Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Edit post Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Werbung
Blog von Erdal Güngör

The Next Level!

10. Dezember 2012 , Geschrieben von Erdal Güngör

Günümüzde tribüncülük farklı boyutlara ulaştı. Geçmişte bir yerde buluşulur işler halledilirdi, illa herhangi bir müsabakaya gerek duyulmazdı. Sokak ve tribün kültürü ne gerektiriyorsa o uygulanırdı.

 

O zamanın yaramaz çocukları büyüdü, uslandı, aile kurdu, kariyer yaptı, çalıştı didindi büyük paralar kazandı(Allah daha çok versin), refaha huzura kavuştular.

 

Efendim, kalkıp geçmişte “yaramaz şimdi uslanmış” çocukları bir radikal tribün oluşumunun başına getirirsen ortaya çıkan tablo kimseyi şaşırtmamalı.

 

Tribün kendine has bir dünyadır gerçek hayatla arasında olan fark gece gündüz gibidir.

 

Şiddet, tribünün vazgeçilmez önemli bir parçasıdır!

 

Bunu kabul etmeyen, isterse bir yüzyıl tribün kovalasın tribüncü değildir, hele değiştirmeye kalkanlar tribünlerin en büyük düşmanı sistemin yancılarıdır!

 

Gerçek tribüncü “şiddet içerikli pankart açıldı” diye ortalığı yaygaraya verip başta kendini aforoz etmez!

 

Unutmayın, farklı renklere gönül versek de hepimiz bu yolun yolcusuyuz!

 

Bu işin İstanbul’u vardır, kontra yaparsın en şiddet içeriklisini açarsın, ki defalarca açıldı.

 

Kesmedi mi? ararsın karşı tarafı, buluşursun bir yerde eşit sayı! Artık oturur sohbet mi edersiniz çifte telli mi oynarsınız orası size kalmış.

 

Özgür, bağımsız, antagonist, şizofren ve bir o kadar güzel dünyadır tribün!

 

Gelelim Galatasaray-Beşiktaş engelli basket maçında çıkan olaylara.

 

Açık konuşayım benim tribüncülük anlayışımla bu olayın tribüncülük ile uzaktan yakından alakası yok. Her ne kadar içeriğinde tribün mevzusu olsa da!

 

Çünkü bu tür müsabakalar, her şeyden önce hayata tutunmaya çalışan insanların kendilerini topluma kanıtlama amaçlı bir mücadeleden ibarettir. Kazanılan şampiyonluklar, kupalar sadece o insanların özdeşleşeceği ödülleridir. Kulüplerin kendilerine bu başarılardan pay çıkarmaları söz konusu bile olmamalıdır!

 

Aklıma birkaç anekdot geldi sizler paylaşmak istiyorum.

 

İlki Galatasaray tekerlekli sandalye basket takımıyla ilgili. Kurulmasında pay sahibi olanlar bu branşın nasıl bu günlere geldiğini gayet iyi bilirler. Rahmetli Özhan Canaydın zamanında maddi sıkıntılardan dolayı Ahmet Cömert salonunu basket şubesine bedavaya getirmek için tekerlekli sandalye basket takımı kurulmuştur. Salon alındıktan sonra bu şube kapatılmak istendi. Başta rahmetli Alpaslan Dikmen ve şimdiki hocamız Sedat İncesu’nun verdikleri büyük mücadele bu branşın ayakta kalmasını sağladı, hepsinden Allah razı olsun.

 

Diğerine 5 sene önce uA forumunda şahit oldum. Hatırlarsınız, Lazio-Napoli İtalya kupasında karşı karşıya gelmişti. Binlerce Napoli taraftarının Roma’ya gelişinin videosu, medyanın yalan haberleri, detaylar burada >> Burası Napoli Değil !  

 

Her neyse, forumda konuyla ilgili başlık açılmış hararetle tartışılıyordu. İlginç yanı ise Napolilerin korteji hoşuna gidenler kadar hoşlarına gitmeyenlerde vardı. İlk defa tribün forumunda bu zihniyette olan kişileri görmek tuhafıma gitti açıkçası. Hatta aralarından biri uA yönetimini konuyla ilgili açıklama yapmasını ve şiddeti kınayıp anasayfada bildiri yayınlamasını istemişti, aynı şu açıklama gibi;

Bildschirmfoto 2012-12-10 um 13.01.32

 

Cevap gecikmedi,“Kendimizi aforoz  mu edelim kardeşim?”

 

Cevabı yazan rahmetli Alpaslan Dikmendi....!

 

Werbung
Diesen Post teilen
Repost0
Um über die neuesten Artikel informiert zu werden, abonnieren: