Amatör Futbol ve Sponsorları
Ben almanyanın hessen eyaletine bağlı olan bischofsheim kasabasında yaşıyorum,bu sene 37. yılı devireceğiz kısmetse.
Yaşadığım bu şirin kasabada 1989 yılında bir Futbol takımı kurduk "FC Gençlerbirliği Bischofsheim e.v."
Takımın ismini benzer olan Ankara kulübünden aldık sanıyorsanız yanılıyorsunuz,o yıllarda çok gençtik,belki ondan olabilir. :)))
Futbolu bu takımda bıraktım ve ardından yönetim kurulunda görev aldım,basın sözcülüğü yapıyorum ama sade bununla kalmıyoruz oyuncular ve yönetim arasında köprü görevi yapıyorum.Tüm bunların yanında kasabamızın tek yayın organı olan "Lokal Anzeiger" gazetesine her hafta kendi takımımızın oynadığı maç raporlarını yazıyorum,tabi gönüllü olarak bir kuruş aldığımız yok.
Her neyse konuya gelelim.1996/97 sezonunda takımızı B Liginden bir kademe üstte çıkarmaya karar verdik,artık zamanı gelmişti,zira B ligi almanya lig sıralamasında en son klasman oluyor.
Bir üst lige çıkmak için para lazım.Üye sayımız yaklaşık 500,yılda iki kere eğlence geceleri düzenliyoruz,bir kaç türk market,berber ve kasap sahiblerinin verdiği destekle kendi yağımızda kavruluyoruz.Fakat bu şampiyonluğa oynamak için yetmiyor.
Ne yapıp edip sağlam sponsor bulmalıyız,şöyle en ballısından.
Kasabamızda bulunan almanyanın büyük sigorta şirketlerinin bayisine gitmeye karar verdik.Telefon açıp kısaca derdimizi anlatıktan sonra randevu aldık.
Hep merak ederdim acaba büyük kulübler şu sponsor işini nasıl hallediyorlar diye,işte o gün çattı geldi.
Üç arkadaş sigorta şirketinin önünde buluştuk,içeriye girip veznede duran güzel bayana kendimizi tanıtdık,sağolsun bizi müdürün offisine kadar götürdü.Zaten götürmese biz heyecandan kalpten gideceğiz.
Offise girdiğimizde bizi en son model BOSS elbiseli,saçları bir tüp jöleyle taranmış ve Channel No5,AXE karışımı hafifte Shell mazotunu andıran parfüm kokulu adam karşıladı.
Biz ise kulüb yöneticisinden daha çok üç holigana benziyoruz,ne yapalım paranın gözü kör olsun.
Lüks deri koltuklara oturduk başladık derdimiz anlatmaya.
"Efendim bizim filanca isimli kulübümüz var,üye sayımız şu kadar vs." diyerek söze başladık.
Adam sabırla bizi dinledi,sonra "güzel,talep ettiğiniz miktar ne kadar?"
Hızımızı almışız bir kere,heyecanımızıda yenmiştik kim tutar bizi "5 yeter" dedik.
"Tamam" dedi karşımızda oturan jön kılıklı adam,"biz size yakın zamanda haber vereceğiz"
İçimizden bir arkadaşımız "bu işe bitti gözüyle bakabilirmiyiz?" gibi soru yönelti.
"Gerekli araştırmaları yaptıktan sonra size bildireceğiz" cevabını aldık.
Üçümüzün dilinde aynı soru olduğunu hissetmiştim "nasıl bir araştırma?" ama kimse cesaret edip soramadı,çaylaktık.
Ertesi gün antremanımız vardı,akşam saat 19:00'da belediye tesislerinde toplandık.Ben biraz geç gelmiştim,antreman başlamıştı.Saha kenarında duran iki yabancı olduğunu gördüm.Yanlarına gittiğimde birisi bizim Sigortacı jön'dü diğeride antrenörlük yapan arkadaşıymış.Selamlaştık,hoş beş muhabet derken,takım hakkında bilgi istedi,oyunculardan vs.Sonra tesisleri gezdik,toplandığımız lokalimiz varmı diye sordu,olduğunu söyledim.Antremandan sonra lokale geldiler,etrafı incelediler,insanları süzdüler.Daha henüz sezon başlamamıştı,hazırlık dönemindeydik ve pazar günü bir dostluk maçımız vardı iç sahada,bu maçta görüşmek dilekleriyle ayrıldılar.
Pazar günü maça gelip seyretikten sonra buluşmak için randevu günü ayarladık.
Yine üç arkadaş aynı ilk günkü heyecanla adamın karşısındayız,bu sefer biraz tedirginlikte var,"acaba?" diyoruz.
Jön kılıklı Sigortacı bize yönelerek "tamam dedi,talep ettiğiniz miktarı vereceğiz"
Tam sevinçten adamın boynuna sarılacaktık "ama" dedi.
"Önce 1.5 peşin,sonra devre arasında şayet ilk üç içindeyseniz 1.5 daha ve sezon sonunda şampiyon olarak bitirirseniz geri kalan 2'yi alacaksınız" ve şöyle devam etti "bazı şartlarımız var,sigortamıza 100 kişiyi üye yapacaksınız aksi taktirde şampiyon olsanız bile paranın hepsini vermeyeceğiz"
Rakamın büyüklüğü,takımı her ihtimale karşı bir üst kümeye çıkarma hırsı,gençliğimizin saflık ve cahilliğine kapılarak şartların hepsini kabul ettik.
O sezon şampiyon olduk,toplam maliyeti 200.000(ikiyüzbin) Deutsch Marka patlamıştı bize.
Yüz kişiyide nasıl sigortaya üye yaptık diye soruyorsanız,orasını karıştırmayın,sülalemizle yeni barışıyoruz. :)
Erdal Güngör
Yaşadığım bu şirin kasabada 1989 yılında bir Futbol takımı kurduk "FC Gençlerbirliği Bischofsheim e.v."
Takımın ismini benzer olan Ankara kulübünden aldık sanıyorsanız yanılıyorsunuz,o yıllarda çok gençtik,belki ondan olabilir. :)))
Futbolu bu takımda bıraktım ve ardından yönetim kurulunda görev aldım,basın sözcülüğü yapıyorum ama sade bununla kalmıyoruz oyuncular ve yönetim arasında köprü görevi yapıyorum.Tüm bunların yanında kasabamızın tek yayın organı olan "Lokal Anzeiger" gazetesine her hafta kendi takımımızın oynadığı maç raporlarını yazıyorum,tabi gönüllü olarak bir kuruş aldığımız yok.
Her neyse konuya gelelim.1996/97 sezonunda takımızı B Liginden bir kademe üstte çıkarmaya karar verdik,artık zamanı gelmişti,zira B ligi almanya lig sıralamasında en son klasman oluyor.
Bir üst lige çıkmak için para lazım.Üye sayımız yaklaşık 500,yılda iki kere eğlence geceleri düzenliyoruz,bir kaç türk market,berber ve kasap sahiblerinin verdiği destekle kendi yağımızda kavruluyoruz.Fakat bu şampiyonluğa oynamak için yetmiyor.
Ne yapıp edip sağlam sponsor bulmalıyız,şöyle en ballısından.
Kasabamızda bulunan almanyanın büyük sigorta şirketlerinin bayisine gitmeye karar verdik.Telefon açıp kısaca derdimizi anlatıktan sonra randevu aldık.
Hep merak ederdim acaba büyük kulübler şu sponsor işini nasıl hallediyorlar diye,işte o gün çattı geldi.
Üç arkadaş sigorta şirketinin önünde buluştuk,içeriye girip veznede duran güzel bayana kendimizi tanıtdık,sağolsun bizi müdürün offisine kadar götürdü.Zaten götürmese biz heyecandan kalpten gideceğiz.
Offise girdiğimizde bizi en son model BOSS elbiseli,saçları bir tüp jöleyle taranmış ve Channel No5,AXE karışımı hafifte Shell mazotunu andıran parfüm kokulu adam karşıladı.
Biz ise kulüb yöneticisinden daha çok üç holigana benziyoruz,ne yapalım paranın gözü kör olsun.
Lüks deri koltuklara oturduk başladık derdimiz anlatmaya.
"Efendim bizim filanca isimli kulübümüz var,üye sayımız şu kadar vs." diyerek söze başladık.
Adam sabırla bizi dinledi,sonra "güzel,talep ettiğiniz miktar ne kadar?"
Hızımızı almışız bir kere,heyecanımızıda yenmiştik kim tutar bizi "5 yeter" dedik.
"Tamam" dedi karşımızda oturan jön kılıklı adam,"biz size yakın zamanda haber vereceğiz"
İçimizden bir arkadaşımız "bu işe bitti gözüyle bakabilirmiyiz?" gibi soru yönelti.
"Gerekli araştırmaları yaptıktan sonra size bildireceğiz" cevabını aldık.
Üçümüzün dilinde aynı soru olduğunu hissetmiştim "nasıl bir araştırma?" ama kimse cesaret edip soramadı,çaylaktık.
Ertesi gün antremanımız vardı,akşam saat 19:00'da belediye tesislerinde toplandık.Ben biraz geç gelmiştim,antreman başlamıştı.Saha kenarında duran iki yabancı olduğunu gördüm.Yanlarına gittiğimde birisi bizim Sigortacı jön'dü diğeride antrenörlük yapan arkadaşıymış.Selamlaştık,hoş beş muhabet derken,takım hakkında bilgi istedi,oyunculardan vs.Sonra tesisleri gezdik,toplandığımız lokalimiz varmı diye sordu,olduğunu söyledim.Antremandan sonra lokale geldiler,etrafı incelediler,insanları süzdüler.Daha henüz sezon başlamamıştı,hazırlık dönemindeydik ve pazar günü bir dostluk maçımız vardı iç sahada,bu maçta görüşmek dilekleriyle ayrıldılar.
Pazar günü maça gelip seyretikten sonra buluşmak için randevu günü ayarladık.
Yine üç arkadaş aynı ilk günkü heyecanla adamın karşısındayız,bu sefer biraz tedirginlikte var,"acaba?" diyoruz.
Jön kılıklı Sigortacı bize yönelerek "tamam dedi,talep ettiğiniz miktarı vereceğiz"
Tam sevinçten adamın boynuna sarılacaktık "ama" dedi.
"Önce 1.5 peşin,sonra devre arasında şayet ilk üç içindeyseniz 1.5 daha ve sezon sonunda şampiyon olarak bitirirseniz geri kalan 2'yi alacaksınız" ve şöyle devam etti "bazı şartlarımız var,sigortamıza 100 kişiyi üye yapacaksınız aksi taktirde şampiyon olsanız bile paranın hepsini vermeyeceğiz"
Rakamın büyüklüğü,takımı her ihtimale karşı bir üst kümeye çıkarma hırsı,gençliğimizin saflık ve cahilliğine kapılarak şartların hepsini kabul ettik.
O sezon şampiyon olduk,toplam maliyeti 200.000(ikiyüzbin) Deutsch Marka patlamıştı bize.
Yüz kişiyide nasıl sigortaya üye yaptık diye soruyorsanız,orasını karıştırmayın,sülalemizle yeni barışıyoruz. :)
Erdal Güngör
Werbung
Diesen Post teilen
Um über die neuesten Artikel informiert zu werden, abonnieren: