BAHANE YOK !
2 Mayıs günü tüm Galatasaraylılar geçmişte kalan husumetlerini bir kenara bırakıp, HAYIR! Sade bir günlüğüne değil tamamen beyinlerimizden silip, kenetlenip birlikte şu lanet olası adaletsiz, allahsız düzeni yıkmalıyız!
Birileri yöneticilerinin yaptığı şerefsizlikleri örtbas etmek için 10 aydır kenetlendiler ve istedikleri gibi at koşturuyorlar.
Biz ise, anlı şanlı tertemiz tarihimizle şimdiye bu zalimlere karşı sessiz kaldık. Meydanı boş bulan zalimler biz sustukça daha fazla çirkefleştiler.

Küçükçekmeceliler, DIE4U, Tarabyalılar, Kadıköylü ASLANLAR, Yürüyedur, KARŞI, SultanS, PARÇALI, Ölümüne, HELL, TEKYUMRUK, bağımsızlar, münferitler gün kenetlenme günüdür!
2 Mayıs’ta Taksim meydanında, omuz omuza kahpe düzene karşı!
Ve o akşam öyle bir tribün yapalım ki yer gök inlesin.
Dünya âlem GALATASARAYIN GÜCÜNÜ GÖRSÜN!
NİHAYET!
Beklenen eylem gerçekleşiyor! >>> link
Biraz geç oldu ama fark etmez, elimiz kolumuz bağlı oturmaktansa mutlaka tepki vermeliyiz bu açıdan kararı doğru buluyorum!
Şimdi görev GALATASARAYLILARDA(!) sanal âlemden atıp tutmak kolay, ya da benim gibi “yürüyüş yok mu yeeaah” diye yaygara koparanlar tarihi belli olduğu an ön saflarda yerlerimizi almalıyız!
O gün geçmişte yaşanmış, ceviz kabuğunu doldurmayacak saçma mevzular, küslükler biter TEK YÜREK TEK YUMRUK OLUNUR, OLUNMALIDIR!
SEVGİ EYLEM GEREKTİRİR !
ISTANBUL 34 !
ALAYINA GİDER KRALINA 4 ÇEKER
ISTANBUL, ISTANBUL
CİMBOM BOM CİMBOM BOM
- Hey yo here smells after fish
+ Not fish bro, there are 25.000 wet chicks on the terraces...
Tehlikenin Farkında mısınız?
Deplasman yasakları bu sezon tavan yaptı. Sade Türkiye’de değil neredeyse Avrupa’nın her yerinde tribüncüler dış sahada takımlarına destek veremediler.
Ülke kültürünün bir parçası olan, halkın büyük eğlencesi haline gelmiş yılların ezeli rekabetleri emniyet güçlerince keyfiyetten riskli maç ilan edilerek insanlar mağdur bırakılıyor!
Deplasman yasakları futbol üzerinden halkı sömüren sermaye güruhunun sinsi planıdır!
Yıllar önce ayakta maç seyretme yasaklarıyla yürürlüğe koyulan bu sinsi plan zamanla pankart, meşale ve konfeti yasaklamalarıyla devam ederek tribün kültürüne büyük darbe vurulmuştur! Deplasman yasakları ise sinsi planın diğer parçasıdır!
Deplasman yasaklarının altında yatan amaç tribüncüleri yıldırıp statlardan uzaklaştırmak ve tribün kültürünü tamamen yok etmektir!
TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ?
DEPLASMAN YASAKLARI İNSANLIK SUÇUDUR!
KAHROLSUN endüstriyel futbol !
Pes Etme!
Bugüne kadar milyonlarca insan pes etti.
Öfkelenmiyorlar, ağlamıyorlar, hiçbir şey yapmıyorlar. Yalnızca zamanın geçmesini bekliyorlar.
Tepki gösterme becerilerini yitirmiş onlar!
Sense üzgünsün.
Bu da senin ruhunun hâlâ canlı olduğunu kanıtlar!
Paulo Coelho
Bir Terslik Var!
Tribün edebiyatında fair play rakiple çatışırken eşit sayıda ve adil şartlara uyulması anlamına gelir, bunun dışında fair play kelimesi tribüncünün lügatinde yoktur!
Bugün 24 Nisan, Galatasaraylılar 16 sene önce Sounessin Fenerbahçe stadına diktiği bayrağı kutluyor. O yıllarda Galatasaray tribünü isyankârdı, asla adaletsiz düzene ayak uydurmaz isyan ederdi. İsyan etmek Galatasaraylıların özünde vardır, bilmeyen açar tarih kitaplarını okur öğrenir!
Fakat yaklaşık iki senedir Galatasaraylılar bir kısım grup tarafından ısrarla bu kahpe düzene ayak uydurmasına zorla diretiliyor! Oysa bu grup ilk kurulduğu yıllarda tüm Galatasaraylı tribüncülerin gıptayla baktığı gözü kapalı peşinden koştuğu, özdeşleştiği guruptu.
Şimdi ise tamamen endüstriyel futbola teslim olmuş, kahpe düzene ayak uyduran, yapılan koreografilerde amaçları sade medyada ses getirmekten öteye gitmeyen pasif bir grup haline geldi, MAALESEF! Yanlış anlaşılmasın verilen emeklere sonsuza kadar saygım var fakat bu masum insanlar yanlış işler için kullanılıyor.
Gerçek tribüncüler şunu iyi bilir, şayet medya sizden övgüyle bahsediyorsa ortada bir terslik var demektir(!) medya tribünlerden övgüyle bahsettiği yerde tribün kültürü bitmiştir!
Bizim kimseye anlatacak bir şeyimiz yok ve kimsenin bizimle empati kurmasını istemiyoruz. Bu bizim dünyamız!
Deplasman yasaklarına boyun eğen, gittikçe pahallaşan biletlere, polis ve yönetici baskılarına sesiz kalan hatta bu şahıslarla işbirliğine girip kahpe düzene ayak uyduranlar BİZDEN OLAMAZ!
Kahpe düzenin içinde gentleman olarak yaşamaktansa ÖLÜRÜM DAHA İYİ!
Yazdıklarım şahsi düşüncelerimdir ve kimsenin şahsına hakaret yoktur, hoşuna gitmeyen gelir tartışırız! Ve şunu da herkes iyi bilsin, Galatasaray tribünündeki bu azınlık grup uzun süredir Galatasaray taraftarlarının çoğunluğunu temsil etmiyor! Galatasaray tribünlerinde benden daha fazla radikal, kendilerini “Mentalita ULTRAS” hareketine adamış insanlar var!
LIBERTA PER GLI ULTRAS !
NAH OLURLAR!
1999/2000 sezonuydu şampiyonlar liginde üçüncü maçımıza çıkıyorduk, rakip AC Milan. Maalesef 2:1 mağlup olduk, maçı San Siro’da canlı seyrettim. Onca sene Galatasaray maçlarına gittim ama böylesini ilk defa gördüm. İkinci yarı adeta Abiatiye karşı oynadık desem yalan değil, o anlı şanlı Milan’dan eser yoktu sahada, top göstermedik pas manyağı yaptık adamları.
Sonuçta kaybettik, futbolda güzel oyuna pirim verilmiyor anca rakibinden fazla gol atarsan kazanıyorsun kanun böyle, birde hiç değişmeyen “atamayana atarlar” var!
Maç kaybedilir ama umut asla! O gün şunu demiştim “biz bu sezon büyük işler başaracağız yeter ki böyle oynamaya devam edelim.” Ve ilk meyveleri deplasmanda oynadığımız Hertha Berlin maçında topladık. 1:0 geriye düşmemize rağmen maçı çevirip 1:4 kazandık, Almanları hezimete uğrattık.
Gerisi malumatınız anlatmaya gerek yok sanırım.
Peki, sevgili Galatasaraylı yoldaşlarım neden şimdi etrafta paçaları tutuşmuşları oynuyorsunuz?
“Ya onlar olursaymış” peh, nah olurlar link
Ben diyorum ki; tüm haksızlıklara, adaletsizliklere, şerefsizliklere, Allahsızlıklara karşı, “BİZ” bu şikecilere, ırkçılara pabuç bırakmayacağız!
ASLA UMUDUNUZU YİTİRMEYİN!
BİZ TAKIM TUTMUYORUZ!
BİZ GALATASARAYLIYIZ!
TOGETHER WE STAND, DIVIDED WE FALL
WE ARE THE WINNERS AND WINNERS TAKE ALL