Guardiola'nın alternatifi, Fernando Diniz
Ya da Brezilya 2026 DK'da neden tamamen farklı oynayacak?
Brezilyalı futbol severler, 2025 yılında milli takımın başına geçen Carlo Ancelotti'yi merakla ve heyecanla nasıl futbol oynatacağını bekliyor. Ancak onun yerini geçici dolduran Fernando Diniz, o gelmeden daha da büyük bir coşku uyandırdı.
Brezilya bilindiği üzere rekor dünya şampiyonu. Bu nedenle, Seleçao (Brezilya milli takımına verilen isim) dünya futbolunda hala özel bir konuma sahip, ancak bu durum yalnızca sınırlı ölçüde geçerli. Sonuçta, 2002'den beri başka bir şampiyonluk kazanamadı. Daha çok, Sambacı sihirbazlarının ulaştığı oyun kalitesi, Brezilya'yı futbolun anavatanı yapmamış, ancak bir anlamda güzel futbolun anavatanı haline getirmiştir.
Brezilya’nın bugüne kadar en çok alkışlanan dünya şampiyonu kadrosu 1970 yılı kupayı Meksika'da kaldıran takımdı. Güzellik ve başarının zirveye ulaştığı o günlere şahit olan Brezilyalı futbol severler hala unutamıyor, ancak artık Seleçao'yu desteklemiyorlar. “Felsefe çok pragmatik” diye şikâyet edenler var. "1982'de kaybetmiş olmamızın bir önemi yok. Sonuçta kimse 1994 takımından bahsetmiyor" diyenler var.
1982 dünya kupasında Zico ve Socrates başarısız olunca, Brezilya'nın oyun tarzı kökünden değişti. 1980'lerde Zico, Socrates ve arkadaşlarının 1970'lerden daha güzel oynadıkları, ancak güzellikleri ya da naiflikleri nedeniyle başarısız oldukları iki dünya şampiyonası, Brezilya milli takımının futbolunu kalıcı olarak değiştirdi. Sonuç olarak, Seleçao (okunuş: Selesau) daha disiplinli, daha temkinli ve daha defansif oynamaya başladı. Daha az özgür, daha az heyecan verici, daha az güzel. Daha az Brezilyalı, daha fazla Avrupalı.
1994 ve 2002 yıllarında yeni oyun yaklaşımı iki defa daha Dünya Kupası şampiyonluğu getirdi, ancak bu takımlar futbol tarihine pek de iz bırakamadılar. Futbol kimliğinin kaybolmasıyla birlikte, Brezilya'da çok sayıda bulunan futbol tutkunları giderek milli takımdan uzaklaşmaya başladı. Başarı, Brezilya'da da pek çok şeyi haklı çıkarıyor, ancak 20 yılı aşkın süredir başarı elde edilemiyor. Katar'daki Dünya Kupası'nda da yine çeyrek finalde elenildi.
Günümüz Avrupa futbolunun en iyi antrenörleri arasında sayılan Real Madrid'in eski hocası Carlo Ancelotti, en az katı sistemi uygulayan isimdir. Bireysellik üzerine kurulu oyun tarzı, takımlarını başarıya taşıyan unsurdur. Seleçao, 2025'ten itibaren onun hizmetlerinden yararlanacak. O gelene kadar geçici bir çözüm devreye girdi. Adı Fernando Diniz. Bazı safkan taraftarların dediği gibi, “kurtarıcının adı.” 49 yaşındaki eski birinci lig oyuncusu Diniz, bir buçuk yıldır Rio'nun geleneksel kulübü Fluminense'ye, Brezilya'nın üst liginde uzun süredir görülmemiş bir futbol oynattı. Anılar canlanıyor. 1982/86 da olduğu gibi güzel oynayıp tekrar kupayı kazanmak? Neden olmasın.
Fernando Diniz, Güney Amerika'nın en iyi antrenörlerinden biri. Avrupa'nın en ünlü futbol dehası Pep Guardiola'nın tam tersi bir yaklaşıma sahip. Katalan antrenör, tesadüfleri ve istenmeyen olayların olasılığını en aza indirmek için mutlak kontrol peşindeyken, Diniz tam tersini istiyor: Kaos. Kontrolsüzlük. Yeni oyunun adı “Dinizismo”da, oyunun öngörülemezliğinden avantaj elde edilmesi amaçlanıyor.
“Hiçbir risk almayanlar, en büyük riski alırlar” diyor Diniz. Çalıştırdığı takımları 4-2-3-1 veya 3-1-4-2 gibi sayı diziliş formasyonlara sıkıştırmak neredeyse imkânsız. En büyük görsel fark: yapılanma. Ya da daha doğrusu: yapılanma olmaması. Sürekli değişen bir yapı. Diniz, Guardiola'nın pozisyon oyununa karşıt olan ilişkisel yaklaşımın umut vadeden temsilcisi olarak övülüyor. Önemli olan önceden belirlenmiş alan dağılımı değil, oyuncular arasındaki ilişki ve akış. Neymar teknik direktör Dizin'i övüyor: “Tamamen farklı bir futbol tarzı”
Diniz ‘in oynattığı futbolda bazı alanlar genellikle boş kalır. Sağ kanat oyuncusu, sol kanat oyuncusunun yanında aniden ortaya çıkar, çünkü o anda ikisinin birlikte oynaması bu oyuncuların sözde pozisyonlarıyla ilgisi olmayan bir alanda üstünlük sağlamak için en umut verici seçenek olarak görülür. Bazen takımın yarısı, böyle bir avantaj elde edebilecekse, on metreye on metrekarelik bir alanda toplanır.
Diniz'in takımlarındaki yapılanma, sahaya değil topa odaklanıyor. Oyuncuları belirli alanlarda uygun anı beklemiyorlar, belirli bir anda uygun alanlara hareket ediyorlar. Başka oyun durumlarında boş kalan alanlar. Guardiola’yı çıldırtan durumlar.
Brezilya milli takımı, geçmişte çok görülen ve futbol oyununun temel unsurlarından biri olan klasik çift pas oynayacak. Fakat, her şeye rağmen Diniz felsefesinde “dışarı çıkın ve futbol oynayın” tarzı futbol böyle işlemiyor. Elbette oyuncularını kendi başlarına bırakmıyor. Öyle yaparsa gereksiz hale gelir. Alanları manipüle etmemek için, ancak durumları ve fırsatları manipüle etmek için temel prensipleri ve belirli süreçleri inceliyor. Sonuçta o da topu ve oyunu domine etmek istiyor.
Örneğin çift paslar. Genellikle ilk pas veren, ikinci pas alan oyuncudur. Bu, bazen en organize savunma hatlarını bile alt üst eder, çünkü bu hatlar, ilişkisel yaklaşımda spontane hareketlerle yeniden oluşan düzenlemelere o kadar hızlı tepki veremezler. Ya da üç oyuncu diyagonal olarak arka arkaya bir sıra halinde pozisyon aldıklarında Brezilyalıları tanımladığı “Escadinha” (Türkçe'de merdiven veya basamak anlamına gelir). Topu sürmek ve hatları aşmak için harika bir stil aracıdır. Ve çift paslar içinyeni durumlar yaratan bir yöntemdir.
Diniz ‘in oyununda, aniden ortaya çıkıp tekrar kaybolan, neredeyse hesaplanamaz olan “kısa süreli yapılar” gibi yapılara rastlanmaktadır. Pozisyonlar, daha doğrusu roller vardır, ancak bunlar nadiren belirli bölgelere bağlıdır. “Diniz de oyunun ilkelerini inceler ve bunların uygulanmasını ister aksi takdirde o da dışarıdan bağırır ve bunu sık sık yapar” diyor Neymar ve ekliyor “Onun oyun tarzı Seleção'ya çok uyacaktır.”
Brezilya'nın geçici milli takım teknik direktörü farklı bir spor dalını oynatmıyor. Ancak, Avrupa'nın pozisyon oyununu benimsemiş olan futbol dünyasının büyük bir kısmından oldukça farklı bir şekilde yorumluyor. Bu, Tite yönetimindeki Seleçao için de geçerliydi; Katar'daki Dünya Kupası'nda Luis Enrique'nin İspanya'sını anımsatan bir alan dağılımı sergiliyorlardı. Şimdi ise 180 derecelik yeniden yapılanma söz konusu.
“Günümüz futbolunda artık her şey taktikle ilgili. Dörtlü savunma, derin bloklar, orta bloklar... İnsanlar bu terimlerin yarım düzinesini ezberliyor ve futbol hakkında konuşma şeklini değiştiriyorlar,” diyen Diniz, son zamanlarda çağımızın standardına atıfta bulundu: “Gerçek futbolun özünü kaybediyoruz.” Diniz’e göre gerçek futbolun tanımı ilişkicilik, bağlantıların gücü, öngörülemezliğin spontane kullanımı.
Diniz, kendi öz bu oyun tarzıyla başarılı oldu ve şimdiye kadar oldukça farklı sonuçlar ortaya çıktı. En azından Fluminense'de, büyük mali kaynakları olmayan ortalama bir takımı nefes kesici bir futbolla ligde üçüncü sıraya ve Rio'daki eyalet şampiyonluğuna taşıdı.
En üst düzeyde bu kadar benzersiz olan futbolu görünüşe göre sadece buna uygun oyuncularla oynanabilir. Örneğin Brezilyalı sokak futbolcularıyla. Neymar ile. Ancelotti'nin Real Madrid'inden Vinicius Junior veya Rodrygo ile. Ancak dikkatli olmak lazım “Dinizizm” risklidir. Bazen savunması sağlam rakipler diş söktürür. Boş alanları değerlendirip temiz kontrataklar yapabilen takımlara karşı savunmasızdır. 80'lerde bu oyun tarzının çöküşü tam da bu şekilde başlamıştı.
Ancak, bugün Brezilyalı futbol severlere sorsanız 94 ve 2002 de kazanılan dünya şampiyonluklardan pek fazla konuşmazlar. Onlar hala 1982/86 da sergilenen oyundan bahsederler ve yine o günlere dönmek isterler. Aynı biz Galatasaraylılar gibi. 2023/24 sezonunda ŞL’ de Bayern Münih’e karşı Okan Buruk hocamızın ortaya koyduğu oyun, hele ilk maçın 70 dakikası, hala GS’lı futbol gurmelerinin tadı damağında kalmıştır.İki maçı da kaybetmiştik ama unutulmayacak hala konuşulan bir oyun sergiledik.
Sonuçta futbol bize her türlü duyguları yaşatan güzel bir oyun değil mi…?
/image%2F1393153%2F20250725%2Fob_768add_diniz.jpeg)
/image%2F1393153%2F20250725%2Fob_0ebcaf_selecao.jpeg)