Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Edit post Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Werbung
Blog von Erdal Güngör

Elveda Ali Sami Yen

11. Januar 2011 , Geschrieben von Erdal Güngör

Vedalaşmaları sevmem hele hayatımın bir parçası olan bu kutsal mabede binlerce kilometre uzaklardan veda etmek insana ayrı koyuyor. Çok zaferlere şahit oldum hatta zafer dolu sezonun sonunda hüsrana uğradığımıza da. Namağlup bitirdiğimiz ama Şampiyonluğu Beşiktaş’a kaptırdığımız sezon. Birçok insanla tanıştım, onlarla aynı ortamı paylaşmak aynı havayı solumak hayatımda geçirdiğim en mutlu ve güzel dakikalarıydı. Korktuğum zamanlarda oldu, mesela 1987/88 sezonu Sarıyer maçı.


Zaten o gün bir uğursuzluk vardı havada herkes bunu hissediyordu, nedense eski açığa girmeye karar verdim sanki birisi beni zorladı bilmiyorum. Maçın başlamasına yaklaşık 1 saatten fazla zaman vardı hafiften tezahüratlar yaparak hazırlanıyorduk. Bir anda ortalığı yanık kokusu sardı biri kâğıt yakıyor sandım ama tuhaf kokuydu plastiği andırıyordu. Demeye kalmadı omzuma bir parça yanık plastik düştü, kafamı yukarıya kaldırdığımda skor bordun dumanlar içinde olduğunu gördüm. Aklıma bir sene önce yaşanan heysel faciası geldi. Allahtan tribünde fazla insan bulunmuyordu sahaya doğru iki kapıyı açtılar kurtulduk. Tribün boşaltıldı, sonra ikinci dünya savaşından kalma bir itfaiye kamyonu geldi hortumlar ekleyerek yangını söndürmeye başladılar. Öyle ki hortumun her tarafından su fışkırıyor ama ucundan bir gram su gelmiyordu gülermisin ağlarmısın, yinede söndürmeyi başardılar bizde tekrar tribüne girdik. Dedim ya uğursuz bir gündü, maç başladı Sarıyer Erdal Keser’in ayağından attığı penaltı golüyle öne geçti. Çok kötü oynuyorduk üstelik Arifin(Kocabıyık) çapraz bağları koptu, son dakikada Erhan Önal beraberlik golünü attı bir puanı kurtardık. Üç gün sonra PSV rövanşına çıkacaktık orada 3:0 mağlup gelmiştik, hele bu performanstan sonra kimsenin umudu yoktu. Ama Mustafa Denizli ne yapıp edip meşhur açıklamalarıyla taraftarı tribünlere çekmeye başardı. Ali Sami Yen tıka basa dolmuştu, bu sefer erkenden gelip Kapalıya girmeyi başardım. O gün Galatasaray taraftarları muazzam kenetlenmişti ben öyle tribün görmedim, tek yumruk olmuştuk. Kapalısı, Numaralısı, eski ve yeni açığı. Balyoz gibi indik PSV’nin başına. 2:0 kazandık ama maalesef yetmedi fakat bu maç bir sene sonra gelecek Xamax zaferinin provasıydı gerisini biliyorsunuz.

Ali Sami Yen ile birlikte benim için de bir devir ebediyen kapanıyor. Büyük konuşmayı sevmem ama yeni yapılan stada gitmeyeceğim, elimden geldiği kadar gücüm yettiğince Galatasaray’ı deplasmanlarda destekleyeceğim gerekirse rakip taraftarların arasına girerek.


                              ELVEDA ALİ SAMİ YEN

Werbung
Diesen Post teilen
Repost0
Um über die neuesten Artikel informiert zu werden, abonnieren: