UEFA Kupasını Paraya Çeviremedik
Galatasaray UEFA ve Süper Kupayı kazanması bazılarını öyle rahatsız etmişti ki kendi başarısızlıklarını gizlemek için hemen balonu şişirdiler “Galatasaray UEFA kupasını paraya çeviremedi”. Çünkü onlar modern stat yapmışlardı ardından dünya yıldızları getirip tonla forma satarak hiçbir sportif başarı göstermeden köşeyi dönmüşlerdi ama “Galatasaray UEFA kupasını paraya çeviremedi”. Efsane Başkan Faruk Süren 1998 yılında tüm cesaretini ortaya koyarak yaptığı ticari atılımın sonucu hayallerini süslüyordu bütün Galatasaraylılar gibi fakat sade bir hayaldi çok uzakta duran ta ki 17 Mayıs gecesi kupayı elinde tutana kadar inanmamıştı belki.
Kimse aklının ucundan bile geçirmiyordu aynı 16 Mayıs günü meclis kürsüsünden Galatasaray’a dünya servetlerini vaat edenlerin 18 Mayıs sabahı küçük dillerini yuttukları gibi. Rahmetli Ecevit çıkıp “Ülkemize bu büyük başarıyı kazandıran kulübümüze biraz destek çıkmalıyız” dediğinde yer yerinden oynamıştı “Haksız rekabet” diyenlerin haykırışlarıyla, şu meşhur kazan fıkrasında olduğu gibi. Türkiye’de rekabet demek rakibinin önünü kesip büyümesini engellemek, hiç boş yere yarışıp ondan daha iyisini ortaya çıkarmak için gayret göstermeye değmez.
“Galatasaray UEFA kupasını paraya çeviremedi”, artık gına geldi bu lafı duymaktan son günlerde yine ortada dolaşmaya başladı, hayır rakiplerimizden değil içimizden yükseliyor bu sesler. Kılıf uydurmakta sanırım dünyada bir numarayız hele pazarlamada üstümüze yok. Merchandising denilen illeti sanki biz icat ettik. Avrupa kupalarını bir değil birkaç kere kazanan kulüpler bunu neden önce akıl edememişler hayret, hâlbuki futbolun ticaretini yapmaya en uygun ortama sahipken neden şimdi borç batağına saplanmış orta malı gibi onun bunun elinde oyuncak haline geldiler? Türkiye’de ne 10 sen önce böyle ortam vardı nede şimdi mevcut, hadi Galatasaray Avrupa’da kazandığı başarılarını paraya çeviremedi. Geçen hafta Antalya’da TSYD seminer düzenledi, yanılmıyorsam Çarşamba günüydü futbol ekonomisi üzerine tartışıldı. Yayıncı kuruluşun patronu Karamehmet önemli bir noktayı vurguladı,”bir zamanlar insanlar maçlara girmek için stat kapılarının önünde sabahlardı biz şimdi malımızı(futbol) pazarlamak için kapı, kapı dolaşıyor zor alıcı buluyoruz. Karamehmet zamanı geriye çevirebilseydi kaç kuruş sayardı acaba? And here comes again, “Galatasaray UEFA kupasını paraya çeviremedi”.
Şimdi fırsat doğdu yarın yeni stada taşınıyoruz” gel vatandaş çocuğuna da bilet almaya unutma” bulursa tabi. Ulan ölüyü diriyi…. bitirdiniz gözü çocuklara mı diktiniz? Ne yani bumu futbol ticaret anlayışınız, koltuk tuğla satarak borçlarımı kapatacaksınız? Tavsiyem acilen yeni cami önünden boş bir arsa alın mendilleri de stoklayın ilerde lazım olur. Bende varım gerekirse kör rolü de oynarım nede olsa kulüp menfaatleri değil mi.
Sıkışınca İngiltere’den örnek verenlere, doğru Highbury yıkıldığında Arsenal kulübü stadın tuğlalarını satışa çıkardı ama Liverpool kulübü KOP tribününü yıkıp yeniden inşa ettiğinde eski tribünün tuğlalarını taraftarına bedava dağıttı. Kapanışı yine Arsenal ile yapalım ne dersiniz? Bu sene yeni statlarında 7. sezonları ve henüz şampiyonluk göremediler. Ama her sezon stat dolup taşıyor üstelik 13 senedir aynı Teknik Direktör görev başında. Sahi, Galatasaray son 3 yıl içinde kaç Teknik Direktör değiştirdi?
UEFA kupasını paraya çeviremediler şimdi bizi kuzu gibi çeviriyorlar, afiyet olsun..