Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Blog von Erdal Güngör

Trabzonspor vs. Galatasaray

14. März 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör



Zor yolun son virajı.Konyaspor-Hamburg-Trabzon.İki maçtan punlar ile döndük,eğer Trabzonda galip gelirsek yolumuz açık.Galatasarayın en güçlü dönemi sezon başı yaptığı flaş transferler değil.Galatasarayın en güçlü dönemi,sakatlar ve cezalılar yüzünden kadro kurmaya zorlandığı zamanlardır,aynı yaralı Aslan gibi,işte şimdi gerçek gücü ortaya çıkacakdır.Favori Trabzonspor fakat karşısın da kaybedecek hiç bir şeyi olmayan son nefesine kadar savaşacak yaralı Aslan var....inanıyoruz.


Zaten inancımız olmasa var olmanın anlamı anlamsızlıktan başka bir anlama gelirmiydi?


NO SURRENDER !


Erdal Güngör
Weiterlesen

1.FC Köln - Borusia Mönchengladbach

14. März 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Yılın derbisi......gülmeyin,Trabzonspor-Galatasaray nasıl derbi sayılıyorsa,bu maç da derbi,üstelik mönchengladbach ve köln aynı eyalete bağlı iki şehir,aralarında yüzlerce kilometre mesafe yok,sade 60km arayla birbirinden uzaklar.





1970'ler iki kulübün altın dönemleriydi,bu büyük başarılarının arkasında bir kişi vardı "Hennes Weisweiler".Mönchengladbach ile defalarca şampiyon olan ve bir dönem Barcelona takımını çalıştıran weisweiler,1976 da köln'e geldi.İlk sezon kupayı kazandı,ertesi sezon köln duble yaptı ve onların bu son şampiyonluğu oldu.



Mönchengladbach o sezon weisweiler'in gidişin den etkilenmedi,1976 yılında köln'ü 2:1 mağlup ederek gözlerinin önünde şampiyonluk kupasını kaldırdılar.1977 sezonu yine iki kulübün arasında geçti,ilginç yanı,ligin son maçı aynı anda şampiyonluğu belirleyecekti.Köln 5:2 kazandı ve o sezon şampyiyon oldu.Bu gün tekrar karşılaşacaklar ve yine iki takım için ölüm kalım maçı fakat bu defa şampiyonluk için değil,lig de kader maçları olabilir,keşke kanal 24 bu maçı verseydi,eğer imkanınız varsa justin den seyredin. ;)

Erdal Güngör
Weiterlesen

Sen neymişsin be Alet :))))

13. März 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör



Teknoloji akıma bizde verdik kendimizi,aldık bir iPhone 3G,ne hünerleri varmış bu aletin haberimiz yokmuş.Fakat aldığınız zaman ilk görünüşüne aldanmayın,bir sürü marifetleri gizlemiş Steve (blow) Jobs,onun da rakibi Bill Göt'den farklı yanı yok.Her şeyi anladım,maksadı para kazanmak ama bu gün en ucuz cep telefonun da bile,Bluetooth,Kamera vs. gibi sık kullanılan programları mevcuttur.İphone'da hepsi var ama saklamışlar sobeliceksiniz,nasılmı? sihirli söz "Jailbreak".tarif edemem google amcayı zorlayın,ne güne duruyor :)))

Sobeledik programları,dediğim gibi acayip hünerleri var tansiyon ölçme,su terazisi özelikleride varmış,denemedim açıkcası,idrar ve kan tahlil yapan yama çıkmasını bekliyorum,tüm bunların yanında iPhone'u telefon olarak kullanabileceğinizi size uzun uzun anlatmama gerek yok sanırım. ;)



Aşağıda JB olmuş hali,hadi rast gele ;)



Weiterlesen

Final Fight (The Wanderers)

11. März 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Yıl 1963,New York Bronx çete savaşları hat safaya ulaşmış,italyanlar,irlandalılar,siyahlar,çinliler,dazlaklar,hepsi ayrı çephe oluşturmuş bölgelerini belirlemişler gerekirse hayatlarını bile ortaya koyuyorlar.Richard Price yazdığı "The Wanderers" adlı romadan esinlenen Phlip Kaufman,kitapı beyaz perdeye taşımış.





Soundtrack'de fena sayılmaz:

Walk Like a Man,The four Seasons

Ya Ya,Lee Dorsey

Big Girls dont't cry,The Four Seasons

My Boyfriend's Back,The Angels

Sherry,The Four Seasons

Baby it's you,The Shirelles

Pipeline,The Chantays

You Realy got a hold on me,The Miracles

Wipeout,The Surfaris

Soldier Boy,The Shirelles

Stand by me,Ben E.King

Shout,The Brothers

Do you love me,The Contours

Runaround Sue,Dion

Tequila,The Champs

I Love you,The Volumes

ve

THE WANDERER,DİON















Eğer videoteklerde bulursanız alın seyredin,soundtrack'de fena değil
Weiterlesen

Uniformalı teröristler

11. März 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Midnight Express filmini hatırlayanlar bilir,yıllarca avrupa insan hakları komisyonu bu filmi Türk Devletinin sürekli karşısına çıkartıp insan haklarını ihlal ettiği için defalarca uyarmışdı.İngiliz amerikan ortak yapımı olan film de gerçekler,sansasyon amaçlı abartılarak,gösterilmiştir bunu kimse inkar edemez.Medeniyetin en üst seviyesine ulaşan avrupalılar da durum farklımı?...Malesef HAYIR !

Aşağıya koyduğum video,geçtiğimiz hafta almanya devlet televizyon kanalı ARD'nin panorama programın da gösterildi.Alman polisinin yaptığı işkenceleri açıkca ortaya seriyor.




Konuya amerikan hapisanesinde henüz 15 yaşında bir kıza nasıl işkence yapıldığını göstererek giriliyor.Devamı almanyadan.Dennis J. bir akşam üzeri şüpheli olduğu için berlinde tutuklanıyor,dennis karşı gelmiyor,gayet rahat,polislere hiç zorluk çıkarmıyor ama tam o sırada polisin biri silahını çekip Dennis'i kurşun yağmuruna tutuyor.İşlenen cinayeti olay yerinde bulunan diğer poliser görüyorlar fakat hepsi susuyor.Dennisin ablası Annete J. adalet istiyor ama adeletin eli kolu bağlı.Savcılığın yaptığı soruşturmalar,polislerin susmasıyla bir gram ileriye gitmiyor.

Polislerin aralarında olan dayanışma büyük sorun oluşturduğu ortada,kimse diğerini ele vermiyor.Vermeye kalkanı kendi yöntemleriyle cezalandırıyorlar.Kriminolog Martin Herrnkind'in anlatıklarına göre eğer memurlardan biri kalkıp başka memuru ele verdiyse artık sağlıklı şekillde görev yapması imkansız ,hatta evinin önüne fare leşleri koyarak mafya tarzı ölümle bile tehdit ediliyor.

Olay yeri yine berlin,Almuth Wenta adlı genç bayan bir parti den eve dönüyor,tesadüfen bölgede yapılan protesto yürüyüşüne rastlıyor.Olay ile uzaktan yakından alakası olmayan genç bayan yürüyüşün bitmesini beklerken 15 kişilik bir grup polis tarafından fena halde tartaklanıyor.Şikayette bulunan Almuth Wenta'ya malesef kimse yardım edemeyecek,olay yerinde bulunan polislerin hepsine savcılık soruşturma açıyor ama hiç biri olayı ne hatırliyor nede görmüş,dosya kapatılıyor ve Almuth Wenta'nın kırılan kaburgası da yanına kar kalıyor.

2007 yılında,berlinde toplam 1834 polise karşı dava açılmış ama sade 3 kişi yargılanabilmiş.Rahatsız edici bilanço.Amnesty İnternational yetkilileri soruşturma ve araştırmaları sürdürüp takip edecek bağımsız komisyonların oluşturulmasını istiyor.Polisin şimdiye kadar kendi içinde yaptığı soruştırmalardan netice alamadığı ve bunların kasıtlı olarak engelendiğini vurguluyorlar.


Allah kimseyi polislerin eline düşürmesin.Şimdi diyeceksiniz ki onlarda insan,görevini yapıyor vs. Hepsini kabul ediyorum ama bu insan olarak tanımladığımız mahluklar,uniformlarını giydikleri zaman sanki zombi oluyorlar ve bu yüzden hepsi benim için aynı,Jüpiter den Marsa,ne kadar polis varsa.......



Erdal Güngör

Weiterlesen

Elveda Amatör Futbol !

10. März 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Önümüzdeki sezon bir ilk gerçekleşiyor,46 yıllık bundesliga tarihinde,almanyada pazar ilk defa saat 15:30'da birinci lig müsabakası oynanacak.Şimdi bunda ne var diyeceksiniz,avrupanın her ülkesinde pazar günleri öğlen vakti maçlar oynanıyor.Olabilir,fakat almanlar pazar günlerini tamamen amatör futbola ayırıyorlardı veya diğer spor müsabakalarına.Evet ayırıyorlardı,artık ayıramayacaklar çünkü önümüzdeki sezon bu durum büyük ölçüde değişecek.Her neyse,artık pazar günleri saat 15:30'da Schalke - Dortmund oynadımı toprak sahaların ahşab tribünleri boş kalabilir,sade tribünlermi? belki o gün önemli amatör lig müsabakasına kulüpler oyuncu bulamıyacaklar.6.5 milyon lisanslı futbolcusuyla DFB(Deutscher Fussball Bund) dünyanın en büyük futbol federasyonu,sayısının bu kadar yüksek olması amatör kulüpleri bir çatı altında toplamasından kaynaklanıyor.


Bu güne kadar ikinci lig maçlarının saat 14:00'de başlaması yüzünden darbe alan amatör futbol kulüpleri,birinci lig müsabakalarının öğlen vakti aynı saate denk gelmesi bir tesadüf olmadığını iddia ediyorlar.Her hafta sonu 20 milyon futbol severin toprak sahalarda toplanması,yayıncı kuruluşunun iştahını kabartmış olacak ki,şimdi insanları televizyon ekranlarına çekerek bu büyük pastadan kendine pay kapma peşinde olduğunu söylüyorlar.Çevremde bulunan bazı amatör kulüp yöneticileri ile konuşma fırsatı buldum,hepsi çok dertli.Yıllardır alt yapı maçları pazar günleri sabah erken saatlerde başlaması büyük dertti çünkü 15-17 yaş arası gençleri pazar günü saat 09:00'da maça gelmesi için büyük uğraşlar veriyorlardı,çoğu maçların yeterli oyuncu bulunamadığı için iptal olduğuna defalarca şahit oldum.Şimdi A takımları aynı sorunla karşı kaşıya.Üstelik amatör kulüplerin en büyük gelir kaynakları seyirci hasılatı ve bu gelirlerinden önümüzdeki sezon büyük ölçüdde mahrum kalacaklar.Maç saatlerine karşı üç hafta önce aşa saksonya eyaleti bir pazar günü oynanacak tüm maçları iptal ederek,DFB'nin aldığı karara eylem yaptı,malesef bu protesta onlara pahalıya patladı.Benzer eylemi Hessen eyaleti yapmak istiyordu ama DFB'nin dava açarım uyrasıyla karşılaşınca hemen vaz geçtiler.


Israrla futbolu televizyon eğlencesine sokmaya uğraşanlar,maç saatlerinle oynayarak futbolu tescilli malları haline getirdiler.Eğer amatör kulüpler olmasaydı profesyonel oyuncular keşfedilemezdi,saksıda yetişmiyor bu adamlar,galiba ilerde klon yöntemiyle işi çözecekler.Neden koskoca statlar yapılıyor ozaman? yapın beşbin kişilik salon,tribünlere karton seyirci resimleri koyun,hapörlerden suni çoşkuyu verdinizmi tadindan yenmez.

Futsal? bakın bu olabilir......



Kahrolsun endüstriyel Futbol !

Erdal Güngör
Weiterlesen

Bayern Taraftarlarının Lizbon macerası !

9. März 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Galibiyet sevinci,bir kaç bira derken karakolda biten gece.25 şubat şampiyonlar ligi müsabakası için lizbona giden bayern taraftarlarının galibiyet sevincı kursağında kaldı.Maçtan sonra lizbon sokakların da çoşkuyla gezen alman taraftarlar,araların da bazılarının yaptığı taşkınlık yüzünden tutuklandılar.Sevincin de bir sınırı olduğunu hepimiz biliyoruz,elbette kazanılan bu önemli galibiyeti kutlamak herkesin doğal hakkı,ama unutmamak lazım yabancı ülkedesin,almansın ve TARAFTARSIN !,Bu yüzden gece yarısı sokaklar da nara atıp çöp tenekelerini tekmelek pek akıllıca davranış değil.Her neyse,olay yerine gelen polisler alman taraftarları ağır şiddet kullanarak tutukluyorlar,birisi polis arabasının altın da kalıyor ama hayati tehlikesi yok.Kelepçelerle karakola götürülen alman taraftarlar,portekiz polisinle yakın dan tanışma fırsatı buluyorlar.Önce hepsi karanlık odaya kapatılıyor,sonra hapörleden bir ses "You are not in Germany" diye bağırıyor,tam 45 dakika sürüyor bu pisikolojik baskı.Bittikten sonra herkes teker,teker ifade vermek için başka odaya alınıyor.İfade sırasında bayern taraftarları işkence görüyor,geç cevap verene beş kardeş,susma hakkını kullanmak isteyene job tedavisyle kuş gibi öttürüyorlar,içlerinden birisi job darbesinden kulak zarı patlıyor.İşte bu arkadaşımız benim patronum.Bu gün hasteneye ziyaretine gittim,durumu vahim,ameliyatı dokuz saat sürmüş,darbe aldığı kulağından belki hiç duymayacak.Adam Ultras filan değil,bizim alemde seyirci tanımladığımız tipten,içlerinde henüz reşit olmayan çocuklar bile var ama bu polis için engel sayılmaz.

Tercüman araclığıyla bir tutanak yazılıyor,tabi hepsi çarptırılmış,uydurma ama imzalamaya zorlanıyorlar yoksa serbest kalamıyacaklar.Tutanak da,yanlışlıkla tutuklandıkları ve aşırı alkol yüzün den dengelerini kaybetip düştükten sonra ağır darbe aldıkları içeriyor...küllen yalan,filan falan basıyorlar imzayı,kelepçeler açılıyor,oh diyor herkes.Yoook diyor polis daha bitmedi,bu sefer içeriye bir alman sivil polis giriyor şimdi sıra onda,Alman polis SKB(Szennen Kundige Beamte) Türkçesi "piyasayı tanıyan memur",şöyle tarif edeyim,almanya da Futbol taraftarlarını takip eden özel polisler var,genelde sivil ve gizli gezerler,iç saha deplasman her yerde bulunurlar,taraftar zannedersiniz ama öyle değil,hiç beklemediğiniz anda yanınız da biterler şaşkına uğrarsınız,neyse kaldığımız yerden devam.SKB elemanı bayern taratarlarını teker,teker ifadeye çağırıyor,kendi ülkenizin insanı ya rahatsınız,yapılan tüm işkenceleri anlatacaksınız sonra hakkınızı arayacaklar.....dermişim.Ama öyle olmuyor malesef,elemanın olup bitenler umurunda değil,o başka şeyler soruyor."Tribün de kaç grupsunuz,lideriniz kim,nerde toplanıyorsunuz vs." ters cevap verene aba altın dan sopa gösteriyor "sizi hapise attırırım" gibi sözlerle tehdit savuruyor.Eleman potekiz polisi kadar insafsız değilmiş,perişan olan bayern tarftarlarını serbest bırakıyor.



Allah dan bizim başımıza böyle olay gelmedi,benfica maçı sonrası lizbon sokakların da efendi efendi dolaştık,iki polis bizi kangal köpeği gibi takip ettiler ama hiç yanlişlarını görmedik,sporting ultras oluşumun dan bir kaç kişiyle arkadaş olduk,neyse geçmiş olsun diyelim bayern taraftarlarına.

Sporting Ultras demişken,dario yeni video yollamış ;)





Erdal Güngör
Weiterlesen

Kanatlı Gomez

9. März 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Mario Gomez hafta sonu oynanan Dormund maçında attığı golden sonra herkesi şaşkına uğrattı.Gol sevincini her sefer matador takliti yaparak kutlayan ispanyol asıllı alman milli oyuncu,dortmund da attığı ikinci gol sonrası,önce elinle kutu açar hareketi,sonra kollarını kanat şeklin de açarak özel sponsoru olan red bull içeceğinin reklamını yaptı."Red Bull kanatlandırır" sloganın dan esinlenen gomez bu hareketi başına dert açacağa benziyor.



Sanki sanal reklamlar yetmezmiş gibi,futbolcular her fırsatda sponsorlarını mutlu ediyorlar.Futbolun pazarlanmadık nesi kaldı? artık atılan golleride pazarlıyorlar,ulan napolyon &?*#$....

Erdal Güngör

Weiterlesen

Tekme şov

8. März 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Haftalardır Bülent Uygun verdiği "tuhaf" demeçlerle gündemden düşmüyor.Bu gün oynanan Ankaspor maçın da sergilediği tavırları onu manşetler den düşürmeyeceği kesin.



Bir teknik direktörün saha kenarın da maçı tüm duygularınla canlı yaşaması gayet doğal,sinirlenme hakkı da var hatta tekme de sallayabilir ama bu gün Bülent Uygunun yaptıkları Türk futbol etiğine bir darbe daha vurdu.Hadi sinirden bir tekme atabilirsin,ama kulübenin camının kırılasıya kadar giden bu dehşet nedir be kardeşim? maçtan sonra hakemin üzerine yürümeler,bağırmalar,çağırmalar? Bülent Uygunun sergilediği tavırları geçmişte Yılmaz Vural da görüyorduk,yerden yere atmaları,el kol hareketleri,kendini teknik direktör kılığın dan çıkartıp sirk palyançosuna sokuyordu.Bu sezon Galatasaray - Hacettepe maçın da Erdoğan Arıcanın yaptıklarına hiç değinmiyorum,çünkü lincolnun futbol içindeki güzelikleri sergilemesine bir teknik direktörün bu kadar tepki vermesi akıla mantığa sığmıyor.Taraftar tribünde koltukları kırdımı uzun süre stad yasağı yiyor.Elbette Bülent Uygun'a ceza verilecek,ama değermi hiç? Önümüzdeki haftalar sivas takımı saha kenarında duran hocasın dan bir süre uzak kalacak ve bu takımı kötü etkleyeceği kesin.Madalyonun diğer yüzünü çevirdikmi,Bülent Uygunun tavırı arkadan gelen gençlere kötü örnek oluyor,türk futbolu için de şiddeti taraftar oluşumları için de arayanlar,önce Bülent Uygun,sonra medya için de bazı futbol şovinistleri ele alsalar fena olmaz.Bülent Uygun geçmişte Arsen Wenger için "wenger gelsin sivası çalıştırsın görelim" gibi demeçler veriyordu.Wenger sivası rahatlıkla çalıştırır,başarılı olur veya olamaz ayrı konu ama Bülent Uygun varsayalım Arsenli çalıştırıyor ve orada bu tavırları sergiliyor,onu bırakın tribüne göndermeyi,anında biletini keser ilk uçakla Türkiyeye yollarlar,işte bu yüzden Bülent Uygun bir Arsen Wenger olamaz !!!


Erdal Güngör
Weiterlesen

Mainz de olaylar !

8. März 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Bu gün oynanan Mainz 05 - 1.FC Augsburg Alman ikinci lig karşılaşmasın da olaylar çıktı.Augsburg taraftarları maç öncesi sergiledikleri agresif tutumlarını tribünde sürdürdüler.İlk devre kendi aralarında başlayan kavgayı polis güçlükle dindirebildi.İkinci yarının başlamasıyla Mainz Ultraslarının 2007 yılında çaldıkları Augsburg pankartını ters açmaları olayların büyümesine sepeb oldu.Tellerin üzerinden atlamaya çalışan bazı augsburglu tarfatarlar güçlükle staddan çıkarıldı.Maçtan sonra polisin aldığı önlemler olayların daha fazla büyümesini büyük ölçüde engelledi.

Hafta ortası Mainz Ultras lokalin de bu konuyu uzun tartışmıştık,nasıl diyim bizim tribün kültürüne biraz ters olaylar.İki sene önce olan bitenleri tekrar gündeme getirmek yanlış.Biraz karşı tarafı düşünmek lazım,adamlar pankartlarını kaptırdıktan sonra bir süre oluşumlarını kapatılar,şimdi sen kalk üstüne alay eder gibi pankartı ters aç,tabiki gururlarına dokunur.Rakip tribünle sözlü atışma vs. hepsine amenna ama hiç yoktan olay çıkararak karşı tarafı kendine düşman etmek bence cahillik.Hem üstelik bu davranışlarımızla endüstriyel futbolu savunanların eline koz veriyoruz !!!

Erdal Güngör
Weiterlesen
<< < 1 2 3 4 5 6 > >>