Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Blog von Erdal Güngör

İtalya'da Son Durum #2

5. Oktober 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Bu hafta sonu İtalya içişleri bakanı Maroni Bologna kentini ziyaret ediyor.Son alınan kararlara protesto etmek için Üniversite öğrencileri,Sivil Toplum örgütleri ve Ultra Tribün olşumları yürüyüş yaptılar.




















































































                            LİBERTA PER GLİ ULTRAS !

Erdal Güngör






Weiterlesen

İtalya'da Son Durum #1

5. Oktober 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Aşağıda koyduğum resimler AB kurucu Ülkesi olan sözde kendilerini mediniyetin,demokrasinin ilahı ilan eden İtalya'dan.Eylül ayında oynanan Frosinone – Padova müsabakasında taraftarlar protesto yapıyorlar,senmisin yapan yaka paça hepsi tutuklanıyor pankartları indiriliyor.Hani demokrasi vardı,fikir özgürlüğü vardı? İşte bu tür olaylar insanları anarşiye teşvik ediyor.

KAHROLSUN endüstriyel FUTBOL !




Erdal Güngör
Weiterlesen

Bosna-Hersek'de Olaylar !

5. Oktober 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör



Hafta sonu Bosna-Hesek birinci futbol ligi olan Premiere-League'de Široki Brijeg ve FK Sarajevo arasında oynanan müsabakada Taraftarlar arasında olaylar çıktı.İki tarafın birbirine taşlarla saldırısı FK Sarjevo'lu taraftarın hayatını kaybetmesine neden oldu.Başına isabet eden taş sonrası şuurunu kaybeden Sarejevo'lu genç taraftar hasteneye kaldırıldı fakat her türlü yardım yetersiz kaldı.Bunun üzerine FK Sajevo Başkanı takımı ligden çekeceklerini açıkladı.Ölen Taraftara Allah Rahmet eylesin,yakınlarına sabır versin.

Olayın video görüntülerini aşağıya ekliyorum;



Erdal Güngör
Weiterlesen

Şiddet Bahane !

5. Oktober 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Yakında Türkiyede yeni bir sistem devreye girecek ve Tribünlerde şiddet sona erecek,amiiiiiin.

TFF,Spor Bakanı,Emniyet Müdürleri,Valiler,Temsilciler,Kulüpler Birliği hepsi bir araya gelecekler ve Statdlarda şiddeti önleme kanunu çıkartacaklar,artık gerçek adını ileride öğreneceğiz.Ne var şimdi bunda diyeceksiniz çıkarsınlar zam yaparken kimseye soruyorlarmıydı? yoo basıp yollarına devam ediyorlardı.Böyle kanunlar sanki kolay çıkmazmış gibi hava yaratıldı,uzun yıllar Türkiyede olaylar olmadı,19 mayıs 2007 ASY'de olanlar dışında.Olay olmadığı yerde kanun çıkarmanın ne anlamı var yada bu kanunlar yıllar önce rahatlıkla çıkarılabilecekken nedir şimdi bu telaş? Her ülkede olduğu gibi Türkiyede de bürokrasi engelleri var,ağır işliyor.Hızlandırmanın bir çok yöntemi var bunlardan en çirkini rüşvet diğer yöntem daha sağlam duruyor "OLAYLARI PEKİŞTİRMEK".Esas amaç başka,bu tür kanunlar Türkiye için özel değil,son 10 sene içinde Avrupada benzer kanunlar çıkartarak tribüncüleri stadlardan uzak tutmak istiyorlar maksat paralı seyircileri stadlara çekmek futbolun içindeki spor ruhunu öldürüp tamamen tüketim maddesi haline getirmek.

Diyarbakırspor-Fenerbahçe maçıyla bu sezon olaylar başladı,sonra Bursaspor-Diyarbakırspor müsabakasında devam etti,sözde ikiside siyasi amaçlı olaylardı ama ne hikmetse futbol stadlarında oluyordu.Geçen hafta Galatasaray-Eskişehirspor maçında deplasmana gelen eskişehirli taraftarlarının otobüsleri bir yanlışlıktan dolayı Galatasaraylı Taraftarlarının maç önce ASY'de toplandıkları sokağına sokuldu,Ki Galatasaraylıların kendilerine namahrem ilan ettikleri yerdi orası,malum aşırı provakasyon sonucunda olaylar çıktı otobüsler taşlandı.Peki Eskişehir'li taraftarlar ilk defamı İstanbula geliyorlardı deplasmana? Geçen senede gelmişlerdi kimsenin kılına dokunulmadı ve bu maç öncesi Stadın etrafında,Beyoğlunda rahatlıkla dolaşıp gezdiler.Otobüsler geçen sene toplanıldığı yere rahatlıkla götürülebilirdi ama yapılmadı çünkü bu tamamen planlanmış olaydı aynı Diyabakır-Fenerbahçe-Bursa olayları gibi.Planın diğer parçası durduk yere Bilet Fiyatlarına aşırı zam yapılması,Kasımpaşa-Galatasaray 120TL,Antalyaspor-Fenerbahçe 75TL.Sözde kulüp yöneticileri bu uygulamayla ellerinde kalan kombine biletlerini satma amaçlıydı,fakat ortalığı o kadar çok gerdiler Ki,Antalyaspor ve Fenerbahçe taraftar dernekleri birbirlerine karşı yayımladıkları bildiriler ile sözlü saldırdılar,şükür bunların hepsi lafta kaldı kimsenin canı yanmadı.Ortam gittikçe geriliyor bu esnada endüstriyel futbolun organı satılmış medya devreye sokup elindeki kuklarını oynatmaya başlattı.Hepsi aynı laflar geçmişte de sıkça duyduğumuz bedava bilet ve sürekli ingiltereden verilen örnekler.Tüm bunların altında yatan tek amaç "TRİBÜNLERİ BİTİRMEK !"

Gelelim hafta sonuna.Cumartesi günü Beşiktaş kendi sahasında Denizlisporu ağırladı,maç öncesi Beşiktaş başkanı protesto edileceği biliniyordu,belki bu olayı diğerlerinde ayrı tutmalıyız,bir iç hesaplaşma Beşiktaşlı taraftarlar kulüplerinin kötü gidişini protesto edeceklerdi,bunu yapmak onların en doğal hakları beklenen başarıların gelmemesi bir kenara Beşiktaş manevi değerleri zedelenmişti.Beşiktaş Başkanı olaylardan haberdar hemen bir miktar bedava bilet dağıtarak muhalif taraftarları susdurmak istedi ve sonunda tribünlerde aynı renklere gönül verenler birbirine girdiler,yetmedi tv'leri manşet ve bu çirkin planın parçası oldular.Dün oynanan Ankaragücü-Galatasaray maçı esas planın son perdesiydi.Maçın başlamasına 20 dakikaya kadar Galatasaraylı Taraftarlar stada giremediler,sözde turniklerde çıkan teknik arıza yüzünden biletler okunamamış ve bunun üzerine ortam gerilmişti.Neyse ikinci yarı yöneticilerinde devreye girmesiyle sorun giderildi.Maç bitti anlatılanlara göre bir hiç yüzünden olaylar başladı,olaylara resmi ve özel güvenlik güçleri uzun süre seyirci kalmış,bir polis amirinin aşırı provokasyonu üzerine olaylar artarak feci boyutlara gelmiş.Televizyonlar maç sonrası tribündeki olaylarda bir Babanın evladını kaçırıken görüntüleri dakikalarca ekranda gösterdiler,peki aynı anda Galatasaraylı Taraftarların bulunduğu tribünlere giren çevik kuvvetin şuursusca mahsum insanları coplayan görüntüleri neden ekranlarda yok? Anlatılanlara göre büyük taş parçaları atılmış,taşları içieriye sokanlar güvenlikten geçmedilermi? Dışarıda olaylar kısmen devam ediyor,polis 36 kişiyi göz altına alıp 5 saat sonra bırakıyor,tutuklananların çoğu olaylara karışmamış ama şimdi 1600TL para cezası+6 ay stad yasağı aldılar.

Evet plan büyük başarıyla uygulandı ve çember kapanmıştır,kim çizdiğim senaryo fantazi,komplo teorisi,uydurma diyorsa son 3 ay yaşananları göz önünde bulundursun zaten hepsi gerçek ve biz bunları 1990'lı yıllarda bir kere yaşamıştık.Çıkacak olan kanun avrupada yıllardır uygulanıyor.Kimse kanun çıkınca sulh olur sanmasın,esas ondan sonra neler olacak göreceksiniz.Blogu sıkı takip edenler geçmişte Almanya'dan,İtalya'dan olup bitenleri sürekli yazdığımı bilirler.Geçen sezon Bremen deplasmanına giden Eintracht Frankfurt tarfatarlarının başına gelenler en çarpıcı örneğidir,yada iki sene önce İtalyada bir polis tarafından işlenen Sandri cinayeti ve sonrasında tüm ülkede çıkan olaylar.İsterseninz gelin tekrar "Kategorie C" belgeselinin fragmanına tekrar göz atalım;



Filmin başında Tribünde görünen Ultra var,suçu tribünde meşale yakmak aşırı tezzahürat kısaca o kişi kulübüne olan sevgisini özgürce teşhir etmiş.Sonrası olanlar,trende tutuklanıyor,nedenini sorduğunda polis aşırı tepki gösteriyor alıp götürüyor ve fişleniyor.Emniyet güçlerinin tribüncülere karşı uygulanan bu prosodürlerin örneklerini çoğaltabilirim,kendi başıma gelenlerde var."Krimmineller Fussball Anhanger",Türkçesi Sabıkalı Futbol Taraftarı.Ossuruktan bahanelerle insanları stadlardan soğutacaklar,birisi yazmış "tellerin önünde köfte yemek bile suç olacak" diye,abartmıyor dersem yalan değil.Şimdi burada yazıp çizmeninde bir anlamı yok çoğuna zaten hepsi saçma gelecektir ama bir gün 2288 formanızla deplasmanda dolaşırken polis tarafından tutuklanırsanız hiç şaşırmayın çünkü rakip taraftarların ev sahibi şehirinin sokaklarında dolaşırken kendi renklerini teşhir etmesi provokasyon olduğundan suç sayılıyor,yeni çıkarılacak kanunun bazı maddeleri güle güle kullanın.....

Erdal Güngör
Weiterlesen

Feel My Love.....

4. Oktober 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör




When the rain is blowing in your face
And the whole world is on your case
I could offer you a warm embrace
To make you feel my love

When the evening shadows and the stars appear
And there is no one there to dry your tears
I could hold you for a million years
To make you feel my love

I know you haven't made your mind up yet
But I would never do you wrong
I've known it from the moment that we met
No doubt in my mind where you belong

I'd go hungry, I'd go black and blue
I'd go crawling down the avenue
There's nothing that I wouldn't do
To make you feel my love

The storms are raging on the rollin' sea
And on the highway of regret
The winds of change are blowing wild and free
You ain't seen nothing like me yet

I could make you happy, make your dreams come true
Nothing that I wouldn't do
Go to the ends of the earth for you
To make you feel my love

(Bob Dylan)

Weiterlesen

BUNDESLİGA #8

4. Oktober 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör



Geçtiğimiz hafta rahmetli Alpaslanın ölüm yıldönümü dolayı üç gün yazılarıma ara vermiştim,malum BUNDESLİGA'da bundan nasipini aldı.Kaldığımız yerden devam.8. haftaya geldi ligler ve Almanya'da zirveye yükselen takım bir gol fazla avarajla Bayer Leverkusen oldu.

Schalke 04 - Eintracht Frankfurt 2:0

Uzun süre iki takımda vasatın üstüne çıkamadı yinede Schalke biraz şanslınında iyi gitmesiyle bu sezon kendi sahasında ilk galibiyetini aldı.İlk devresi eter etkisi yaratan müsabakada Frankfurt biraz daha üstündü.İkinci yarı Felix Magath torbadan çektiği Asamoah ile şansını zorladı oda yüzünü kara çıkarmadı.Skibbenin Frankfurtu lige iyi başladı fakat bu gidişle sonunu getiremiyeceğe benziyor.Haftaya önemli oyuncuları eksik.Kaleci Nikolov ikinci yarı sakatlandı,Schwegler kırmızı ve Selim Teber 5. sarı kartlarından dolayı haftaya takımlarını yalnız bırakacaklar.Goller 66. dakika Asamoah,90+2 dakika Farfan Penaltı(Schalke 04)

Mainz 05 - 1899 Hoffenheim 2:1

Mainz kendi sahasında nağmağlup,son aldığı yenilgi 5 ay önce SC Freiburg'a karşı.Hoffenheim son 4 maçta 12 puan çıkarda bu hafta eli boş döndü,beklemedik ofansif ağırlıklı Mainz takımı buldular karşılarında,üstelik önemli oyuncularını iyi kitleyen Mainz 05 akıllı oyunuyla galibiyeti hak eden taraf oldu. Goller: 6.dakika İvanschitz,11.dakika Bance(Mainz),87.dakika İbertsberger(Hoffenheim)

VFL Bochum - VFL Wolfsburg 1:1

Şampiyon hafta ortası ManU mağlubiyetini tam atlatamamış,Bochum deplasmanında beklentilerin bir hayli gerisinde kaldı.Teknik hünerlerinin hepsini ortaya koyan Wolfsburglular,şımarık Bochumluları bir türlü kontrol altına alamadı,sonuçta bir puanada şükretmeleri lazım.Defans hala alarm çalıyor,Bochumun vasat forvetleri bile her an tehlike yaratabildiler.Bochum bu sezon ligde kalırsa büyük mucize olur,63. dakikada Ono'nun yediği kırmızı kart sonrası maçın uzun süresini bir kişi eksik tamamlamak zorunda kaldılar,istek ve hırs Bundesliga için yeterli değil geçen sezonun Şampiyonuna karşı bir puan onlar için büyük başarı.Goller: 53.dakika Hshemian(Bochum),75.dakika Martins(Wolfsburg)

Bayern Münih - 1.FC Köln 0:0

Bayernin Köln'e karşı bu sezonda şansı tutmadı,golsüz beraberlik Kölne önemli puan kazandırdı,Bayern Münihi zirveden şimdilik uzaklaştırdı.Total Futblola karşı tek çare Anti-Futbol,Bayern hafta ortası aşamadığı italyan duvarının bir sertini Köln ördü.No Gol..

Bayer Leverkusen - FC Nürnberg 4:0

Kağıt üstünde,saha içinde,Havada-Karada her yerde,Bayer Leverkusen taraftarlarını bu hafta sonu muhteşem futboluyla büyüleyip kazanması gereken maçta büyük farkı kaçırdı.Nürnberg maça çıkmadan zaten 4:0 mağlup çıkmıştı,beklentileri boşa çıkmadı.Goller: 2.dakika Kroos,28.dakika Rolfes,34.dakika Derdiyok,68.dakika Kiessling(Bayer Leverkusen)

Borrusia M'Galdbach - Borussia Dortmund 0:1

Hani maçlar vardır baştan görürsünüz kim gol atarsa o kazanır dersiniz,işte bu müsabakada farklı değildi.Bu haftanın en vasatın altında kalan maçı.Müsabaka uzun süre orta sahada geçti,iki takımda defans oyuncusuz oynasa kimse farkına varmazdı sanırım.Gladbach Taraftarları Tribünlere kocaman pankart asmışlar."Aman sakın hata yapmayın",galiba Gladbachlı oyuncular o pankartı görmedi dikkat etselerdi belki bir puan çıkarabilirlerdi.Dortmund önemli üç puan aldı ama ortaya koydukları oyun ilerisi için ümit vermiyor.Goller: Barrios 38.dakika(Borussia Dortmund)

Hannover 96 - SC Freiburg 5:2

Haftanın en gollü maçı,Hannover sonunda patladı ama ne patlayış,ilk yarım saat içinde Freiburgu kendi sahasından çıkarmadılar,sonra vites küçültüp biraz dinlenmek istediler ama olmadı,Freiburg maça geri döndü,ilk yarı uzatmalarında Hannover farkı yine açtı.İkinci yarı Freiburgun baskıları arttı fırsatlarıda vardı golüde buldular ama bugün karşılarında kimsenin beklemediği kazanmayı kafasına yerleştirmiş Hannover vardı buna müsade etmedi.Freiburg bu hafta oynadığı güzel futbolundan epey uzaktaydı,Hannover iki maç daha böyle kazansın orta sıralara yerleşebilir.Goller : 7.dakika Chaled,10.dakika Bruggink,45+1.dakika Haggui,85.dakika Ya Konan,90+2.dakika Pinto(Hannover 96),Bannoviç 35.dakika,Schuster 82.dakika(SC Freiburg)

VFB Stuttgart - Werder Bremen 0:2

Babel rotasyona devam ediyor Stuttgart'da mağlup olmaya.Hafta ortası Unirea EL müsabakası sonrası yine 4 pozisyonda değişiklik vardı Stuttgart'da.Pizzaro affetmedi,Bremen 90 dakika daha iyi takımdı farkda olabilirdi.Stuttgart zira displinli oynadı,kale önüne kadarda geldiler sonra istemediler,beceremediler dersek daha doğru olur.Goller : 3.dakika Pizzaro,51.dakika Hunt(Werder Bremen)

Hertha Berlin - Hamburger SV 1:3


Yaşlı Madam(Hertha) dün yeni Teknik Direktörünü nihayet açıkladı,Friedhelm Funkel.Almanyanın Yılmaz Vuralı hangi takım kümeye kalma tehlikesiyle karşı karşıya Funkel orada.Bu sefer işi baya zor,oysa Berlin iyi başladı öne geçti,sonra harakiri yaptılar yedikleri goller evlere şenlik Bayramda şekerlik.Hamburg EL yorgunluğuyla maça çıktı ağır başladılar,noktayı ihtiyar delikanlı Ze Roberto koydu,Münih'de hoeness kafayı yemiştir.Berlin dibe vurdu,Hamburg 8.maçında da namağlup bir gol avarajla ikinci sıradalar.Goller : 9.dakika Friedrich(Hertha Berlin),24.dakika Kaka(kendi kalesine),38.dakika Jarolim,40.dakika Ze Roberto(Hamburger SV)

Milli maçlardan dolayı haftaya Bundesliga yok,17 Ekim Cumartesi günü devam edecek.



Erdal Güngör



Weiterlesen

Canınız Sağolsun

4. Oktober 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Haklı mağlubiyet aldık,ne saçma değim değilmi,varmı böyle bir şey? Hiç haklı yere mağlup olunurmu? Yinede Futbolcularımızın canı sağolsun,zaten her maçı kazanacağız diye bir kural yok,o yüzden kimse üzülmesin,en azından marketing stratejisi açısından beyaz formalarımızla çıkıp önümüzdeki günlerde satışların artacağını umuyoruz,temennimiz bu yönde,endüstriyel futbol değilmi?

İlk yarı sahada gezinerek oynadığınızı,aranızda yardımlaşma neredeyse Sıfır olduğunu,sizlerin,ne kadar çok kolay olsada yinede komplike olan "Total Football" oyun tarzına alışmanız epey süre alacağını,bunların yanı sıra oyun zeka seviyeniz yetersiz olduğu için aradan asırlar geçsede kesinlike sahaya yansıtamayacağınızı yazacaklardır büyük bir ihtimalle
,gücenmeyin bu sefer haklı çıkabilirler.

Galatasaray büyük camia,milyonlarca Taraftarı var,bu Taraftarlar nasıl oluştu hiç sordunuzmu kendinize? Hatırlarım Çoşkun Özarı Hocamız takımı çalıştırdığı dönem sahaya sürecek 11 oyuncu çıkaramadık ve yedek kalecimiz libero oynamıştı.Yaşadık gördük o günleri,bilriz,biz,bizim jenerasyonumuz,Koppenhag'dan çok öncesiydi yaşadıklarımız.Yinede sırt çevirmedik,ertesi hafta gece vaktinde ASY kapısında sabahlamak için yerlerimizi aldık.Şimdi sorsalar neden Galarasarayı seviyorsunuz? "Bilmiyoruz seviyoruz işte o kadar" deriz,gönül sevdimi bahane aramıyor,yada bir mazeret safca seviyorsun,kalbini kaptırmışsın.Aynı orta saha oyuncularımız sürekli pas hatası yapıp topları gereksiz yere kaptırdıkları gibi,sorsanız onlarda bir bahane bulamaz,uydurmalarına gerek yok yeterki yaptıkları hataların farkında olsunlar ve çok çalışıp düzeltsinler...Kaybettik Canınız Sağolsun.



                        Bize her sevda dan geriye kalan sadece GALATASARAY !



Erdal Güngör




Weiterlesen

Kaiserschmarrn

3. Oktober 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör



Avusturya mutfağının dünyaca ünlü pasta helva karışımı tatlısı.Türkiyede değişik adlar altında tanınıyor,Hamur Tatlısı bana en yakını geldi tarifi buradan alabilirsiniz >> link

Konumuz Avusturya mutfağı değil,avusturya futbolunun bu yıl çıkış yapması.Doğrusunu söylemek gerekirse Euro2008'den sonra milli takımları başarısız bir turnuva geçirmesine rağmen Avusturyalılar uzun yıllar süren yatırımlarının nihayet meyvalarını topluyorlar.Avusturya Futbolu avrupada şimdiye kadar hiç üst standartların üzerine çıkamadı ama her zaman önemli rol oynamışlardır.Benim aklımda kalan 1978 yılında Arjantin'de düzenlenen DŞ'na katıldıkları kadroları.O turnuvaya gitmek için Türkiye ile final maçına çıkmışlardı İzmir'de hatırlayanlar vardır.Atatürk Stadın'da 100.000 seyircinin şahit olduğu,8 topun direkten döndüğü,radyo spikerinin iki kere gol diye bağırıp sonra hıçkırarak "Olmuyor Tanrım,girmiyor işte" haykırdığı,90 dakika içinde bir kere kalemize gelip frikikten Krankl'ın attığı golle 0:1 galip olan Avusturyalılara karşı oynadığımız trajedik müsabakayı hala unutamadım.Krankl,Prohaska,Pezzey,Yara  efsane kadrolarından aklımda kalanlar sonra dünya futboluna kazandırdıkları Polster ve Herzog.Krankl Türk Ulusunun hayallerini nasıl kırdıysa aynı soydan geldikleri Almanlara da acımadı.

Yıl 1978,Arjantin-Cordoba.Hiç bir şansı kalmayan Avusturyalılar Almanlara karşı sözde formalite maçına çıkıyorlar.Almanlar kafalarında çoktan turu geçmiş kendilerini çeyrek final havasına sokmuşlar,bu maç başlamadan önce zihinlerinde bitirmişlerken hiç beklemedikleri anda aldıkları şok yenilgiyle turnuvadan elendiler.Maça iyi başlamışlardı 2:0 öne geçtiler fakat soydaşları bir türlü pes etmedi,mağlubiyet'den beraberliği sağladılar ve sonra Krankl çıktı sahneye;




Maçı anlatan TV spikeri Edi Finger'in tarihe girdiği gol sevinci "iii werdd narrischh" Türkçesi,kafayı yedim-çıldırıyorum anlamına geliyor.Edi Finger maçı sonuna kadar anlatamadı kalp krizi geçirdi,hayatı son anda kurtarıldı yaşamına devam etti.

Avusturya o yıldan sonra bir kaç kez dünya kupalarına katıldı ama hepsinden talihsizce elendiler hatta 1982 dünya kupasında Almanlara karşı yaptıkları maç futbol tarihine kara leke olarak girdi.Avusturya futbolu,Milli takımlarının 2002 dünya kupasına katılmak için çıktığı eleme maçlarının ikisinide 24 yıl önce elediği Türkiye'ye karşı mağlup olarak dibe vurdu.Avusturrya Kulüp takımlarının da pek başarılı olduğu sayılmaz en başarılı takımları 1960/61 sezonunda Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası yarı finaline kadar yükselen Rapid Wien.Yeni düzenlenen Şampiyonlar Ligi ve Uefa kupalarına katılan avusturya takımlarının önemli başarılarını göremiyoruz.Euro2008'den sonra Avusturya futbolu çıkışa geçti,bu sezon uzun yıllar süren yaptıkları yatırımların karşılığını alıyorlar.Peki ne gibi yatırımdı bunlar? Yurt dışından büyük paralar harcayıp çakma yıldız transferimi yaptılar? Kafadan tarih uydurup forma pazarlama hırsınamı kapıldılar? Paralı seyircileri stadlara çekme bahaneleri uydurup bilet fiyatlarına üç misli zammı yaptılar? Tribün kovalayan damardan taraftarları stadlardan uzaklaştırmak için sanal tribün terörümü uydurdular?...Hiç birisi !

İlk önce Avusturya futbolunun başına uzmanları getirdiler,eski yıldızlar vs.Ayaklarını yorganlarına göre uzatmasını öğrendiler,sil baştan bir başlangıç yaptılar,kendi kapasiteleri ne olduğunu ortaya çıkardılar.Alt yapıya büyük yatırımlar yaparak düzgün eğitim sistemimi oluşturup ülkeye gelen göçmen gençleride devşirerek oyuncu yetiştirdiler kendi oyun ekollerini ortaya çıkardılar.İnsanlara futbolu sevdirmek için teknolojik imkanların sanal yöntemlerini bir kenara bırakıp amatör futbola büyük yatırım yaptılar.Mahalle liglerini geliştirip milleti futbola teşvik ettiler sevdirdiler.Avusturya liglerinin tribünlerinde çıkan taraftar olaylarını,taraftar oluşumlarını stadlardan uzaklaştırmak yerine onlarla yakından ilgilenerek müzakereler yaptılar,konuştular,Taraftarların futbol kulüplerinin önemli parçası olduğunu anlattılar ve onları stadlarda özgürce takımlarını desteklemeye teşvik ettiler,örneğin bazı müsabakalarda meşale şovlarına müsade ettiler.Yaptıkları tribün şovlarını,tezzahüratlarını,koreografilerini,pankartlarını medyada ön plana çıkartarak insanları stadlara gelmelerini yönlendirdiler şimdi stadlar her maç tıka basa dolu,küfürü bitirmişler,şiddet yok ve her müsabaka bir şenlik havasında geçiyor.
Avusturya futbolunda yaşanan olumlu gelişmelere LAOLA1.at sitesinde Peter Rietzler güzel yorumlamış >>> link

Futbol total pazarlanacak bir ürün-mal değil ve olmamalıdır eğer mal gibi pazarlamaya kalkılırsa biter tükenir.Türk Futbolu Avusturya Futbolun dan avrupada daha üst seviyede ama bu total pazarlama devam ederse en geç 3 sene sonra avrupa futbolu içinde ilk batan ligi olabilir çünkü yeterli potansyeli yok.Teknolojinin imkanlarını kullanıp insanlara futbolu sanal yöntemle sevdirmek basit bir yöntem fakat ne yazık Ki, geleceğe yönelik hiç bir umut vaad etmiyor.endüstriyel futbol içinde futbolda şiddet gittikçe artacaktır,çünkü başarıya ve tüketime endekslenen kitleler beklenen başarılar gelmediği vakit yaptıkları masrafların hesabını soracaklar gerekirse her türlü şiddeti kullanacaklardır.Oysa Tribün kovalayan damardan Taraftarlar için başarı ikinci planda gelir onlar gönül verdikleri kulübe ve oyuna aşıktırlar.Yaşadığımız dünya tamamen materyalist,kapitalist düzen üzerinde işliyor,tüketim çok kolaylaştı,örneğin ütünüzmü bozuldu tamir ettirmeye gerek yok yenisi tamirinden daha ucuz.Örnekleri çoğaltabiliriz,aldığınız çamaşır,bulaşık makinasının,tv'nin belirli süre garantisi vardır bozuldumu bu süre içinde ücretsiz tamirini yaptırır hatta yenisini alabilirsiniz.Futbolun başarı garantisi olabilirmi? Satın alınan kombine beklenen başarı gelmediği vakit geri verilebilirmi? Ne alakası var diyecekseniz,o zaman futbolunda mal gibi pazarlanamayacağını anlamışınızdır.Futbolun pazarlanması ancak o toplumun futbola olağan üstü ilgisi ve katkısıyla gerçekleşir.Türkiyede insanlara futbolu sanal yöntemlerle sevdirilmeye çalışılıyor.Eğlence programlarından tutun,tv dizilerinde,kadın programlarında,siyaset içerikli programlarda Türkiyenin 4 büyük kulübünün saatlerce dedikodusu yapılıyor.Böyle insanlara futbolu sevdiremezsiniz,bu 4 büyük kulübün propanadasını yapmaktır,futbol ve sporla uzaktan yakından alakası olamaz,YOKTUR !

Türkiye'de yüz yıldan fazla futbol oynanıyor,malesef bu süre içinde gerekli yatırımlar yapılmamış.Lafda kaldığında futbola ilgi çok yüksek,uygulamada ama öyle değil.Türkiyede çok az insan Amatör Futbol oynuyor,bunun önce maddi imkansızlıklar elbette,bence en büyük nedeni TEMBELLİK.Küçükken topun peşinden koşturduğumuzda velilerimizin bize kızdıklarını,futbol oynayanları adam yerine koymayıp onları toplumdan dışlayan abiler,büyükler.Belirli yaşa geldikten sonra kocaman adam topun peşindenmi koşturur laflarıyla kendilerine tabu koyanların yaşadığı toplumda futbolu pazarlamak müslüman mahallesinde salyangoz satmaktan daha zordur.En azından salyangozu bir hileyle yuttarbilirsiniz ama futbolun hilesi hülesi yoktur.Topluma futbola sevdirmenin tek yolu Amatör Futbolu yaygınlaştırıp insanlara futbola teşvik ederek oynamalarını sağlayarak gerçekleşir.Türkiyede bunu uygulamanın tek yöntemi Futbolu Ülkenin Devlet ve Özel okullarında zorunlu ders olarak okutulmasıdır.ABD'de benzer örneği var Basketbol,Baseball ve American Football bütün okullarda UNİ'ye kadar zorunlu ders olarak okutuluyor.Oklulların ligleri var aynı model Türkiyede uygulanmalıdır,bir zamanlar böyle bir şey yapılacaktı ama ertelendi.Birinci sınıftan tutun son sınıfa kadar Futbol zorunlu ders olmalıdır,okulların ligleri oluşturulmalı çocuklara rekabet ortamı,kolektif hareket etmelerini öğretilmelidir.Bununla birlikte Şehir Kulübleri ile özdeşleşme daha kolaylaşacaktır şimdi yapıldığı gibi stadların önünde bildiriler dağıtıp insanların arasında düşman tohumları ekerek Şehir Kulübüne bağlamak çok büyük yanlıştır.Türkiyede endüstriyel futbol geliştirilmek istiyorsalar önce iki vites geri atmaları lazım,yok efendim biz GS'yız,FB'yiz,BJK'yız,TS'uz mutlaka şampiyon olmalıyız,taraftar yıldız istiyor,forma satışı filan..falan zihniyite sürdüğü müddetçe Türk Futbolunun bitişi çok yakında.......

Erdal Güngör
Weiterlesen

Kendini Cezalandırmak

2. Oktober 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör


Geçen hafta oynanan 134. Borussia Dortmund-Schalke 04 derbisinde iki taraftar grupları arasında ufak sürtüşme sonrası Dortmundlu Ultra oluşumu The Unity'nin malzeme deposundan bir kaç pankartı çalınıyor,hırsızlar belli.Standart prosüdüre göre böyle durumlarda pankartı kaptıran taraf tribünden çekilmek zorunda,çünkü pankart namusdur,sade Türkiye'de değil dünyanın her yerinde aynı kural geçerlidir.The Unity oluşumu değişik bir yönteme karar vermiş,bundan sonra Stadda toplu hareket etmeyip sade münferit destek vereceklerini açıkladılar.Şu demek oluyor,oluşumu tribünde simgeleyen bayraklar açılmayacak,pankart asılmayacak,kimse üzerinde The Unity ürünü taşımayacak.Grubun içinde bir kaç acemi kişilerin sorumsuz davrandığını vurgulayan Dortmund'lu Ultra'lar bir nevi kendilerine ceza kesmişler.Cezanın süresi şimdilik belirsiz,oluşumun bu sezon sade yüzüncü yıl kutlamalarında Borrusia Dortmund'un stadında yapılacak koreografi organizasyonu için bir araya geleceğini yazılı bildiriyle açıkladılar.

Borussia Dortmund Ultra oluşumu The Unity'nin bildirisini aşağıya ekliyorum,yazı Almanca;

Hallo BVB-Fans,


in der letzten Woche wurde uns aufgrund eigener Naivität und Unachtsamkeit wichtiges Material aus unserem Raum gestohlen.

Dieser Verlust hat viele Dinge in der Gruppe zu Tage treten lassen, die seit geraumer Zeit nicht mehr so funktionierten, wie sie sollten.

Wir haben uns nun im ersten Schritt dazu entschieden, im Stadion vorerst nicht mehr als Gruppe aufzutreten.

Das bedeutet, dass wir weder unsere Fahne aufhängen noch unsere Gruppenklamotten tragen werden.

Erst wenn die Gruppe sich neu strukturiert und gefestigt hat, werden wir uns wieder als THE UNITY im Stadion zeigen. Ein Zeitlimit dafür gibt es nicht.Die Choreographie zum 100jährigen Jubiläum unseres Vereins wird natürlich trotzdem durchgezogen, schließlich wird diese unser aller Geschenk an Borussia Dortmund sein.Ebenso werden wir die Unterstützung unserer Mannschaft nicht einstellen. Ganz im Gegenteil: unsere volle Kraft im Stadion gilt unserem glorreichen Ballspielverein!

THE UNITY




Weiterlesen

Bilinmeyen Bahçeler...

2. Oktober 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Weiterlesen
<< < 1 2 3 4 5 6 7 > >>