Medyamız !
Nihayet biraz kıpırdama var,Galatasarayın Bağımsız Taraftar oluşumu ultrAslan son başlatılan linç kampanyasına açıkca tavırını koydu link
Bence çok geç kalındı,yıllar öncesi yapılmalıyıdı sade Galatasaraylıların değil tüm Tribün oluşumları tepkilerini koymalıydı,hiç vakit kaybetmeden şu dakikadan itibaren koymalarıdır diye düşünüyorum.Yayımlanan bidiriye göz attanlar ortada bir düşmanlığın olduğu şüphesine kapılıyor,aslında öyle değil.Asıl isyan nefret tohumlarını yıllardır toplum içine ekenlere,ısrarla birilerine bir tarafın forması giydirilip etrafa düşmanlık saçmasına göz yumanlara.Hepimizin başka takımları tutan dostlarımız,akrabalarımız,annelerimiz,babalarımız,komşularımız var.Takılırız hep birbirimze,önemli derbiler öncesi takılmaların boyutunuda aşarız ama hiç bir zaman birbirimizden nefret edemeyiz.Çünkü biz yan yana yaşıyoruz,evet rakibiz bundan çok zevk alıyoruz,tribünlerde göndermeler yapıyoruz,sokaklarda atışıyoruz Futbolun güzelliğini yaşıyoruz,işte bu güzellikler yıllardır birilerini rahatsız ediyor.
Medyamızın içindeki yazarlara bakalım,kaçı hayatında futbol topunu yakından görmüştür sizce? Müzik prodüktörünün futbol ile ne alakası olabilir,sporu geçtim.Her Beşiktaşlı rock yıldızı futbol yorumu yazabilirmi? Her sene "Copy Paste" yöntemiyle Galatasaraya gelen teknik direktörleri aynı kritikleri yazmaktan bıkmayan bunamış demode aptal hıncal kendini ne sanıyor? Basın özgürlüğü altında demokrasinin sade parası olanlara işlediği Ülkede insanları birbirine düşman etmek bu kadar kolay olmamalı.Peki yıllardır profesyonel futbol oynayanlar aynı telden çalınca hiç samimi olmadıklarının farkındalarmı? Pek umursamıyorlar çünkü sistemin parçası olmak zorundalar aksi taktirde aç kalacaklar,para çok tatlı bir keresinde kaymakla yemeği denedim tadı hoş gelmedi,haram yemek kaymakla da tad vermiyor.Ümit Aktan biz Galatasaraylıların ruhunu okşayabilir yazdıklarıyla,sakın kanmayalım onunda ercan saatçi'den farkı yok üzerindeki kutsal forma dışında.Hatta onlar çabucak kanka olur,çıkar ekranların karşısında nasıl Galatasaraylılar ve Fenerbahçelilerin dost olduğunun örneklerini verirler,etrafa saçltıkları düşman tohumlarından kazandıkları milyonların sayesinde.YEMİYORUZ ULAAN !!!
Sonsuza kadar...KAHROLSUN endüstriyel FUTBOL !

Erdal Güngör
Kırık Kanatlar

Avusturya Futboluna fırtına giriş yaptılar 2005 yılında."Red Bull" sözde Austria Salzburg kulübünü satın aldıktan sonra yeni adı "Red Bull Salzburg" altında Avrupa Futbolunun 10 büyük takımlarından birisi olacaklardı.19 Ağustos 2009 tarihinde Maccabi Haifa taraftarları açtıkları pankart işin başka yüzünü tüm çıplağıyla ortaya koyuyordu "Paranızla değil Yüreğiniz ile oynayın".Bu tür pankartlar Avusturya futbol statlarına yabancı değil,parıltılı reklam ışıklarından daha çok göz kamaştırıyor.Dünyada bu kadar taraftarların tepkisini toplayan,kendisinden nefret ettiren sponsor görülmemiş "Red Bull" sade kanatlandırmıyor şu sıralar öfkeden köpürtebiliyor da.Red Bull 1990'lı yıllardan beri futbolun içine giren endüstriyelleşme,eğlence ve zeitgeist adı altında toplumu sömüren tümörünün bir başka türü.Artık futbol kültüründen uzaklaşmış,kulüp olarak taraftarlar ile bağlarını koparmış tamamen kendi markasını pazarlama amacı içinde.İşte bu Red Bull firmasını diğerlerinden farklı kılıyor.Örneğin St.Pauli,Liverpool,Juventus gibi kulüpler her şeyden önce oynadıkları futbolu,kulübün tarihini kısaca manevi değerlere önem vererek taraftarlarını kulüplerinle özdeşleşmesini sağlıyor sonra pazarlamayı yapıyorlar.Red Bull'a ait olan 4 kulüpte tam tersi uygulanıyor ve bu yüzden kimse tarafından ciddiye alınmıyorlar,geleneksel futbol kültürünü baltaladıkları için.Red Bull takımlarının maçlarına gitmek her hangi bir akrobatik uçak gösteri şovundan farkı kalmamış çünkü gerçek taraftarlar statlardan uzaklaştırılmış onların yerini sürekli siması değişen müşteriler almış.Bu kasıtlı yapılıyor şirket CEO'su Dietrich Matteschitz'in Salzburg kulübünü devir aldığında basına verdiği demecinde dediği gibi "Daha önce hiç statlarda görmediğimiz Bay ve Bayan futbol severler istiyoruz".
Ne yazık ki şirketin ısrarla markayı pazarlama stratejisi henüz beklenen başarıyı bir türlü getirmedi,Avrupa Kulüpler sıralamasında RBS 179.sırada.Kiminle karşılaşsalar paketlenip eve yollandılar "Haifa,Donezk,Valencia,Blackburn,Atina,Sevilla" hiç birine karşı varlık gösteremeyip hedefledikleri Şampiyonlar Ligi gruplarına kalamadılar.Son Maccabi mağlubiyeti oyuncularda bile şaşkınlık yaratmadı,kaleci, Otto Konrad tv'ye verdiği röportajında "Bohemians Dublin müsabakasında ortaya koyduğumuz performans bu maçı kaybedeceğimizin sinyaliydi" diyerek gayet rahat biçimde rezaletin içinden kendini sıyırıyor.Futbol endüstriyelleşti mi oyuncuları da değişik havaya sokuyor,şirket ortamı.Al maaşı yat aşağıya,maçı kazanmışsın kaybetmişsin önemi yok paran tıkır hesabına yatıyor.Taraftar,Camia,Kulüp Menfaatleri,manevi değerlerin hiç bir kıymeti yok.Onların kitabında para yazıyor Dollar,sterlin,avro cinsinden hele sıcak ve peşin ise tadına doyulmaz.Beklenen sportif başarıların ulaşılamaması Red Bull şirketinin politikasını değiştireceğine benzemiyor,aksine bildiklerini okumaya devam ediyorlar hatta vizyonlarını açıkladılar "Futbolun formatını değiştirme vakti geldi,bu evrimin içinde Red Bull önemli rol alacaktır" diyorlar.Çok gördük böylelerini format değiştireyim derken şirketlerinle birlikte sahip oldukları kulüplere de format atıp ortadan kayboldular.
NO AL CALCİO MODERNO !
Erdal Güngör
Experiment Killing Room

Sıradan dört kişi bir deneye gönüllü olarak müracaat ediyorlar,hepsi yaptıklarının doğru olduğunu ve bilime büyük katkı yapacaklarına inanmışlar.İşleri çok basit görünüyor,bir kaç saat kapalı boş odanın içinde geçirerek onlara verilen problem ödevlerini çözecekler hatta karşılığana 250 dollar hediye verilecek,tüm bunları yaparken Dr.Philips ve genç Bayan Asistanı tarafından ayrı odadan gözetim altındalar.Dr.Phlips 4 katılımcıya görevlerini anlatıyor,dolduracak formları veriyor.Çelik kapıyı kapatmadan önce 4 kişiden birinin kafasına silah sıkıp öldürüyor sonra odadan çıkıyor ve film başlıyor.
Johan Cruyff

Sonuç önemli değil,önemli olan güzel futbol (Johan Cruyff)
Medayaya Açık Mektup

Schalke 04 Taraftar oluşumları "Schalker Fan-Club Verband, Ultras Gelsenkirchen, Schalker Fanprojekt-Gelsenkirchen ve Supporter Club" geçtiğimiz hafta bir açık mektup yayımladılar.Mektuputa Ulusal ve Yöresel Medya protesto ediliyor.Son haftalarda Schalke kulübünün kötü gidişini sürekli ele alıp üzerine gelen yazılı ve görsel basına karşı ortak duruş gösteren Schalke 04 Tarfatarları bildirilerinde önemli noktalara değinmişler.Kulüplerine olan bağlılığı ve renk aşklarından henüz kör olmadıklarını dile getiren oluşumlar,geçen sezon PSG taraftarlarına yapılan kötü muammeleyi nasıl eleştirdilerse böyle konularda kullüplerine sahip çıkmasınıda çok iyi bildiklerini vurgulamışlar.Schalke'nin bir kaç yıldız oyuncularını satarak yeni yapılanmaya girmesi,kulübün mali durumunun parlak olmaması ve basının bu konuları irdeleyerek Schalke camiasını karıştırdığını sert bir dille eleştiriyorlar.Sezon hazırlık döneminde Dresden kentine bağlı olan bir kasabada düzenlenen dostluk maçı sonrası yöresel gazetelerde çıkan "Schalke köyleri dolaşıp para dileniyor" haberleri bardağı taşıran son nokta olduğunu söylüyorlar,dresden'de yapılan dostluk maçına Schalke takımı ücretsiz çıkmıştı.Görsel ve Yazılı medyanın Taraftarları yalan haberlerle kandırıp onların üzerinden traj yapmaları ortamı aşırı derecede gerdiğini dile getiren Schalke Taraftarları,bildirinin sonunda ekledikleri sözler ile medyaya göz dağı vermişler."Sizler yanlış haberler yaparak kendinize rant sağlayabilirsiniz ama bizi aptal sanmayın.Schalke 04 kulübü ve Taraftarlarını hafife almayın,inanmıyorsanız İnter Milan ve futbolcusu İvan Zamarano'ya sorun."
Bildirinin orjinal Almanca yazısı Schalke 04 Taraftar oluşumu Ultras Gelsenkirchen resmi sitesinden okuyabilirsiniz >> link
Schalke Taraftarları Türkiyede olsalar ne yaparlar acaba? Daha bu sezon kendi sahalarında ilk galibiyetlerini aldılar,evet doğru kulüb mali kriz içinde ve sezon öncesi yüksek ücret alan oyuncuların neredeyse hepsini sattılar takımı gençleştirdiler.Bizim medya ile karşılaştırdığımızda almanyada o kadar çok bel altı vurmalar yok ama yinede bu yetiyor.Türkiyeye baktığımızda Galatasarayımızı örnek alırsak bu sezon aldığımız ilk mağlubiyet sonrası basında çıkan haberler resmen REZALET ! Ben bu haberleri yapanların gazeteci olduğuna inanmıyorum.Bağlı oldukları TSYD denilen zavallılar topluluğu da kendilerini fesih etsinler çünkü birilerinin buyruğuna girmiş onun bunun eteğini öpüyorlar,sakın bağımsız gazetecilikten bahsetmesinler hepsi endüstriyel futbolun kuklaları.....
KAHROLSUN endüstriyel FUTBOL !
Erdal Güngör
Suni Çim Gerçekleri !

Joseph S.Blatter FİFA Başkanı,büyük visyoner gelecek suni çimin diyor.Geçen sezon Ankara'ya döşenmişti şükür doğru yolu buldular ve yine doğal çime geri döndüler.Beşiktaş geçtiğimiz hafta Moskovada suni çime takıldı,kim ne derse desin düz saha olsaydı CSKA'yı yenerlerdi.Almanlar aynı stadda oynayacaklar Ruslara karşı iki gündür Mainz çevresinde bulunan suni çim sahalarda hazırlık yapıyorlar,yinede çok endişeliler 101 yıllık Milli takım tarihlerinde ilk defa suni çimde resmi müsabakaya çıkacaklar.Blatter alman devlet televizyon kanalı WDR ile yaptığı söyleşide suni çim için kendini parçaladı."Yedi gün 24 saat istediğin zaman kullan,süresiz hizmetinizdedir" diyor büyük Başkan.Bir gün gelecek dünya şampiyon turnuvaları suni çimle döşenmiş stadlarda yapılacak bundan daha güzel bir şey olabilirmi.Blater hayallere dalmış konuşurken yanında oturan eski Avusturya milli takım oyuncusu ve FİFPro yöneticilerinden olan Gernot Zirngast araya giriyor."Nasıl olurda böyle önemli Dünya Kupası eleme müsabakası suni çimde oynatılır anlamış değilim.Tüm bu suni çim olayının arkasında güçlü saniyi duruyor ve israrla suni çimi satmaya uğraşıyorlar.Ortaya attıkları bahaneler o kadar çok saçma Ki,hiç biri inandırıcı değil" lafları TV stüdyosunda bomba etkisi yaratıyor.Blatter sanki yataktan düşmüşe dönüyor,uykulu grogi haliyle durumu kutarmaya çalışıyor,itiraz ediyor "kesinlikle bu sözlere katılmıyorum FİFA'nın maddi çıkarı olamaz bu tür işlerden büyük iftira"diyor ama nafile,çünkü her şey açıkca ortada.
FİFA her döşenilen Suni Çim için 3 yıllık sertifika veriyor bu sertifika bedava değil fiyatı 450.000 bin isviçre frankı.Blatter istediği kadar itiraz etsin,yok efendim bazı ülkelerin iklimleri doğal çime uygun değil,suni çim daha avantajlı filan..falan hepsi hikaye,açsın telefon ebesine anlatsın belki o inanır.Sertifikalardan alınan ücretler tekrar yatırım yapılıyormuş,tamam olabilir ama ortada bir gerçek var "Suni Çim sanayisi ve FİFA Sertifika ücreti".İnsanın kafasında bir sürü soru işareti oluşuyor,fifa ve suni çim sanayisi el ele vermiş kulüpleri soyuyormu? FİFA döşenen her suni çim sahadan komisyonmu alıyor? Geçen sene Ankara Atatürk Stadına döşenen suni çim oyuncuların çoğunda sakatıkları arttığı için geri dönüş yapıldı peki harcanan paralar,onca masraf kimin cebinden çıktı,kimin cebine girdi? Kimsenin günahını almayalım.....Günahmı? Borsada değeri varmı? Devletin malı deniz,boş verin biz keriz kalalım içimiz rahat olsun.....
Erdal Güngör
YETER ULAAAN....!!!
Was soll man da noch großartig viele Worte verlieren. Jedes mal schreibst du denn selben Mist,du bist schon so verkalkt das du es gar nicht mehr merkst.Als ob du der einzigster Mensch auf dieser scheiß Welt bist der von allem eine Ahnung hat.Du kannst die scheiße selber nicht ertragen,gib zu es ist das liebe Geld das du anbetest.Deine Kritiken widern mich an,wie wäre es wenn ich spontan auf deinem Schreibtisch kake und du schreibst eine Kritik darüber? Du fickst kleine Mädchen habe ich gehört,warum schreibst nicht mal über so was?
Es reicht jetzt,mir wird im Magen flau....hıncal du bist eine alte DRECKSAU !!!
Binlerce windows-live Hesapları Kırıldı !!!

Sade kırılmakla kalmadı 10.028 tanesi herkesin görmesi için pastebin.com adlı upload sitesine konuldu,.Farkına varıldıktan sonra site tabiiki kapatıldı ama ne zaman farkına varıldı bilinmiyor.Bilinmeyen başka konu XboX Live hesaplarınında aralarında bulunması,henüz microsoft bu konuya açıklık getirmedi.
Haberin Kaynakları;
İngilizce : link
Almanca : link
Kendi hesabınız o liste içinde olduğu şüphesindeyseniz,microsoft dün yayınladığı bildiride açıklık getirdi.İşlem için bir elektronik form doldurarak detaylı bilgi alabiliyor hatta şifreleri çalınan ve bu yüzden hesablarına ulaşamayanlar tekrar eski adreslerini geri alabiliyorlar.Gerekli biligiler için microsoft müşteri hizmet sitesini ziyaret etmeniz gerekiyor ! >>> link
Arkadaşlar,son zamanlarda bu tür olaylar sıklaşmaya başladı,en çok rastladığım msn'de bir link çıkıyor "beleş kontör" yada "tıkla seni bloke edeni gör",sakın bunlara tıklamayın ve hemen karşı tarafı uyrarın.Benim farkına vardığım böyle mesajlar sade orjinal windows-live msn programında ortaya çıkması,diğer messenger programlarında görülmüyor.Uzun yıllar bir Lınux kullanıcısı olarak sizlere açık kodlu yazılımları tavsiye etmem kendime bir görev olarak görüyorum.Gönül ister tüm dünya şu lanet mikropsoft sisteminden Özgür ve Bağımsız Linux Sistemine dönsün ama öyle kolay olmuyor işte,biraz kişisel beceriye bakıyor sonuçta.Sizleri illaki sisteminizi değiştirin alışkanlığınızdan vaz geçirme niyetinde değilim sade dost tavsiyesi.Eğer msn'i oyuncak amaçlı kullanmıyorsanız sizlere şiddetle PİDGİN ve aMSN messenger programlarını tavisye ediyorum.Bu programlarda kesinlikle yukarıda bahsettiğim phishing linkleri kabul etmiyor ve önceden engelliyor.Kullandığınız windows sistemini değiştirmeden bir çok sistem üzerinde çalışan açık kodlu programları kullanmaktan çekinmeyin,bunlardan bazıları; Openoffice,VLC,Avidemux,Firefox vb. tabii seçim size kalmış....
Erdal Güngör