Zaman dursa
Mahallenin arsasında plastik topa vursak
Her sene ama her sene hayat bilgisi okusak
Pikapta bir Ömür Göksel 45’liği çalsa
Shogun seyretsek siyah beyaz ekranda
Hiç ama hiç büyümesek
Sen hep Küçük Bülent kalsan...
Durmuyor işte zamanİçimi(zi) acıtıyor
Biliyorduk birgün
Bilmezden geliyorduk
Kapatıyorduk gözlerimizi
Akıyordu ah o hain zaman
Sensizlik nedir biliyormuyuz ki biz
Sorsana Büyük Kaptan...!
Endüstriyel Futbola karşı Tribün Kültürü !
Bir dönem (Temmuz 2001-Ağustos 2002) arasında 7 sayı çıkmış Tribün Dergisinden alıntı bir yazı.
Tribün kültürünü oluşturanları,nasıl ortaya çıkışını çok güzel tarif etmişler !
Ultras hareketi,Tribün Kültürü içinden çıkan bir alt kültürdür amacı sabit olan kültürü değiştirmek değil,radikal yapısının yanısıra daha çok trübün kültürüne entelektüel zenginlik ve yaratıcılık getirmiştir.Tribünlerde Grup olma Ultras hareketinden öncede vardı.Aynı renklere gönül vermiş genç insanların paylaştıkları günlük yaşam alanlarını ortak olarak tribünlerde sürdürerek takımlarına destek veriyorlardı.Ultras hareketi ile bu gruplara organize olma imkanı doğmuş.Kendi sosyal ihtiyaçları dışında aynı ihtiyaçlardan yoksun kalan renkdaşlarını bir çatı altında toplama fırsatını ortaya çıkarmıştır.Aynı duyguları hisseden,yaşayan bu insanlar birbirlerine maddi ve manevi destek vererek tribün desteğini daha güçlü hale getiriyorlar.Bu birlikten doğan güç sade şahsi menfatlerini gidermekten yanısıra topluma faydalı olmaya teşvik etmiştir.Örneğin yardıma muhtaç olan insanlara kucak açarak onların ihtiyaçlarını gidermişler,okullara yardımlar,kan ve ilik bağışları yaparak bir Sivil Toplum örgütü haline gelmişlerdir.


Ultras ile gelen entelektüel ve yaratıcılığı trbünlerde yapılan koreaografiler,pankartlar ve tezzehüratlarda görebiliriz.Kulüb tarihlerine sahib çıkıp özdeşmeleri,sergiledikleri koreografilerdeki sanatsal beceri,yaratıkları beyin fırtınalarıdan ortaya çıkan sözleri pankartlara dökmeleri,arma ve renk aşklarını dile getirerek besteler yapıp toplu halde tribünde söylemeleri.Bunların yanısıra her demokratik toplumlarda olduğu gibi yapıcı eleştirilerde bulunarak yön göstermişler.
Tribün Kültürü öyle yabana atılacak bir şey değildir,sade sosyal ihtiyacı giderme amaçlı hareketten daha çok insanlığın temelini oluşturan,hayatın anlam taşımasını sağlayan önemli bir Kültürdür !
Erdal Güngör
Böyle derbi olmaz

Hafta sonu İtalya ikinci liginde oynanancak Pisa - Livorno derbisine CASMS(İtalya Futbol güvenlik kurumu) tarafından alınan ilginç karar herkesi şaşırttı.Deplasman taraftarlarına verilen yasaklar italyada sık görülüyor fakat bu sefer ev sahibi tribünlerinin taraftar oluşumlarıda bu yasaktan nasibini alması ilginç bir uygulama.Müsabakayı sade 7000(yedibin) kombineli pisa seyircileri bakabilecek.
Bunun üzerine Pisa Ultras oluşumları harekete geçerek tepkilerini koydular."Bir derbiye sade 7000(yedibin) ev sahibi seyircisi katılacaksa,bu dünyanın hiç bir yerinde derbi sayılmaz".Tepkiler sade Ultras oluşumlarıyla sınırlı kalmadı,kombine sahibi olan pisalılar,stada gideceklerini,içeri girmeyerek müsabakayı radyodan dinleyeceklerini açıklayarak Livornolu taraftarlara sahib çıktılar.
Helal olsun,işte ortak direniş ben buna derim !
Erdal Güngör
Kucağımızdaki Bomba !
Evet biz yaptık bunu,bütün taraftarlar.Madem ırkçılağa karşıyız neden Ankarada oynanan Basket maçından sonra toplu tepki verilmedi? heyecanın dozunumu kaçırıyoruz yoksa şovinizimmi ağır basıyor? sonuçta kendi kuyumuzu kendimiz kazıyoruz.Şimdi Fenerbahçe as başkanı A.Koç'un basın toplantısını dinliyorum,ilk hedefi Fenerbahçe Taraftarlarını karalamak !
Gün gittikçe Tribünlerde ateşli taraftar oluşumları hedef haline geliyor,sade Türkiyede değil Avrupanın her ülkesinde sistemli,planlı şekilde taraftar oluşumlarına karşı yok etme operasyonları düzenleniyor. Konu ırkçılıktan açılmışken Marsilya tribün lideri Santosun başına gelenleri hatırlayalım.Geçtiğimiz sene 1 ekim 2008 günü Şampiyonlar ligi müsabakası Athletico Madrid-O.Marsilya maç öncesi tribünde yaşananlar ibretle gösterilecek örnek.Marsilyalı taraftarlar bir pankart asmak istiyorlar,ispanyol polisi pankartın üzerinde ırkçı yazılar olduğundan pankartı astırmıyor ve taraftarların elinden almak istiyor.Malum tribünde kimse pankartını yabancıya kaptırtmaz.Bunun üzerine arbede çıkıyor,polis marsilyalı taraftarlara job ve biber gazınla müdehale ediyor.Bir çok taraftar ve polis yaralanıyorlar.Santos bir polisin kafasına kırık koltukla vurduğu için tutuklanıyor ve burada ufak hatırlatma yapayım,santossun tahliye kararı geri çevrildi 21 gün içinde itiraz etme hakkı var tekrar yargılanacak büyük ihtimalle 3 yıllık hapis cezasına onaylanmış gözüyle bakılıyor.
Gördüğünüz gibi olayların çıkış noktası ve gelinen nokta.Bu alemde herkes şunu iyi bilir,marsilya tribünleri,hele liderleri,ırkçılığa karşı en büyük mücadeleyi verenlerdir,peki neden durduk yere ırkçı pankart asmaya kalksınlar? esas hedef pankart değil,amaçları bilinçli olay çıkartarak Taraftarları kamuoyuna kötü göstermek.Malesef sokaktaki vatandaş tribünle ilgili değilse bu görüntülere kanarak taraftara kötü gözüyle bakıyor,bazıları taraftarları terörist,vatan haini olarakta görüyor.Gün gittikçe bu olayları çoğaltarak ateşli taraftarları statdlardan uzaklaştıracaklar.Bir gün taraftar oluşumları statlarda yasaklandımı kamuoyunda kimseden tepki almayacak aksine herkes alkışlayacaktır.
Futbolun içinde ırkçılık yok !
Irkçılık toplumun içinde vardır,her inasnın aldığı aile terbiyesi,yetiştiği çevrenin etkileriyle ortaya çıkan bir şeydir,aynı şiddet gibi.Ben israrla hala Türk Tribünlerinde ırkçılık olmadığını savunuyorum,hele Galatasaray tirbünlerini iyi bildiğim için ırkçılığın uzaktan yakından alakası olmadığını samimiyetimle söyleyebilirim.Olsaydı kalkıp Nondanın cinsel organına beste yaparlarmıydı? ki bunu dünya üzerinde sıfır ırkçıyım diyen toplumlar bile cesaret edemezler.Şaka bir yana bir kaç yıldır uefa "no racism in football" sloganıyla sözde ırkçılığa karşı mücadele veriyor.Avrupada ırkçılık yokmu? elbette var,hemde alası var ve hiç sakınmadan dışa vuran tribün oluşumlarıda görebiliriz örneğin laziolu IRR.Almanyanın doğu bölgesinde ırkçılık üst seviyeye gelmiş kontrolden çıkmış vaziyette.İspanyanın bazı kentlerinin statlarının tribünlerinde afrika kökenli oyunculara yapılanlar,hepsi ortada.Ama bunları durdurmak için önce tribünlerden başlanmamalı,toplumun içine inmeli esas sorunun nedenleri ortaya çıkarılmalı.Türkiyede medya ve bazı futbol uzamnaları ve diğer bilim adamları hakem hatalarıyla uğraşacaklarına,futbolu mal gibi pazarlamayı bir kenara bırakıp bu konun üzerinde dursalardı şimdi böyle şeylerde yaşamıyacaktık !
Erdal Güngör
Born Again

Gerçek adı Christopher Wallace,21 mayıs 1972 yılında New York Brooklyn'de dünyaya gelmiş,9 mart 1997 yılında,Los Angeles kentinde faili meçhul cinayetin kurbanı olmuş.Aynı ondan altı ay önce benzer cinayeten ölen,kavgalı olduğu kankası Tupac Shakur gibi.Kavgalı dememek lazım,yapımcılarının (Suge Knight tupac ve Sean Combs Biggie) ikisini de para uğruna anlaşmalı dövüşün (east coast vs. west coast) içine sürüklemelerinin kurbanı oldular.
Biggie ilk çıkardığı Ready to die albümüyle platin aldı.2006 yılında TİME dergisi tarafından bu albüm Hip-Hop tarihinde en iyi 100 albümden birisi olarak gösterildi.Son çıkardığı albüm "Life After Death" ölümünden üç hafta önce tamamlanmıştı.
Erdal Güngör
İ.F.A.B. = İşte Futbol Artık Böyle
28 Şubat günü K.İrlandanın County Down kentinde 123. kez bir araya gelecek olan İnternational F.A. Board,futbol kurallarında önemli değişikleri ele alacak.
Konu başlıkları,3. kural maç uzamalarında daha çok oyuncu değiştirme imkanı,7. kural devre arası süresinin uzatılması.Bunun yanında hakem sayısının çoğaltılmasıda masaya yatırılacak.
Kaynak:link
Hadi uzatmalarda daha çok oyuncu değiştirmeyi anladık,oyuncu değiştirme kontenjanını kullanmışsın uzatmalara giriyorsun bir oyuncun sakatlanıyor,bunu kabul edebiliriz.Fakat devre arsının 15 dakikadan fazla uzaması kime yarıyacak? statlara gelen taraftarlar bu uzun süre içinde neler yapabilir orasını bilemem ama insanları reklamlarla pompalayacak olan yayıncı kuruluşlar bayram yapacağı kesin.
Erdal Güngör
Milyonlarınız sizin olsun....
Cristiano Lucarelli, 2001/2002 sezonunda form düşüklüğü yaşayan, bunun üzerine kendi girişimiyle yıllık maaşında indirim yaparak AC Torino yöneticilerini şaşkınlığa uğratmıştı. Bu olaydan bir yıl sonra Torinolu yöneticiler şaşkınlıkların yanında ufak bir şok yaşadılar. Milyon Avroluk kontratını iptal ettirdi ve o sezon ikinci lige çıkan ve baba ocağı Livorno'ya kendi isteği ile transfer oldu.

"Bazıları kazandıkları milyonlarla kendilerine Ferrari yada bir Yat alır, ben kazandığım paramla Livorno forması alıyorum"
Taçsız Kral METİN OKTAY, tek aşkıydı Galatasaray

Bir bavul dolusu parayı geri çevirdi "Bizi sevenleri üzmeyelim Baba" diyerek Milyonların kalbine taht kurdu. Efsane olmak için paraya ihtiyacınz yok, İnsan olmak yeterli...!
İstisnalar Kaideyi bozmaz,

1) Real Madrid 365,8 M Euro
2) Manchester United 324,8
3) Barcelona 308,8
4) Bayern Münih 295,3
5) Chelsea 268,9
6) Arsenal 264,4
7) Liverpool 210,9
8) Milan 209,5
9) Roma 175,4
10) Inter 172,9
11) Juventus 167,5
12) Olympique Lyon 155,7
13) Schalke 04 148,4
14) Totttenham 145
15) Hamburg 127,9
16) Marsilya 126,8
17) Newcastle 125,6
18) Stuttgart 111,5
19) Fenerbahçe 111,3
20) Manchester City 104
Günümüzde tek geçerli slogan "Show me the Money"
Erdal Güngör
Romantik-Lig

Primeira Division,Apertura 2008,Montevideo,Uruguay: Estadio Olimpico.
Almanyada maç biletlerine zam !
Zam yapacak kulüplerin arasında Hannover 96 var.Şimdi sormak lazım Hannover kulübü hangi sepeble bu zammı yapıyor.Performanslarını geçen sezonla karşilaştırdığımızda büyük ölçüde düşüş görülmekte,başarısızlıkları bir kenara oynanan futbolun seyir zevki kötünün ötesi.
Kulüp başkanı Martin Boss'a göre zamların yapılması kaçınılmaz,çünkü takım gittikçe pahalanıyormuş.Sizin anlıyacağınız oyuncuların yüksek transfer ücretleri ve aldıkları paralar astronomik rakamlara ulaştı.Peki neden sağlam scout ekipi kurup çevreden yeteneki ucuz oyuncular almak veya alt yapıdan kendin yetişrme imkanları varken,hep hazır ve pahalıya konuyorlar?
Oyuncuların yüksek maaşlarının faturasını Taraftara kesmek bence çok büyük hata olur.Bilet fiyatlarına gelen zamlar gerçek taraftarları gün gittikçe statlardan uzaklaştıracak,stat atmosferi kaybolarak futbolun tüm görsel zevki ortadan kalkacak.Tüm bunların altında yatan esas sebep, gerçek taraftardan kurtulup statlara paralı müşteri çekmek ama bir gün o paralı müşteride karşılığını alamadımı maç seçmeye başlayıp zaman geçtikçe hiç gelmeyecek.
Yöneticilerin umurunda değil,onlara göre İngiltereyle karşılaştırıldımı bizim statlarımız baya ucuzmuş.
Şu ingiltere örneğini deli aşı gibi sürekli insanların önüne sürmeseler altta kalacaklar sanki.
Kahrolsun endüstriyel futbol !
Erdal Günör
Borç yiğidin kamçısıdır
İspanya rekor şampiyonu Real Madrid kredi için Santander Bankasının kapısını çalmış.
İngiltere ve Şampiyonlar Ligi Şampiyonu Manchester United de oynayan Christiano Ronaldo için maddi sınırları zorlayacak olan Real Madrid her türlü fedakarlığa hazır.Bu yüzden İspanyanın en büyük Bankası Santandere 70 Milyon Avro kredi için baş vurmuşlar.
Özel radyo kanalı Cadena Ser. haberine göre Ronaldo Real Madrid ile önümüzdeki sezon gizlice anlaşmış,transferin toplam maliyeti 85 milyon avro.
Real Madrid bu haberi henüz doğrulamadı,ufukta yeni bir Kaka olayımı gözüküyor?
Erdal Güngör