyenin en büyük kulüplerinnden birisi olan,Galatasarayda.Şimdi kalkıp vurun abalıya demek herkesin kolayına geliyor,satılsın kovulsun vs. gibi Galatasaray yönetimini gaza getirmeye çalışan etrafta bir sürü sivri zekalı var.Herkes şunu çok iyi bilmeli,lincoln gibi oyuncuyu kovmak çok büyük aptallık olur,ne onun gibi oyuncu şu sıralar futbol piyasasında bulunur,bulunsa bile Galatasaray kulübünün şu ekonomik krizde yüksek rakamlar harcayıp satın alma lüksü var.Galatasaray lincoln için son durak,bunu kendiside çok iyi biliyor ve kimse Galatasaray dan büyük olmadığının farkında,insanları kaybetmek yerine şimdi kazanılmalıdır,bence lincoln son olaylardan ders çıkarmıştır onu tekrar ateşleyecek biri varsa "BÜYÜK KAPTAN'dır."

Erdal Güngör
Weiterlesen

Şoför Şevki Günay

22. März 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

BU YOL BİZİM YOLUMUZDUR
GİDİP GERİ DÖNMEMEK VAR
SIRA KİMDE BELLİ OLMAZ
GERİ DÖNÜP GÖRMEMEK VAR

BU BİR VEDA ŞARKISIDIR
GIDENLERE SELAM OLSUN
KALANLARLA YOLA DEVAM
UMUT BİZİM IŞIĞIMIZ



























BİLMELİSİN,BİLMELİSİN

ÜMİTSİZLİK YOK !

SANA HOŞÇAKAL DİYEMEM
AMA ŞİMDİ GİTME VAKTİ
YÜREĞİMDE ÇANLAR VURUR
KALBİM SÖKÜLÜYOR SANKİ.

Nur içinde yat Karıncaezmez Şevki.........


Weiterlesen

Bruce Lee

21. März 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Gerçek ismi Lee Jun-fan,20 Kasım 1940 San Francisco'da dünyaya gelmiş 20 Temmuz 1973 yılında Hong-Kong'da trajik bir olay yüzünden hayata gözlerini yumdu.Bruce Lee Martial-Arts filmlerinin öncüsü olduğu gibi 20.yüz yılın en iyi Kung-Fu dövüşcüsüydü.Steve McQueen,Lee Marvin,James Coburn,Roman Polanski,Chuck Noris,Kareem Abdul Jabbar gibi ünlülerin Kung-Fu hocalığını yaptı.İlk olarak Holywood yapımı televizyon dizileriyle kendinden söz ettiren Lee,aynı zamanda Washington Ünivertesinde felse okudu.Kung-Fu'yu kendi tarzına göre tasarlayarak içine felsefe katması onu bilim adamı olarakta ön plana çıkarmışdır.Pierre Burton ile yaptığı röpörtaşının tümünü seyretmenizi tavsiye ederim,şimidye kadar Bruce Lee hep dövüşcü ve aktör olarak akıllarımızda kaldı,röpörtaşı seyretikten sonra fikrinizin değişeceğinden eminim.












Felsefeye büyük önem veren Bruce Lee'nin bazı sözleri:

"Showing off is the fool's idea of Glory" = aptalların zaferi hava atmakdır

"İf you making an Ass of yourself,there will always be somone to ride you" = Kendini eşşeğe benzetirsen,birileri üzerine binecektir

Beni çok etkileyen sözlerinden biri ise,"Using No way as way,Using no limitations as a limitation",bu sözün içinde Galatasarayı buluyorum......!

Erdal Güngör


Weiterlesen

Gölge oyunu

21. März 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

UEFA Kupasının imajı pek parlak olduğunu söyleyemeyiz.Galatasaray ilk Türk takımı olarak bu kupayı müzesine götürmüş ve milyonlarca insanı sokaklara dökerek hala bir Ulusun övgüyle bahsettiği tarihi başarı olarak dillerden düşmesede,avrupa da futbol uzmanları tarafından ikinci plana atılıyor.Franz Beckenbauer bir zamanlar bu kupaya "looser cup" demişti,kendi ülke liginde başarıyı yakalayamayan takımların teselli kupası olduğunu söyleyen "Kaiser",Bayern Münihin müzesinde bu kupadan bir tane bulunduğunun farkında değil galiba.St.Etienne Teknik Direktörü Perrin'in tavırları pek farklı değiidli.Lig de kalma mücadelesi veren ve hala 10 Şampiyonluk ile Fransa liginin rekor sahibi olan St.Etienne,werder Bremen rövanş maçına yedek kadroyla çıkması avrupada bir çok futbol severlerin  tepkisini aldı,hatta bazı bahis şirketleri bu maçı geri çektiler ve almanyanın Focus dergisi Uefa Kupasına "Şaka gibi Organizasyon" manşet atmasına sepeb oldu.


İmaj sorunu olan UEFA Kupası,bir zamanlar Schalke,Leverkusen gibi orta sıralarda mücadele eden takımların Taraftarları hala övgüyle bahsettiği öykülerini süsülüyor.Ferençvaroş gibi takımın bu rekabet de final oynaması Uefa Kupa Organizasyonunun hiç de yabana atılacak olmadığını ortaya çıkarıyor.Önümüzdeki sezon yeni adıyla EUROLİG olacak UEFA Kupasının yeni imaj makyajına ihtiyacı yok.Şampiyonlar ligin de neredeyse aynı kulüplerin mücadele etmesi ve yarı finalde aynı takımlar karşılaşması,UEFA kupası rekabetinin daha çekişmeli,süprizlerle dolu ve her Futbol Severin özlemini çektiği küçük takımların ortaya koydukları üstün mücadele gücüyle büyük takımları devirmesi zevkini pekiştiriyor ve devler ligi olarak adlandırılan Şampiyonlar ligin den daha çekici yapıyor.Glasgow Rangers,CSKA Moskova,Zenitt,Espanyol Barcelona gibi kulüplerin finale kalması,bahis şirketlerinin sıfır şans verdiği bu takımlara,UEFA Kupası rekabetinin ortaya çıkardığı süprizleri,televizyon kurumlarının gittikçe odak noktası olmasını başardı.Son oynanan Galatasaray-Werder Bremen müsabakası,alman devlet kanalı ZDF'ye %18'lik reyting sağlayarak 19 mart perşembe gününün en çok seyirci toplayan programı oldu.UEFA Kupası mücadelesinde çıkan ilginç skorların yanısıra,futbol severlerin genel bilgi kaynağı olmayıda başardı.Eğer UEFA Kupası olmasaydı bizler Massimo Maccarones yada Raul Tamudos adlı oyuncuların kalitelerinden nasıl haberdar olabilirdik?



Erdal Güngör
Weiterlesen

Şu Tesadüfe bakın

20. März 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Yıl 1992,18 Mart Çarşamba,Avrupa Kupa Galipler Kupası çeyrek finali.Galatasaray - Werder Bremen 0:0 (1:2)

Galatasaray: Hayrettin,Tugay,Bülent,Yusuf,Erhan Önal(70.dakika Taner),Muhammed,Rotariu,Hamza,Tayfun,Kosecki,Erdal Keser(77.dakika Arif)

Werder Bremen: Reck,Brathseth,Borowka,Otten,Bockenfeld(77.dakika Bester),Wolter,Schaaf,Eilts,Hermann(83.dakika Legat),Neubarth,Bode



İlk maçı 2:1 mağlup olmuştuk ama Avrupa Kupalarında deplasmanda alınacak iyi skor sayılırdı.Mustafa Denizli cezası dolayından müsabakayı tribünden seyrtemiş,maç bittiğinde mikrofonlara rövanşa çok umtlu olduğunu ve şanslarının yüksek olduğunu söylüyordu.Açıkcası bizlerde umutluyduk ve emindik.Bir tur öncesi Banik Ostrava'ya karşı tarih yazmıştık.İlk maçı Dolmabahçe Stadında 0:1 kaybetmişiz,rövanşa o zamanın adıyla çekoslavakya da oynacağız.Herkes Galatasarayı elenmiş gözüyle bakıyor,bir kaç deli,aralarında ben,almanyadan otobüs kiralayıp kara kışta gitmiştik.Bizimle dalga geçenler vardı,turistik gezi yapacağız diyerek geçiştiriyorduk.Maç başlarında Ostrava 1:0 öne geçti,tur iyice gitmişti,bizler tribünde donmuş kalmıştık fakat uzun sürmedi.Rambo Yusuf skoru eşitledi ardından Arif ceza sahasında düşürüldü,verilen penaltıyı Kosecki gole çevirdi ve Galatasaray tur atladı.İşte bu yüzden Bremen rövanş maçı için çok umutluyduk,üstelik o yıl en kolay Avrupa Kupa Galipler Kupası sayılırdı,ligde durumumuz iyi değildi,belki sezonu yıllardır özlemini çektiğimiz bir Avrupa Kupası ile kapatma fırsatımız doğmuşdu.Ama olmadı,hayallerimizi erteledik bir başka bahara.Ne tesadüf,istanbulun her yeri güllük güllistanlık,sade ASY'de kar var.Sahada Futbolcular oyunmaktan daha ziyade ayakta kalma mücadelesi veriyorlar.Ama biz yinede Bremen takımından daha iyi gözüküyoruz,maçın başında Erhan Önalın bir şutu direkte patlıyor.Umutluyuz,felek bize oyun oynamış olsada,bu fırsatı elimizden kaçırmayacağımıza inanmışız.İşte o an,dakika 90'dı yanılmıyorsam,Bremen ceza sahası içinde fırsat Rotariu'nun alda at dercesine ayağına geliyor ama gerisi hüsran.Kalenin 5 metre önünde Rumen oyuncu topu 10 metre kalenin üzerinden eski açığa doğru yolluyor.

Biz ertelediğimiz hayallerimizi sekiz sene sonra,17 Mayıs 2000'de gerçekleştirdik,şimdi bazı dalga geçenlerin hala hayalini süsleyen Avrupa Kupası,hem de iki tane,müzemizde,ufak bir hatırlatma,bazı takımlar Türkiye Kupasını kazanalı 25 yıl olmuş,o zamanlar Bülent Ersoy erkekmiş....ne alakası var? Galatasaray geçen sene olduğu gibi yine bir takımınla Avrupada final oynayacak,Bayan Basketbol.Geçen sene Engelli Basketçilerimiz gibi,Bayanlarımız'da bir Avrupa Kupası daha müzemize getirecektir.Şimdi "sen kendini avutuyorsun" diyenler vardır,olabilir ama ben gerçeklerden konuşuyorum,bu saat den sonra geçmişin hesabını,analizini yapmanın kime faydası var? Benim gibileri Galatasarayı böyle seviyor,bizim için Galatasaray biraz daha ötesi,"ULTRA"......

                                                             Zaten Aşklar hep yalan dolan
                                              Sonu hep acı hüsran
                                              Bize her sevdadan geriye kalan
                                              Sadece
GALATASARAY............



Erdal Güngör

Weiterlesen

Az harcayın !

20. März 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

UEFA Başkanı Michel Platini Futbol Kulüplerini daha tasaruflu olmaları için uyarı yaptı.Aynı zamanda Berlusconi'yi eleştiri topuna tutan Platini,milan başkanının kulüp yönetme tarzını beğenmiyor.Berlusconi,kulübün maddi sıkıntısını şahsine ayit olan şirketlerinden para aktarıp gidermeye çalıştığını,bu yöntemin UEFA konseptine tamamen ters olduğunu vurgulayan Platini,ne hikmetse bu açıklamaları Berlusconi'ye rakip olan Rupert Murdoch'un TV kanalı Sky-İtalia'da yapmış.Profesyonel futbolcuların maaşlarının da yüksek olduğunu dile getiren UEFA Başkanı,kulüplerin son global krizi göz önünde buldururarak futbolcuların gelirlerini aşa çekmelerini istiyor.Futbolculara astronomik rakamlar ödeyen kulüplerin,bütçelerine kaynak bulmak için her türlü yolu seçtiklerini ve çevrede kızışan rekabete ayak uydurmaya zorlandıklarını dile getiren platini,kulüpler kasalarında para yoksa gereksiz yere masraf yapmamalarını ve oyuncularında bu yönde kafa yapılarını değiştirmelerini istiyor!


İlk adımı atan Gennaro Gattuso.Milli takım ve Milanın orta saha oyuncusu Gattuso,maaşında indirim yapılmasına karşı çıkmayacağını açıkladı.Gattuso,Gazzetta delo Sport gazetesine verdiği demeçte"Tüm dünya kriz içinde,herkes fedakarlık yapıyor,elbette bizlerde sesiz kenarda durup seyredemeyiz.Şayet Milan kulübü maaşım için indirm yapmak istiyorsa her türlü fedakarlığa açığım" ifadesini kullandı.Milan As Başkanı Adriano Galliani,maaşlara sınır getirilmesi için proje başlatıklarını ve en kısa zamanda yürülüğe sokacaklarını söyledi.Galliani'ye göre ekonomik krizin etkileri önümüzde ki yaz transfer dönemini büyük şekilde etkileyeceğinden emin.Yaz transfer süresi kısır geçeceğini,kulüplerin çok az para harcayacağını,yeni oyuncu satın alma yerine daha çok takas yöntemini kullanacaklarını söylüyor.


Türkiye de ekonomik krizin gerçek yüzü yapılacak son seçimlerden sonra ortaya çıkacağını düşünüyorum.Şimdi herkes sesiz kalmış beklyor.Yeni sezon transfer dönemi Türk kulüpleri için sıkıntı yaratabilir,bu yüzden kulüp Başkanları Taraftarlarına boş vaadeler yapması hiç kimseye faydası olmaz.Büyük bütçeler ayırıp stadları doldurma ve başarıyı zorlamak bence çok anlamsız.Daha çok alt yapıya yönelip genç yetenekleri piyasaya çıkartarak sportif başarıları yakalamak en mantıklısı.Türkiye bu yönde çok avantajlı,ülke içinde yeteneklerinin yanı sıra bilhassa Avrupada top koşturan Türk oyunculara yönelmeleri maddi açıdan şu kriz ortamında en uygun yöntem olarak gözüküyor.


Erdal Güngör
Weiterlesen

Yarım kaldı Hikayemiz

19. März 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Ama bitmedi !

Kimsede kusur aramıyorum,herkes elinden geldiği kadar mücadele etti.Şimdi kalkıp filanca kişileri hedef tahtası yapmak ilk başta spor sever ruhuna yakışmaz.Büyük Kaptanın söylediği gibi,tur için her türlü imkanları yakaladık ama olmadı,yetmedi.Yinede bitmedi,hiç bitmeyecek 104 yıldır nasıl sürüyorsa yine devam edecek....

Sana Çıkıyor Tüm Yollar,Eğdik Başımızı Yürüyoruz GALATASARAY !


Erdal Güngör
Weiterlesen

Yarım Kalan Hikayemiz....

19. März 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Siz EFENDİLER,bizlere inanmayı,imkansızları başarmayı öğretiniz.Ders arası verilen tenefüs de bir araya gelerek hayallerinizi gerçekleştirmeye karar verdiniz,hiç bir şeyiniz yoktu kendinizden başka ama siz inandınız.



Şimdi 20 milyon Galatasaraylı her yeni güne başladığı zaman,gönül verdiği kutsal renklerinin yanısıra,sizin o ders arası tenefüs de aldığı kararın ilhamından esinlenerek bu zorlu hayatın yollarında  yürüyorlar.

Ve sen,Büyük İnsan,Büyük Kaptan,benim için her zaman "Küçük Bülent" olarak anılarımda yaşayacak,Bülent Korkmaz.



Dün basın toplantısın da söylediklerin "Yarınki maç Galatasaray'ın kuruluş amaçları ve vizyonu düşünüldüğünde tarihimiz için önemli karşılaşmalardan biridir.Takım olduk,birlik olduk.Yabancı bir takımı yenmek için sahaya çıkacağız".İşte budur,o hani 104 yıl önce bir ders arası verilen tenefüs de alınan kararın yaratığı ilham.Söylediğin gibi Büyük Kaptan,bu gün göreceğiz kimin ayakları titiriyor.Galatasaray eksik çıkmayacak,sahada 11 Aslan,saha kenarında bir Cesur Yürek,tribünlerde 25.000 çıldırmış Taraftarın ve milyonlarca ekran başında nefesini tutmuş aklına gelen her duayı okuyan Galatasaraylılar,hepimiz bu akşam TEK RENK TEK YÜREĞİZ,varmı başka seçeneğimiz?

Ooooooo Geliyoruz oleeeee.....
Kadiköye oleeee......
Alacağız oleeee....
UEFA'yı oleeeee.......





Erdal Güngör


Weiterlesen

Linux için yeni maskot

19. März 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Şimdiye kadar Linux'un maskotu sevimli Tux'du



Tux bir süre tatile ayrılıyor ve onun yerini geçici olarak takma ördek ağızlı tazmanya canavarı Tuz alacak. :)))




Linux-Kernel'inin çıkacak yeni versiyornu 2.6.29 için Tuz,maskotluk görevini üç ay sonra tekrar emektar Tux'a devredecek.


Bu arada UBUNTU 9.04(Jaunty-Jackalope) ALPHA 5 yazılımı bazı problemlerin giderilmesinden sonra gayet sabit çalışmakta ama siz yinede Nisan sonuda çıkacak Finale beklemenizi tavsiye ederim..

Erdal Güngör





Weiterlesen
<< < 1 2 3 4 5 6 > >>