Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Edit post Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Werbung
Blog von Erdal Güngör

Bir endüstriyel futbol kurbanı, Girondins Bordeaux

7. Oktober 2024 , Geschrieben von Erdal Güngör

Altı kez Fransa şampiyonu olan Girondins Bordeaux sıfırdan başlamak zorunda. Profesyonel lisansı olmadan, bir gençlik akademisi olmadan, bir kimliği olmadan. Suçlu, hasta bir sistem.

 

Endüstriyel futbol bataklığına saplanan bir vaka daha, bu kaçıncı? Ben sayısını unuttum. Başarı hırsı? Aç gözlülük? Doyumsuzluk? Şımarıklık?...hepsi? Seçeneği size bırakıyorum, bana sorarsanız naçizane hepsi. Akıllanan? YOK! Bugün Bordeaux’ya biri çıkıp aynı imkanları sunsa sazan gibi atlar, unutur geçirdiği acı dolu günleri çünkü başına gelen felaket gümbür, gümbür “ben geliyorum” diyordu. Kimse görmedi, hatta “No Al  Calcio Moderno” felsefesini yaşam tarzı yapmış Ultramarines bile kendini projeye kaptırdı. Malum, sade biz de değil elin ecnebisi bile o hile dolu sözü “kulüp menfaatleri” öne çıkarmıştı…

Werbung
Bir endüstriyel futbol kurbanı, Girondins Bordeaux

Gelelim hikayemize. Galatasaray ve Fenerbahçe’ye Bordeaux yabancı değil. İlk Fenerbahçe 1985 senesinde karşılaştı deplasmanda 2:3 kazandı iç sahada 0:0 berabere kalıp Şampiyon Kulüpler kupasından Fransız kulübünü eledi. Galatasaray tam üç kez karşılaştı ilk 2006/2007 ŞL ‘de, 2007/2008/ ve 2009/2010 yıllarında Avrupa Ligi müsabakalarında karşılaştılar. 2006/2007 ve 2007/2008 Bordeaux deplasmanlarında bizzat bulundum iki seferinde de mağlup olmuştuk. Bu yazıya başlamadan önce Ultramarines’den birkaç üyesi ile irtibata geçtim ve hikâyeyi onların ağzından anlatmaya çalışacağım.

 

J.M. (adını açık yazmamı istemedi) Biliyor musun dostum, Bordeaux hala Fransa’nın efsane futbol kulüpleri listesinde ikinci sırada, nasıl bu duruma düştük inanamıyorum, kabullenmesi çok zor.

1 Ağustos 2024'ten bu yana altı kez şampiyon olan kulübümüzün artık profesyonel lisansı bulunmuyor, iflas ettik ve takım zorla bölgesel lige düşürüldü. Tüm oyuncu sözleşmeleri iptal edildi ve gençlik akademisi kapatıldı. “Calamitas. Fatalitas. Miserum,” diyor J.M. Bunun tam olarak ne anlama geldiğini bilmiyor, Latincesi biraz paslanmış. Şöyle düşünüyor: “Talihsizlik. Ölüm. Acı.”

Hikaye bana Johnny Cash’in bir parçasını anımsatıyor „I shot a man in Reno, just to watch him die“ (Reno’da bir adamı vurdum, can verirken seyrettim)

Bir endüstriyel futbol kurbanı, Girondins Bordeaux
Werbung

J.M. soruyorum “Kulübünüzün bu duruma düştüğünü görmek nasıl katlanıyorsunuz?

Bordeaux kulübünün bu hale gelmesinin en büyük suçlusu Gerad Lopez. İnsanın kulağına ne kadar dramatik gelse de gerçekten de öyle. 2021 yılında Amerikan hedge fonu King Street, kulübü, spekülatif işlemlerle ve Formula 1'de zengin olmuş Lüksemburglu-İspanyol girişimci Gérard Lopez'e sattı. Bordeaux'ya gelirken beraberinde net bir fikir getirmişti, buna çoklu kulüp sahipliği deniyordu, yani futbol kulüplerinin çoklu mülkiyeti, yatırımcılar için örneğin transferlerde sayısız finansal avantaj sağlıyordu. Lopez önceden Belçika kulübü Royal Excel Mouscron ve Portekiz birinci lig kulübü FC Boavista'da hisselere sahipti. Girondins Bordeaux'yu, oyuncularının yerlerini kaydırarak hareket ettirmek için kullanılabilecek bir ağın merkezine yerleştirmek istiyordu. (Bahsettiği sistemin benzeri enerji içecek markası R.B. uyguluyor.  Yalnız şu noktada felaketi görmemezlikten gelememelerini tarif edecek kelime bulamıyorum. Royal Excel Mouscron kulübü iflas etti dağıldı artık yok. Boavista'ya karşı çeşitli kanuni işlemler devam ediyor.

 

Lopez'in fikri başlangıçta tuttu ve Bordeaux'nun “Ultramarines” tarafından temsil edilen aktif taraftar grubu bile onu destekledi. O zamanlar kimse onun özgeçmişine bakmamıştı. Birkaç yıl önce, takım patronu olarak Formula 1 yarış takımı “Lotus F1 Team ”i kelimenin tam anlamıyla duvara toslattı. OSC Lille'de Lopez, 2020 sonunda geride 100 milyon avroya ulaşan bir borç dağı bırakıp kaçtı. Ancak görünüşe göre kimse bunu tehlike işareti olarak görmedi ve Lopez'i Bordeaux'da serbest bıraktılar. Sportif bir konsept olmadan işler hızla yokuş aşağı gitti. 2021/22 sezonunda Girondins sadece ligi son sırada bitirmekle kalmadı, aynı zamanda 91 golle rekor kırdı.

Bir endüstriyel futbol kurbanı, Girondins Bordeaux

Lopez 30 yıl sonra gelen ilk küme düşmeyi hızlı bir şekilde telafi etmek istedi ve ertesi sezona çılgınca bir yatırım atağıyla başladı. Ne yazık ki üst lige dönüşte işler ters gitti. Hem de nasıl. Son maç gününde Girondins'in, 2015'ten beri oynadığı Stade Matmut-Atlantique'de, on altıncı sıradaki Rodez AF'ye karşı evinde bir galibiyete ihtiyacı vardı. Lucas Buadés 20. dakikada konuk takımı öne geçirip ev sahibi tribünlerinin önünde provokatif bir şekilde kutlama yapınca, öfkeli bir Girondins taraftarı sahaya daldı ve oyuncuyu tartakladı. Bu olayın üzerine hakem maçı tatil etti, Girondins masada kaybetti ve böylece üst lige yükselmeyi kaçırdı. Mali açıdan bir ikinci lig sezonu daha çift haneli milyon avroluk bir delik açtı.

 

Girondins bir sonraki sezonu 13. sırada tamamladı. Borçlar artmaya devam etti ve Bordeaux'nun yatırımcısı Lopez kulübü yüzüstü bırakıp ortadan kayboldu. Liverpool FC'nin de sahibi olan Fenway Sports Group'un spontane devralma girişimi son anda iptal edildi. Ardından büyük düşüş başladı. Haziran 2024'te maliye kapıyı çaldı ve kulübün üçüncü lige düşürülmesini emretti. Temmuz sonunda kulüp iflas başvurusunda bulundu ve 87 yıl sonra profesyonel lisansını teslim etmek zorunda kaldı. Uzun süredir Lopez'i destekleyen Ultramarines, ertesi gün Le Haillan antrenman sahasının kapısına “Lopez beni öldürdü!” yazılı bir pankart astı.

 

J.M. çok üzgün, “nasıl aldatıldık, içim yanıyor kalbime ağrılar giriyor” ve şöyle devam ediyor;

 

Taraftarlar için ne kadar acı verici olduğunu anlamak istiyorsanız, Bordeaux'nun dış mahallelerine, kulübün merkez üssü olan Le Haillan'a gitmeniz gerekir. Uzun bir yol sahaya çıkıyor ve sahanın ortasında eski Château Bel Air yer alıyor. Kulübün uzun yıllar başkanlığını yapan Claude Bez, 1980'lerde antrenman sahasını şarap şatosunun etrafına inşa ettirmiştir. Le Haillan 27 hektarlık bir alanı kaplamakta olup dokuz çim saha, iki suni saha ve orman içinde üç kilometrelik bir koşu parkuruna sahiptir.

 

Bel Air Şatosu aynı zamanda Bordeaux kulübünün ofisi bulunuyor. Soyunma odaları mahzenlerde bulunmakta. Seralar, havuzlar ve oyuncular için küçük kulübeler var. Bordeaux'da hiç kimse Claude Bez'in bu prestijli proje için birkaç milyon avroyu el altından kaçırmasına kızmadı. Ne de olsa yıllar içinde akademiden Bixente Lizarazu ve Christophe Dugarry ve daha sonra Aurélien Tchouaméni ve Jules Koundé gibi çok sayıda üst düzey oyuncu çıktı….

 

Bordeaux bana Bursa Spor, Eskişehir Spor, Sakarya Spor, Kocaeli ve nice geçmişte kalan efsane kulüplerin vahim çöküşlerini hatırlattı. Ben, hala bu kulüplerin peşinden giden, vazgeçmeyen Arma Sevdalılarına çok büyük saygı duyuyorum. Dileğim en kısa zamanda toparlanır geri dönerler.

 

Bizim de transfer sezonunda yangın yapan transfer fetişistlerine Bordeaux’nun hikayesi küpe olsun….

Diesen Post teilen
Repost0
Um über die neuesten Artikel informiert zu werden, abonnieren: