Almanya’nın En Genç Amigosu
Jonathan Peters, Almanya bölgesel lig takımı Viktoria Berlin'in küçük amigosu, yani tribün setinde tezahüratları önden söyleyen ve davulla ritmi ayarlayan, Jonathan daha 13 yaşında.
Jonathan durumundan memnun tribünden çok zevk alıyor ve kendini tarif ediyor; “muhtemelen Almanya'daki en genç amigoyum. Ama başka ne yapabilirim ki? Seyircilerin takım için tezahürat yapmasını sağlayabilecek benden başka kimse yok. Şunu bilmek zorundasın bizim tribüne gelenler ya yaşlı erkekler, neredeyse hepsi 55 ila 65 yaşlarında, bira göbekli. Ya da futbolu seven ama Viktoria taraftarı olmayanlar. Esas onları motive etmek zor. Bu yüzden onları havaya sokmak için bağıracak birine ihtiyacınız var. Sesim cılız çıksa da elimden gelen her şeyi yapıyorum”
Viktoria Berlin taraftar oluşumu yedi yıl önce kuruldu adı "Echte Ultris" ve büyük rekabetle mücadele ediyor. Grup adı “Ultri” yanıltmasın gerçek “Mentalita Ultra” geleneklerine sadıklar küçük olduklarından dolayı kendilerine “Ultri” diyorlar. Grup üyelerinden Gerhard Reiner'e göre sorun öncelikle Bundesliga kulüpleri. "Berlin'de, kimse futbolun alt liglerine pek rağbet etmez önemli olan sadece tepesidir."
Dostu Harald Sielaff içinse her şey kulübe olan yürekten sevgi ile ilgili. "Bu kulüpte çok sevimli bir atmosfer var ve bu yüzden kalbimi Viktoria'ya kaptırdım."
Biz kocaman yürekli küçük kahraman Jonathan ile devam edelim. Seni kim ilk kez maça getirdi sorusunu şöyle cevaplıyor; “Babam beni ilk kez 2014 yılında maça götürdü. Altıncı yaş günümden hemen önceydi. Viktoria Meuselwitz'e karşı, o zamanlar hala Viktoria'nın Jahnsportpark'a taşınmadan önce oynadığı Lichterfelde stadyumundaydı. On yaşındayken Ultris'e katıldım, besteler yapmaya ve onları söylemeye başladım.”
Patlat bakalım bir beste; “Gök mavisi çocuklar, gök mavisi çocuklar, hepimiz gök mavisi çocuklarız”
Maçtan sonra boğazın ağrımıyor mu? “Bazen devre arasında sesim kısılıyor. Devam edebilmem için genellikle bir kola ve patates kızartmasına ihtiyacım oluyor. Bu yüzden Viktoria kadın takımı bana bir megafon hediye etti onların maçlarında da amigoluk yapıyorum.”
Deplasman yapıyor musun? “Tabii ki! Örneğin geçen sezon 1860 Münih maçına gittim ve Magdeburg'daydım. Ancak taraftar dünyasında hâlâ yapılacak çok şey var. Keşke havaya girmek isteyen daha fazla insan stadyuma gelse, ayrıca bu yıl bir koreyografi düzenlemek istiyorum.”
Bizim “çocukluk aşkımsın” bestesine tam uyuyor küçük Jonathan. Taraftar dediğin kulübünü olduğu gibi sever, hiçbir şart koşmadan, karşılıksız ne kupa ne proje ne de transfer, salt sevgi.
Dünya’nın en güzel yerleri Tribün, deplasman otobüsü bir de ana kucağıdır.
Cıgara dumanından kırılan deplasman otobüsü radyoda hafif Müslim baba, takıma kavuşmanın verdiği heyecan…Tribün bir yaşam biçimidir yaşamasını bilene!
sade Tribünde değil hayattada ULTRA...!
/image%2F1393153%2F20221220%2Fob_4194c5_bildschirmfoto-2022-12-20-um-12-07-47.png)
/image%2F1393153%2F20221220%2Fob_8d21e0_bildschirmfoto-2022-12-20-um-12-39-22.png)