Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Blog von Erdal Güngör

Spitzen Gruppe mit Punkt Verlusten

7. Februar 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

Nach der Pokalhinspiel pleite unter der Woche gegen Antalyaspor hatte Galatasaray eine andere Hürde zu überwinden,sie waren zu Gast beim Verfolger der Spitzengruppe Kayserispor. Ein Spitzenspiel,das vor dem Anpfiff durch überflüssige Kommentare der Funktionäre von Kayseri sehr angeheizt wurde. Galatasaray musste auf die neu Verpflichtung Joao Alves verzichten,der sich beim Pokalspiel in Antalya eine Knöchel Verletzung zuzog,er wird wahrscheinlich für fünf Wochen ausfallen. Eine heikle Situation für Trainer Frank Rijkaard,dem die Spieler langsam ausgehen. Stammspieler wie Baros,Kewell,Sabri und Balta sind noch weiterhin Verletzt,dafür kam Keita wieder in die Mannschaft zurück und eine weitere neu Verpflichtung Giovanni Dos Santos sollte die ausfallenden Stürmer ersetzen,der aber blieb sehr blass.

dos santos

 

Eine Kampf betonte Partie,das unter den schlechten Platzverhältnissen litt,beide Mannschaften hatten kaum Torchancen aufzuweisen.In der 64.Minute war Kayseri zu dem nur noch mit zehn Mann auf dem platz,Aslantas bekam die Ampelkarte nach wiederholten Foulspiel gegen Keita. Galatasaray konnte jedoch nicht aus der zahlen Überlegenheit kapital schlagen,die größte Chance im ganzen Spiel hatte Emre Colak in der 89.Minute,der 8 Minuten zuvor für den Enttäuschenden Dos Santos ins Spiel kam.So blieb es beim torlosen unentschieden,am ende sogar ein Punktgewinn für beide Teams,denn der 20.Spieltag hatte eine Überraschung zu bieten.

 

diyarfb

 

 

Spitzenreiter Fenerbahce konnte auf eigenen platz gegen Aufsteiger Diyarbakirspor gerade noch in der 90.Minute durch den Brasilianischen Nationalspieler Andre Santos ein Punkt retten.Die Gäste aus Ost-Anatolien gingen in der 83.Minute,im wahrsten-sinne des Wortes mit einem Sonntagschuss des Ägypters Abdelaziz in Führung.Der Gewinner an diesem Spieltag ist eindeutig Besiktas,sie gewannen am Freitag Abend gegen die Truppe von Thomas Doll Genclerbirligi-Ankara klar mit 4:1.

 

 

 

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

Auslosung Euro 2012

 

gruplar

 

 

Was soll ich sagen,wir sind wieder nach langer zeit unter uns.

Deutschland,Türkei,Österreich,Belgien,Azarbeijan,Kazasthan. Viele Brüder Duelle wird es geben,Deutschland mit Mesut Özil gegen Ümit Korkmaz Östereicher,die Türkei gegen Bertie Vogts Schützlinge aus Azarbeijan und dann noch Kazasthan,beide unsere Urahnen,möge der bessere gewinnen. :)))))

 

 

Weiterlesen

Jump ! You Fuckers ! Vol.2

6. Februar 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

jump you fuckers

Global ekonomik krizin patladığı 2008 yılında,New York'un Manhattan semtinde bulunan Wall Street caddesinin ışık direğine asılan karton parçası bir anda Ülkenin gündemine oturmuştu.Betonla örülü borsa binalarına karşıtlık,diğer adıyla insanların çaresizlikten doğan isyanları.Bir kaç esrarkeş bankacının  pencereden atlamasıyla sistemin değişeceğini sanmayın,onlar sistemi yapanlar değil,sistem onları ortaya çıkardı.


Futbolda benzerini düşünelim,Ronaldolar,Kakalar henüz asfalta çarpmadan hemen arkalarından atlamak için sıraya geçmiş bekleyenler olacaktır.Sistemin bir boka yaramadığının kanıtı,defalarca yazıldı çizildi.Transfer rekorlarınla aynı solukta anılan "Kara para aklayanlar,Çocuk ticareti yapanlar,Yayın haklarına ödenen çılgın rakamlar hepsi piyasanın canlı kalmasını sağlıyor.Futbol günümüzde milyonlarca insanın ekmek teknesi,işbirliği yapan teknik direktörlere ödenen komisyon ücretleri,menajerlere verilen kamyon dolusu paralar.Hiç sorun değil,nasıl olsa maç biletleri ve aylık abone ücretlerine  yapılan zamlarla faturayı futbolsever ödeyecek,kimin umurunda ?


Bonservis bedellerinin ve yıllık gelirlerin artmasından sade oyuncular faydalanmıyor,onları pazarlayanlarında cepleri dolduğu yeni değil,helal olsun Allah daha çok versin.Ama faturanın taraftara kesilmesi sosyal adalet ile bağdaşıyor mu ? Örneğin Alexander Hleb Barcelona'da oynadığı sezon yılda 7 milyon avro kazandığını,çoğu kez yedek soyunup ve sonradan oyuna girdiğini Avrupa futbolu ile yakından ilgilenenler biliyorlar.Ama aynı yıl İspanya tarihinde işsizliğin rekor seviyelere ulaştığından haberimiz olmadı,belki olanlar vardı.Allahtan atalarımız bizlere hayatı kolaylaştıran "gemisini kurtaran kaptan","bana dokunmayan yılan bin yaşasın" gibi sözleri miras bırakmışlar,başka türlü sosyal adaleti dengelemek mümkün değil.


Evet artık bir şeyler değişmeli,reformlar yapılmasını,sistemin kendiliğinden çökmesini beklemek sosyal romantizmden öteye gitmez,bir yerde sınırlar çizilmeli dur demenin zamanı geldi geçiyor.Futbol bu çarpık sistemin içine doğdu ve yozlaştırıldı,tek başına kurtulması imkansız.Boyun eğerek her şeyi kabullenmek, elimizi kolumuzu bağlayıp kenardan seyir etmek,sistemden avanta sağlayanların ceplerini daha çok doldurduğunu,bizi de  yok ettiğinden haberimiz var mı?


Oturduğumuz yerden yazıp sallamakla olmuyor işte,kolay değil.Hiç bir şey uyuşmuyor,ne getirdiğimiz dünyaca ünlü futbolcular,nede teknik direktörler Ülkemizin futbolunla dengeli değil.Demokrasimiz dünyanın diğer devletlerinle karşılaştırdığımız zaman benzerliği bile yok,tepki vermek hemen birilerine rant kapısını ağzına kadar açıyor.Taraftar olarak görevimiz takımlarımızı destelemenin yanı sıra siyaseti tribünlere sokmamak,kulübü yöneten kişi iktidar partiye bağlı Belediye Başkanı olsa bile.Tribünlerde bayraklarımızı sallayıp tezahürat etmek bizim görevimiz,ama gönül verdiğimiz renkler kutsal saydığımız,özdeşleştiğimiz formanın renklerinle uyuşmadığı gerçeği ortada dururken.Futbolun kendi deyimleriyle  Mal ve Marka değerini yükselterek 380 milyon dolar basan yayıncı kuruluş,Türk futbol severin gerçekte oyuna sevdalı olmadığını,onun yerine mal yorumculara yazılması birbirinle uyuşmaması mutlaka araştırılmalı.Ülke geçekleri insanların elini kolunu bağladığı gibi,aynı zamanda insanları pasifsize ediyor maalesef !


Ve geriye kalan o yırtık karton parçasının üzerinde yazılı sözler "Jump ! You Fuckers !".Ne altını doldurabiliyoruz,nede üstünü,adeta yüzümüze haykırıyor....siz zahmet etmeyin ben pencereyi açar kendim atlarım.

Weiterlesen

Heyecan Arayanlar DİKKAT !!!

5. Februar 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

Sanal alemde Heyecan arayan sanal jönlere canlı ve gerçekçi cevap >>>> link  Aman DİKKAT okurken gözleriniz buharlaşmasın !!! Yazanların ellerine sağlık,Allah ne muradınız varsa versin.

"@Baska bir eylem vardi da biz mi göremedik ?" Evet vardı siz kaçırdınız,bir daha sefere.

Kulaktan dolma bilgilerle etrafa hava basan virtüel virtüözler,sizin o yıllarda kulaklarınız tıkalıydı.

Heyecanmı arıyorsunuz ? Buyurun buradan yakın ;


jump you fuckers


Weiterlesen

HAPPY BİRTHDAY COMANDANTE

5. Februar 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

Alt machen nicht die Jahre und auch nicht die grauen Haare.
Du bist erst alt, wenn du den Mut verlierst und dich für nichts mehr interessierst.

Herzlichen Glückwunsch Comandante Gheorghe Hagi...

gheorghe hagi
Weiterlesen

Açık ve Net

4. Februar 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

Futbolun temelinde olmazsa olmazları vardır,ilk başta rakibine saygı,sahada üst seviyede mücadele,takım ve forma için savaşmak,en önemlisi rakipten fazla gol atıp galip gelmek,unsurlardan bazıları.Tutulan istatistikler futbolun temel unsurlarını yansıtamaz ve bu ölçülerle sade ekran başındaki seyircileri bence kandırmaktan başka bir şey değildir.Kaybedilen maçın içinden güzellikleri ayıklamak neticeyi değiştirmez,ağlayan bebeğe yalancı meme verip aldatmaya benzer.Kaç pas atılmış,bunun kaçı isabetli-isabetsiz,top hangi bölgede daha çok kalmış,oyuncular kaç metre koşmuş vb. bilgisayarların sabit disklerini meşgul etmektir,doldu mu yenisini tak kaldığı yerden devam.Atıyorum Arda maçta 10.000 bin metre koşmuş,bu verilerin içinde Ardanın orta sahadan korner kullanmak için yaptığı boş koşularda dahil,o yüzden hiç bir anlamı yok ve maçın saha içinde olanları yansıtmıyor,hatta kısaca eski bir ata sözüyle açıklanır "Görünen köy Kılavuz istemez !"


Hollandalılar tam bir istatistik fetişistidir,yıllardır vaz geçemedikleri alışkanlıklarının kurbanı olmuşlardır.Allah var mükemmele yakın futbol oynuyorlar ama bir yere kadar,gerisini getiremiyorlar.Çarşamba akşamı Antalyaspor'a karşı oynadığımız maçın sade son 25 dakikasına yetişebildim,benim gördüklerimi hiç bir istatistik yansıtamaz.Önceki müsabakalarda olduğu gibi takımda bir tutukluk var neden kaynaklandığını herkes kendine göre tahminde bulunabilir,bana kalırsa taktikle alakalı değil.Oyuncularımız son zamanlarda ikili mücadelelerden kaçıyorlar,belli ki yılmışlar,yıldırılmışlar.Malum geçen sezonun ikinci yarısında yaşadığımız sakatlıklar bu sezonun ikinci yarısında da nüksetti,çoğu maç içinde alınan ağır darbeler.Sağlık ekibine suç bulmak haksızlık olur,ellerinde sihirli değnek yok sonuçta karşılarında etten,buttan yapılı insanlar var.


Sezon başında gerek kendi blogumda olsun,gerekse başka yerlerde defalarca dile getirdim,çok bilmişlik yapmıyorum yanlış anlamayın.Türkiye'de, göze hoş gelen,tribünleri coşturan Total Futbol oynamak imkansız değil ama Ütopi.Sezon başında nasıl oynuyorlardı şimdi ne değişti sorusuna sade taşlar yerinden oynadı,bir çok sakat var demekle geçiştiremeyiz,ortada somut ve acı gerçekler dururken.Türk futbolunun ekolü olmadığı gibi rekabet anlayışı da diğer Avrupa ülkelerinle karşılaştırıldığında çok değişik. Türkiye'de rekabet dendiği zaman rakiplerinle yarışıp önüne geçmekle sınırlı kalmaz,onu yok etmeye kadar gidilir.Ta ki "EX" olana kadar.Örneğin Gaziantep spor maçında Caner'e atılan tekme,dün akşam Necatinin Uğura çift ayak dalması,hatta Giovanni ile Yalçın arasında geçen ikili mücadele var ki trajik komik.Taca çıkan topu almaya giden Dos Santosu kovalayıp hala  itip kalkıyor Yalçın bey,yuh be adam saha bitmiş tribüne kadar mı kovalayacaksın?


Yalçın gibi diğer Anadolu kulüplerinde top koşturan oyuncuların ruh hali,hangi psikoloji içinde olduklarının kanıtıdır çünkü onlara hocaları talimat veriyor,ne yap et rakibi oyundan düşür.Bence Hocalara da fazla yüklenmeyelim,ne yapsınlar zor durumdalar,iki ucu boklu değnek misali.Bir yanda futbolu kulaktan dolma bilgilere sahip basiretsiz yöneticilerin baskısı,tribünlerin mutlak başarı beklentisi,kulübün maddi zararı  ve en önemli olan işini kaybetme korkusu.Bunları göz önünde bulundurduk mu orta sınıf takımların göze hoş gelen futbol oynamasını beklemek biraz romantik olur.Taktir ettiğim Yılmaz Vural hocam bu durumu gazeteye verdiği bir demecinde çok güzel açıklamış "Trapattoni yi milli takımın başına getirmek istiyorlar,Trapattoni önce gelsin Kasımpaşa'nın başına geçsin görelim." Açık ve Net şekilde Türk Teknik Direktörlerinin şu an nasıl zor durumda olduklarını anlatıyor bu sözler.


Yazdıklarım Antalyaspor mağlubiyetine kılıf uydurmak değil.Anlatmak istediğim,Galatasaray'ımızın başında bulunan Teknik Hocalarımız Rijkaard ve Neeskensin kafalarında geçen oyun konsepti Türkiye gerçeklerinle uyuşmuyor,bu yüzden boş yere eleştirmenin anlamı yok,keşke onların düşündüğü gibi olsa.Dünyanın en sert futbol ligi İngilterede bile tutunamayan iki genç ve yetenekli oyuncu kiralayıp,Türkiye'nin esnaf spor zihniyeti taşıyan kasapların kucağına atıyoruz,Jo çıktığı üçüncü maçını tamamlayamadı sakat. Futbol erkek oyunu söylentilerine inanmayın,artık kadınlarda ortak oldular ve karşı cinslerinden hiç aşağı kaldıkları yanları yok,daha amansızlar.Sertlik futbolun temelidir ama  bir ölçüsü var,Avrupa'da da sert oynanıyor ama karşı tarafı yok etme amaçlı değil.Avrupa liglerinde olan kulüplerin maddi gelirleri bizim ligimizin üç mislisi fakat kimse,kimseye savaş açmıyor.İsterseniz tekrar futbolun köklerine dönelim Shrovetide Football oynansın,hem biz Taraftarlarında katkısı olur.Türkiye'ye Giovanni Dos Santos,Joao Alves,Delgado,Anelka vb. futbol virtüözleri çok lüks,bize Lugano,Jiri Stajner,Peter Crouch,Ernst gibi savaşçılar lazım,hatta ayıboğan Stumpfu tekrar çağıralım.Sloganımızda hazır "VUR KIR PARÇALA BU MAÇI KAZAN !"

Weiterlesen

Antalyaspor - Galatasaray 2:1

4. Februar 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

antalya-gs-gol
"God damn it, an entire generation pumping gas, waiting tables; slaves with white collars. Advertising has us chasing cars and clothes, working jobs we hate so we can buy shit we don't need. We're the middle children of history, man. No purpose or place. We have no Great War. No Great Depression. Our Great War's a spiritual war... our Great Depression is our lives. We've all been raised on television to believe that one day we'd all be millionaires, and movie gods, and rock stars. But we won't. And we're slowly learning that fact. And we're very, very pissed off."

"It's only after we've lost everything, that we're free to do anything!
"
(TD)
Weiterlesen

FC St.Pauli 100 Yaşına Giriyor

3. Februar 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

Almanya ikinci liginde mücadele eden FC St.Pauli 100 yaşına giriyor,tam tarih 15 Mayıs 2010.Kulübün patronu Corny Littmann kutlamaların alt ay süreceğini ve bu dönemde bir çok  şenliklerin düzenleyeceğini duyurdu ve birde müjdesi var 18 Mayıs günü İskoçya'nın köklü kulüplerinden Celtic Glasgow ile dostluk maçı yapacaklar. Kuşkusuz Celtic maçı kutlamaların doruk noktasını oluşturacaktır,bu vesileyle St.Pauli kulübü yarı almanca,yarı İngilizce sloganı ortaya attı "Our world is braunweiß" Türkçesi "Bizim dünyamız kahverengi beyaz" ve tüm semtin sakinlerine kutlama süreci içinde evlerini,balkonlarını,bahçelerini,sokakları  kulüp renklerinle donatılması için çağrı yaptı.

fc st.pauli

St.Pauli kulübü 100.yılı dolayısıyla 17 Mayıs günü Hamburg Belediye sarayında Alman Çumhurbaşkanı tarafından bir plaket verilecek.Kutlamaların içinde özel bir  futbol müsabakası var. 25 Mayıs günü Hamburg şehrinin içinden yetişen  Allstar takımıyla,2005 yılında Manchester United taraftarlarının endüstriyel futbola karşı protesto amaçlı kurdukları FC United of Manchester takımı arasında dostluk maçı yapılacak.Tabii şenlikler sade futbol maçları ile sınırlı kalmıyor,29 Mayısta Bela B. ve Kettcar grupları Millerntor stadında konser verecekler.Haziran ayında St.Pauli kulübünün 100 yıllık tarihini içeren bir sergi düzenlenecek.

Weiterlesen

Çokta FİFİ !

2. Februar 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

Modern futbolun sanayi atölyelerinden çıkan son ürünü "Kayserispor",yaptırdığı otobüs terminaline benzeyen,sözde Modern Arenasının ardından beyefendilerin ayakları yerden kesildi.Sözüm yöneticilerine ! Hafta sonu oynanacak Kayserispor-Galatasaray müsabakası öncesi maksatları ortalığı kızıştırıp seyirci çekmek,ne oldu pastalar bittimi ? Bildiri yayınlamışlar;


Değerli futbol kamuoyu,

 

Yakından bildiğiniz gibi Galatasaray kulübü takım kaptanımız Ali Turan’ı önce ayartmış, sonra konuyu basına sızdırmış ve medyadaki yandaşları ile Kayserispor kulübü üzerinde psikolojik kuşatma oluşturmuştur.Futbol severler bilmelidir ki; Galatasaray kulübü son yıllarda hiçbir Türk oyuncunun transferini, oyuncular kendi kulübü ile problem yaşamadan gerçekleştirmemiştir.Transfer zamanının bitmesine bir saat kala geçmişte yaptıkları teklifin bile altında teklif yapmak izah edilemez bir kabalıktır.İyice anlaşılması gereken konu şudur; kulübümüzün borçlanma yeteneği büyük olmayabilir, ancak oluşturduğu ilkeleri ve duruşu adına parayı yok sayma hatta kaybetme yeteneği yüksektir.Galatasaray kulübü geçmişte de oyuncumuz Gökhan Ünal’ı bizden koparmak için hiçbir etik kurala uymayan davranış biçimi sergilemiş o günde cevabını almıştır.Futbolun çıkarları için Kulüpler Birliğinde aynı masa etrafında oturduğumuz Galatasaray Kulübünün Değerli Başkanı Sayın Adnan Polat bilmelidir ki; Kayserispor kulübü bugün duruşunu korumak adına maddi, manevi ve sportif bir bedel ödemek zorunda kalmış gibi görünebilir. Ancak, hiçbir kurala uymayan saldırgan anlayışında bir gün bir bedel ödeyeceği yaşayan Dünya’nın bir gerçeğidir.

 Son sözümüz şudur,

Galatasaray kulübünü yönetenler bu açıklamayı, koskoca Galatasaray camiasına karşı yapılmış olarak göstermeye çalışmasınlar. Bu açıklama, yüzyıllık kulübü erdemler ve ilkelerle büyütenlere karşı değildir. Bu açıklama Galatasaray Kulübünü bugün yönetenleredir.   

 

Saygılarımızla

 

Kayserispor Kulübü (Kaynak) http://www.kayserispor.org.tr/tur/hdetay.asp?id=733

 

 

İnsan bunu yaparken biraz düşünür,karşında koskoca 100 yılı devirmiş GALATASARAY Kulübü var,kazandığı başarıları şöyle dursun ne kadar Taraftarın var diye sorarlar adama.Var elbette,bir avuç canını dişine takmış Futbolu ecnebi oyunu sayan ve bu yüzden Allah çarpar,günah yazar zihniyete karşı mücadele veren,şehirlerini seven,her şeyi göz önüne alarak başta spor ve futbol kültürünü yerleştirmek isteyen ve bunun için mücadele eden cengaverlere saygımız sonsuz.Ki siz bu insanları geçen sene Sivas deplasmanında coplattığınızı hala unutmadık !


Kulaktan dolma futbol bilgisine sahip,sapla samanı karıştıran,futbolu pavyon eğlencesine benzeten Kayserispor Başkanı Mam(d)ur.Ve boş zamanlarında ligtv muhabirliği yapan çakma menajer Burma,sizin yüzünüzden devler aynalara küstü.Hiç boşuna uğraşıp çabalamayın,ufak bir hatırlatma Galatasaray'ımızın 2 ezeli rakibi var "Fenerbahçe ve Beşiktaş",siz o mertebeye ulaşamazsınız !!!

Edit: Bir arkadaş demin mail atmış "adamın adı Burma değil Hurma" diye,evet biliyorum ama ben ona Burma diyorum,çokta FİFİ.....

 


Weiterlesen

Der König ohne Krone "Metin Oktay"

2. Februar 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

kral.jpgMetin Oktay wurde elf Mal Torschützenkönig, davon sechs Mal in der 1. Türkischen Liga. Er schoss in seiner Karriere insgesamt 632 Ligatore, ist somit der erfolgreichste türkische Torjäger aller Zeiten. Bei Galatasaray wurde er dreimal türkischer Meister und holte viermal den nationalen Pokal. Sein Rekord mit 38 Toren in der Saison 1962–63 wurde 25 Jahre später von einem anderen Galatasaray-Spieler, Tanju Çolak (39 Tore), gebrochen. Zweimal bekam er von der FIFA inoffiziell den Goldenen Schuh Europas verliehen. Insgesamt schoss Metin Oktay in 252 Spielen 217 Tore (Quote 0,86) in der 1. Türkischen Liga, allesamt für Galatasaray. Damit ist er nach Hakan Şükür (252 Tore), Tanju Çolak (240 Tore) und Hami Mandıralı (219 Tore) der Spieler mit den meisten Toren in der türkischen Liga (heute Süper Lig). Mit seinen 217 Toren hatte er die meisten Tore in der 1. türkischen Liga für Galatasaray geschossen, bis er dann am 12. August 2007 von Hakan Şükür eingeholt wurde. Metin Oktay hält auch den Rekord mit den meisten Toren bei Stadtderbys, denn er schoss gegen Fenerbahçe 18 und gegen Beşiktaş 13 Tore. Er spielte in 36 A-Länderspielen und vier U21-Länderspielen. Dabei schoss er 19 Tore und war sieben Mal Spielführer.

1969, als Galatasaray Meister wurde und Oktay Torschützenkönig, beendete er seine Karriere. Für ihn gab es zwei Abschiedsspiele, eins in İzmir und eins in İstanbul. In İstanbul spielte Galatasaray gegen Fenerbahçe 1:1 und in İzmir unterlag man Göztepe mit 0:1. Das Unvergessene im İstanbuler Abschiedsspiel war, dass Metin Oktay für einige Minuten das Trikot von Fenerbahçe trug und auf der anderen Seite Can Bartu das Galatasaray-Trikot. So ging für die Fans beider Teams ein Wunsch in Erfüllung, wenn auch nur symbolisch.

Metin Oktay war in allen Belangen ein Vorbild für die Jugend, da er jahrelang die Kapitänsbinde bei Galatasaray trug und auch beide Füße sehr gut zu benutzen wusste. Für die Fans ist er als Ikone von Galatasaray in die Geschichte eingegangen und wird heute noch von vielen Leuten als der beste türkische Fußballer aller Zeiten angesehen. Sein Spitzname war "der König ohne Krone" (türkisch: "Taçsız Kral"). Nach seiner aktiven Laufbahn wurde er Trainer von Bursaspor und Galatasaray, ging auch zeitweise in den Vorstand. Zuletzt arbeitete er als Sportjournalist.

Der Sportklub Galatasaray verewigte seinen Namen, indem die Sportanlagen des Fußballklubs nach ihm benannt wurden: Metin Oktay Tesisleri.

Am 13. September 1991 starb Metin Oktay bei einem Autounfall.

Weiterlesen

Ausbeutung und Polizei Terror !

1. Februar 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

Dieses mal werde ich keinen umfassenden Bericht über das Auswärtsspiel Denizlispor-Galatasaray schreiben,mir ist wirklich nicht danach,denn was bedeutet schon eine Fußball Begegnung wenn Fans leiden müssen,nicht nur Finanziell sondern auch durch Polizei Terror.Nebenbei Galatasaray hat 1:2 gewonnen und Jo schoss sein erstes Tor. Obwohl ich ein Fanatischer Galatasaray Supporter bin ist mir das momentan nicht so wichtig wenn ein Supporter von Sakaryaspor in Koma liegt und immer noch um sein leben kämpft.Aber es gibt trotzdem etwas über Denizlispor´Galatasaray Spiel zu berichten nämlich die Ticket preise.Etwa 2000 Fans kamen aus Istanbul nach Denizli und mussten tief in die Tasche greifen,100 TL kostete ein Ticket umgerechnet 50€. Ist nichts neues denn seit Saison beginn versuchen die kleinen Klubs die Anhänger der Istanbul-er Klubs regelrecht das Geld aus der Tasche zu ziehen.Die großen aus Istanbul wie Galatasaray,Fenerbahce und Besiktas sind zwar sehr wohl habende Vereine aber ihre Fans sind genau so arme Schweine wie die in Süd,Ost,Nord oder West Anatolien.In einem Land wo der Durchschnitt Lohn bei ca.300€ liegt sind solche preise nicht nur Übertrieben sondern gnadenlose Ausbeutung !

pendik

sakaryaSoweit zur Ausbeutung kommen wir zu einem anderen Thema wo mit die Fans nicht nur in der Türkei sondern auch auf der ganzen Welt an Jeden Verdammten Sonntag zu kämpfen haben,dem POLIZEI TERROR ! Gestern wüteten die uniformierten beim Drittliga Spiel Pendik gegen Sakaryaspor und waren wiedermal voll in ihrem Element.Was war geschehen ? Laut berichte einiger Augenzeugen die unmittelbar an Ort und stelle waren kam es zu einem Handgemenge am Stadion Eingang.Für die Anhänger aus Sakarya waren nur 750 Plätze reserviert aber 3000 Karten wurden im Vorverkauf an die Gäste verkauft,so konnten viele nicht ins Stadion rein obwohl sie eine Eintrittskarte hatten.Es kam wie erwartet zu Unruhen die man nur durch Polizei Gewalt schlichten versuchte.Die wiederum gingen mit unerbittlicher härte gegen Sakarya Anhänger vor,Tränengas und Schlagstöcke kamen zum Einsatz.Einige Schaften es doch noch rein zu kommen und die Gäste Tribüne war mehr als Überfüllt,aber denn Funktionären von Pendik war das egal Hauptsache ihre Kasse klingelte.Mitte der ersten Halbzeit fiel ein Sakarya Anhänger in Ohnmacht,mit aller macht riefen die Fans in Sprechchören nach dem Krankenwagen aber stattdessen kamen zwei Tränengas Bomben in den Gästeblock geflogen,was sehr fatal war.Danach brach in der Überfüllten Tribüne Panik aus,viele Sakarya Anhänger flüchteten aus Angst um ihr leben auf das Spielfeld,der Schiedsrichter unterbrach sofort das Spiel.Anstatt denn Menschen erste Hilfe zu leisten machte die Staatsgewalt mit Pfefferspray und Schlagstöcken jagt auf Fans.Es kam zu zahlreichen Verletzten,einer schwebt immer noch in Lebensgefahr.Das Spiel konnte nicht mehr fortgesetzt werden und wurde vom Schiedsrichter abgebrochen.


Weiterlesen
<< < 1 2 3