Haksız Galibiyet
Futbol maçları 90 dakika sürer,nasıl ntv kanalında 90 dakika programını yapanların bunu bildiği gibi bizde biliyoruz.Onlar 90 dakika seyretikleri maçları yorumluyorlar,çoğu maçlara tahamül edemetikerini sürekli dile getiren bu üstün zekalı yaratıkları,her hafta onları 90 dakika sabırla seyredenler var.Acaba zevk alan varmıdır? olabilir,Mazoşizmin ileri boyutunu yaşamak ,seyretikleri maçın,kendi kafalarında yaptıkları yorumu birilerinin tastiklemesinin zevkini çıkarmak isteyen çok kişi var,hatta ekran karşısında mastürbasyon yapanlarda olabilir,aman dikkat ekrandan uzak durun ceyran çarpabilir,screenshot,cumshot'a benzemez.
Bazen rakibinden üstün oynarsın ama bir türlü top kaleyi tutmaz,atılan hatalı pas sonrası rakip golü bulur ve maçı galip bitirir.Sorgulanacak olan ilk önce oyuncuların eline geçirdikleri fırsatı değerlendirmemelidir sonra atılan hatalı pas ele alınır çünkü oyun fırstları değerlendirip golü bulmak üzerine kuruludur başka türlü rakibe karşı üstünlük sağlamanız mümkün değil,istediğiniz kadar iyi oynayın eğer bir hata yaptıysanız ve o hata size mağlubiyeti getirmişse rakipten üstün oynamanız söz konusu olamaz,bu arada oyunu bimeyenler için ufak hatırlatma,oyunun adı "FUTBOL".Maçın skorunu hakem belirlemez,maçın skorunu atılan goller belirler açıkcası golleri atan oyuncular demek daha doğru olur,her şey onlar ile başlar,onlar ile biter,eksik kadro diye bir şey yok,olamaz çünkü her takım 11 oyuncuyla sahaya çıkar.Futbol basit oyundur,eğer futbolcu teknik drektörün verdiği talimatları yerine getirirse,bunun yanında allahın ona verdiği yetenekleri sahaya yansıtabiliyorsa,futbolun kişisel değil de takım oyunu olduğunun farkında ise ve diğer takım arkadaşları aynı kafa yapısına sahipseler gerisi teferruat.İşte bu yüzden "Modern Futbol" diye bir şey yok,hiç olmadı ve olmayacak,kendinizi kandırmayın,kim var olduğunu iddia ediyorsa ona sakın inanmayın.!

Erdal Güngör
Özledim ulan sizi :))))
Erdal Güngör
Polise fazla para yok
Son günlerde isteyen isteyene,hoeness aylık 2 avro tv vergisi ister,polisler güvenlik için özel para ister,bizim cüzdan yoğun bakımda can çekişiyor kimsenin umurunda değil.....
Erdal Güngör
Süperlig !
Dün bu haberi okuduktan sonra Ultras Manifesto 'suna göz attım,ne garip sanki birileri manifestoyu eline almış orada yazan ne varsa hepsini harfiyen uyguluyor.Şüpheye kapılmak elde değil....şaka bir yana,manifestoyu yazanlar bu günlerin geleceğini çok iyi biliyorlarmış,bizlere önemli mesaj vermişler.Ama bizler sade kaderimize boyun eğiyor ve yolumuza devam ediyoruz,bakalım nereye kadar sürcek.
Futbolun F'sin den tutun L'sine kadar ne varsa pazarladılar,bize geriye kalan sade gazel okumak.
Bir akılsız başdan gayri nem kaldı,nem kaldı....
NO AL CALCİO MODERNO !
Erdal Güngör
18 Mart Çanakkale Haftası

Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer,
O ne müthiş tipidir, savrulur enkazı beşer.
Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak.
Kafa göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak
Vurulup, tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilal uğruna yarap ne güneşler batıyor.
Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker

Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın.
Taken
Nedenmi?
Artık bir winnenden faciasına tahamülümüz kalmadı !!!
Tim Kretschner,geçen hafta kendisi dahil toplam 16 kişinin canına kıydı,13 kişi,15-17 yaş arası onun gibi okul talebesiydi.Babasının silahını ele geçirip etrafa ölüm saçtı,şayet böyle faciaları önlemek istiyorsak "Taken" gibi filmleri ne sinemalar da nede televizyonlarda gösterilmesine müsade etmeyelim.Tim sesiz ve sakin bir çocuktu,okulun en iyi öğrencilerinden birisiydi fakat onunla kimse ilgilenmiyordu,annnesi ve babası dahil.!!!
Tim Kretscnerin son dakikaları;
Erdal Güngör
Futbol için 2(€) avro
Modern stadlar,pahalı biletler futbol kalitesini arttırabilirmi?
Daha çok para yatıran kulüpler gerçekten piyasada tüm kupaları silip süpüreceklermi?
Varmı bunun bir ölçüsü?
Eğer varsa biri çıkıp anlatsın ama gözünüzü seveyim her defasında ingilterden örnek vermeyin.Tamam kabul ediyorum ingiltere orta da somut örnek olarak duruyor fakat herkesin unutuğu ya da kasıtlı görmemezlikten geldiği kültür farkı var.Yanlış anlşılmasın onların bizden daha çok kültürlü olduğunu söylemiyorum,yalnız bir gerçek var bunu herkes kabul etmeli,onlar bizden futbolu daha çok seviyorlar.Bizim ülkemizde kağıt üzerinde duruan istatistik kitle yok,ciddi anlamda futbol sevdalıları var.İnsanlar stadlara gittiğinde neticeyi kafalarında büyütmüyorlar,öcelik sahada sergilenen oyun sonra netice geliyor.
Ben Hoeness'in teklifini tek şartla kabul ederim,her ay verdiğimiz 2 avro ekstra para bilet fiyatlarını ucuzlatacaksa amenna ama aksi takdirde kabul etmek mümkün olamaz,zaten stadların gişe gelirleri kulüplere fazla getirisi yok,lojalar ve kombineler dışında.Neden sıradan futbolcuların cebini doldurayım? örneğin x futbolcu piyasa değeri 2 milyon,Y kulüp geliyor kafadan 15 milyon teklif sunuyor.Değermi,bir garantisi varmı? 5 milyon verse açmı kalıcak.,nedir bu pis boğazlık anlamadım gitti.Nasıl olsa işler kötü gittiği zaman fatura her seferinde Taraftara kesiliyor,yok futbol terörüymüş yada Ultras kültürüymüş.Vay be,gerçeği söylemek gerekirse,Ultras oluşumları endüstriyel futbola karşı direnişi sürmeseydi şimdiye kadar futbol çoktan tükenmişti,yatıp kalkıp dua edin.
Her zaman şunu derim,Futbolu bitirien para değil,futbolu bitiren hoeness gibi gözü doymayan,paraya tapan aç kurtlar.
Kahrolsun endüstriyel futbol !
Anlamadım
Erdal Güngör
Unutulmaz maçlar

Söz konusu tarihi maç 1986'da Bayer Uerdingen-Dinamo Dresden arasında oynanan,o zamanın adıyla Avrupa Kupa Galipler müsabakası.Hafta ortasıydı,işten geldim,hanımla evde oturuyoruz ne yapalım edelim derken,aklıma o akşam tv'de canlı maç olduğu geldi.Günlerden çarşamba malum Hanedan dizisi var,hanımı kandırmak lazım,aklıma bahis oynamak geldi.Dedimki "sen gel kırmızı mavili takımı tut,ben de sarı siyah formlalı takımı,kaybeden kazanana yemek ısmarlasın,hatta kırmızı mavili takım tur atlarsa dile ben den ne dilersen" fiyatınıda koyduk hediyenin "500DM(Deutsch Mark)".İlk maçı Dresden 2:0 kazanmış,Uerdingen galip gelme ihtimali var ama tur atlaması imkansız gibi gözüküyor.İki alman takımı karşı karşıya,duvar henüz yıkılmamış,ilk maçın mağlubiyeti ploterya doğu blokunun,kapitalist batısına karşı,soğuk savaşın doruğuna ulaşmış dönemde çok önemli üstünlük sağlamış.Maç başladı,ilk 20 dakika için de Uerdingen 3 gol yedi,oh diyorum kendi kendime,yemek cepte.ilk yarının sonlarına doğru Uerdingen durumu 1:3 yapıyor,toplam hesapta 5:1 mağlup durumdalar tur atlamaları mucizelere kalmış,stadı terkedenler bile var,mutlaka televizonlarını kapatanlar olmuştur.
İkinci yarı uerdingen daha agresif ve ofansif,saha kenarın da feldkamp neredeyse kendi girip oynayacak vaziyete,yılmaz vural halt etmiş öyle bir hali var kallinin.Durum 2:3 oluyor,dresden takımı hiç oralı değil,ilk devrede kalecileri sakatlanması bile onları etkilememiş gayet rahatlar.Sonra 3:3,ardından 4:3'ü atıyor uerdingen.Yemek gitti,bizim hanım bir yandan futbol profesörü kesilmiş oyunu yorumlarken uerdingen skoru 5:3 yapıyor.Ben hesap yapmaya başlıyorum,ilk maçı dresden 2:0 kazandı,şimdi skor 5:3 toplamda 5:5 yapıyor ama deplasmanda atılan gol avantajı var artık dresden maçı vermez diyorum,malesef yanılıyorum.Maçın bitmesine 10 dakika var,o da ne hakem penaltı noktasını gösteriyor.Benim hanım ilginç bir soru soruyor "şimdi uerdingen penaltıyı gole çevirirse turu geçecekmi?".Ben kime kızacağımıa şaşırmış durumdayım,ekran karşısında şok vaziyette Funkelin topu ağlara gönderişini seyrediyorum.Maçın bitmesine zaman var,acaba hanım 500DM'lik hediyeyi unutmuşmudur? diye soruyorum kendime ama Schaeferin 60 metre deparından sonra 7:3'ü attığı an hanım hatırlatıyor.
Bir dönem tarih yazan efsane takım şimdi amatör ligte hayatta kalma mücadelesi veriyor.2005 yılın da ebay de oyuncu arayan,şimdiki adıyla KFC Uerdingen,zamanın da dünyaca büyük Bayer kimya şirketinin ikinci takımıydı.UEFA kriterleri ağır basınca,bayer şirketi uerdingen takımını elden çıkarıp tamamen leverkusene odaklandı,aynı basketbol ve atletizim takımlarını attığı gibi...!
Erdal Güngör
"Ben kadere inanıyorum" Ümit Özat kariyerine son verdi !

Basın toplantısın da duygusal anlar yaşandı,göz yaşlarına hakim olamayan 32 yaşında Ümit Özat " Ben kadere inanıyorum,bir buçuk yıldır bu şehirdeyim,köln kulübüne ve taraftarlarına bana verdikleri destek için çok teşşekür ediyorum.Köln takımın da bir Türk olarak kapanlık yapmak bana büyük gurur verdi.Sezon sonu yapacağım jübile maçıyla oyunculuk kariyerime son vereceğim ve antrönör olarak devam edeceğim" sözleriyle kulüp binasından ayrıldı.
29 ağustos 2008 tarihin de Karlsruhe ile oynanan deplasman maçın da 25.dakika da bayılıp düşen Ümit Özat,kalp adelesi iltihaplanma teşhisi konuldu.Uzun tedavi sonrası Doktorlar ümit için normal hayatın da zorluk çekmeyeceğini ama spor yapmasının hayati tehlike taşıdığını söylediler.