Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Blog von Erdal Güngör

Tennis Hooligans ?!

7. April 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

23 Ocak 2009 tarihinde The New York Times gazetesinin manşetlerinde şöyle bir haber çıkar:


Here’s something you don’t read every day: a clash between rival tennis fans turned violent on Friday at the Australian Open after the defending champion, Novak Djokovic of Serbia, defeated Amer Delic, a Bosnian-born American in four hard-fought but civil sets.



Weiterlesen

Mentalita ULTRAS #3

6. April 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

İlk 1950'li yıllarda ortaya çıktılar,bir maç sonrası FC Torino taraftarları hakemi havaallanına kadar kovaladılar,bunu haber olarak manşetlere taşıyan bir italyan spor gazetesi onların bu yaptığına "ULTRA" adını verdi,bu grub 1951 yılında kuruldu ve adı "Fedelissimi Granata",ama kendine ilk ULTRAS adını verenler 1969 yılında ortaya çıkan Sampdoria Genua taraftarları "Ultras Sant Alberto" oldu.bunları takip eden İnterli "The Boys".Hiç kuşkusuz tribünlerde en uzun varlık sürdüren,1968 yılında kurulan ve 2005 yılında belirsiz sepeblerden dolayı dağılan Ultras oluşumu Ac Milan'lı "Fossa dei Leoni".1970 yılları Ultras hareketi italyada doruk noktasına geldi,yüzlerce ufak gruplar ortaya çıktı bunlar sonra birleşerek tek çatı altında toplandılar.Veronalı Yellow-Blue Brigade,Fiorentinadan Viola Club Viesseux ,Napoli Ultras ve Romanın Commando Ultra Curva Sud.C.U.C.S.'un dağılması Ultras hareketinin önemli kilometre taşıdır,zira onların dağılmasından sonra oluşturulan yeni yapılanma Ultras Manifestosunu ortaya çıkardı Manifesto degli ULTRAS .

ULTRAS kelimesi latinceden gelir ve daha ötesidir fakat italyan lügatına baktığımızda bu kelimenin açılımı aşırı siyaset grupları olarak tanımlanır.Evet doğru ULTRAS hareketi 1968 siyasi akımından etkilenmişdir ve içinde bu ateşi hala taşır.Bazı Ultras oluşumları siyasi duruşlarını gizlemezler,bunlar ilk akla gelen Livornolu komunist oluşum Brigate Autonome Livornesi ve onlara tam zıt olan romanın Lazio'lu faşist taraftarları I.R.R.Ultras oluşumlarının özelikleri ve en önemli prensipi "BAĞIMSIZ" olmalarıdır ! günümüz de bu prensiplere bağlı kaldıklarını söylemek pek doğru olmaz,örneğin I.R.R. Ultras oluşumundan daha çok bir Merchandising şirketi haline gelmesi en büyük kanıtıdır.Romada 15 ürün mağzalarının olması,bir radyo istasyonları ve geçtiğimiz sene mafya ile ortak işbirliğine girip kulübün hisse senetlerini ele geçirilmesi son anda engellenmiştir.Livornolular 1920 yılından bu yana kominist akımın etkisinde kalmış ve bunu bir yaşam felsefesi haline getirmişler,bir liman kenti olan livorno son yıllarda ekonomik krizden büyük yara almış,tersaneleri kapanmış,işsizlikle boğuşan ölüm kalım mücadelesi veren halkın elinde komunist partisi ve AC Livorno dan başka hiç bir şey kalmamışdır.Ama diğer yandan Siyaset ideolojilerini tribünlere taşımaları B.A.L.'nin bağımsızlığını zedelemiş ve bu akımın onları kendi menfatleri için kullandığı bir kuklası haline getirmiştir.




Tribünde Siyaset,Din ve Özel Hayatın yeri yoktur,oraya gelen insanlar tek bir amaç için birleşmişlerdir,TAKIMLARINA SONUNA KADAR DESTEK VERMEK !!!.Bağımsız olarak kendini tanımlamak gerçekden bağımsız kalmanın göstergesi değildir.Bağımsızlık nedir? esas bunu iyi anlamalı ve uygulamalı.Bağımsız olmak kişiyi gönül verdiği Kulübünden ayrı kılmaz daha üstün yapmaz,Bağımsız olmak kimse tarafından zorlanmadan,hiç bir şahsi menfat beklemeden aşık olduğun renklere sonuna kadar bağlı kalmakdır.Menfatlerin en güzeli karşılıksız sevgiden alınan hazdır,bu zevki tatmak için milyonlarca avrolar,külçeler dolusu altın yetmez.Ne zaman bu sevgi bağı şahsi menfatlere yenik düşerse,işte o zaman insan kendini aldatmış olur ve ihanetlerin en büyüğüde budur "KENDİNİ KANDIRMAK...!!!"

LİBERTA PER GLİ ULTRAS !

Erdal Güngör
Weiterlesen

Yanlış araştırmalar

6. April 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Taraftar kelimesi telafüz edildiği an çoğu kişinin aklına hemen holiganlık,vur,kır,parçala tiplemeleri gelir.Toplum pisikologlarıda yaptıkları araştırmaların çoğunda bu kısımdan dem vururlar,"kaç kez kavgaya karıştın,neden küfür ediyorsun" gibi kilişeleşmiş bayat sorular ve ortaya çıkan hep aynı sonuçlar "Taraftar=SUÇLU. Evet suçluyuz,takım tutuyoruz,futbolu seviyoruz,yaşam tarzı haline getirmişiz bunu,bütün hafta boyu sırf bir günü düşünerek yaşıyoruz,o 90 dakika bir gelse özlem bitse.Hiç bunu neden yapıyorsunuz diye soran varmı? hadi sorduğunu kabul edelim,gerçekten bizleri anlıyorlarmı,bu mümkün değil.Yaptıkları araştırmalarda çıkan sonuçların altında yatan amaçları başka,onlar bizleri,fişlemek,etiketlemek istiyorlar ve yapıyorlarda.Cumartesi günü Beşiktaş Taraftarlarının başına gelenler ne ilk ne de son olacak,belki haftaya sırada başka bir taraftar oluşumu var kim bilir? Peki nedir bu kin,nefret? aynı ülkenin evlatları,sade bir tarafın üzerinde uniforması var diye şiddetmi uygulaması lazım? Şiddeti esas körükleyenler devletin temsilcileri değilmi? Tuhaf bir ortamda yaşıyoruz,devlete ödediğimiz vergilerle finanse edilen güvenlik güçleri tarafından dayak yiyoruz,mazoşizimin başka boyutu.Biz bundan zevk almıyoruz ama zevkini çıkaranlar var,üstelik olup bitenleri haber yapan,her iki kelime arası 10 dakika reklam alan,ceplerini dolduran televizyon kanları bile var,nasıl olsa futbol her şeyi ile bir ürün değilmi,hatta eğlence sektörünün en büyük rakibi ama eğlenenler farklı.Geçtiğimiz amansız milli maçlar haftası ardından geriye baktığımızda daha üç gün önce Taraftarların önemliliğini vurgulayanlar şimdi nerede? Hani bizde o kadronun içindeydik,hep beraber sahadaydık,Ahmet,Mehmet,Ayşe,Fatma,EL TURKO...?


Kanım hep içime akar kanarım
Bizi anlamadın ona yanarım....!


Erdal Güngör
Weiterlesen

164 !!!

5. April 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Dün Beşiktaş-Kayserispor maçı öncesi yaşanan olaylar Türk Polis teşkilatının 164. yıl dönümüne rastlaması bir tesadüfmüdür?

Polis 164. yıl dönümünü masum insanlara saldırarakmı kutladı?

Şu resime baktığımız zaman bizi bu yaratıklarmı koruyacaklar diye soruyor insan kendine,Allah Korusun.




Aklıma üç sene önce Fenerbahçe stadında oynanan derbi maçı geldi,devre arasında polisin bir hiç yüzünden çıkardığı kasıtlı olaylar sonra Galatasaray taraftarlarına yaptıkları eziyeti hala unutmadık.!

TARAFTARA uzanan eller kırılsın..!

Beşiktaşlı Arkadaşlara geçmiş olsun.

164. yıl dönümünüz lanet olsun,Jupiterden Marsa ne kadar polis varsa......



Erdal Güngör
Weiterlesen

ULTRAS Hapoel Tel Aviv

4. April 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

İki sene önce ballesterer dergisinde okuduğum bir röpörtaşı elimden geldiği kadar sizlere tercüme etmeye çalıştım.Ortadoğu'da olanlar hepimizi üzüyor,hele geçen sene Aralık ayının sonlarında israil devletinin yaptığı vahşi kıyımı unutmadık.! Fakat bu röpörtaş'da sizlerde anlayacaksınız her şey göründüğü gibi değil,israil devletinin yaptığı vahşete karşı bir çok israil vatandaşı seslerini yükselterek şidettle karşı çıkıyor,işte bu karşı çıkanların başını çeken Hapoel Tel Aviv kulübünün taraftar oluşumu ULTRAS Hapoel Tel Aviv.


İsrail'de Ultras hareketi 1990'lı yılların sonlarına doğru başladı ve her geçen gün gelişmekte.Bu hareketi başlantanlar ülkenin dört büyük kulübü olan Maccabi Tel Aviv,Beitar Jerusalem,Maccabi Haifa ve Hapoel Tel Aviv Taraftarları.Milliyetçi duyguların ön plana çıktığı futbol maçlarında tribünlerde israil bayrakları eksik olmuyor,eğer bir israil takımı avrupa kupalarında oynuyorsa bu duygular hat safaya çıkıyor.Sade Ultras Hapoel Tel Aviv oluşumunda bu şekil milliyetçi,ırkçı duygulara yer yok ve müsade edilmiyor.Bir keresinde Paris St.German'e karşı oynanan Şampiyonlar Ligi müsabakasında seyircilerin ellerinden israil bayrakları alındı,"biz israil'i temsil etmiyoruz,biz Hapoel'i temsil ediyoruz" diyerek savunuyor,Ultras Hapoel Tel Avivi Capo'su Asaf Eyal bu hareketi."Devletin uyguladığı politakaya karşıyız,biz arap kardeşlerimizle aynı toprakları paylaşıyoruz,birlik beraberlikten yanayız,israil devletinin uyguladığı ırkçı politikaya karşıyız,stadlarda bayrak sallayarak milliyetçilik taslamanın biz de yeri yok".Bu duruşları yüzünden dostdan çok düşman kazandıklarının farkındalar ve onlara "Arap,hizbullah,vatan haini" gibi laf atanlar çok.Ultras Hapoel diğer 15 oluşumlar arasında tek solcu grup ve polis ile arası pek iyi sayılmaz,oluşumlarının kızıl arması,solcu olmaları,müslüman arap halkı ile aralarının iyi olması, devlet güçleri tarafından olumlu karşılanmıyor ve bunu polis defalaraca Ultras Hapoel oluşumuna şiddet kullanarak göstermiş."Futbol müsabakaların da görevli olan polisler aynı zaman da gaze de görev yapıyorlar,istiklal marşı ve israil bayrağına saygı duruşu göstermediğimizin farkına vardıkları anda ortam hemen ateşleniyor."



Hapaoel işçi hareketinin içinden doğdu,ingilizlerin işgali altında olan filistin toprakları üzerinde ilk futbol takımlarını kuran Histadrut sendikasi da bu yapılaşmada önemli rol oynamış.1927 yıllında Tel Aviv'de bulunan küçük takımlar bir araya gelip tek kulüp altında birleşmişler ve adını "Hapoel(İşçi)" koymuşlar. Kulüp arması üzerinde duran sporcu ve onun üzerini saran Orak-Çekiç,Hapoel Tel Aviv kulübünün siyasi duruşunu açıkca ortaya koyuyor.Kuruluş yıllından sonra tam altı kez üst,üste şampiyon olan Hapoel,israil'in serbest devlet ilan edildiği  gün den sonra bu ünvanı aynı şehirde bulunan Maccabi takımı tarafından sona erdirildi.Hapoelin başarıları azaldı ama yine de Rifaat "Jimmy" Turk ve Moshe Sinai gibi yetenekli oyuncuları ortaya çıkardılar.Turk 1976 yılında ilk müslüman arap oyuncu olarak israel milli takımına çağrıldı ve iki halkın barış içinde bir arada yaşamasının sembolü haline geldi.Ultras Hapoel Capo'su Eyal'e göre bu yüzden israilde müslüman arap kökenli vatandaşların hepsi Hapoel Tel Aviv takımını destekliyor.1980'li yıllarda kulüp krize girdi ve 1989'da ikinci lige düştü,tekrar birinci lige çıktıktan sonra uzun süre kümede kalma savaşı veren Hapoel Tel Aviv,bir gün 1997 yılında israilin en büyük plastik üreticisi Sami Sagol tarafından satın alındı ve böylece israil endüstriyel futbol ile ilk tanışması oldu.Sagol kulübü kendi şirketini pazarlaması için kullanması taraftarlar arasında büyük tepki yarattı.Bu tepkiler den sonra 1999 yılında şimdiki adıyla Ultras Hapoel ortaya çıktı.İlk başlarda italyanın Ultras mentalitesini ithal edip,bunun yanında kendilerine "Red Militia" ismini takarak bir zamanlar italyada ortaya çıkan kızıl orduya olan sempatilerini gösterdiler.Ultras Hapoel oluşumu hiç çekinmeden tribünlerde siyasi görüşünü açıkca ortaya koyuyor,pankartlarında kullandıkları orak-çekiç sembolü ve "Red or Dead" sloganlarıyla ispatlıyorlar.En büyük düşmanları Beitar Jerusalem,bu düşmanlık sade 1998 yılında kazanılan şaibeli şampiyonluktan gelmiyor.Beitar,israilin kuruluş yıllarında ortaya çıkan sağcı gençlik grubunun ismini taşıyor,siyasi görüşü aşırı sağcı ve ırkçı yani Hapoel'in tam tersi.


Orjinal yazı 06.12.2007 ballesterer  fm,Hapoel Tel Aviv: Arbeiter&Araber

Türkçe çeviri: Erdal Güngör
Weiterlesen

Tutun Maradona kaçıyor

3. April 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Zürich'in Letzigrund Stadyumunun hemen yanında mezbahane var,yıllar önce lige ara veridiği tarihlerde bir dana kasapın elinden kurtulup stadın içine kaçmış.O gün stadyumda bulunan FC Zürich'in As Başkanı Hugo Hollenstein danayı sahanın ortasında görünce şaşırıyor.Kurtulmak için Letzingrund stadını seçen danayı As Başkan teredüt etmeden hemen sahibinden satın alıyor ve ismini Maradona koyuyor.



Devre arası sona eriyor ve ilk iç saha maçında Maradona Zürich Taraftarlarının önüne çıkıyor.Kulüp renklerinle süslenmiş danayı gören zürichliler onu çoşkuyla karşılıyorlar.Seyircilerin çoşkulu tepkisinden ürken Maradona evellsi günlerde nasıl kasapdan kaçtıysa bu sefer onu sahaya çıkaranların elinden kaçıyor.Tam o sırada ısınmak için iki takımın oyuncuları saha ortasında deli dana Maradonayı görünce hepsi tekrar soyunma odasına kaçıyorlar.Maradona hızını alamıyor tribünlere dalıyor ve ancak burada güçlükle durduruluyor.Koltukların arasına sıkışan Maradona bu olaydan sonra ömür boyu stad yasağı almış. :))))




Erdal Güngör
Weiterlesen

Live.....

3. April 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör




















Weiterlesen

Boykot !

2. April 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör



İtalyanın en haraketli tribünleri arasında olan Taranto Curva Nord Tribünden çekilme kararı aldı.Bizzat onlara karşı olan baskıların gittikçe artmasına tahammül edemediklerini açıklayan Taraftarlar,takımlarına artık tribünde görsel destek vermeyecekler.Kulüp ve polis ile şimdiye kadar yapılan anlaşmalrın hiç bir faydası olmadığını vurgulayan Curva Nord oluşumları(Ultrapaz,Gruppo Zuffa,Psyko Group,Nevrotik,Angeli della Nord,Ultra Cep)aldıkları kararı yazılı açıklama yaparak kamuoyuna duyurdular.


Bu karara üzüldüm inşallah geçicidir baskılara boyun eğerek takıma olan destek çekilirse bu mücadeleyi kaybederiz,ne olursa olsun yılmadan,hiç bir otoriteye boyun eğmeden Tribün desteği sonsuza kadar sürmelidir..!!!


ODİO ETERNO AL CALCİO MODERNO !

Erdal Güngör

Weiterlesen

Vieri pes etti

2. April 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

"Alma mazlumun ahını" demiş büyüklerimiz,çok doğru söz.İki sene önce Atalanata'dan Floransaya giden Christian Vieri,tekrar eski takımına geri döndüğünden bu yana pek mutlu olamadı.



Milli maçlar nedeniyle ara verilen liglerde geçtiğimiz hafta sonu Atalanta Bergamo isviçrenin birinci lig ekibi AC Bellinzona'ya karşı bir dostluk maçı yaptı ve 0:1 kaybetti.Tarafatarlar mağlubiyetin faturasını Vieri'ye kestiler ve onu uzun süre ıslıklayıarak protesto ettiler.Bir zamanlar İtalya milli takımın vaz geçilmez oyuncularıdan biri olan,35 yaşında eski yıldız golcü taraftarın protestolarına boyun eğerek 2010 yılına kadar olan kontratını bozdu ve Atalanta dan ayrıldı.Sezon boyu sürün uzun sakatlıkları yüzünden sade 9 kez forma giyme şansı bulan vieri,atalanta yönetimiylede arası açıktı.Ayrılması her iki taraf için en iyi çözüm olmuş,bence taraftarların protestosu ucuz bahane,herkes gidecek zamanı bilmeli...!

Erdal Güngör

Weiterlesen

80 Milyon

1. April 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Dün Fatih Terim kadrosunu açıkladığında ismimizi görünce ailece şaşırdık desem yalan olmaz,nereden aklına düştük fatih hocanın?....Şaka bir yana,ihtiyaç olduğu zaman Taraftar hemen kıymete biniyor,yedekte sıcak tutulan joker gibi zamanı geldimi ortaya çıkarılıyor,lazım olmadı "çapulcu,müşteri" gibi değişik raflara kaldırılıyor.Aynı dört sene önce isviçreye mutlak galip gelmemiz lazım olan müsabakada Taraftar jokeri kullanıldığı gibi.Olaylı biten isviçre maçının faturasını Taraftara kesmek istediler ama tutmadı.Şimdiki durum biraz farklı ama neden hep ihtiyaç duyulduğunda Taraftar akıllara geliyor? Dün değişik kanallarda hep aynı geyikler dönüyordu,her iki kelimenin arası Taraftar inanmalı,sabırlı olmalı,susmamalı benzer öğütler veriyorlardı.Bunları duymak hoş ama gerçek Taraftarı tribünde görmek istiyorlarsa önceki senelerde olduğu gibi milli maç biletlerini sponsorlara dağıtmasınlar,mümkün olduğu kadar ucuz tutsunlar ancak bu yöntemle gerçek taraftarı tribüne çekebilirsin ve o Taraftarda sesi kısılana kadar hiç susmadan,netice nasıl olursa olsun takımını sonuna kadar destekler.Ama her fırsatta TV ekranlarında taraftarı gürültü kirliliği yapıyor diye aşalarsanız mesela bernabeu stadında ispanyol seyircilerin yaptığı gürültüden şikayetçi olan hıncal yaratığı gibi.Bu mahluk aynısını Türk Taraftarlarınada yapıyor,bir zamanlar eline makinalı tüfek alıp tribünleri taramak fantezisini ballandırarak anlatıyordu.Öte yandan medyada diğer spor dallarından az haber ediliyor diye şikayetçi ol diğer yandan Taraftara kinini nefretini kus sonra ortalıkta fenomenim diye dolaş.



Bırakın Taraftarı kendine,tribünlerde özgürce çoşkusunu yaşasın
eğer bu Ülkede gerçek spor ruhunu içinde yaşayan ve yaşatan varsa işte onlarda,her hafta sonu yağmur çamur demeden,mesafe tanımadan takımının peşinden giden gerçek Taraftarlardır ve bu akşam Ali Sami Yen cehennem olması isteniliyorsa bunlara sade bu gün değil her gün önem verilmeli...!

Erdal Güngör
 
Weiterlesen
<< < 1 2 3 4