Kırık Kanatlar

Avusturya Futboluna fırtına giriş yaptılar 2005 yılında."Red Bull" sözde Austria Salzburg kulübünü satın aldıktan sonra yeni adı "Red Bull Salzburg" altında Avrupa Futbolunun 10 büyük takımlarından birisi olacaklardı.19 Ağustos 2009 tarihinde Maccabi Haifa taraftarları açtıkları pankart işin başka yüzünü tüm çıplağıyla ortaya koyuyordu "Paranızla değil Yüreğiniz ile oynayın".Bu tür pankartlar Avusturya futbol statlarına yabancı değil,parıltılı reklam ışıklarından daha çok göz kamaştırıyor.Dünyada bu kadar taraftarların tepkisini toplayan,kendisinden nefret ettiren sponsor görülmemiş "Red Bull" sade kanatlandırmıyor şu sıralar öfkeden köpürtebiliyor da.Red Bull 1990'lı yıllardan beri futbolun içine giren endüstriyelleşme,eğlence ve zeitgeist adı altında toplumu sömüren tümörünün bir başka türü.Artık futbol kültüründen uzaklaşmış,kulüp olarak taraftarlar ile bağlarını koparmış tamamen kendi markasını pazarlama amacı içinde.İşte bu Red Bull firmasını diğerlerinden farklı kılıyor.Örneğin St.Pauli,Liverpool,Juventus gibi kulüpler her şeyden önce oynadıkları futbolu,kulübün tarihini kısaca manevi değerlere önem vererek taraftarlarını kulüplerinle özdeşleşmesini sağlıyor sonra pazarlamayı yapıyorlar.Red Bull'a ait olan 4 kulüpte tam tersi uygulanıyor ve bu yüzden kimse tarafından ciddiye alınmıyorlar,geleneksel futbol kültürünü baltaladıkları için.Red Bull takımlarının maçlarına gitmek her hangi bir akrobatik uçak gösteri şovundan farkı kalmamış çünkü gerçek taraftarlar statlardan uzaklaştırılmış onların yerini sürekli siması değişen müşteriler almış.Bu kasıtlı yapılıyor şirket CEO'su Dietrich Matteschitz'in Salzburg kulübünü devir aldığında basına verdiği demecinde dediği gibi "Daha önce hiç statlarda görmediğimiz Bay ve Bayan futbol severler istiyoruz".
Ne yazık ki şirketin ısrarla markayı pazarlama stratejisi henüz beklenen başarıyı bir türlü getirmedi,Avrupa Kulüpler sıralamasında RBS 179.sırada.Kiminle karşılaşsalar paketlenip eve yollandılar "Haifa,Donezk,Valencia,Blackburn,Atina,Sevilla" hiç birine karşı varlık gösteremeyip hedefledikleri Şampiyonlar Ligi gruplarına kalamadılar.Son Maccabi mağlubiyeti oyuncularda bile şaşkınlık yaratmadı,kaleci, Otto Konrad tv'ye verdiği röportajında "Bohemians Dublin müsabakasında ortaya koyduğumuz performans bu maçı kaybedeceğimizin sinyaliydi" diyerek gayet rahat biçimde rezaletin içinden kendini sıyırıyor.Futbol endüstriyelleşti mi oyuncuları da değişik havaya sokuyor,şirket ortamı.Al maaşı yat aşağıya,maçı kazanmışsın kaybetmişsin önemi yok paran tıkır hesabına yatıyor.Taraftar,Camia,Kulüp Menfaatleri,manevi değerlerin hiç bir kıymeti yok.Onların kitabında para yazıyor Dollar,sterlin,avro cinsinden hele sıcak ve peşin ise tadına doyulmaz.Beklenen sportif başarıların ulaşılamaması Red Bull şirketinin politikasını değiştireceğine benzemiyor,aksine bildiklerini okumaya devam ediyorlar hatta vizyonlarını açıkladılar "Futbolun formatını değiştirme vakti geldi,bu evrimin içinde Red Bull önemli rol alacaktır" diyorlar.Çok gördük böylelerini format değiştireyim derken şirketlerinle birlikte sahip oldukları kulüplere de format atıp ortadan kayboldular.
NO AL CALCİO MODERNO !
Erdal Güngör