Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Edit post Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Werbung
Blog von Erdal Güngör

FC United Of Manchester, Halk İçin Futbol...

2. Oktober 2023 , Geschrieben von Erdal Güngör

Yarın Akşam Şampiyonlar Liginde bir kez daha ezeli rakibimiz Manchester United ile deplasmanda karşılaşacağız. 1993 yılında ilk kez eşleştiğimiz ŞL ön eleme müsabakasını İngiltere’de 3:3 İstanbul’da 0:0 berabere kalarak o zamanların deplasman golleri kuralından dolayı Manchester United’e eleyerek ŞL ligine katılan ilk Türk takımı Galatasaray, Türk futbol tarihine adını altın harflerle yazdırdı. Müsabakanın 118. Yıllık kuruluş haftasına denk gelmesi çok hoş oldu, umarım camiamızı sevindirecek bir neticeyle İstanbul’a geri döneriz.

 

Gelelim esas hikayemize, İngiliz tribün kültürü denince ilk akla gelen malum Holiganlar ama bu hep böyle olmadı. İngiliz futbol taraftarları daha çok takımı maçın akımına yönelik destek vererek ateşler. Rakibi aşağılayıcı sözlerle yerer ve bol bol marşlar ve pop şarkılarından oluşan şarkılar söyleyerek destek verir. Yalnız şunu da belirteyim takım kötü oynuyorsa şayet hiç çekinmeden kendi oyuncularını ve TD’e ağır hakaret etmekten de çekinmezler. Bizim bildiğimiz “Ultras” oluşumları gibi takımı her koşulda destek vererek, skor ne olursa olsun susmadan desteklemesine benzemiyor.

 

2005 senesinde hiç beklenmedik bir olay gerçekleşti. O güne kadar Manchester United’e içerde dışarıda destek veren Old Trafford tribünlerinin kemik tayfası bir karar aldı. Aldıkları bu karar Dünya futbol tarihinde endüstriyel futbola karşı yapılan en büyük eylemdir ve tüm Dünya’da büyük yankı oluşturdu. İngiltere tribün kültüründe hiç görülmeyen bu eylem ancak Avrupa’nın İtalya, Fransa, Almanya gibi ülkelerinde Ultras oluşumlarının yaptığı benzer eylemlerin bile ötesi bir olaydı. Manchester United taraftarları tribünlerden tamamen çekilerek kendi kulüplerini kurdular.

 

FC United of Manchester kurucuları ile 2013 senesinde Amsterdam’da gerçekleşen FSE (Avrupa Taraftarlar Birliği) kongresinde tanıştım. Beni çok etkilediler ve yaptıkları bu onur dolu eylemle onların önünde saygıyla eğiliyorum. Düşünsenize çocukluk aşkınız biricik sevdiğiniz uğruna gerekirse ölümü bile göze alacağınız kulübünüze, armanıza, renklerinize sırt çeviriyorsunuz. Çünkü, bu kahpe düzenden bıkmışsınız, riyakâr kulüp yöneticilerinden, fahiş bilet ve ürün fiyatlarından, futbolu sömürenlerden, futbolu Halktan çalan zenginlerin oyuncağı haline getirenlerden. Ve bir gün “YETER ULAAAN” diye haykırıyorsunuz ve kapıyı çarpıp çıkıyorsunuz.

 

Tüm bu nedenleri kendi ağızlarından dinleyelim. Ana sayfalarında açıklamayı elimden geldiği kadar Türkçeye çevirdim ve bir de kısa belgesel videosu ekledim.

Yarın Akşam Şampiyonlar Liginde bir kez daha ezeli rakibimiz Manchester United ile deplasmanda karşılaşacağız. 1993 yılında ilk kez eşleştiğimiz ŞL ön eleme müsabakasını İngiltere’de 3:3 İstanbul’da 0:0 berabere kalarak o zamanların deplasman golleri kuralından dolayı Manchester United’e eleyerek ŞL ligine katılan ilk Türk takımı Galatasaray, Türk futbol tarihine adını altın harflerle yazdırdı. Müsabakanın 118. Yıllık kuruluş haftasına denk gelmesi çok hoş oldu, umarım camiamızı sevindirecek bir neticeyle İstanbul’a geri döneriz.

 

Gelelim esas hikayemize, İngiliz tribün kültürü denince ilk akla gelen malum Holiganlar ama bu hep böyle olmadı. İngiliz futbol taraftarları daha çok takımı maçın akımına yönelik destek vererek ateşler. Rakibi aşağılayıcı sözlerle yerer ve bol bol marşlar ve pop şarkılarından oluşan şarkılar söyleyerek destek verir. Yalnız şunu da belirteyim takım kötü oynuyorsa şayet hiç çekinmeden kendi oyuncularını ve TD’e ağır hakaret etmekten de çekinmezler. Bizim bildiğimiz “Ultras” oluşumları gibi takımı her koşulda destek vererek, skor ne olursa olsun susmadan desteklemesine benzemiyor.

 

2005 senesinde hiç beklenmedik bir olay gerçekleşti. O güne kadar Manchester United’e içerde dışarıda destek veren Old Trafford tribünlerinin kemik tayfası bir karar aldı. Aldıkları bu karar Dünya futbol tarihinde endüstriyel futbola karşı yapılan en büyük eylemdir ve tüm Dünya’da büyük yankı oluşturdu. İngiltere tribün kültüründe hiç görülmeyen bu eylem ancak Avrupa’nın İtalya, Fransa, Almanya gibi ülkelerinde Ultras oluşumlarının yaptığı benzer eylemlerin bile ötesi bir olaydı. Manchester United taraftarları tribünlerden tamamen çekilerek kendi kulüplerini kurdular.

 

FC United of Manchester kurucuları ile 2013 senesinde Amsterdam’da gerçekleşen FSE (Avrupa Taraftarlar Birliği) kongresinde tanıştım. Beni çok etkilediler ve yaptıkları bu onur dolu eylemle onların önünde saygıyla eğiliyorum. Düşünsenize çocukluk aşkınız biricik sevdiğiniz uğruna gerekirse ölümü bile göze alacağınız kulübünüze, armanıza, renklerinize sırt çeviriyorsunuz. Çünkü, bu kahpe düzenden bıkmışsınız, riyakâr kulüp yöneticilerinden, fahiş bilet ve ürün fiyatlarından, futbolu sömürenlerden, futbolu Halktan çalan zenginlerin oyuncağı haline getirenlerden. Ve bir gün “YETER ULAAAN” diye haykırıyorsunuz ve kapıyı çarpıp çıkıyorsunuz.

 

Tüm bu nedenleri kendi ağızlarından dinleyelim. Ana sayfalarında açıklamayı elimden geldiği kadar Türkçeye çevirdim ve bir de kısa belgesel videosu ekledim.

Werbung

                         Football For The People (HALK İÇİN FUTBOL)

 

 

Malcolm Glazer'ın Manchester United'ı devralmasını protesto etmek için kurulan kulüp' sözü FC United'ı tanımlamak için sıklıkla kullanılan bir ifadedir. Ancak FC'nin Amerikalı iş adamlarının işgali olmadan gerçekleşmeyeceğine şüphe olmasa da bu bir başlangıçtı, bardağı taşıran son damlaydı ama tek neden değildi.

 

Manchester halkından zorla alınan bir Manchester kurumunun maddi hırsızlığı, televizyonun yararı için değişen başlama vuruşu saatleri, etkinliğe katılmak yerine arkasına yaslanıp izlemek isteyen “yeni” taraftarlarla dolu ruhsuz stadyumlar, ağır yönetim ve fahiş fiyatlı biletlerle desteklenen bir yıkım piramidinin ucuydu.

 

Mayıs 2005'e gelindiğinde bazı taraftarların canına tak etmişti. Glazer'ın engellenememesi ve 1998'de Rupert Murdoch'ın başarılı bir şekilde geri püskürtülmesinin tekrarlanması, önceki kampanyadan kalma bir 'son çare' fikrini yeniden canlandırdı ve FC United çarkları harekete geçirildi. Mücadeleyi sürdürmeye kararlı bir grup birey bir yönlendirme komitesi oluşturdu ve FC United of Manchester ortaya çıktı.

 

Bu fikri eleştirenler, eğer taraftarlar Premiership'ten hoşnut değillerse neden kendi kulüplerini kurmak yerine gidip nakit sıkıntısı çeken diğer yerel kulüpleri desteklemediklerini savundu. Ama bu onlarınki olmazdı, değil mi? United olmazdı ve kendileri devralındıktan sonra başka bir kulübü devralmak doğru olmazdı. Ne de farklı yönlere sürüklenip birbirlerini ve belki de futbolu sonsuza dek kaybedebilirlerdi. Protestonun ivmesini korumak, birbirlerine kenetlenmek, United şarkıları söylemek, eski güzel günleri anmak ve geri getirmek istediler. Bizim Kulübümüz, Bizim Kurallarımız istediler ve tam da bunu elde ettiler: Manchester United taraftarları tarafından oluşturulan, üyelerin sahip olduğu, demokratik ve kâr amacı gütmeyen bir organizasyon. Büyük Manchester camiasının tamamının erişebileceği ister oynasın ister desteklesin gençlerin katılımını teşvik etmeye ve herkes için uygun fiyatlı futbol sağlamaya adanmış bir kulüp….

Werbung
Diesen Post teilen
Repost0
Um über die neuesten Artikel informiert zu werden, abonnieren: