Şu Tesadüfe bakın
Yıl 1992,18 Mart Çarşamba,Avrupa Kupa Galipler Kupası çeyrek finali.Galatasaray - Werder Bremen 0:0 (1:2)
Galatasaray: Hayrettin,Tugay,Bülent,Yusuf,Erhan Önal(70.dakika Taner),Muhammed,Rotariu,Hamza,Tayfun,Kosecki,Erdal Keser(77.dakika Arif)
Werder Bremen: Reck,Brathseth,Borowka,Otten,Bockenfeld(77.dakika Bester),Wolter,Schaaf,Eilts,Hermann(83.dakika Legat),Neubarth,Bode

İlk maçı 2:1 mağlup olmuştuk ama Avrupa Kupalarında deplasmanda alınacak iyi skor sayılırdı.Mustafa Denizli cezası dolayından müsabakayı tribünden seyrtemiş,maç bittiğinde mikrofonlara rövanşa çok umtlu olduğunu ve şanslarının yüksek olduğunu söylüyordu.Açıkcası bizlerde umutluyduk ve emindik.Bir tur öncesi Banik Ostrava'ya karşı tarih yazmıştık.İlk maçı Dolmabahçe Stadında 0:1 kaybetmişiz,rövanşa o zamanın adıyla çekoslavakya da oynacağız.Herkes Galatasarayı elenmiş gözüyle bakıyor,bir kaç deli,aralarında ben,almanyadan otobüs kiralayıp kara kışta gitmiştik.Bizimle dalga geçenler vardı,turistik gezi yapacağız diyerek geçiştiriyorduk.Maç başlarında Ostrava 1:0 öne geçti,tur iyice gitmişti,bizler tribünde donmuş kalmıştık fakat uzun sürmedi.Rambo Yusuf skoru eşitledi ardından Arif ceza sahasında düşürüldü,verilen penaltıyı Kosecki gole çevirdi ve Galatasaray tur atladı.İşte bu yüzden Bremen rövanş maçı için çok umutluyduk,üstelik o yıl en kolay Avrupa Kupa Galipler Kupası sayılırdı,ligde durumumuz iyi değildi,belki sezonu yıllardır özlemini çektiğimiz bir Avrupa Kupası ile kapatma fırsatımız doğmuşdu.Ama olmadı,hayallerimizi erteledik bir başka bahara.Ne tesadüf,istanbulun her yeri güllük güllistanlık,sade ASY'de kar var.Sahada Futbolcular oyunmaktan daha ziyade ayakta kalma mücadelesi veriyorlar.Ama biz yinede Bremen takımından daha iyi gözüküyoruz,maçın başında Erhan Önalın bir şutu direkte patlıyor.Umutluyuz,felek bize oyun oynamış olsada,bu fırsatı elimizden kaçırmayacağımıza inanmışız.İşte o an,dakika 90'dı yanılmıyorsam,Bremen ceza sahası içinde fırsat Rotariu'nun alda at dercesine ayağına geliyor ama gerisi hüsran.Kalenin 5 metre önünde Rumen oyuncu topu 10 metre kalenin üzerinden eski açığa doğru yolluyor.
Biz ertelediğimiz hayallerimizi sekiz sene sonra,17 Mayıs 2000'de gerçekleştirdik,şimdi bazı dalga geçenlerin hala hayalini süsleyen Avrupa Kupası,hem de iki tane,müzemizde,ufak bir hatırlatma,bazı takımlar Türkiye Kupasını kazanalı 25 yıl olmuş,o zamanlar Bülent Ersoy erkekmiş....ne alakası var? Galatasaray geçen sene olduğu gibi yine bir takımınla Avrupada final oynayacak,Bayan Basketbol.Geçen sene Engelli Basketçilerimiz gibi,Bayanlarımız'da bir Avrupa Kupası daha müzemize getirecektir.Şimdi "sen kendini avutuyorsun" diyenler vardır,olabilir ama ben gerçeklerden konuşuyorum,bu saat den sonra geçmişin hesabını,analizini yapmanın kime faydası var? Benim gibileri Galatasarayı böyle seviyor,bizim için Galatasaray biraz daha ötesi,"ULTRA"......
Zaten Aşklar hep yalan dolan
Sonu hep acı hüsran
Bize her sevdadan geriye kalan
Sadece GALATASARAY............
Erdal Güngör
Galatasaray: Hayrettin,Tugay,Bülent,Yusuf,Erhan Önal(70.dakika Taner),Muhammed,Rotariu,Hamza,Tayfun,Kosecki,Erdal Keser(77.dakika Arif)
Werder Bremen: Reck,Brathseth,Borowka,Otten,Bockenfeld(77.dakika Bester),Wolter,Schaaf,Eilts,Hermann(83.dakika Legat),Neubarth,Bode

İlk maçı 2:1 mağlup olmuştuk ama Avrupa Kupalarında deplasmanda alınacak iyi skor sayılırdı.Mustafa Denizli cezası dolayından müsabakayı tribünden seyrtemiş,maç bittiğinde mikrofonlara rövanşa çok umtlu olduğunu ve şanslarının yüksek olduğunu söylüyordu.Açıkcası bizlerde umutluyduk ve emindik.Bir tur öncesi Banik Ostrava'ya karşı tarih yazmıştık.İlk maçı Dolmabahçe Stadında 0:1 kaybetmişiz,rövanşa o zamanın adıyla çekoslavakya da oynacağız.Herkes Galatasarayı elenmiş gözüyle bakıyor,bir kaç deli,aralarında ben,almanyadan otobüs kiralayıp kara kışta gitmiştik.Bizimle dalga geçenler vardı,turistik gezi yapacağız diyerek geçiştiriyorduk.Maç başlarında Ostrava 1:0 öne geçti,tur iyice gitmişti,bizler tribünde donmuş kalmıştık fakat uzun sürmedi.Rambo Yusuf skoru eşitledi ardından Arif ceza sahasında düşürüldü,verilen penaltıyı Kosecki gole çevirdi ve Galatasaray tur atladı.İşte bu yüzden Bremen rövanş maçı için çok umutluyduk,üstelik o yıl en kolay Avrupa Kupa Galipler Kupası sayılırdı,ligde durumumuz iyi değildi,belki sezonu yıllardır özlemini çektiğimiz bir Avrupa Kupası ile kapatma fırsatımız doğmuşdu.Ama olmadı,hayallerimizi erteledik bir başka bahara.Ne tesadüf,istanbulun her yeri güllük güllistanlık,sade ASY'de kar var.Sahada Futbolcular oyunmaktan daha ziyade ayakta kalma mücadelesi veriyorlar.Ama biz yinede Bremen takımından daha iyi gözüküyoruz,maçın başında Erhan Önalın bir şutu direkte patlıyor.Umutluyuz,felek bize oyun oynamış olsada,bu fırsatı elimizden kaçırmayacağımıza inanmışız.İşte o an,dakika 90'dı yanılmıyorsam,Bremen ceza sahası içinde fırsat Rotariu'nun alda at dercesine ayağına geliyor ama gerisi hüsran.Kalenin 5 metre önünde Rumen oyuncu topu 10 metre kalenin üzerinden eski açığa doğru yolluyor.
Biz ertelediğimiz hayallerimizi sekiz sene sonra,17 Mayıs 2000'de gerçekleştirdik,şimdi bazı dalga geçenlerin hala hayalini süsleyen Avrupa Kupası,hem de iki tane,müzemizde,ufak bir hatırlatma,bazı takımlar Türkiye Kupasını kazanalı 25 yıl olmuş,o zamanlar Bülent Ersoy erkekmiş....ne alakası var? Galatasaray geçen sene olduğu gibi yine bir takımınla Avrupada final oynayacak,Bayan Basketbol.Geçen sene Engelli Basketçilerimiz gibi,Bayanlarımız'da bir Avrupa Kupası daha müzemize getirecektir.Şimdi "sen kendini avutuyorsun" diyenler vardır,olabilir ama ben gerçeklerden konuşuyorum,bu saat den sonra geçmişin hesabını,analizini yapmanın kime faydası var? Benim gibileri Galatasarayı böyle seviyor,bizim için Galatasaray biraz daha ötesi,"ULTRA"......
Zaten Aşklar hep yalan dolan
Sonu hep acı hüsran
Bize her sevdadan geriye kalan
Sadece GALATASARAY............
Erdal Güngör
Werbung
Diesen Post teilen
Um über die neuesten Artikel informiert zu werden, abonnieren: