Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Edit post Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Werbung
Blog von Erdal Güngör

Açık ve Net

4. Februar 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

Futbolun temelinde olmazsa olmazları vardır,ilk başta rakibine saygı,sahada üst seviyede mücadele,takım ve forma için savaşmak,en önemlisi rakipten fazla gol atıp galip gelmek,unsurlardan bazıları.Tutulan istatistikler futbolun temel unsurlarını yansıtamaz ve bu ölçülerle sade ekran başındaki seyircileri bence kandırmaktan başka bir şey değildir.Kaybedilen maçın içinden güzellikleri ayıklamak neticeyi değiştirmez,ağlayan bebeğe yalancı meme verip aldatmaya benzer.Kaç pas atılmış,bunun kaçı isabetli-isabetsiz,top hangi bölgede daha çok kalmış,oyuncular kaç metre koşmuş vb. bilgisayarların sabit disklerini meşgul etmektir,doldu mu yenisini tak kaldığı yerden devam.Atıyorum Arda maçta 10.000 bin metre koşmuş,bu verilerin içinde Ardanın orta sahadan korner kullanmak için yaptığı boş koşularda dahil,o yüzden hiç bir anlamı yok ve maçın saha içinde olanları yansıtmıyor,hatta kısaca eski bir ata sözüyle açıklanır "Görünen köy Kılavuz istemez !"


Hollandalılar tam bir istatistik fetişistidir,yıllardır vaz geçemedikleri alışkanlıklarının kurbanı olmuşlardır.Allah var mükemmele yakın futbol oynuyorlar ama bir yere kadar,gerisini getiremiyorlar.Çarşamba akşamı Antalyaspor'a karşı oynadığımız maçın sade son 25 dakikasına yetişebildim,benim gördüklerimi hiç bir istatistik yansıtamaz.Önceki müsabakalarda olduğu gibi takımda bir tutukluk var neden kaynaklandığını herkes kendine göre tahminde bulunabilir,bana kalırsa taktikle alakalı değil.Oyuncularımız son zamanlarda ikili mücadelelerden kaçıyorlar,belli ki yılmışlar,yıldırılmışlar.Malum geçen sezonun ikinci yarısında yaşadığımız sakatlıklar bu sezonun ikinci yarısında da nüksetti,çoğu maç içinde alınan ağır darbeler.Sağlık ekibine suç bulmak haksızlık olur,ellerinde sihirli değnek yok sonuçta karşılarında etten,buttan yapılı insanlar var.


Sezon başında gerek kendi blogumda olsun,gerekse başka yerlerde defalarca dile getirdim,çok bilmişlik yapmıyorum yanlış anlamayın.Türkiye'de, göze hoş gelen,tribünleri coşturan Total Futbol oynamak imkansız değil ama Ütopi.Sezon başında nasıl oynuyorlardı şimdi ne değişti sorusuna sade taşlar yerinden oynadı,bir çok sakat var demekle geçiştiremeyiz,ortada somut ve acı gerçekler dururken.Türk futbolunun ekolü olmadığı gibi rekabet anlayışı da diğer Avrupa ülkelerinle karşılaştırıldığında çok değişik. Türkiye'de rekabet dendiği zaman rakiplerinle yarışıp önüne geçmekle sınırlı kalmaz,onu yok etmeye kadar gidilir.Ta ki "EX" olana kadar.Örneğin Gaziantep spor maçında Caner'e atılan tekme,dün akşam Necatinin Uğura çift ayak dalması,hatta Giovanni ile Yalçın arasında geçen ikili mücadele var ki trajik komik.Taca çıkan topu almaya giden Dos Santosu kovalayıp hala  itip kalkıyor Yalçın bey,yuh be adam saha bitmiş tribüne kadar mı kovalayacaksın?


Yalçın gibi diğer Anadolu kulüplerinde top koşturan oyuncuların ruh hali,hangi psikoloji içinde olduklarının kanıtıdır çünkü onlara hocaları talimat veriyor,ne yap et rakibi oyundan düşür.Bence Hocalara da fazla yüklenmeyelim,ne yapsınlar zor durumdalar,iki ucu boklu değnek misali.Bir yanda futbolu kulaktan dolma bilgilere sahip basiretsiz yöneticilerin baskısı,tribünlerin mutlak başarı beklentisi,kulübün maddi zararı  ve en önemli olan işini kaybetme korkusu.Bunları göz önünde bulundurduk mu orta sınıf takımların göze hoş gelen futbol oynamasını beklemek biraz romantik olur.Taktir ettiğim Yılmaz Vural hocam bu durumu gazeteye verdiği bir demecinde çok güzel açıklamış "Trapattoni yi milli takımın başına getirmek istiyorlar,Trapattoni önce gelsin Kasımpaşa'nın başına geçsin görelim." Açık ve Net şekilde Türk Teknik Direktörlerinin şu an nasıl zor durumda olduklarını anlatıyor bu sözler.


Yazdıklarım Antalyaspor mağlubiyetine kılıf uydurmak değil.Anlatmak istediğim,Galatasaray'ımızın başında bulunan Teknik Hocalarımız Rijkaard ve Neeskensin kafalarında geçen oyun konsepti Türkiye gerçeklerinle uyuşmuyor,bu yüzden boş yere eleştirmenin anlamı yok,keşke onların düşündüğü gibi olsa.Dünyanın en sert futbol ligi İngilterede bile tutunamayan iki genç ve yetenekli oyuncu kiralayıp,Türkiye'nin esnaf spor zihniyeti taşıyan kasapların kucağına atıyoruz,Jo çıktığı üçüncü maçını tamamlayamadı sakat. Futbol erkek oyunu söylentilerine inanmayın,artık kadınlarda ortak oldular ve karşı cinslerinden hiç aşağı kaldıkları yanları yok,daha amansızlar.Sertlik futbolun temelidir ama  bir ölçüsü var,Avrupa'da da sert oynanıyor ama karşı tarafı yok etme amaçlı değil.Avrupa liglerinde olan kulüplerin maddi gelirleri bizim ligimizin üç mislisi fakat kimse,kimseye savaş açmıyor.İsterseniz tekrar futbolun köklerine dönelim Shrovetide Football oynansın,hem biz Taraftarlarında katkısı olur.Türkiye'ye Giovanni Dos Santos,Joao Alves,Delgado,Anelka vb. futbol virtüözleri çok lüks,bize Lugano,Jiri Stajner,Peter Crouch,Ernst gibi savaşçılar lazım,hatta ayıboğan Stumpfu tekrar çağıralım.Sloganımızda hazır "VUR KIR PARÇALA BU MAÇI KAZAN !"

Werbung
Diesen Post teilen
Repost0
Um über die neuesten Artikel informiert zu werden, abonnieren: